İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/265 E. 2025/269 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/265
Karar No
2025/269
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/265 Esas

KARAR NO : 2025/269

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 24/10/2024

KARAR TARİHİ : 19/03/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 14.02.2023 tarihinde saat 08.20 sıralarında, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ... ilinden ... ili istikametine giderken direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracın ön kısımları ile yoldan çıkarak gidiş yönüne göre yolun sağ tarafında bulunan toprak zemine uçması sonucu tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde aracın sağ ön koltuğunda bulunan müvekkillerinin kızı ..., olay yerinde hayatını kaybettiğini, kazaya ilişkin kolluk kuvvetlerince hazırlanmış olan Ölümlü Trafik Kaza Tespit Tutanağı kapsamında, kazanın oluşumunda sürücü ...'nun 2918 sayılı KTK'da yer alan 56/1-a (sürücünün geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirme) kuralını ihlal ettiği belirlendiğini, ... plakalı araç ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe numarasıyla kayıtlı olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurular sonuçsuz kaldığını, söz konusu meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, yapılan soruşturma kapsamında dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde araç sürücü şüphelinin 2918 K.T.K.'da yer alan 56/1. A kuralının ihlal etmek suretiyle ...'in ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan Uşak .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyası kapsamında kovuşturma başlatıldığını, Uşak .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Dosyası kapsamında mevcut kazaya ilişkin 22.05.2023 tarihli bilirkişi raporu hazırlandığını, rapora göre, kazanın oluşumunda sürücü ..., tek yönlü iki şeritli yolda virajlı alana girerken dikkatsizliği sonucunda sola kıvrılan yolda düz giderek şeridinden çıkıp akabinde yolun sağındaki toprak zemine düştüğünü, devamında ise yaklaşık 5m. aşağıda bulunan tarım arazisine doğru girip 46 m daha giderek durduğu belirtildiğini, aynı raporda, sürücünün kaza öncesi fren yapmadığı, beyanındaki gibi yolcunun bir uyuyarak üzerinde düşme gibi müdahalesi olsa idi fren tedbirine başvururdu ancak olay yerinde trafik ekibinin fren izine rastlamadığı görüldüğü belirtildiğini, bilirkişi raporu kapsamında ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nun 2918 Sayılı K.T.K. Madde:56 kural ihlali nedeni ile bu kazanın oluşumunda kazaya etken trafik kural ihlali olduğu belirtildiğini, yine aynı raporda müteveffa yolcu ...in kazaya etken trafik kural ihlali olmadığı belirlendiği, Uşak... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Ve ... K. Sayılı dosyası kapsamında yapılan kovuşturma neticesinde 08/11/2023 tarihli gerekçeli karar ile davalı ... taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırıldığını, dosya halen derdest olup İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında yargılama devam ettiğini, müvekkillerinin kızı ... kaza tarihinde vefat etmiş ve müvekkilleri çocuklarının desteğinden mahrum kaldığını, HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere, ceza mahkemesinde ve hukuk mahkemesinde belirlenecek kusur oranlarına ve uzman bilirkişiden alınacak tazminat hesaplamasına göre, her bir müvekkilinin tazminat tutarı belli olduktan sonra davalılardan tazmin edilmesini talep ettiğini, desteğin ölümüne sebebiyet veren ... plakalı araç davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde kaza tarihinde kayıtlı olup poliçe limitleri dahilinde sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen tazminattan sorumlu olmasını talep ettiğini, kaza nedeniyle araç sürücüsünün kayıtlı olduğu davalı ... Sigorta Anonim Şirketi’ne 13/07/2023 tarihinde başvuru yapılmış olup davalı şirket tarafından, tarafımıza cevap verilmediğini, yine aynı şekilde davalı idareye 21/07/2023 tarihinde başvuru yapılmış ve davalı idarece söz konusu kaza kapsamında herhangi bir kusuru olmadığına ilişkin 07.08.2023 tarihli cevap yazısı iletildiğini, bu nedenle mahkemece davalıların sorumlulukları oranında kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilleri, kızını kaybetmiş olmanın vermiş olduğu elem ve ızdırap nedeniyle psikolojik olarak çöküntü içerisine girdiklerini, müteveffa kaza tarihinde henüz 33 yaşında, hayatının baharında olup müvekkillere maddi ve manevi yardım ettiğini, kızını bu elem trafik kazasında kaybeden müvekkillerinin büyük bir psikolojik çöküntü içerisinde olduğunu, 33 yaşında hayatının henüz baharında olan evlatlarını kaybetmenin yaratmış olduğu derin ıstırap her türlü izahtan vareste olduğunu, Yaşanan büyük manevi üzüntünün yanında müvekkilleri aynı zamanda evlatlarının büyük maddi desteğinden de yoksun kaldıklarını, müvekkileri kızının maddi ve manevi desteğinden uzak kalmış olup zor günler geçirdiklerini, bu nedenlerle mahkemece bu hususların göz önüne alınarak müvekkilleri lehine 200.000 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu, dava şartı gereği zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olup davalılarla anlaşılamadığını, belirsiz alacak davanın kabulüne, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limiti aşılmamak üzere 14.02.2023 tarihinde meydana gelmiş olan ölümlü trafik kazası nedeniyle Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK 107. Maddesi uyarınca şimdilik ... için 5.000,00-TL Maddi 250.000-TL manevi tazminat, ... için de 5.000,00-TL Maddi 250.