İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/241 E. 2025/921 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/241
- Karar No
- 2025/921
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/241 Esas KARAR NO : 2025/921 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 22/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili tarafından davalı tarafa verilen ürünlere ilişkin ödemelerin yapılmaması ve müvekkilinin sürekli olarak oyalanması nedeniyle müvekkili adına davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı dosyası ile aradaki alışverişe istinaden düzenlenmiş faturalardan doğan alacaklara dayalı olarak icra takibine girişildiğini, Davalı taraf söz konusu takip nedeniyle borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin ... tarihinde icra müdürlüğünce durdurulmasına karar verildiğini ancak davalı taraf itiraz ederken takibe dayanak faturadan hiç bahsetmediğini ve buna ilişkin bir ödeme belgesi de sunmadığını, Davalı tarafın gelinen aşamadaki tutumu ve borçlu olduğu halde kötü niyetli itirazı neticesinde dava sonuçlanıncaya dek müvekkili şirketininin alacağını tahsil etmesinin imkansız hale gelmesi kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı tarafın mevcut durumda mal varlığını elden çıkartma tehlikesi söz konusu olduğunu, bu nedenle iş bu dava ile birlikte yargılamanın uzun sürebileceği ihtimali karşısında, borçlunun mal kaçırma veya ödeme kabiliyetini kaybetmesi tehlikesi nedeniyle icra takibine konu asıl alacak tutarı olan ... için ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini ve borçlu şirketin banka hesapları, adına kayıtlı araçları ve adına kayıtlı taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddialarının haksız olduğu, her ne kadar davacı taraf, müvekkile ürün teslim ettiğini ancak ürünlerin bedelinin ödenmediği iddia etmiş ise de müvekkile bu şekilde bir ürün teslimi yapılmadığı, Davacının ibraz etmiş olduğu faturaya ilişkin müvekkil tarafından fatura kesildiği, davacı tarafın ürün teslimine ilişkin bir belge sunmadığı, sonuç ve talep olarak; izah edilen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Takip konusu ... tarihli ... numaralı fatura ve diğer satış faturalarının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı verilerinin taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu doğruladığı, ... icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL bakiye alacaklı olduğu, Davalı tarafın “borcun mevcut olmadığı” yönündeki itirazının defter ve resmi kayıtlarla örtüşmediği, Davacı ... ... Ticaret Ltd. Şti.'nin, Davalı ... ... Ltd. Şti.'nden ... TL asıl alacak talebinin ticari defter ve belgelerle doğrulandığı, Faturada vade tarihi belirlenmesi nedeniyle temerrüt olgusunun oluştuğu, bu kapsamda işlemiş faizin ... TL. olduğu ve ana para olan ... TL. ile beraber toplam ... TL. olduğu, bu alacak üzerinden talebi doğrultusunda % 24 yasal faizi ve fer'ileri ile birlikte tahsil edilmesi gerektiği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir . Dava; faturaya dayalı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. 5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 1. Maddesinde; Bu Kanunun amacı, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını, malların etkin şekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamaktır. (2) Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların her ne şekilde olursa olsun alımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazar yerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimine ilişkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları ve bakanlıklar, belediyeler ile diğer idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar." Şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür. Kanunun 2. Maddesinde; 1) Bu Kanunun uygulanmasında; Meslek mensubu: Malların ticaretiyle iştigal eden ilgili meslek odalarına kayıtlı kişileri, Tüccar: Malların toptan satışı amacıyla kendi adına ve hesabına çalışan meslek mensuplarını, Üretici: Malları üretenler olarak tanımlanmıştır. Kanunun 10. Maddesinde ise ;(1) Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulacağı, Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olacağı. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmünde olacağı , Bu kararların 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği, Tarafların bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilecekleri, İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmayacağı,. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabileceği, Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği kararların kesin olacağının düzenlendiği görülmüştür. Hal Hakem Heyeti ve Toptancı Hal Konseyi Hakkındaki Yönetmeliğinde de benzer düzenlemeler mevcut olup Hal Hakem Heyetinin görev ve yetkilerinin düzenlendiği 5. Maddeye göre; "Hakem heyeti, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmakla görevli ve yetkilidir. Kanunun 14 üncü maddesinde öngörülen idari para cezası dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hakem heyetinin görev ve yetkisi kapsamındadır. Toptancı hali yönetimi veya personelinin uygulamalarından veyahut toptancı hallerinin ve pazar yerlerinin yönetim ve işleyişinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da bu kapsama dâhildir." İlgili Kanun ve yönetmelik dikkate alındığında Hal hakem Heyetinin görevinin Kanun'un 14. Maddesinde öngörülen idari para cezaları dışındaki uyuşmazlıklar olarak belirlenmiştir. Antalya Ticaret İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği, her iki şirketin Hal kayıt sistemine kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığa dair herhangi hal hakem heyeti başvurusunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın faturaya dayalı başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkin olduğu, faturaya konu ticari satımın taraflarının 5957 sayılı yasa kapsamında meslek mensubu olduğu, hal kayıt sistemine kayıtlı olduğu, dava değeri dikkate alındığında davacının 5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 10/1 ve 5. madde hükümleri uyarınca İl Hal Hakem Heyetine başvurması gerektiği sabittir. Dava şartına ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin, yargılamanın her aşamasında resen gözetilecek hususlardan olduğu, davacı tarafından 5957 sayılı yasadaki zorunluluğa riayet edilmeden açılan davada dava şartının yerine getirilmediği, bu dava şartının düzenleneme amacı bakımından sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından da olmadığı anlaşılmış davanın usulden reddine, davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğinden davalının bu yöndeki tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca takdir ve hesap olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine 7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.22/12/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza