İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/187 E. 2025/1008 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/187
- Karar No
- 2025/1008
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/187 Esas KARAR NO : 2025/1008 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilinin maliki olduğu...plaka sayılı araçta meydana gelen hasar nedeniyle tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500.00-TL değer kaybı tazminatı bedelinin (belirsiz alacak davası) kazaya kusuruyla sebebiyet veren araç sahibi/ sürücüsü... ve ... Sigorta A.Ş.'den (sorumlu olduğu Zorunlu Trafik Sigortası teminat limitleri dahilinde) 13.11.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkilinin maliki olduğu... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilin aracını onarım süresinde uzun süre kullanamaması neticesinde uğramış olduğu araç mahrumiyet zararı zımnında tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500,00 TL (belirsiz alacak davası) ikame araç bedelinin kaza tarihi 13.11.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...an (davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davacı vekili 11/11/2025 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu dilekçe ile açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı...ekili, 11/11/2025 tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talap etmediklerini beyan ettiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 307, 310 ve 311. maddesine göre; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Bu nedenle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar dava konusu uyuşmazlık davalı ödemesi ile sona ermiş ve feragat niteliği itibariyle hakkın özünden vazgeçme anlamında değil uyuşmazlığın ödeme sonrasında sonlandırılmasına yönelik ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Tarafların leh veya aleyhinde vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince feragat nedeniyle maktu karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 410,26-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 215,14-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında devlet hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.13/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır