İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/192 E. 2026/81 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/192
- Karar No
- 2026/81
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/192 Esas KARAR NO : 2026/81
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ...şeklindeki tasarlamış olduğu giysi ayağını tescil ettirmek üzere; Türk Marka ve Patent Kurumuna ... Numaralı sayı ile başvurduğunu ve başvurusunun sonucunda tasarımı tescil ... tarihinde edildiğini ve bu tescile ilişkin bilgilerin ... tarih ve ... sayılı bültende yayımlandığını, Türk Marka ve Patent Kurumunun ...tescil numaralı ve Nice Sınıfları ... olan tasarımına ilişkin bilgiler ve müvekkili tarafından Türk Marka ve Patent Kurumuna tescili yapılan tasarımın incelenmeye elverişli görüntüleri dilekçelerinin ekinde mahkemenize sunulduğunu, müvekkilinin hak sahibi olduğu tescilli tasarım, karşı taraf olan,... ŞTİ. isimli mağazada, herhangi bir yetki, izin veya kiralama durumu vs olmadan gizli bir şekilde ... Etiketleri basılarak ve kullanılarak satılmak üzere müşteri sunumuna çıkarıldığını, aynı zamanda karşı tarafın adına kurulmuş olan internet sitesinde de yine görsellerin mevcut olduğunu, karşı tarafça bu tasarımın kendilerine ait tasarımmış gibi tescilsiz olarak kullanıldığını, dilekçelerinin devamında da görsellerini sunacakları tasarımları ve karşı tarafın kullanmış olduğu tasarımların birebir aynı olduğu ve hiçbir yenilik barındırmadığı gibi ayırt edici özelliğinin de bulunmadığını, müvekkiline ait tescilli tasarımın şekil ve tasarım açısından birebir gasp edildiği görüleceğini beyan ederek ... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edilen ürünler yönünden toplatılarak muhafaza altına alınmasını, SMK madde 7 kapsamında tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak bir kullanımın önlenmesini ve yine aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca anılan hususlarda yasak konulmasını, davalılar eylemlerinin marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabet eylemi olduğunun tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini, Tüketici nezdinde karışıklığa neden olan malzemelerin toplandığı yer yediemin ücreti ve muhafazasının ciddi külfet meydana getirmesi sebebiyle Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 163. maddesine istinaden hızlı imhasını, depolama-sundurma ücretinin davalıya tahmilini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının Türkiye’nin bütününde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasını, İhtiyati Tedbir Talebimizin Kabulünü, müvekkilinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6769 sayılı Kanunu’nun 151/2.b fıkrası uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak şekilde şimdilik 30.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 250.000-TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin, uzun yıllardır tekstil sektöründe hizmet verdiğini ve bu alanda faaliyet gösteren öncü firma olduğunu, Müvekkili Şirketin, sektörde yüksek tanınırlığa sahip bir marka olup marka hakkını kanuni çerçevede kullanmaya devam ettiğini, öncelikle davacının haksız rekabetin tespiti istemi için görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, bu sebeple mahkememizin talebinin tefrik edilmesini ve akabinde görevsizlik kararı vermesini, ayrıca Müvekkili şirket markasını 24/09/2020 tarihinde tescil ettirdiğini, davacı tarafın markasının ise 02/10/2023 tarihinde tescil ettirildiğini, zamanaşımının 1 yıl ve her halde 3 yıl olduğunu, buna göre zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın zamanaşımı yönünden ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiği göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini, arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiası gerçek dışı olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açılmış olup aşağıda açıklayacakları nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket ticari faaliyetleri kapsamında tüketiciye ulaştırmakta olduğu ürünlerine özgünlük ve ayırt edicilik sağlamak, ön planda tutarak ürün kalitesinin tüketici tarafından bilinmesini sağlamak amacıyla markasını Türk Patent Ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde tescil ile kayıt altına aldığını, bu sebeple Müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından, "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan ... tescil numarası ile 24/09/2020 tarihinde ... sınıftan tescili yapıldığını, müvekkili şirketin ise işbu markayı kullanma hakkı bulunmadığını beyan ederek öncelikle davacının İhtiyati Tedbir Talebinin reddini, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan tümden reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık; davacıya ait ... nolu markanın davalı yanca kullanıldığı, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu iddiası kapsamında tecavüzün tespiti, durdurulması, tedbir, hızlı imha, hükmün ilamı, şimdilik SMK 152/B kapsamında 30.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesinde "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." hükmünün yer aldığı bilinmektedir. Huzurdaki dava ile ... 1.FSHHM'nin ...Esas sayılı davaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, tarafların aynı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması nedeni ile HMK 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası ile ... 1 nolu FSHHM'nin ... esas nolu dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması,biri hakkında verilecek hükmün diğer dava dosyasını da etkileyecek olması nedeniyle HMK 166/1 MADDE GEREĞİNCE her iki dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasının esasının kapatılarak,yargılamaya birleştirme kararı verilen İstanbul 1 nolu fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin... esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin birleşen dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, ESAS HAKKINDAKİ HÜKÜM İLE BİRLİKTE İSTİNAF YASA yoluna başvurulabileceğine dair verilen hüküm usulen tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 07/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır