İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/26 E. 2025/778 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/26
- Karar No
- 2025/778
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/26 Esas KARAR NO : 2025/778 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/01/2025 KARAR TARİHİ: 17/09/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan değer kaybı, hasar/onarım bedeli ve ikame araç bedeli tazminine ilişkin davada HMK 107 gereği Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL Değer Kaybı, 100-TL hasar tazminatı bedeli, 100,00 TL İkame Araç Bedeli olmak üzere şimdilik toplam 300,00 TL olduğu belirtilerek yapıla açıklamalarında ; 25/11/2022 tarihinde davalılardan ... şirketi adına kayıtlı ... sevk ve idaresindeki...plakalı araç ile seyir halindeyken, davacı... Tanaydın adına kayıtlı ... plakalı araca çarptığını, anılan trafik kazasında; ara sokaktan dikkatsiz biçimde ana yola çıkan davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kaza yeri davalı tarafça terk edildiğinden kaza zaptı tutulmadığını, dosyaya sundukları eksper raporu incelendiğinde gerçekleşen kaza sonucu davacının aracının bazı kısımlarından hasarlanmış olup, onarım çalışmaları çerçevesinde birçok parçanın değiştirilmiş ve onarıldığını, ... plakalı ...marka 2021 model otomobilde ciddi bir hasar meydana geldiğini belgeler ve fotoğraflar ile sabit olduğunu, gerçekleşen trafik kazası sonucunda davacı, aracında oluşan gerçek hasar/onarım bedelinin, gerçek değer kaybının ve ikame araç bedelinin tespitinin bilirkişi raporu yapılabileceğini, davacı aracının makul onarım süresi boyunca uğradığı zarar tespitinin yapılabileceğini, davanın esası yönünden Borçlar Kanunu m.49; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesine haiz olduğunu, trafik kazasında davalıların asli ve tam kusurlu eylemiyle davacıya ait malvarlığında zarar meydana geldiğini, dolayısıyla haksız eylemle zarar gören davacının, davalılardan talepte bulunma hakkına haiz olduğunu, iş bu kaza sebebi ile kazaya sebep olan ... plakalı aracın sahibi ... şirketi, araç sürücüsü..., aracın kaza tarihini kapsar ... numaralı ZMMS poliçesini düzenleyen ... sigorta şirketi oluşan zarardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketine 15/11/2024 tarihinde başvuru yapıldığını lakin dönüş alınamadığını, değer kaybı tazminatı taleplerinin tüm davalılara yöneltildiğini, davacıya ait aracın piyasa değerinin rayiç piyasa değerinden en az %30-40 değer kaybına uğrayacağını, davacıya bu sebeple aracını gerçek piyasa fiyatından daha düşük bedele satabileceğini, Yargıtay’ın emsal içtihatlarında değer Kaybının “kazaya konu aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve araç tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark” olarak tanımlandığını, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin konu hakkında 15.03.2019 tarih... E, ... K. Numaralı ilamında da “gerçek zarar ilkesi” doğrultusunda kazaya konu aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve araç tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerektiğinin açıkça ortaya konduğunu, hasar onarım bedeli tazminatı taleplerinin de tüm davalılara yöneltildiğini, davacıya ait araçta hasar tespiti ilk olarak davalı sigorta şirketinin atadığı eksper tarafından yapıldığını, düzenlenen eksper raporunda hasarlanan parçaların eksik ve hatalı tespit edildiğini, orijinal parça yerine TSE onayı olmayan eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatlarının düşük hesaplandığını, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapılarak davacının mağdur edildiğini, davacının orijinal parça ile değişim yapılmasını talep etme hakkı bulunduğunu, ancak davacıya orijinal parça hakkı tanınmaksızın araçta meydana gelen hasarın eşdeğer ya da yan sanayi ürünlerle onarıldığını, ancak davacının aracında hasara uğrayan parçaların orijinal olup, onarımın ancak orijinal parça üzerinden yapılması gerektiğini, bu sebeple davacının uğramış olduğu gerçek zarar davalı sigorta şirketince tazmin edilmediğini, ikame Araç Bedeli Tazminatının bedeli talepleri araç sürücüsü ve araç sahibine karşı yöneltildiğini, bu davalıların aracın tamirde kaldığı süre boyunca aracı kullanamamasından kaynaklı araç mahrumiyet tazminatından sorumluluğu bulunduğunu, davacıya ait aracın onarımının yapıldığı ... Otomotiv San. Ve Tic. LTD. ŞTİ.'nden aracın onarımının kaç gün sürdüğünü, aracın hangi tarihte servise girip, hangi tarihte onarımının tamamlanarak davacıya teslim edildiğine dair ayrıntılı bilgi istenmesinde hukuki yarar olduğunu davacının aracının kullanılamadığı süre için benzer teknik özellikte ve donanımda bir aracın günlük kiralama bedelinin ne kadar olduğu, aracın onarımının ne kadarlık bir zaman diliminde yapıldığı, bu süre zarfında araç mahrumiyet tazminatının ne kadar olacağı hususları mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile hesaplanıp tespit edileceğini, ikame Araç Bedelinin Tazminat bedelinden ruhsat sahibinin sorumluluğunun hukuki dayanağının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 85'te düzenlendiğini, dava dilekçesinde ve kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere davalıların trafik kazasında eşit olacak şekilde toplamda %100 asli ve tam kusurlu olduğunu. araç işletenin hukuki sorumluluğunun da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85 te "işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlığı altında “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklinde düzenlendiğini, o halde araç malikinin de bu zarardan sürücü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının aracında oluşan gerçek hasar bedelinin tazminatı, gerçek değer kaybı tazminatı, ikame araç bedelinin taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli olmadığını davacının aracında meydana gelen gerçek hasar bedeli tazminatından ve değer kaybı tazminatından tüm davalıların sorumluluğu bulunduğunu, davacının aracında oluşan ikame araç tazminatı alacağından ise araç sahibi ve araç sürücüsünün sorumluluğu bulunduğunu, bu tazminat kalemlerinin ancak bilirkişi marifetiyle belirlenebileceğini, bu nedenle davanın HMK 107. Maddesi gereği belirsiz alacak olarak açıldığını, sonuç olarak, 100,00-TL değer kaybı bedeli, 100-TL gerçek hasar/onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL ikame araç bedelinin araç sahibi ... s Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. ve araç sürücüsü Pelin Temel'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama harç, giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile; uyuşmazlığa konu kazaya karışan ...plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ve 18.02.2022-2023 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kazanın 25.11.2022 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 100.000,00 TL'dir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından mükerrer ödeme yapılmasının ve başvuru sahibi lehine sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek adına başvuranın kasko sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını; şayet bu husus mümkün değil ise başvuru sahibine kesin süre verilerek ilgili bilgi ve belgelerin kendisi tarafından kasko sigorta şirketinden istenerek dosyaya sunulmasını talep ederek. davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce davalı şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ederek davacının, davalı sigorta şirketinin kazanın meydana gelip gelmediği, araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı ve oluşan maddi hasarın boyutuna dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapabilmesi yani ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli ve yeterli evrakları sigorta şirketine iletmekle yükümlü olduğunu, ancak davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanmasını, bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazlarını sunduklarını, ayrıca dava kapsamında değerlendirilecek bir başka husus ise başvuranın aracının daha önce hasara uğradı ise bir aracın birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, bu nedenle davacı tarafa aracın kazadan önceki kaza kayıtlarının sunulması için kesin süre verilmesini; verilen kesin süre içinde ilgili kayıtların sunulmaması halinde ise huzurdaki başvurunun reddini talep etmiş, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebinin haksız olduğunu, reddi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davalı sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, nitekim davacı eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.06.2015 tarih ... E. - ... K. sayılı kararında da yer verildiği üzere, davanın hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, işbu raporun temin edildiğinde de görüleceği üzere başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle başvurunun reddine karar verilmesini, aksi takdirde itirazlarının dikkate alınarak dosyanın yeni bir kusur bilirkişine tevdiini talep ettiklerini, sonuç olarak öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; olayın yaşandığı gün trafiğin yoğun olması ve yanında duran aracın görüş açısını kapatması nedeni ile yola çıkması ile kazanın gerçekleştiğini, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu herhangi bir kaçma olayı yaşanmadığını, kazadan hemen sonra arkadaşı gamze ile araçtan indiklerini, karşı tarafın hasarının az olması ve trafiğin sıkışmaması adına araçları kenarıya çektiklerini, davacının kendisinin kullanmakta olduğu ...cep numarasını ve adresini kendisine verdiğini, araçların fotoğraflarını çekip olay yerinden ayrıldıklarını, kaza anında kiralık aracın diğer sürücüsü arkadaşı ve aynı zamanda tanığı... yanında olduğunu, davac...aracında tek başına olduğunu, davacıyı, kaza günü ve devam eden birkaç gün daha ... numaralarımdan arayıp tutanağı tutmak için aramasına rağmen farklı talepleri dolayısı ile görüşemediklerini, kazaya karışan kiralık aracın trafik ve kaskosu olduğunu, olay yerinden kaçmasının hiç bir makul gerekçesi olmadığını, davacının neden böyle bir yola başvurduğunu bilmediğini, davacının iddia ettiği kusur durumunun bahse geçen kazada oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğundan kesinlikle kabul