İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/179 E. 2026/81 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/179
Karar No
2026/81
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/179 Esas KARAR NO: 2026/81 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 28/02/2025 KARAR TARİHİ: 23/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket takipte, müvekkil şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile asıl alacağa ve ferileri bakımından takibe itiraz ettiğini beyan ettiğini ve takibin durdurduğunu, bu doğrultuda ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmediğini, müvekkil şirketin, 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve ------- sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” ---- çerçevesinde özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulmuş olup, ---------Otoyolu Projesi” nin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini,------- tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlenmiş bulunmaktadır. Öncelikle, şikayete konu borcun sebebini teşkil eden ihlalli geçiş fiilinin tanımlanması gerektiğini, ihlalli geçişin, müvekkil şirket tarafından yapımı ve işletmesi üstlenilen otoyolun geçiş ücreti ödenmeksizin kullanılması anlamına geldiğini, yasa gereği ihlalli geçiş vakıası ödemesiz geçiş anında tamamlanır ve ihlalli geçiş cezası ödemesiz geçiş anında kesinleştiğini, ancak yasada öngörülen 15 günlük yasal süresi içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde ihlalli geçiş cezası yine yasa hükmü gereği kendiliğinden terkin edildiğini, müvekkil şirketin, ortakları yine özel hukuk hükümlerine tabi ticaret şirketleri olan, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta böyle bir şartın aranmaması nedeniyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisine haiz olmadığını, müvekkil şirket bir kamu kurumu olmadığı için 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin, geçiş tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde 1 (bir) katı, 45 (kırk beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde ise 4 (dört) katı tutarındaki ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) olmayıp Borçlar Kanunu tahtında özel alacak statüsündedir ve genel hükümlere göre araç sahibinden tahsil edileceği açıkça 6001 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Bu nedenle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) kararının ilgili kişiye resmi tebligat ile tebliğ edilme zorunluluğunun özel şirketler tarafından işletilen otoyollarda gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin tahsili sürecine de uygulanması gerektiğinin iddia edilmesi hukuka aykırıdır. Nitekim Müvekkil Şirketin bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı hususu -------Sayılı kararında belirtildiği şekilde “Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.” ifadesi ile de sabit olduğunu, müvekkil şirket tarafından işletilen ----yer alan gişeler ---- ve nakit/kredi kartı/banka kartı olarak tahsilat yöntemi bazlı özgülendiğini, ---- gişelerinden yapılan geçişlerde ücret toplama sisteminin süresi içerisinde ----- olumlu provizyon alınamaması ve bu nedenle ----- geçiş ücreti tahsilatı yapılamaması halinde geçiş esnasında gişede yer alan bariyerler açılmadığını, bu halde araç sürücüsünün ilgili butona basıp oluşan ihlalli geçiş kaydına ilişkin, geçiş ücretinin hangi surette nereye ödeneceğini, yasal ödeme süresinin ne kadar olduğunu, geçiş tarihini izleyen 15 günlük yasal sürenin bitiminde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 1 (bir) katı, geçiş tarihini izleyen 45 gün içerisinde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 4 (dört) katı cezanın ödenmek zorunda kalınacağını, ödemenin geciktirilmesi halinde tutara eklenecek diğer masrafların neler olduğunu belirtir ihlalli geçiş bildirimini ----alması akabinde bariyer kalkar ve geçiş sağlandığını, ----- sadece bilgilendirme amaçlı olarak düzenlenerek ihlalli geçiş anında, araç sürücüsüne teslim edildiğini, müvekkili şirketin geçiş tarihi itibari ile