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 510.000-TL tazminatın kaza tarihi olan 14.02.2023 den tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının maddi durumu göz önünde bulundurularak adli yardım talebinin kabulüne, davalı firmalar ve şahıslar üzerinde bulunması muhtemel taşınır–taşınmaz mal varlığının tespit edilip, üzerlerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Bornova ... Noterliğinden tasdikli 25.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile Av...., Av...., Av....'i vekil tayin ettiğini, ... gördüğü lüzum üzerine Bornova ... Noterliğinden tasdikli 08.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile Av...., Av...., Av....'i azlettiğini, Azilname sonrasında davacı ... Bornova ... Noterliğinden tasdikli 08.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile Av....'yu vekil tayin ettiğini, 25.04.2023 Tarihli vekaletname ile yetkilendirilmiş olan ...'a vermiş olduğu yetki ile işbu dava açıldığını, azledilen vekaletname ile verilen yetki belgesine dayalı şekilde işbu dava açıldığından davanın ... yönünden reddi gerektiğini, dava maddi tazminat yönünden HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava değeri davacı tarafça biliniyor olmakla belirsiz alacak davası açılarak talepte bulunulması hukuka uygun olmadığını, talep edilen tazminatın teknik bir bilgi gerektirmeden hesaplanarak belirlenmesi mümkün olduğunu, dava değerinin belirlenebilir nitelikte olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf, davasını ... için 5.000,00-TL ve ... için 5.000,00-TL maddi tazminat olarak ikame etmiş olup maddi tazminat içeriğini oluşturan kalemlerin açıklanması için davacı tarafa süre verilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun müvekkili şirket tarafından değerlendirilebilmesi için 01.09.2023 tarihinde davacıdan eksik evraklar talep edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu Md. 97 uyarınca; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, başvuru ile sunulması gerekli zorunlu belgeler ise; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları / Ek - 6 da belirtildiğini, müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapılmış ve bildirimlere rağmen eksiklikler giderilmeden dava açıldığını, dolayısı ile; öncelikle usule uygun olmayan başvuru yapılmış olması nedeniyle davanın ön şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme farklı kanaatte olacak ise, usulüne uygun olarak hazırlanmayan evrakları şirkete ulaştırmayarak davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediğinden müvekkili şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hüküm tesis edilmemesi gerektiğini, kabulü anlamına gelmemek koşuluyla usulüne uygun başvuru yapıldığı kabul edilmekte ise arabuluculuğun zorunlu olmaması sebebi ile arabuluculuk masrafının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, trafik kazaları dosyalarında arabuluculuk artık dava şartı kabul edilmediğini, davanın kabulü halinde, arabuluculuğun zorunlu olmaması sebebi ile arabuluculuk masrafının davalı şirket üzerine yüklenilmemesi gerektiğini, HMK gereği davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerinin de davalılara tebliği gerektiğini, davalı oldukları dosyaya ilişkin olarak davacı delillerinin tebliği gerektiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili sigorta şirketi tazminat taleplerini karşılayacak ekonomik güce sahip olup davacının taşınır ve taşınmaz mallarının, bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulması talebi geniş kapsamlı tedbir talebi olup tedbirin sınırı bakımından aşkın ölçüde olduğunu, davalı sigorta şirketinin anonim şirket olarak faaliyet gösterdiği, faaliyetlerinin halen kısıtlanmadığı, tasfiye süreci gibi bir durumun söz konusu olmadığı, söz konusu şirketin yetkili devlet kurumları tarafından ve vergi müfettişleri tarafından düzenli olarak denetiminin sağlandığı, sigorta şirketinin bir güven kuruluşu niteliğinde olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin mal kaçırma, mallarını gizleme, hileli işlemde bulunma gibi ihtimalinin bulunmadığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, HMK Madde 61 ve devamı maddeleri uyarınca davanın sigortalı araç maliki ...'ya (T.C.No:...) ihbarını talep ettiklerini, dava sonucunda ödeme yapılması halinde sigortalı araç maliki ...'ya rücu edilebileceğinden davanın ihbarı gerektiğini, davaya konu trafik kazasında, kazaya karışan ... plakalı araç ... numaralı “Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, davacı ... ile ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlandığını, müvekkili sigorta şirketince davaya konu 02.08.2024 tarihli kaza sebebiyle davacı tarafa destekten yoksun kalma, cenaze masrafları, vekalet ücreti ve ferileri yönünden ödeme yapıldığını, davacı tarafın şirkete başvurusunu takiben yapılan hesaplama neticesinde ödeme yapıldığını, yapılan ödeme zararı karşılamakta olup yeterli olduğunu, davanın ... yönünden reddi gerektiğini, davacı taraf ile ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanmış olup 184.555,20-TL destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze masrafları, her türlü sair maddi tazminat ile 22.000,00-TL vekalet ücreti ve ferileri ödendiğini, ... Sigorta A.Ş. işbu meblağı ödemekle, bu kaza ve vefatı sebebiyle ... sayılı Trafik Sigorta Poliçesindeki tüm sorumluluğunu yerine getirdiğinden, ... Sigorta A.Ş.'nin, sigortalı ... ve araç sürücüsü ...'nun zimmetini mezkur hadiseden dolayı herhangi bir sorumluluğu kalmadığının, dava haklarından, söz konusu kazaya ilişkin ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçesinden kaynaklanan teminatlara ilişkin tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan her türlü hak, dava ve alacaktan ... Sigorta A.Ş.'nin işbu poliçe kapsamında başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, kendilerinden başka bir hak ve alacağın kalmadığı, bu kazaya ilişkin her türlü hak ve alacaklardan, açılmış açılacak her türlü dava ve takipten gayrı kabili rücu olmak üzere sigorta şirketini ibra ederek feragat edildiği hususunda taraflar mutabık kaldığını, ihtiyari arabuluculuk kapsamında mutabık kalınan hususlarda dava ikamesi mümkün olmadığını, davacı tarafın talep ettiği destekten yoksun kalma talebine istinaden sigorta şirketince ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından ödendiği yazılı belgeler ile kanıtlanmış ve taraflar arasındaki borç ilişkisi sona erdiğini, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğu sona erdiğini, aksinin kabulünde ise mükerrer ödemeye neden olunacak ve davacı taraf sebepsiz zenginleşmiş olacağını, sigorta hukukunda genel ilke, gerçek zararın tazmini olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu (davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile) poliçe limiti ile sınırlı olup, müvekkili şirketin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteveffanın zararı doğuran kusurları, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu olayda hatır taşıması olduğunun kabulü ile işbu hususun bir indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususu tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek koşuluyla desteğin ileride çocuklara sahip olma olasılığı anne ve babanın tazminatı hesaplanırken göz önünde bulundurulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek koşuluyla sigortalı yaşamış olsaydı çocuğu olana kadar annesine-babasına daha fazla, çocuğu olduktan sonra daha az yardımda bulunabileceğini, davacı taraf, dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunmuş olsa da; manevi tazminat talepleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminat kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından PSD ve sair herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespiti gerektiğini, Kabul anlamında gelmemek kaydı ile tazminat hesabı yapılırken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu tazminatın hesabı için seçilecek bilirkişinin Aktüerler Siciline kayıtlı bilirkişilerden olması gerektiğini, yine davayı ve sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul anlamına gelmemek ve davaya ilişkin diğer itiraz haklarımız saklı kalmak kaydı ile; 09.06.2021 tarihli İcra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 04.12.2021 tarihinde yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar kapsamında 1,65 iskonto oranı esas alınarak hesaplama yapılması talep edildiğini, davacıların, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebi hukuka uygun olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi hâlde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, Mahkeme Aksi kanaatte ise; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına, Aktüer Bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan Müvekkil Şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine karar verilmemesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 19/03/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararı uyarınca "... Davalı tarafça - ... Sigorta – gerek vekâlet itirazı gerekse de ihtiyari arabuluculuk ve ödeme itirazlarının mevcudiyeti ciheti ile Her 2 itirazın da ... e müteveccih olması hasebi ile,

i-)Av....’ın 08.08.2024 te tekraren vekil tayin edilmesi ve iş bu vekâlete binaen dava açılması ciheti ile bu itiraz hakkında hüküm tesisise mahal bulunmadığına;

ii-) Arabuluculuk yapılması ve ihtiyati arabuluculuk safahatinin ikmali noktasında serd edilen itirazların incelenmesi ile;

Bilhassa vaki arabuluculuk ve ödeme sebebi ile;

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18. Maddesi 4. Ve 5.fıkraları itibari ile;

(4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

(5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.

Hükümleri nazara alınarak;

... in maddi tazminata müteveccih davasının tefriki ile davanın usulden reddine dair karar yazılmasına" şeklindeki karar üzerine tefrik kararı verildiği mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Mahkememizce deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden sigorta ve hasar bilgileri, kazaya karışan araçlara ilişkin tescil bilgileri dosya içerisine celp edilmiştir.

Dava; zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak hasar tazminatı talebine yönelik yapılan tazminat talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacıların kızı ... kaza tarihinde vefat etmiş ve davacıların çocuklarının desteğinden mahrum kaldığını, HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere, ceza mahkemesinde ve hukuk mahkemesinde belirlenecek kusur oranlarına ve uzman bilirkişiden alınacak tazminat hesaplamasına göre, her bir davacının tazminat tutarı belli olduktan sonra davalılardan tazmin edilmesini talep ettiği, müteveffa kızını bu elem trafik kazasında kaybeden davacıların büyük bir psikolojik çöküntü içerisinde oldukları ve 33 yaşında evladını kaybetmenin yaratmış olduklarını, yaşanan büyük manevi üzüntünün yanında davacıların aynı zamanda evlatlarının büyük maddi desteğinden de yoksun kaldıklarını, davacılar kızının maddi ve manevi desteğinden uzak kalmış olup zor günler geçirdiklerini, bu nedenlerle mahkemece bu hususların göz önüne alınarak davacılar lehine 200.000 TL manevi tazminat talebi, ... için 5.000,00-TL maddi 250.000-TL manevi tazminat, ... için de 5.000,00-TL Maddi 250.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 510.000-TL tazminatın kaza tarihi olan 14.02.2023'den tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talepli olarak tazminat davası açtığı anlaşılmış olup,

Davalı ... Sigorta – gerek vekâlet itirazı gerekse de ihtiyari arabuluculuk ve ödeme itirazlarının mevcudiyeti ciheti ile Her 2 itirazın da ... e müteveccih olması hasebi ile,

i-)Av.Ahmet Doğan’ın 08.08.2024 te tekraren vekil tayin edilmesi ve iş bu vekâlete binaen dava açılması ciheti ile bu itiraz hakkında hüküm tesisise mahal bulunmadığına;

ii-) Arabuluculuk yapılması ve ihtiyati arabuluculuk safahatinin ikmali noktasında serd edilen itirazların incelenmesi ile;

Bilhassa vaki arabuluculuk ve ödeme sebebi ile;

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18. Maddesi 4. Ve 5.fıkraları itibari ile;

(4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

(5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.

Hükümleri nazara alınarak;

... in maddi tazminata müteveccih davasının tefriki ile arabuluculuğun kendisi ile olumlu sonuçlanmış olması ve iş bu anlaşma sonrası da ödmee alması ve belirtildiği üzere kanunen arabuluculuğun ilam mahiyetli belgelerden olması ciheti ile dava şartı/dava engeli/kesin hüküm benzeri olması münasebeti ile davanın usulden reddine ve dolayısıyla ilgili davacının kendisi açısından davanın reddine karar vermek gerekmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2-Alınması lazım gelen 615,40 TL başvurma harç ve 615,40 TL peşin harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

3-Taraflar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5- Arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, Arabuluculuğun müşterek yapılması ve karara göre uzun vadede esas dosyada buna dair karar verileceği nazara alınarak,

Mahal bulunmadığına, (yer olmadığına)

6-Karar kesinleştiğinde bilgi mahiyetli olarak kararın mahkememizin tefrik öncesi esası olan ... E. Sayılı dosyasına gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2025

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/265, K. 2025/269, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-265-e-2025-269-k-f0a3f5e00b9c