İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/176 E. 2025/1142 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/176
Karar No
2025/1142
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/176 Esas

KARAR NO : 2025/1142

DAVA : İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 24/09/2024

KARAR TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Geliştirme Mühendislik adlı firmada Mali İşler Uzmanı olarak çalıştığını, davalının demir işi ile iştigal eden bir firma olup, müvekkili... ile davalı arasında hiçbir ticari ilişkisinin mevcut olmadığını, müvekkilinin demir ticareti yapmadığını, davalı şirket ile hiçbir şekilde ticari faaliyet içine girmediğini ve hiçbir zaman da borç para almadığını, davalının müvekkilleri aleyhinde davaya konu icra takibini yaptığını, davaya konu icra dosyasına esas olan 2.858.000-TL'lik bir borç alacak ilişkisinin mevcut olmadığını, süresi içinde İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında borca itiraz ettiklerini, müvekkilinin haksız ve hukuksuz bir şekilde icra takibi konusu senedi imzalamak zorunda kaldığını, buna ilişkin Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, bu soruşturma dosyasında yapılan kamera görüntüleri çözümünde davacı...'in senedi imzaladığı sırada gözlerini sildiğinin görüldüğünü, Avukat ...'ın ifadesinde; senedin tehdit ve şantaj yoluyla alındığını beyan ettiği, korkutma halinde iradenin sakatlandığını, müvekkili ...e maddi cebir kullanılmamış olsa da manevi cebir kullanarak ve baskı yapılarak zorla senedin imzalatıldığını, davacının mal varlığının hacze konu olup, mal varlığının tehlikeye düşmesi nedeniyle müzayaka halinde bulunduğunu, zararın katlanarak büyüyeceğini, açık bir icra tehdidi söz konusu olduğunu, bu nedenle icra takibinin acilen durdurulması gerektiğini, davalının davaya konu icra takibini mükerrer tahsil yapabilmek amacı ile açmış olup, kötü niyetli olduğunu, bu nedenle tazminata tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkili...in davalı şirkette çalıştığını, davaya konu bonoda aval olarak gösterildiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı şirket hesaplarından müvekkil ... adına yapılmış hiçbir ödemenin mevcut olmadığını, bonoda aval olarak gösterilmesinin hukuksuz olduğunu ve müvekkilinin haksız ve hukuksuz bir şekilde senedi imzalamak zorunda kaldığını, bu konuda da soruşturmanın devam ettiğini bildirmiş, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davacıların davaya konu icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, hacizlerin kaldırılmasına, icra takibinin iptaline ve davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının tamamen gerçek dışı olup, hukuki dayanaktan uzak olduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında davacı ...'e ait telefonda yapılan incelemede; senedin zorla alınmadığının, rıza ile verildiğinin ortaya çıktığını, davacıların sürekli bir plan ve kurgu üzerine gerçek dışı beyanlarla haraket ettiklerinin apaçık anlaşıldığını, davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını kesin, net, şüpheye yer olmayacak şekilde ortaya çıktığını,Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasında yapılan kamera kaydı incelemesinde; kamuya, umuma açık... isimli kafede oturulduğunun, servis açıldığının, içecek içildiğinin, görünüş itibariyle rahat hareket ettiklerinin, herhangi bir tartışma olmadığının, davacıların gülüşerek konuştuklarının tespit edildiğini, davacı...in davalı şirkette satın alma sorumlusu olarak görev yapmakta iken hileli davranışlarla kendisine menfaat temin etmek amacıyla şirketin bilgisi olmadan başka firmalardan çeşitli ebat ve boyutlarda inşaat demiri satın aldığını, bu malzemelerin faturasının geç kesilmesi konusunda firmalar ile anlaştığını, bu nedenle davalının satın almayı zamanında kayıtlarına geçirmesine engel olarak hileli davranış ile şirketin malzeme alımını gözden kaçırmasını sağladığını, aldığı bu malzemeleri diğer firmalara sattığını ve bu satıştan elde edilen gelirlerin, kendi şahsi hesabına ödenmesini sağladığını, bu olay hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduklarını, firmaların sattığı malzemelerin bedelini müvekkilinden talep etmesi ve faturaları ibraz etmesi ile olayın ortaya çıktığını, müvekkilinin bu malzemeleri satın almadığını belirttiğinde, davacı...in bu işlemi gerçekleştirdiğinin ortaya çıktığını, ...'in suçunu ikrar edip, müvekkili şirketin bilgisi dışında itibarını kullanarak alım ve satım işlemleri yaptığını, paraların şahsi hesabına ödenmesini sağladığını, bu paralarla kumar oynadığını, tüm zararı karşılayacağını beyan ettiğini ve takip konusu senedin her iki davacı tarafından imzalı tutanak ile teslim edildiğini, senet bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibinin başlatıldığını, senedin illetten müceretlik ilkesi gereği davacıların iddialarının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını ve senedin geçerli olduğunu, uyuşmazlığı çözecek nitelikte ve icra takibinden sonra açılan davada icranın durdurulmasına dair tedbir kararı verilemeyeceğini, davacıların rıza ile senedi vermelerine rağmen kötü niyetli olarak alacağın tahsilini zorlaştırmaya çalışıp, alacağın geç tahsil edilmesine sebep olmaları nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmeleri gerektiğini bildirmiş, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacıların kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Dava, davaya konu icra takibinin dayanağı kambiyo senedi niteliğini taşıyan bononun, taraflar arasında düzenlenmesini gerektirir hiçbir hukuki ilişkinin bulunmamasına rağmen ve zorla alındığı iddiası ile davacıların, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davaya konu icra dosyasında dava konusu senede dayalı olarak yapılan takip alacağının ferileri ile birlikte tamamının ödenmiş olmasından sonra davacı taraflarca davalı tarafa ödenen icra dosyasına konu alacağın istirdatı istemine ilişkindir.

