İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/17 E. 2026/116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/17
- Karar No
- 2026/116
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/17 Esas KARAR NO : 2026/116
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ... ilçesi ... Bulvarı üzerinde davacı müvekkilin ... plakalı aracıyla kurallara uygun şekilde ilerlediğini, park alanına girmek için sağa sinyal vererek manevra yaptığı sırada davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin aracın sağ ön kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olay yerine gelen ekipler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı müvekkilin kusurlu gösterildiği, ancak tutanağın olay yeri tam incelenmeden, kamera kayıtları ve kazanın meydana geliş şekline göre müvekkilin sinyal vererek ve şerit kontrolü yaparak manevra gerçekleştirdiğini, buna rağmen davalının park alanı tarafından ve hızlı şekilde gelerek araca çarptığını, bu nedenle kazada davacının kusurunun bulunmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre olay yerinde araçlar için ayrılmış yaklaşık 6 metre genişliğinde park alanı bulunduğu, motosiklet sürücüsü ...’ın kazadan sonra yapılan ölçüme göre alkollü olduğu ve olay anında yaklaşık 0,35 promil alkol seviyesinde bulunduğunun hesaplandığı, kamera kayıtları ve bilirkişi değerlendirmesine göre davalının park alanı tarafından ilerleyerek araçları sağdan geçmeye çalıştığı, davacının sinyal verdiğini görmesine rağmen hızını azaltmayarak kazaya sebebiyet verdiği ve bu nedenle kazada %100 kusurlu olduğu, kazaya ilişkin bilirkişi raporuna dayanarak davalıya ve sigorta şirketine noter ihtarnamesi gönderdiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, kazadan dolayı davacıya ait aracın kullanılamaz hale geldiği, hasarın tespiti, aracın eski hale getirilmesi için yapılacak masrafların belirlenmesi, araçta oluşan değer kaybının hesaplanması ve tamir süresince kullanılamaması nedeniyle araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesi gerektiği, ayrıca önceki dosya kapsamında yapılan başvurular, ihtarnameler ve masraflar nedeniyle çeşitli giderler oluştuğu, Sonuç olarak davacı taraf, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL araç hasar bedeli, ... TL değer kaybı, ... TL araç mahrumiyet bedeli ve toplamda ... TL tutarındaki masraf ve giderlerin davalılardan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı ... ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı motosikletin müvekkil şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, kazaya ilişkin hasar dosyası açılarak gerekli incelemelerin yapıldığını, yapılan araştırma ve ekspertiz değerlendirmelerine göre sigortalı motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğu, kazanın davacı aracının aniden ve kontrolsüz şekilde şerit değiştirerek sağ şeride girmesi nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle kazanın oluşumunda davacının hatalı ve kusurlu olduğu, kazaya ilişkin resmi kaza tespit tutanağının dava dosyasına sunulmadığını, davacının sunduğu bilirkişi raporunun taraflı olduğunu ve bu rapora itibar edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği alkol tespitinin bilimsel bir kesinlik taşımadığı, düşük seviyedeki alkolün kazayla doğrudan bağlantılı olduğunun kabul edilemeyeceği, poliçe kapsamında yalnızca poliçe limiti dahilinde sorumluluğu bulunduğunu, davacının iddia ettiği yüksek miktardaki hasar ve değer kaybının gerçekçi olmadığını, dava konusu aracın eski model, yüksek kilometreli ve geçmişte kazalara karışmış bir araç olduğu, bu nedenle iddia edildiği şekilde bir değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığı, araçta yalnızca sağ ön çamurluk kısmında hasar bulunduğu, bu tür sınırlı hasarların değer kaybı doğurmayacağı, araçta gerçek bir değer kaybı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için aracın yaşı, kilometresi, kullanım şekli, önceki kazaları ve hasarın aracın orijinalliğine etkisi gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle gerek kusur oranının gerekse değer kaybı miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiği, Karayolları Trafik Kanunu gereği zorunlu mali sorumluluk sigortasının araç mahrumiyeti, ikame araç veya kazanç kaybı gibi dolaylı zararları karşılamadığı savunulmuştur. Bu kapsamda sigorta şirketinin bu tür taleplerden sorumlu tutulamayacağı, sonuç olarak davalı sigorta şirketi, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermemiş, böylelikle davayı tümden inkar etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE : Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... d.iş sayılı dosyası celp edilmiştir. Hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi cevabi yazısı, araç malik bilgileri dosya arasındadır. Kusur yönünden ATK raporu aldırılmış, tazminat yönünden teknik heyetten rapor aldırılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Kaza tespit tutanağı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu birlikte değerlendirildiğinde davalının motosikleti ile aynı şerit üzerindeki araçları kontrolsüz şekilde geçtiği, dikkatsiz ve kural ihlali bulunan davranışları ile sağdaki park alanına giren davacıya ait araca karşı tedbir almadığı kazada % 100 kusurlu olduğu vicdani kanaatine varılmıştır. İkame araç bedeli, değer kaybı ve hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede alınan teknik bilirkişi heyet raporu oluşa, mevzuata uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır. Tazminat tutarlarına talep doğrultusunda dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Davacının tespit dosyası masrafı ve ihtarname masrafı yönünden taleplerinin yerleşik yargı içtihatları uyarınca yargılama gideri olarak dikkate alınabileceği, davacının bu kalemler yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı nazara alınarak; talepler hakkında usulden ret kararı verilmiştir. Yargılama giderlerinde haklılık oranında ihtarname ve tespit masrafları hesaba katılmıştır. Arabuluculuk ücreti yönünden ise emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E. ; 2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu, bu durumda eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Yine davacı ve davalı gerçek kişi tacir olmadığından, davalı sürücü için de dava ticari dava olmadığından arabuluculuk zorunlu dava şartı değildir. Bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği değerlendirilerek arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, ... TL hasar tazminatının ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... TL değer kaybı tazminatının ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... TL ikame araç tazminatının ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, Tespit ve ihtarname talebi yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle talebin usulden reddine, 2-Alınması gerekli ... TL. Harçtan peşin alınan ... TL. İle ıslah ile alınan ... TL. harç olmak üzere topla ... TL. harcın mahsubu ile bakiye ... TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL. Başvuru, ... TL. peşin, ... TL. Islah harcı olmak üzere toplam ... TL. nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL. Tespit masrafı, ... TL. Adli Tıp Fatura bedeli, ... TL. Bilirkişi ücreti ve ... TL. tebligat posta gideri olmak üzere toplam ... TL. yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre ... TL. Snın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... TL. Sının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 12/02/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı