İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/162 E. 2026/206 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/162
Karar No
2026/206
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/162 Esas KARAR NO : 2026/206

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2019 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait .... Kamyonet .... Marka .... plaka numaralı araçta meydana gelen yağ tüketiminin fazlalığından dolayı araç şoförü .... aracı 17/09/2018 tarihinde davalı şirkete ati servise götürdüğünü, aracın tamiri ile ilgili olarak 19/09/2018 tarihinde 2.419,92-UERO masraf çıkarıldığını, bu masrafın araç şoförü tarafından şirket merkezine iletildiğini, şirket merkezinin bu masrafı makul bularak aracın onarımını kabul ettiğini, bu hususun araç şoförü tarafından davalı şirket servisine iletildiğini, bu şekilde aracın tamirine başlandığını, 21/09/2018 tarihinde aracın bakımının bittiği gerekçesiyle araç şoförünün servise çağrıldığını, deneme amaçlı motor çalıştırılınca motorda aracın servise tesliminden önce var olmayan bir arızanın tespit edildiğini, bu arızanın motorun stop yaparak bir daha çalışmaması olduğunu, bunun üzerine tüm gün boyunca gerekli işlemlerin yapılmasına rağmen bu arızanın giderilemeyip aracın tekrar bakıma alınacağının şoför tarafından müvekkil şirkete iletildiğini, anca servis yetkililerinin bu esnada Türkçe bilmeyen araç şoförüne içeriğini bilmediği belgeler imzalattıklarını, 22/09/2018 tarihinde araç şoförünün tekrar servise çağrılınca bu seferki denemede ise aracın motor kol yaptığını, yani motorun kullanılamaz hale geldiğini, bunun üzerine servis yetkililerinin müvekkili şirketten aracın motorunu yenilemelerini ve bunun için de kullanılmamış yeni bir motor temin etmelerini istediklerini, müvekkili şirket şoförünün ise aracın teslimi sırasında tespit edilen arızanın yağ tüketimi fazlalılığı ile ilgili olduğunu, tamirat sırasında bu durum ile alakası olmayan başka bir arızanın üremesine sebep olduğunu, bu nedenlerle davalı şirket çalışanlarının kusuruna dayalı olarak meydana gelen zararın tazmini için gerekli incelemelerin yapılmasını ve yapılacak tespit sonucunda miktar artırımında bulunmak üzere 100 USD, ayrıca davalı tarafın eylemine bağlı olarak .... ULUSLARARASI TAŞIMACILIK TURZ. SAN VE TİC. LTD. ŞTİ. İle varılan anlaşmanın yerine getirilememesi ve buna dayalı olarak aylık net kazanç olan 3.900-USD'den ekim, kasım ve aralık 2018 ve ocak , şubat, mart 2019 ayları olmak üzere toplam 23.400-USD'nin toplamda 1.000-USD'nin davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmek üzere hüküm kurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu aracın getiren araç şoförüne ve dava şirket yetkilisine gerekli bilgilendirme yapılarak tüm işlemlerin yapıldığını, davacı şirket yetkilisinin ve şoförün Türkçe ya da İngilizce bilmediğini, sadece Romence bildiklerini, o sırada bulunan ve tanık olarak adı geçen ...'ın tercümanlık yaptığını, davacı şirkete ait ... plakalı aracın müvekkili şirkete 17/09/2018 tarihinde aracın motor ikazının yandığı, aracın 1000 KM'de 6 Lt. Motor yağı eksilttiği ve motor yağı koyma kapağının açıldığında ses geldiği şikayetleri ile araç şoförü tarafından getirildiğini, aracın yapılan kontrollerinde motorun kompresyon değerlerinin düşük olduğu, bu nedenle motorun sökülerek incelenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu konuda davacı şirket yetkili ve şoförün onayının tercüman aracılığıyla onayının alındığını, iş emrinin araç şoförüne imzalatıldığını, araçtaki arızanın tamir ile giderilemeyeceği, silindir gömlekleri ve piston segmanın bütünüyle değişmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine ... aracılığı ile davacı şirket yetkilisinin arandığı, araçtaki problemin tamir edilerek onarılamayacağı, tüm silindirin değiştirilmesi gerektiği, bu parçaların Türkiye ... 'de bulunmadığını, Almanya'dan sipariş edileceğinin anlatıldığını, davacı şirket yetkilisinin aracın gümrükten geçmek üzere yüklü olduğunu, ürünlerin Almanya'dan gelmesini beklemeyeceklerini belirtip araçtaki parçaların onarımında ısrarcı olduklarını, görüşmeler sırasında aracın yüklü olması nedeni ile sınırı geçecek kadar dahi tamirat yapılmasını yeterli gördüklerini, müvekkil şirketin ise prensipleri gereği böyle bir işlem yapamayacağını söylediğini ancak davacı şirket yetkilisinin ısrarı üzerine motoru parça değişimi olmaksızın tamir etmeye çalıştıklarını, bunun davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, aracın motorunu toparlanmaya çalıştıklarını, ancak aracın hareket etmediğini, aracın tamiratı bittikten sonra teslim alınması için ciddi adımlar atıldığını, somut olayda araç motorunun ciddi hasarlı bir şekilde müvekkili şirkete geldiğini, bu hususta müvekkil şirketin bir kusurunun bulunmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kusurlu hizmet nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın davalıdan tazmini davasıdır. Mahkememizce duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve uyuşmazlık konusu aracın yerinde incelenmesi sureti ile uyuşmazlık konusu araçta davacının kullanımına bağlı olarak meydana gelen zararın hangi taraftan kaynaklandığı, davalının vermiş olduğu servis hizmetinden dolayı herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı var ise tarafların kusur oranlarının tespiti ve meydana gelen zararın miktarının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, makine mühendisi bilirkişinin raporunda özetle; Aracın hasarının servis işlemleri bitmesi neticesinde araç sahibine teslim edilmeden servisin sorumluluk sahasında oluştuğuna, aracın onarımından iletişimin düzgün ve yeterli seviyede sağlanılamamış olduğuna, araç üzerinde yapılan teknik çalışmanın dikkatsizlik ve özensizlik neticesinde 5. Piston biyel kolu yatağının yağ filmi oluşturmasını engellediği ve geciktirmesi neticesinde hasar oluştuğuna, teknik açıdan sökülen ana yatak ve biyel yataklarının 692.719 km gibi yüksek bir kilometredeki aracın aşınmaları olduğu göz önüne alarak değişim gerektirdiğine, aracın hasarının oluşmasında servisin işçilik hatası ve dikkatsizliği sonucu oluştuğuna dair görüş ve kanaatini bildirilmiştir. Davacı tanığı ... 11/11/2019 tarihli, ... Esas sayılı, 3 nolu celsedeki beyanında; " ben türkçe biliyorum, ben rapid firmasında çalışıyorum. ..... firması bizim alt tedarikçimizdi. Koton firması Gebze'den mal yükleyip Moskovoya gönderiyordu. ..... firmasına ait araçlara yükleniyordu. 14/09/2018 günü yükleme yapıldı. Akşama Erenköy Gümrüğünden tır çıktı. Bizim anlaşmalarımız 5 günlük oluyor. Ekspres teslim olması gerek. Cumartesi günü ..... bizi aradı, araç arızalındı dedi. Servise götüreceğini söyledi. Haftasonu o lduğu için pazartesi beklendi. Pazartesi günü ustalar geldi. Parça değişecek dediler. 1-2 gün sonra motorun yapıldığı bilgisi verildi. Şoför servisteyden beni aradı. Bende çalışanlara sorduğumda parça yerleştirilercek kontrol edilecek dediler. Servisten şoförü aradılar. Şoförün adını şuan hatırlamıyorum. Aracın yapıldığını söylediler. Şoför almaya gittiğinde servisten araç çıkamadı, tekrar arıza verdi. 5 günde teslim etmek zorunda olduğumuz için başka çekici geldi. Dorseyi bu çekiciye bağlayıp , gümrükte de düzeltme yapıp, bu şekilde malı gönderdik. Arızalı olan çekici serviste kaldı. Nakliyecimiz ..... servisle görüştüğünde arızanın ciddi olduğu söylendi. Bu nedenle başka çekici gönderdik. Dedi. Davacı vekilinin beyanı üzerine tanıktan soruldu: tüm bilgiler bize zamanında gönderildiği için arada cps vardı. Cps aracın serviste olduğunu gösteriyordu. Bu nedenle ..... firmasına bir ceza uygulama durumu olmadı. Tır başına taşıma ücreti 3.500 Dolar + ekspres teslim için de 250 Dolar ücret vardı. Bu çekici hala serviste bu nedenle ..... firmasında bir dorse boşta durmaktadır. Çekcici Moldovodan boş gönderildi. Bu çekici için navlun alamadı. Bu nedenle zararları olduğunu biliyorum. Ben koton firması ile ilgili nakliye işlerini ben ayarladığım için ..... firması ile ilgili görüşmelerini ben yaptım. Şuanda sadece araç tedariki yapıyorum. Ancak daha önce Rusya nakliye işlerine ben bakıyordum. Dedi. Davalı vekilinin beyanı üzerine tanıktan soruldu: ben rapid firmasında müşteri temsilcisiyim. Ayrıca müşterilerin talepleri doğrultusunda araç tedariki yapıyorum. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... 24/02/2020 tarihli, ...Esas sayılı, 4 nolu celsedeki beyanında;" ben Rusça ve Romence dışınca başka dil bilmiyorum. 17/09/2018 tarihinde davacıya ait .... kamyoneti arızalanması sebebiyle davalı servisine götürdüm. O gün ... adında biri Rus dilinde benimle iletişim kurarak davalı servisle iletişimimi sağladı. Tamir sırasında bana tamiratla alakalı belgeler imzalatıldı. Bu belgeler imzalanmadan önce işverenimle belgelerle alakalı olarak herhangi bir görüşmem olmadı. Ben bu belgelerin prosedür gereği imzalanması gerektiği zannettiğim için imzaladım. Ben belgelerin içeriğini bilmediğim için ve dili de bilmediğim için içeriğin ne konuda olduğunu bilmiyorum. Ben davacı şirkette şoför olarak çalışıyorum. Ben araçtaki yağ göstergesinin uyarı vermesi üzerine davacı şirket yetkilisine haber verdim. Servise götürmem noktasında bana direktif verdiler. Bunun üzerine ben de servise götürdüm. Servistekiler aracı incelediler. Ben söz konusu evrakları 2.ya da 3.gün imzaladım. İmzalamam ise ilk arızadan sonra motordaki arızanın tespitinen sonraya denk gelmektedir. Ben aracın çılıştığını hiç görmedim. Ben aracın çaıştığını hiç görmedim. Ben servise aracı götürdüğümde servis tarafından bana hiçbir şekilde fiyat listesi gösterilmedi. Direkt tamirata başladılar. Ben de aracı servise teslim ettim . Ve yaklaşık 6 gün boyunca araç serviste kaldı. Motor arızası tespit edildikten sonra karşı tarafça baya bir tamirat için uğraşıldı ve bunlardan sonra fiyat listesi sunuldu. 2.400 Dolar fiyat teklifinde bulunuldu. Bu arıza nedeniyle gümrükten almış olduğum malı zamanında teslim edemedim. Şirketin hem bu yönden hem de .... şirketinden alınan malın başka yere de teslim edilememesi nedeniyle şirket zarara uğradı. dedi Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: ikaz ışığının yandığını farkettiğim anden itibaren yaklaşık 40 km boyunca aracı sürdüm ve servise getirdim. Otobanda olduğum için durmadan devam ettim. Kendim herhangi bir şekilde yağ ekleme yapmadım. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... 07/12/2020 tarihli, .... Esas sayılı 7 nolu celsede alınan beyanında; " Benim taraflarla herhangi bir akrabalığım yoktur. Davacı şirkete ait aracı kullanan şoför aracında arıza olması nedeniyle davalı servis firmasına aracını tamir ettirmek için getirmiş, davalı firma nezdinde Rusça bilen olmadığı için benim ile internet üzerinden irtibata geçip tercümanlık yapmam istendi. Ben zaten ara ara davalı firmaya böyle durumlar olduğunda tercümanlık hizmeti vermekteyim. Kendim oto yedek parça işleri ile uğraşmaktayım. 17/09/2018 tarihinde şoför ... kullandığı araç ile problem yaşaması üzerine servis yetkilileri ile iletişime geçti. Araçtaki arızasının fazla yağ yakma olduğunu söylüyordu. Ben de bunu servis yetkililerine tercüme ediyordum. Servis yetkilileri aracı alıp incelediler. Aracın fazla yağ yakması haricinde motorunun bitik olduğunu da belirttiler. Aracın motorunun tamir edilmesi, bazı parçalarının değiştirilmesi gerektiğini de şoföre söylediler. Şoför şirket yetkilisi ile irtibata geçti hatta o sırada ben de telefon aracılığı ile şirket yetkilisi ile görüştüm. Servis yetkilileri yapılacak işlemler ve değiştirilecek malzemelerin fiyatları ile alakalı bir liste çıkardılar. Bunu davacı şirket yetkilisi kabul etti. Aracın tamir sürecinde davalı serviste motorda değiştirilmesi gereken bazı parçaların bulunmaması nedeniyle bir kaç gün parçaların temini için beklenmesi gerektiği davacı firmaya şoför aracılığı ile iletildi. Fakat davacı firma işlerinin acele olduğunu belirterek bu kadar bekleyemeyeceklerini, ellerindeki mevcut parçalar hangisi ise o parçalarla gerekli tamiratın yapılıp aracın teslim edilmesini istediler. Davalı servis yetkilileri ise ellerindeki mevcut malzemeler ile bazı tamiratlar yaptılar. Fakat bundan önce servis yetkilileri söz konusu araçta eğer belirttikleri tamiratın yapılmaması halinde sorun yaşayacaklarını şoför aracılığı ile şirket yetkililerine bildirdiler buna rağmen şirket yetkilileri yine de mevcut malzemeler ile tamiratın yapılmasını ve servisin elinde bulunmayan parçaların siparişinin beklenmemesini, tamirat biran önce yapıldıktan sonra aracın teslimini istediler, araçta yapılması gereken tamiratlar aracın fazladan yağ yakmasının düzeltilmesi ve motordaki segmanlar ile silinir gözlerini değişmesi idi. Fakat davacı şirketin talebi üzerine sadece segmanlar değiştirilip fazladan yağ tüketimi sorunu düzeltildi. Silindir gözleri ise davalı servis firmasında malzemelerin o gün itibari ile bulunmaması ve davacının da beklemek istememesi üzerine bu konuda tamirat yapılamadan davacı firma yetkilileri de tamirat yapılmadan yola devam edilecek olur ise sorun yaşayacakları hususu kendilerine belirtildi. Tamirhanede motor toplandı deneme amaçlı olarak çalıştırıldı. Fakat silindir gözleri değiştirilmediği için motor arıza verdi. Ve çatlayarak kullanılamaz hale geldi. Şirket yetkililerine şoför aracılığı ile bilgi verildi. Kendileri bu duruma şaşırdılar. Bu durumu kabul etmediler. İtiraz ettiler hatanın servisten kaynaklı olduğunu söylediler. Servis yetkilileri ise böyle bir durumun olabileceğini belirttiklerini şoföre söylediler. Davacı vekili sorusu üzerine tanıktan soruldu: Benim Rusça dilini bildiğime dair herhangi bir sertifikam yoktur, daha önce dil okuluna gitmiştim aynı zamanda benim de yabancı müşterilerim olduğum için Rusça dilini bu vesile