İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/222 E. 2026/162 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/222
- Karar No
- 2026/162
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/222 Esas KARAR NO : 2026/162
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili, menajerlik ve prodüksiyon hizmeti alanında faaliyet gösterdiği, uzun yıllar boyunca sanatçı ... ile çalıştığı, bu kapsamda davalı ...Organizasyon firması ile sanatçının konserlerinin prodüksiyonunu üstlendiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun yıllara dayandığı, yapılan her konser sonrasında müvekkili tarafından fatura düzenlenerek hizmet bedelinin tahsil edildiği, bu ilişkinin 12.08.2024 tarihine kadar sorunsuz sürdüğü, ancak bu tarihten sonra davalının alınan hizmet karşılığında düzenlenip tebliğ edilen faturaları ticari defterine kaydetmesine rağmen ödemeleri gerçekleştirmediği, bunun üzerine müvekkil tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ise haksız ve alacağın tahsilini engellemeye yönelik şekilde takibe itiraz ettiği, itirazın ardından dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulduğu, ancak davalının hiçbir uzlaşma teklifinde bulunmadığı gibi müvekkilin teklif sunmasına da imkân tanımadığı, 2025/... numaralı Arabuluculuk Dosyası üzerinden anlaşmama tutanağı düzenlenerek sürecin sonuçlandığı, Müvekkilinin sunduğu 01.01.2023–31.12.2024 tarihli muavin defter kayıtlarında davalıya verilen hizmetlerin, düzenlenen ve tebliğ edilen faturaların açıkça görüldüğü, yıl sonu itibariyle müvekkilin davalıdan 8.076.000,00 TL alacaklı olduğu, özellikle; – 12.08.2024 tarihli 2.592.000,00 TL bedelli faturadan 1.440.000,00 TL bakiye, – 05.09.2024 tarihli 3.120.000,00 TL bedelli fatura bedelinin tamamı, – 07.09.2024 tarihli 876.000,00 TL bedelli fatura bedelinin tamamı, – 13.09.2024 tarihli 1.740.000,00 TL bedelli fatura bedelinin tamamı, – 20.09.2024 tarihli 900.000,00 TL bedelli fatura bedelinin tamamı ödenmeyerek bakiye borcun oluştuğu, Davalının alacağın varlığına ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı, hizmetlerin fiilen ifa edildiği, bu itibarla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu, Alacağın faturalara ve tarafların ticari defter kayıtlarına dayalı olduğu, alacak miktarının belirli ve hesaplanabilir nitelikte bulunması nedeniyle likit olduğu, bu sebeple Yüksek Mahkeme ve BAM içtihatları doğrultusunda icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, Öte yandan davalı firmanın, borçlarını ödememeye başladığı andan itibaren ticaret unvanını, ortaklık yapısını ve faaliyet adresini değiştirerek alacaklılardan mal kaçırma kastı ile hareket ettiği, eski unvanının “... Prodüksiyon Turizm İnş. San. ve Tic. A.Ş.”, yeni unvanının ise “Animato ... Turizm İnş. San. ve Tic. A.Ş.” olduğu, bu değişikliklerin davalının kötü niyetini ve malvarlığını gizleme gayesini ortaya koyduğu, bu nedenle karar verilinceye dek tahsilin imkânsız hâle gelmemesi için teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesinin zorunlu olduğu, Sonuç olarak; Davalı şirketin banka hesapları ile adına kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasındaki haksız itirazın iptaline ve takibin aynı şartlarla devamına, asıl alacağın reeskont avans faiziyle birlikte tahsiline, alacağın likit olması nedeniyle müvekkil lehine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; İcra İflas Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ve sair ilgili tüm yasal delile dayanmışlardır. Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; ...'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-5 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, Yetkilisinin ..., Eski Unvanının ... ... Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu ve şirketin ticaret sicil kaydı faal olarak devam ettiği anlaşılmıştır. İcra dosyası ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... ... Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 8.076.000,00-TL alacak için 03/01/2025 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi raporu Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 08/01/2026 tarihli raporlarında: ''...1-Davacı tarafa ilişkin 2024 senesi ticari defterleri incelenmiş, incelenen defterlerin yevmiye kebir defterleri e-defter yöntemi ile tutulmuştur. Davalı yana ilişkin ticari defterler sunulmamıştır. 2-Davacı kayıtlarına göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 8.076.000,00 TL alacaklı olduğu görülmektedir. 3-Davacının alacak talebi olan 8.076.000,00-TL nin yerinde olduğu, 4-Davacı İcra takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizini talep edebileceği..." tespit ve rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından davalıya sunulan konser prodüksiyon hizmeti bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsiline ilişkindir. Davacı yan; menajerlik ve prodüksiyon hizmeti alanında faaliyet gösterdiğini, davalı firma ile birlikte sanatçı ...'nun konserlerinin prodüksiyonunu uzun yıllar boyunca üstlendiğini, her konser sonrasında fatura düzenleyerek hizmet bedelini tahsil ettiğini, ancak 12.08.2024 tarihinden itibaren davalının kendisinden almaya devam ettiği prodüksiyon hizmetlerine karşılık düzenlenen faturaları ticari defterlerine kaydetmesine rağmen toplam 8.076.000,00 TL tutarındaki ödemeyi yapmaktan imtina ettiğini, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız biçimde itiraz ettiğini, alacağın faturalara dayalı ve likit nitelikte olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa reeskont avans faizi işletilmesine ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali inceleme yaptırılmış olup, sunulan 08.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda; davalı yanın defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacının 2024 yılına ait yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin e-defter yöntemi ile usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, davacının cari hesap kayıtlarına göre 2024 yılı içerisinde davalıya toplamda 27.908.000,00 TL tutarında prodüksiyon hizmet bedeli faturası düzenlendiği, davalı tarafından 19.832.000,00 TL ödeme yapıldığı, icra takip tarihi itibarıyla bakiye alacağın 8.076.000,00 TL olduğu, bu alacağın tamamının e-fatura olarak düzenlenen belgelerden kaynaklandığı belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 222. maddesinin ikinci fıkrasına göre, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılabilmesi için kanuna uygun olarak tutulmuş olması gerekmekte olup karşı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması halinde, ibraz eden tarafın defterlerindeki kayıtların ibrazdan kaçınan aleyhine delil teşkil edeceği kabul edilmiştir. Somut olayda; davalı tarafa mahkememizin 16.10.2025 tarihli ara kararı ile ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanak belgelerini ibraz etmesi gerektiği, aksi halde defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve buna göre karar oluşturulacağı usulüne uygun olarak ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı, ticari defterlerini ibraz etmediği, bu itibarla, TTK'nın 222/2. maddesi uyarınca davacı defterlerinin sahibi lehine delil değeri taşıdığının ve defter ibrazından kaçınan davalı aleyhine delil teşkil ettiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında prodüksiyon hizmetine dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibarıyla 8.076.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, takibe konu asıl alacak likit olduğundan asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, 2-Takibe konu asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 551.671,56-TL harçtan peşin alınan 97.537,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 454.133,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 97.537,89-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.756,50-TL davetiye ve teskere gideri olmak üzere toplam 114.997,29-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 913.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır