İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/22 E. 2026/41 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/22
Karar No
2026/41
Karar Tarihi

T. C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/22 KARAR NO : 2026/41

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket ile müvekkili bankanın ... Şubesi arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını ve bu doğrultuda borçluya ticari krediler tahsis edildiğini, bu kapsamda bir takım araçların müvekkili banka adına rehin verildiğini, borçlu firmanın kredi borçlarını ödememesi üzerine borcun ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini ve fakat ödeme yapılmadığını, bunun üzerine borçlu hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak borçlular tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, bu hususta taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ve faize ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; arabuluculuk işlemlerinin usule aykırı yapılmış olduğunu, bu hususta dava açma, şikayet ve itirazda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, usulüne uygun bir arabuluculuk işlemi olmamasından ötürü davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı banka tarafından hazırlanan icra takibinin dayanağı sözleşme ve dayanak belge bulunmamakta olduğunu, %150 faizin fahiş olduğunu, bu şekilde ödeme emrinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacı bankaya tüm ödemelerini yapmış olduğunu, ayrıca müvekkilinin sahibi olduğu şirketlerin, davacı banka gibi birçok banka ile kredi kullanmak için sözleşmesel ilişkiye girmiş olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri ve müvekkilinin bu miktarlarda bir sözleşmeye imza atmış olduklarını hatırlamamakta olduklarını, ayrıda kredi sözleşmesi asıllarının ne icra takip dosyasına ve ne de mahkememiz dosyasına sunulmamış olduğunu, sözleşme asılları celp edildiğinde taraflarınca imzaya ilişkin olarak ayrıca beyanda bulunulacağını, müvekkilinin kendisine ihtarname tebligatı yapılmamış olduğunu, bu durumda temerrüt koşulları oluşmadığı gibi, ihtarnamelere göre müvekkilinin borcunun bulunmadığının da sabitlendiğini, Borçlar Kanunu kapsamında kefalete ilişkin şekil şartlarının mevcut olmadığını, ayrıca arabuluculuk görüşmelerinde ve son tutanakta icra inkar tazminatına yönelik bir talep olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin geçerli olmadığını, sözleşme aslının dosyaya sunulup taraflarına suretinin tebliğinden sonra imzaya ilişkin beyanda bulunma ve yeni delil bildirme haklarını saklı tuttuklarını, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, aksi halde esastan reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine dayalı alacağın ödenmediğinden bahisle, alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce taraflar arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ile ekleri, hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, faiz bildirim formu, akdi faiz dökümleri, asıl borçlu şirketin ticaret sicili kayıtları, hesap özetleri, ödeme talimat ve dekontları, arabuluculuk son tutanağı, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekili 28/01/2026 tarihli dilekçesi ile; Mahkememiz dava dosyasına konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına takip borçlusu tarafından yapılan itirazdan feragat edildiğini, ilgili icra müdürlüğünce de takibin devamına karar verildiğini, müvekkili bankanın eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istediklerini, taraflarının da davalı taraftan yargılama gideri vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, 29/01/2026 tarihli celsede beyanını yinelemiş ve icra inkâr tazminatı ile arabuluculuk ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 29/01/2026 tarihli celsede; yazılı beyanını tekrar ettiklerini, icra takibine itirazımızdan feragat ettiklerini, karşı taraftan herhangi bir taleplerinin bulunmamakta olduğunu beyan etmiştir. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğüne ait ...esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, 29/11/2024 tarihinde borçlu ... Şirketi aleyhine 5.500.000,00-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 10/12/2024 tarihinde takibe, borcun tamamına, faizine, faiz oranına, imzaya ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, borçlu vekili tarafından 26/01/2026 tarihinde itirazlarından gayri kabili rücu olarak feragat ettiklerine dair dilekçe sunulması üzerine takibin devamına karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen icra takibine itirazdan feragat dilekçesi kapsamında, huzura taşınan davada iptali talep edilen itiraz ortadan kalkmış ve bu haliyle eldeki itirazın iptali davası ise konusuz kalmıştır. Tüm bu nedenlerle, icra takibine yapılan itirazdan feragat edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, açılan dava ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafça açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafça icra inkâr tazminatı talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 66.426,25-TL'den mahsubu ile fazladan yatan 65.694,25-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafın talebi dikkate alınarak, arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e 4.600,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça vekalet ücreti talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, talebi doğrultusunda kendi üzerinde bırakılmasına, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/22, K. 2026/41, T. 29.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-22-e-2026-41-k-8a429d650a9a