araç sahiplerine geçiş ücretini ödeyebilmeleri için bir çok ödeme kanalı sunduğunu, araç sahipleri geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde araç plakası üzerinden müvekkile şirkete ve -----ait internet sitesi ve gerçek kişiler açısından e-devlet ---- üzerinden sorgu yaparak geçiş ücretini ceza tahakkuk etmeden ödeyebilmekte, geçiş ücreti herhangi bir nedenle tahsil edilemedi ise bunu tespit edebildiğini, araç sahipleri, temin edilen araç sahiplik bilgilerine istinaden plakaya ilave olarak aynı şekilde------ numarası üzerinden de sorgulama ve ödeme yapılabildiğini, araç sahiplerinin bu kapsamda geçiş ücretinin Müvekkil Şirketten kaynaklanan nedenlerle ödenememesi iddiası tamamen haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, yapılacak yargılama neticesinde davalının ---- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına, borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehimize vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------- herhangi bir hak kaybına uğramasını önlemek için (hiçbir şekilde söz konusu alacakların kabulü anlamına gelmemek üzere) her bir alacak kalemi için ayrı ayrı zamanaşımı def’ini ileri sürer, Sayın Mahkemeniz tarafından işbu ilk itirazın dikkate alınmasını saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz. Davacı yanca haksız ve mesnetsiz olarak Müvekkil Şirket'e ait araç ile davacı yanın işletiminde bulunan yollardan ihlalli geçiş yaptığı iddia edilmiş ve bu ihlalli geçişe ilişkin olarak tahakkuk eden geçiş ücreti ve tahakkuk eden ceza tutarının tahsili amacıyla ------ Sayılı dosyasında ilamsız icra yoluna başvurulmuştur. İcra İflas Kanunu'nun "Takip Talebi ve Muhtevası" başlıklı 58. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere takip talebinde senet, senet yoksa borcun sebebinin gösterilmesi takip talebinin geçerliliği için koşul olarak düzenlendiğini, ancak davacı yanca icra dosyası celp edildiğinde görüleceği üzere davacı yanca takip dayanağı gösterilmemiş kaldı ki borcun dayanağı olarak da "borçlunun gebze-izmir otoyolundan ihlalli geçişleri sebebiyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk eden geçiş ücretinin dört katı tutarındaki ceza." gösterildiğini, bu bakımdan davacı yan tarafından benzer şekilde haksız ve kötü niyetli şekilde Müvekkil Şirket aleyhine hiçbir açıklama yapılmaksızın icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirket icra tehdidi altında olduğundan her ne kadar ilgili icra dosyalarına ödeme yapmışsa da önemle belirtmek gerekir ki, iddia edildiği üzere Müvekkil Şirket'e ait araçların davacı yanın işletmesinde bulunan yollardan ihlalli geçişinin bulunmadığını, yapılan ödemeler icra tehdidi altında bulunulduğundan yapıldığını, bu bakımdan dava dilekçesinde belirtilen ihlalli geçiş vakıasına itiraz edilmediğine ilişkin iddialara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, yapılan itiraz borca yönelik olup "geniş anlamda borç" olarak yorumlanmasını, araç plakası, ihlalli geçiş olduğu iddia edilen tarih ve saat başta olmak üzere borcun kaynağını gösterir hiçbir unsur içermeyen takip talebi uyarınca Müvekkil Şirket'in basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı şekilde ödeme yapmasını beklemek hakkaniyet esasları ile örtüşmediği gibi usulüne uygun bir ödeme emri ve takip talebi olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, ihalli geçişe ilişkin olarak müvekkil şirket'e hiçbir bildirimde bulunulmadığını, Müvekkil Şirket'in ihlalli geçiş yaptığına ilişkin olarak hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde dahi Müvekkil Şirket'ten ceza tutarı adı altında bir talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, Müvekkil Şirket'e hiçbir bildirim yapılmadığını, ceza tutarının haksız şekilde tahakkuk ettirildiğini, her ne kadar davacı yanca delil olarak dayanılan belgelere takip talebinde yer verilmediğinden dayanılması mümkün değilse de Müvekkil Şirket'in ihlalli geçişe ilişkin uyarıldığı bu bakımdan temerrüte düşürüldüğüne ilişkin hiçbir delil dermeyan edilemediğini, tahakkuk ettirilen cezai tutarın haksız olduğu sabit olduğundan huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, kötü niyet tazminatı taleplerinin olduğunu, davacı yanın haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibi başlattığını, müvekkil şirket'in ödeme gücünden yararlanmak saikiyle yetkisiz şekilde hareket ettiğini, yine yukarıda açıklandığı üzere müvekkil şirketin hiçbir şekilde iddia edildiği üzere ihlalli geçişe sebebiyet verebilecek bir davranışta bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine; davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.------ esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun Madde 30/5: “4046, 3465 ve 3996 Sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. -----Davacı şirketin, 3996 Sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve işbu Kanuna istinaden verilen Bakanlar Kurulu kararı kapsamında Avrasya tüneli işletmesini üstlendiği anlaşılmaktadır.6001 Sayılı Kanun’un 30/5 Maddesi kapsamında, davacı şirketin işletmesini üstlendiği köprü, bağlantı yolu ve otoyollardan geçiş sebebiyle tahakkuk eden geçiş ücretini tahsil yetkisi olduğu görülmektedir. Ayrıca davacı işletmeci şirketin; geçiş ücretini ödemeden geçen araç sahiplerinden geçiş ücreti ile birlikte geçiş ücretinin dört (4) katı kadar ceza bedelini tahsil edeceği,--- tarihli 6639 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi ile 16/5/2018 tarihli 7144 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle yapılan değişiklikler sonucunda hüküm altına alınmıştır. Hâlböyleyken, köprü, otoyol ve bağlantı yollarının işletmesini üstlenen şirketin geçiş ücretini tahsil etme yetkisi olduğu, geçiş ücretini ödemeden geçen araç sahiplerinden ise geçiş bedeli ile birlikte geçiş ücretinin dört (4) katı tutarında ceza bedelini de tahsil edebileceği 6001 sayılı Kanun’un 30/5 maddesi uyarınca açıktır.---- uygulamasında, araç sahiplerinin plaka numaralarıyla birlikte ---- aboneliği aldıkları (her araç plakasına ait ayrı bir abonelik), köprü, otoyol ve bağlantı yollarından geçiş sırasında araç sahibinin ---- hesabında yeteri kadar bakiye bulundurması gerektiği, yeterli bakiye bulundurmayan aracın plakasının geçişten sonra her gün belli aralıklarla sistem tarafından kontrol edildiği (bakiye sorgulamasının belirli saat aralıklarıyla otomatik olarak yapıldığı), yeterli bakiye olduğunda geçiş bedelinin tahsil edildiği, bu sorgulamanın geçişten sonraki on beş (15) gün boyunca devam ettiği, on beş günün sonunda hâlen hesabında -yeteri kadar- geçiş ücretini karşılar bakiye bulundurmayan aracın geçişinin ‘cezalı geçiş’ statüsüne dönüştüğü bilinmektedir.Davacı, davaya konu otoyol, köprü ve bağlantı yollarını özel hukuk hükümlerine göre işlettiğine, davacı ile davalı birer tacir olduğuna ve uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden kaynaklandığına göre; huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekir.Davalı şirketin ----- plakalı aracının davacının işlettiği otoyoldan ----- tarihinde iki kez geçiş yaptığı, ihlali geçiş anında ve takip eden 15 gün yeter bakiyenin bulunmadığı, geçiş ücretlerinin ödendiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Dava itirazın iptaline ilişkin olup davacı icra inkar tazminatı da talep etmektedir. Davacı şirketin talep ettiği alacak muayyen (likid) kabul edilmiş, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, İcra İflas Kanunu Madde 67/2 uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2---------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 3.550,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak olan 3.550,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.550,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 42,50 TL yargılama gideri ve 615,40 TL peşin harç toplamı 657,90-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, miktar itibarı ile kesin olmak üzere karar verildi..23/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/179, K. 2026/81, T. 23.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-179-e-2026-81-k-5f62da495240