Davaya konu, kıymetli evrak niteliğindeki 24.07.2024 düzenleme tarihli 2.858.000,00 TL bedelli bononun keşidecisi ..., lehtarı...Şirketi olup, ödeme tarihinin 25.07.2024 olarak düzenlendiği, davalı tarafın aldığı ihtiyati haciz kararından sonra İzmir.... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 29/07/2024 tarihinde, kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla davacılar hakkında 2.358.000,00 TL asıl alacakla birlikte ihtiyati haciz gideri, vekalet ücreti ve işlemiş faizin toplamı olan 2.377.974,58 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yaptığı görülmüştür.

Davaya konu icra dosyasında takibe konu alacağın, ferileriyle birlikte tamamının 4.078.345,94 TL olarak ödendiği, davacılar vekilinin ödeme nedeniyle davanın istirdat davası olarak görülmesi talepli 12.09.2025 tarihli dilekçesinde yapılan ödemenin tahsilinin talep edildiği dikkate alınarak, ödeme miktarı üzerinden eksik peşin harç tamamlanmış ve davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir.

Taraflar arasında dava konusu bono ve icra takibi nedeniyle karşılıklı olarak yapılan şikayetler sonucunda Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından çok sayıda soruşturma dosyaları açılmış ise de, bu dava yönünden bekletici sorun yapılacak tek soruşturma dosyasının, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyası olup, bu dosyada; müşteki davacılar...in, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda adı geçen şüphelilere yönelik davaya konu senedin yağma suretiyle alındığına ilişkin suçlamaları kapsamında yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararında belirtilen gerekçelere dayalı olarak davacıların iddialarının kanıtlanamadığı, kamu davası açılmasına yeterli delil toplanamadığı belirtilerek şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara yapılan itiraz sonucunda Sulh Ceza Hakimliğinin itirazın reddine ilişkin 12.02.2025 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşmiştir.

Davacı tanığı ... yeminli beyanında; davacıların, kızı olduğunu, kızı...ın, bu olaylarla ilgili uzaktan yakından herhangi bir ilgisinin olmadığını, kızı...'ın, orada çalıştığı için yaptığı işler nedeniyle halen tutuklu olduğunu,...'ın ilgili olmadığı halde avukatların sıkıştırmasıyla senet imzalanmasıyla ablasının cevaevine gireceği söylenerek özellikle ...'ın ismini bilmediği avukatları tarafından senedin imzaladığını, kendisinin emekli öğretmen olup yaz tatillerinde alacağı eve para yetmediği için kızı...'a kredi çektiğini, halen...'ın taksitlerini ödediğini, evin tapusunu onun üzerine yaptırdığımdan dolayı karşı tarafın avukatlarının araştırdığını, ev...'ın üzerine olduğu için ona da imzalattıklarını, kızı...'ın çalıştığı yerin müdürü ...'in de kendisine senet imzalatmak istediğini, kendisinin imzalamadığını, yeterli parası olmadığı için kızı...'a 200.000,00 TL kredi çektirdiğini, bu nedenle evin... üzerine yapıldığını, halen kredilerin ödendiğini, emekli maaşımdan başka geliri olmadığını, Gaziemir'deki evini sattığını, çektikleri kredi ile bu evi aldıklarını, kızlarının eve geldikten sonra kendilerine baskı yapıldığını söylediklerini, senedin imzalanmaması halinde...'a ablasının içeri alınacağınını söylendiğini söylediklerini, aynı baskıyı çay bahçesinde kendisine yaptıklarını bildirmiştir.

Davacıların, dava dilekçesinde dile getirdikleri dava sebebi, davaya konu bononun lehtar şirket yetkilileri tarafından davacılardan zorla alınması yanında, taraflar arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmamasına rağmen bedelsiz olarak alındığına ilişkin olup, davacıların davaya konu senet ve icra dosyasına konu alacağın bir bölümünden borçlu olmadıkları yönünde bir iddiaları bulunmamaktadır.

Davacıların, senedin yağma suretiyle alındığına ilişkin iddiaları konusunda yaptıkları suç duyurusu Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturmada değerlendirilmiş ve soruşturma sonucunda kesinleşen kararla senedin yağma suretiyle ve zorla alındığına ilişkin yeterli delillin toplanamaması sebebiyle şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gibi mahkememiz dosyasında, davacı tarafça davaya konu senedin suç ürünü olarak yağma suretiyle ve davacıların iradesine aykırı olarak zorla alındığına dair bir delil sunulmaması nedeniyle davacılar bu yöndeki iddialarını kanıtlayamamışlardır.

Davaya konu senedin bedelsiz olarak düzenlendiği iddiası yönünden; dosyada toplanan tüm deliller, Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yapılan çok sayıda soruşturma dosyası içeriği, tarafların dava ve cevap dilekçelerinde dile getirdikleri iddia ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu senedin, davalı şirketin çalışanı...'in bu sıfatına bağlı olarak tutuklanması ve hakkında ceza davası açılmasına yol açan suç teşkil eden eylem ve işlemlerinden kaynaklanan borcunun davalı şirkete ödenmesi amacıyla davacıların rızası ile senet bedeli dahil taraflar arasında düzenlendiğinin açık ve belirgin olması karşısında, davacı tarafın senedin taraflar arasında bir hukuki ilişki bulunmadığı halde bedelsiz olarak düzenlendiği yönündeki iddiasının dosyada toplanan delillerle uygunluk göstermediği gibi davacı tarafın bu yöndeki iddiasını kanıtlayacak nitelikte ve yeterlilikte delil sunmadığı, buna göre davacıların rızası ile düzenledikleri gerek diğer senet içeriği, gerekse senet bedelinin tamamı yönünden borçlu oldukları icra takibinde talep edilen asıl alacağın senette yazılı miktarı aşar nicelikte olmadığı, birlikte değerlendirildiğinde, davacıların senedin bedelsiz olarak düzenlendiği yönündeki dava sebebine dayalı davalarının kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Davanın reddedilmesine bağlı olarak, davacı tarafın, icra takibinin iptali ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerinin reddine, davalı tarafça kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de, davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olması nedeniyle kötü niyet tazminatına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:

1-Davanın REDDİNE,

2-Davacı tarafın icra takibinin iptali ve kötü niyet tazminatı ile davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemlerinin REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 40.182,26 TL tamamlama harcı ve 29.038,09 TL tamamlama harçlarından oluşan toplam 69.647,95 TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 69.032,55 TL harcın isteği halinde davacılara iadesine,

4-Davalı yararına A.A.Ü.T'nin 13(1).maddesi uyarınca takdir edilen 562.618,05 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,

5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

7-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Davacı..., davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26.11.2025

Başkan...

e-imza

Üye...

e-imza

Üye...

e-imza

Katip ...

e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/176, K. 2025/1142, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-176-e-2025-1142-k-50ef864423b9