etmediğini, ayrıca kazanın 25.11.2022 tarihinde meydana gelmiş olduğundan yasal 2 yıllık hak düşürücü süre dava tarihi itibariyle geçtiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ve yapılan masrafların karşı tarafa yükletilmesini arz ve talep ettiklerini, sonuç olarak davanın usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise izah olunan nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yargılama gideri ve diğer masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Türkiye Noterler Birliği'ne ilişkin raporlar dosyaya alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden tramer kayıtları celp edilmiştir. Davalı ... Sigorta şirketinden hasar dosyası dosyaya celp edilmiştir. İzmir CBS'nin 2024/36987 soruşturma sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosyaya celp edilmiştir. Bilirkişiler Makine Mühendisi ... ve Adli Trafik Uzmanı ... bilirkişi raporu aldırılmıştır. GEREKÇE : Dava; bakiye değer kaybı, -bakiye hasar bedeli, ikame araç bedeli zararının karşı araç sürücüsü - maliki ve ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve... E., ...K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin... esas, ... karar sayılı,... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. İkame araç- araç mahrumiyetine ilişkin değerlendirme; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar Sayılı ilamda " ..davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir..."kararı mevcuttur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin... Esas ... Karar sayılı ilamında " Davada talep edilen ikame araç bedeli araç mahrumiyet gideri olup, yargıtay emsal içtihatlarında araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağı gözetilerek, ikame araç (araç mahrumiyeti) hesabı yapılacağı ve belge sunma zorunluluğu bulunmadığı kabul edilmektedir. İstinaf eden davalı vekilinin istinaf sebeblerinde ileri sürdüğü emsal olduğu iddia edilen içtihatlar ise mesleki veya ticari amaç için işletilen araçlardan, tamir süresince mahrum kalınması nedeniyle kazanç kaybının tahsili istendiği hallerde uygulanmaktadır..." hükmü bulunmaktadır. Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi de bulunduğu anlaşılmakla davacının aracın hasar gördüğü tarih ile araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 25/11/2022 tarihinde davalılardan ... şirketi adına kayıtlı... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken, davacı ... Tanaydın adına kayıtlı ...plakalı araca çarptığını, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı işleten ve gerçek kişinin de araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı Mais şirketi tarafından aracın diğer davalı Pelin Temel'e kiralandığına ilişkin beyanının değerlendirilmesinde; 2918 sayılı KTK’nın 3. maddesinde; “İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." düzenlemesine yer verilmiş ve böylece işletenin tanımı yapılmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Davalı Mais şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, dosyaya sunulan beyan dilekçesinde aracın kiralandığı beyan edilmiş ise de buna ilişkin kira sözleşmesini dosyaya sunmadığı anlaşılmakla davalının bu beyanlarına itibar edilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE; 1-43.231,12 TL değer kaybı zararının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 28/11/2024, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen Davalılardan alınarak Davacıya verilmesine, 2-11.250.000 TL araç ikame bedelinin davalılar Pelin Temel ve Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş'den kaza tarihi olan 25/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen Davalılardan alınarak Davacıya verilmesine, 3- Davacının hasar bedeline ilişkin açmış olduğu (100,00 TL) davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.721,61 TL nispi harçtan 615,40 TL peşin harç, 930,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.545,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.176,21 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ ye gelir kaydına. 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 peşin harç, 930,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 2.160,80TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 398,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.398,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.382,61-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 15,39 TL bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 495,00 TL tebligat ve posta yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 1,00 TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 494,00 TL bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre, 4.691,0TL'lik kısmının davalıdan, 9,00 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. 10-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve... Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 100,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak bu davalılara verilmesine. 11-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.17/09/2025
Katip... ¸E-imza
Hakim ... ¸E-imza