İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/181 E. 2025/989 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/181
Karar No
2025/989
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/02/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresindeki ..... plakalı .....aracı ile Elazığ Bulvarı Dağkapı istikametine giderken .....tarihinde ve saat: .....sularında seyir halinde iken, Ticari Taksi Araç Sürücüsü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı .....markalı ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği mevki ise; Yenişehir İlçesi Diyarbakır Adliyesi ile .....Petrol İstasyonu yani Elazığ Bulvarı ile .....Alp Cad. kesistiği kavşakta gerçekleşmiş olduğunu, araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı .....markalı ticari taksi kazanın anılan mevkide dönüş yasak levhasının olmasına rağmen dönmüş ve dönme sırasında müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracının sağ ön tarafı çarpma sonucu hasar gördüğünü, gerek trafik tespit tutanağında gerekse mobese kamera kayıtları incelendiğinde kazanın meydana geliş şeklinde de anlaşılacağı üzere ticari taksi araç sürücüsünün %100 asli tam kusurlu olduğu açıkça ortaya çıkacağını, kaza yaptıktan sonra oluşan hasar her ne kadar tamir edilmiş olsa bile 2. El olarak ilgili araçlar satılırken kazalı araç olarak değerlendirilir ve değer kaybına uğradığını, müvekkilinin aracının da kaza nedeniyle uğramış olduğu 2.El satış değerindeki düşüş nedeniyle değer kaybı söz konusu olduğunu, davanın kabulünü, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkilin sevk ve idaresindeki .....plakalı araçta oluşan değer kaybı 50,00 TL olay tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki .....plakalı aracı müvekkilin 8 gün boyunca kullanamaması neticesinde şimdilik 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi vekaletten talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA : Cevap dilekçesi cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, dava öncesi müvekkil şirkete başvuru şartı yerine getirilmemiş olup bu suretle müvekkil şirketin temerrüde düşmesi söz konusu olmayacağı gibi, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının borcu muaccel hale getirmesi de imkânsız olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan .....plakalı araç müvekkil şirket nezdinde .....sayılı ve - .....vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup hasara ilişkin olarak .....tarihinde .....yapılan .....TL ödemenin mahsubuyla kaza tarihindeki teminat limitinden kalan tutarın .....TL olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, söz konusu araçta değer kaybına neden olacak herhangi bir parça değişmediğini, aracın hasar gören parçalarının da mini onarımla giderilebilecek olup bu onarımların da davacının aracında hiçbir şekilde değer kaybına neden olmayacak nitelikte olduğunu, dava konusu aracın geçmiş hasarlarının da araştırılması gerektiğini, araç mahrumiyeti zararı poliçe teminatı dışında olup müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi talebinin haksız olduğunu, izah edilen ve Mahkemece de re'sen nazara alınacak sebeplerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER : .....tarihli Trafik Bilirkişisi Raporunda; .....Sigorta A.Ş. kuruluşu tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olan .....plakalı araç sürücüsü .....2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46/2-c(Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek,) ve 47/1-c (Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak,) Maddelerini ihlal ettiğinden %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu; Başvuru sahibi ve .....plakalı araç sürücüsü .....” in ise kusur ve kural ihlalinin olmadığı, kanaatine varılmıştır. .....Tarihli Makine Bilirkişisi Raporunda; Dava konusu aracın sol ön ve yan kısımlarında hasar meydana geldiği, eksper raporunda belirtilen parça ve işçilik giderlerine ait kalemlerin, dava konusu aracın onarımı için gerekli parça ve işçilik kalemleri ile birebir uyumlu olduğu, kaza tarihi itibarıyla dava konusu aracın onarımı için gerekli yedek parça ve işçilik giderlerinin KDV dahil 45.000 TL olarak hesaplandığı, dava konusu aracın ön kaputunun daha önceki hasardan dolayı orijinalliğini yitirdiği, sol ön çamurluğunun ise orijinal olduğu, kaza tarihi itibarıyla dava konusu aracın rayiç bedelinin 470.000 TL olduğu, kaza tarihi itibarıyla dava konusu aracın sovtaj bedelinin 390.000 TL olduğu, dava konusu araçta oluşan hasar miktarı, aracın rayiç bedeli, sovtaj bedeli ve onarım giderleri dikkate alınarak dava konusu aracın onarımının ekonomik olacağı ve PERT-TOTAL olarak değerlendirilmemesi gerektiği, onarım işlemlerinden kaynaklı olarak dava konusu araçta kaza tarihi itibarıyla 25.000 TL değer kaybı oluşacağı, aracın onarımı için gerekli parça ve işçilik kalemleri, parçaların temini için gerekli süreler, aracın kaporta ve boya işlemleri için nakledilmesi ve onarım süresini etkileyecek diğer faktörlerin dikkate alınması ile dava konusu aracın makul onarım süresinin 7 (yedi) gün olacağı, bu onarım süresi ve kiralama bedelini etkileyen tüm faktörlerin dikkate alınması ile dava konusu araca benzer nitelikte bir aracın 7 günlük kiralama bedelinin kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 8.400 TL olacağı, kiralama hizmeti soncunda davacı tarafın bakım ve amortisman giderleri olarak toplamda 1.917,78 TL fayda sağlayacağı, bu tutarın kiralama bedelinden düşülmesi ile dava konusu aracın onarım amacıyla serviste geçirdiği süre boyunca oluşacak maddi kaybın kaza tarihi itibarıyla 6.482,22 TL olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile açılan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının .....plakalı aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu hasar miltarının tespiti, bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, araca takılan parçaların ve önceki halinin orjinal olup olmadığı ve bundan kaynaklı arada fark bedelinin doğup doğmadığı, davacının hasarsızlık indiriminden faydalanmasından kaynaklı zararın doğup doğmadığı ve miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, .....tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarihli ve .....40 E., .....K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) İkame araç bedeli talebi yönünden ise aracın makul onarım süresi belirlenerek bu süre içerisinde kendi aracına ikame araç kiralama bedelinin hesaplanması gerekmektedir. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; .....tarihinde dava dışı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı ticari taksi ile davacıya ait aracın karıştığı kaza ile çift taraflı maddi hasarlı meydana geldiği, Mahkememizce alınan .....tarihli kusur bilirkişi raporuna göre dava dışı .....plaka sayılı aracın sürücüsünün meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce olayın oluşuna uygun hazırlanan .....tarihli trafik bilirkişisi raporu hükme esas alınmıştır. Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere gerçek zararın bulunması için nisbi hesap yöntemine hesap yapılması gerekmekte olup makine mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan .....tarihli bilirkişi raporunda ise dava konusu aracın sol ön ve yan kısımlarında hasar meydana geldiği, eksper raporunda belirtilen parça ve işçilik giderlerine ait kalemlerin, dava konusu aracın onarımı için gerekli parça ve işçilik kalemleri ile birebir uyumlu olduğu, kaza tarihi itibarıyla dava konusu aracın onarımı için gerekli yedek parça ve işçilik giderlerinin KDV dahil 45.000 TL olarak hesaplandığı, dava konusu aracın ön kaputunun daha önceki hasardan dolayı orijinalliğini yitirdiği, sol ön çamurluğunun ise orijinal olduğu, kaza tarihi itibarıyla dava konusu aracın rayiç bedelinin 470.000 TL olduğu, kaza tarihi itibarıyla dava konusu aracın sovtaj bedelinin 390.000 TL olduğu, dava konusu araçta oluşan hasar miktarı, aracın rayiç bedeli, sovtaj bedeli ve onarım giderleri dikkate alınarak dava konusu aracın onarımının ekonomik olacağı ve PERT-TOTAL olarak değerlendirilmemesi gerektiği, onarım işlemlerinden kaynaklı olarak dava konusu araçta kaza tarihi itibarıyla 25.000 TL değer kaybı oluşacağı, aracın onarımı için gerekli parça ve işçilik kalemleri, parçaların temini için gerekli süreler, aracın kaporta ve boya işlemleri için nakledilmesi ve onarım süresini etkileyecek diğer faktörlerin dikkate alınması ile dava konusu aracın makul onarım süresinin 7 (yedi) gün olacağı, bu onarım süresi ve kiralama bedelini etkileyen tüm faktörlerin dikkate alınması ile dava konusu araca benzer nitelikte bir aracın 7 günlük kiralama bedelinin kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 8.400 TL olacağı, kiralama hizmeti soncunda davacı tarafın bakım ve amortisman giderleri olarak toplamda 1.917,78 TL fayda sağlayacağı, bu tutarın kiralama bedelinden düşülmesi ile dava konusu aracın onarım amacıyla serviste geçirdiği süre boyunca oluşacak maddi kaybın kaza tarihi itibarıyla 6.482,22 TL olacağının belirtildiği görülmüştür. Bu durumda davacı lehine 25.000 TL değer kaybı ve 6.482,22 TL araç mahrumiyet bedeli ile toplam 31.482,22 TL tazminat hesaplandığı anlaşılmış, buna karşın davacı ve davalı taraf vekillerince rapora karşı itiraz talebi ile birlikte davalı vekilince .....tarihinde sunulan beyan dilekçesi ile davacı tarafa bilirkişi raporunda belirtilen değerin ve değer kaybı 25.000 Tl olması nedeniyle hesaplanan yasal vekalet ücretinin de dahil edilerek davacı vekiline ödendiği davanın konusuz kaldığına dair beyan dilekçesi ile ekinde dekont sunulduğu anlaşılmıştır. Mevcut makine mühendisi bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu anlaşılması neticesinde bilirkişi raporuna karşı itirazların reddi gerekmiş, bilirkişice hesap edilen bedelin davalı tarafça ödendiğinin anlaşılması neticesinde ise davanın konusuz kaldığı tespit edilmiştir. Vekalet ücretine ilişkin olarak ise her ne kadar 25.000 TL üzerinden ödeme yapıldığı belirtilse de dosyaya sunulan ödeme dekontundan buna dair ayrıca ve açıkça bir beyan yazılı olmadığı gibi davacı vekilince de son tarihli celsede raporda çıkan miktar üzerinden dosya esasına ilişkin olarak ödeme yapıldığının beyan edilmesi karşısında vekalet ücretinin ödenip ödenmediği ve/veya her konuda tarafların sulh olunduğu ya da vekalete ilişkin olarak davacı vekilince açık bir feragat beyanında bulunulmadığı gözetilerek HMK m.331 uyarınca tarafların haklılık oranlarına göre davacının haklı olduğu kabul edilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi uygun bulunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.150,55 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 1.535,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harcının toplamı olan 1.230,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 121,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 6.600,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.721,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakı Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/181, K. 2025/989, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-181-e-2025-989-k-7b9a9a39d71b