ile geliştirdim. Servis araçtaki tüm arızaları tespit ettikten sonra arızaların kendisi tarafından giderilebileceğini söyledi. Fakat bazı malzemelerin sipariş verilmesi gerektiğini ve beklenmesi gerektiğini ifade ettiler. Davacı şirket şoförü servise ilk geldiği gün araçtaki arızalar tespit edildi. Ve yine kendisine servise geldiği ilk gün arızanın giderilmesi için bazı malzemelerin eksik olduğu söylendi. Fiyatlandırmada belirtilen malzemelerin başta belirlenen tüm malzemeler mi yoksa davalı firmanın elinde bulunan malzemeler mi şu anda tam olarak hatırlayamıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... 07/12/2020 tarihli, ... Esas sayılı 7 nolu celsede alınan beyanında; " Ben davalı firmanın müşteri danışmanıyım. Bana sormuş olduğunuz taraflar arasındaki uyuşmazlığı hatırladım. Davacı şirkete ait şoförün arızalı aracı getirdiği sırada ben de orada idim. İlk başta şoför ile ben ilgilendim. Bizim ve şoförün Türkçe dili ile anlaşamaması sebebiyle şoförün konuştuğu Rusça dilini bilen ... vasıtası ile kendisi ile iletişim kurduk. Şoför araçta motor arızası ve yağ kaçağı şikayeti ile servise gelmişti. Servis yetkilileri araçtaki arızayı tespit etmek için incelediler. Şoförün dediği gibi araçta motor arızasına bağlı olarak yağ kaçağı olduğunu tespit ettiler. Bunu ... aracılığı ile şoförü ve şirket yetkililerine bildirdiler zaten o sırada şirket yetkilileri ile iletişim halinde idik. Araçta yapılan her inceleme ve her tamirat çıkartılan her form ve faturanın fotoğrafı çekilere anbean şirket yetkililerine gönderilmekte idi. Araçtaki motor arızasına bağlı bazı parçaların serviste bulunmaması nedeniyle Almanya'dan sipariş verilmesi gerekiyordu. Bu tedarik sürecisinin yaklaşık 15 ile 20 iş günü süreceği davacı firmaya bildirildi. Fakat onlar işlerinin çok acil olduğunu, aracın sadece sınır dışına kadar götürmesinin bile kendileri için yeterli olduğunu, buna denk gelecek bir tamiratın ellerindeki imkanlarla yapılmasını istediler. Servis yetkilileri söz konusu eksik parçaların tamamlanmaması halinde bu tamiratın yeterli olmayacağını, aracın kendilerini götüremeyeceğini belirtmesine rağmen davacı tarafın bu isteğinde ısrarcı olunca davacı şirket yetkililerine hem şoför aracılığı ile hem de tercüman ... aracılığı ile bizzat telefonda bilgi verilip onayları alındı. Ayrıca şoförün de onay verdiğine dair bir açıklamalı form kendisine uzatıldı. Ve formun içeriği kendisine açıklandı. Buna rağmen şirket yetkililerinden onay alarak şoför de söz konusu tamirat yapılmasına dair formu onaylayıp imzaladı. Bunun üzerine servis yetkilileri ellerinde bazı parçaların olmamasına rağmen mevcut imkanları ile bazı tamiratları yaptılar. Akabinde deneme çalışması yapıldı. Fakat deneme çalışmasında araç tekrar arızalandı. Bu sefer kol çıkardı. Diğer bir ifade ile piston kolu sıkışarak motor bloğunu patlattı. Dediğim gibi davacı tarafa bildirdiğimiz silindir gözlerinin değişmesi gerçekleşmiş olsa idi bunların hiçbiri olmayacaktı. Davacı ısrarla tamirat yapılmasını istediği için bu tamirat yapıldı. Davacı tarafça sadece yağ yüklenerek hiçbir tamirat yapılmadan yola devam edilip edilemeyeceği hususu sorulduğunda servis yetkilileri yağ yüklemenin herhangi bir sorunu çözmeyeceği, yolculuk sırasında motorun aynı arızayı verip yolda bırakabileceğini, sorunun eksik yağdan değil, motordaki tüm arızaların giderilmemesinden kaynaklı olduğunu belirttiler. Bunun üzerine davacı taraf tamirat yapılmasını istedi. Biz de zaten arıza tespitini yaptıktan sonra hiçbir şey yapılmadan kapanması halinde daha büyük zararların olacağını belirttik. Karşı taraf da dediğim gibi mevcut imkanlarla acelesi olduğu için tamirat yapılmasını istedi. Biz yine de bu şekilde aracı götürmeniz halinde "yolda kalırsınız, isterseniz çekici" ile götürün dedik. Karşı taraf sınıra kadar aracın kendisini taşımasının yeterli olacağını, ondan sonra çekici ile aracı götürebileceğini söylemesi üzerine biz de revizyon olayına gidip mevcut imkanlar ile aracın tamirini gerçekleştirdik. Tamiratı gerçekleştirdikten sonra aracın ilk deneme sürüşünde motor kol yaktı ve çalışamaz hale geldi. Davacı vekilinin sorusu üzerine tanıktan soruldu: Servis yetkilileri ellerinde olan parçaların değişimini, fakat ellerinde olmayıp da yurt dışında tedarik süreci beklenmesi gereken parçalarda ise davacının talebi üzerine revizyon yoluna gidilip gerekli tamirat ve onarımı yaptılar. Araç revizyon sonrası ilk deneme sürüşünde kol yaktı." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce 14/06/2021 tarihli, ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile davanın reddedildiği, davacı vekilince mahkememizce verilen ret kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .... Esas, .... Karar, 30/01/2025 tarihli ilamı ile "İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, aracın servise getirildiğinde motordaki hasar durumunun ne olduğu, motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda meydana gelip gelmediği, servise geldiğinde bir motor arızası var ise, davalının motorda tamir işlemi yapmasının motor arızasına etkisinin ne olacağı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı gibi, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığı da kesin olarak açıklanmış değildir. Davalı servisin hatalı ve eksik tamir eylemi ile davacının aracında arıza meydana gelmiş ise davalı, davacının bu nedenle uğradığı zararı tazminle yükümlüdür. Ancak zararın davalıdan tazminine karar verilebilmesi için öncelikle zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığının kesin olarak ispatlanması gerekir.(Yargıtay 3. H.D 2014/19843 E- 2015/15623 K sayılı kararı) Bu durumda mahkemece; üniversitelerin Otomotiv Ana Bilim Dalı kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, araç üzerinde yeniden inceleme yapılarak, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde bir motor arızası olup olmadığının tespiti ve yapılan servis işlemlerininde tespiti akabinde motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı,tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilerek, açık ve denetlenebilir bir rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle davacının istinaf nedeni bu yönden yerinde görülmüştür. " gerekçeleri ile mahkememizce verilen ret kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce Dava konusu .... Kamyonet .... Marka .... plakalı araç üzerinde yeniden inceleme yapılarak, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde bir motor arızası olup olmadığının tespiti ve yapılan servis işlemlerininde tespiti akabinde motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı,tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilerek, açık ve denetlenebilir bir rapor alınması hususunda araç başında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 30/01/2026 tarihli raporunda özetle; Dava konusu olayda, davacıya ait ... plakalı aracın motor arızası nedeniyle 17/09/2018 tarihinde davalı yan yetkili servisine getirildiği, aracın tamiri sonrasında motorun çalışmaz hale geldiği ve biyel kolunun kırıldığı, servisin ayıplı hizmeti olduğu iddia olunarak, davalı şirket çalışanlarının kusuruna dayalı olarak meydana gelen zararın tazmini için gerekli incelemelerin yapılmasını ve yapılacak tespit sonucunda miktar artırımında bulunmak üzere 100 USD, ayrıca davalı tarafın eylemine bağlı olarak .... ULUSLARARASI TAŞIMACILIK TURZ. SAN VE TİC. LTD. ŞTİ. İle varılan anlaşmanın yerine getirilememesi ve buna dayalı olarak aylık net kazanç olan 3.900-USD'den ekim, kasım ve aralık 2018 ve ocak , şubat, mart 2019 ayları olmak üzere toplam 23.400-USD'nin toplamda 1.000-USD'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebi ile dava açıldığı anlaşıldığı, dava konusu olayın aydınlatılması amacıyla dava dosyasına sunulmuş olan servis belgeleri, elektronik kayıtlar ve bilirkişi raporu incelendiğinde, motorda mevcut olan sorunun ilk etapta yüksek miktarda yağ tüketimi, normal dışı ses ve titreşim ile ortaya çıktığı, bu şikayet ile servis başvurusu yapıldığı, servisin dava konusu aracın motorunu onararak teslim etmesi sonrasında, motorun biyel kolunun kırıldığı ve yatak sardığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ana ve kol yatakların değişmemiş olması nedeniyle motorun onarım sonrasında kısa kullanım ile yatak sarmış olduğu ve servisin hizmet ayıbı olduğu yönünde kanaat bildirildiği, birinci derece mahkemesinin kararında tarafların kısmi onarım üzerine anlaşmış oldukları ve davalı servisin bu sebeple oluşan arızadan ve bağlı zarardan sorumlu tutulamayacağı yönünde karar verildiği ve üst derece mahkemesince kararın “…üniversitelerin Otomotiv Ana Bilim Dalı kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, araç üzerinde yeniden inceleme yapılarak, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde bir motor arızası olup olmadığının tespiti ve yapılan servis işlemlerinin de tespiti akabinde motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı, tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilerek, açık ve denetlenebilir bir rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi” gerektiği gerekçesi ile bozulduğu anlaşıldığı, dava konusu aracın motoru üzerinde yapılan incelemede davalı yetkili servisin silindirleri honladığı, piston ve segman revizyonu ile kısmi onarım yoluna gittiği anlaşıldığı, davalı servisçe uygulanmış onarıma ait kesimlere de nüksetmiş olan hasarın kök nedeni aracın motorunun yağ pompasının görevini yerine getiremez oluşu olduğu, servisin; motorun krank yataklarını ve biyel yataklarını değişmemiş olması ile oluşan arızanın illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenle .... tarafından dava dosyasına sunulmuş rapordaki kanaatin isabetli bulunmadığı, motorun yağ pompasına ait elemanları ve pompa gövdesindeki aşınmalar incelendiğinde, davaya konu çekicinin uzun süre eksik yağ ile kullanıldığı ve yağlama basıncının düşük olduğu anlaşıldığı, bu bağlamda dava konusu aracın motorunda uygulanan kısmi onarım işlemi ile ortaya çıkan arızanın doğrudan illiyet bağı bulunmadığı, uygulanan onarım işlemi motorun yatak sarmasına neden olmadığı, çekicinin motorunda mevcut olan arıza; yağ basıncı düşüklüğü olup servise getirilmesi öncesinde var olan ve yağsızlık kaynaklı bir problem olduğu, davaya konu araç motorlarında ortaya çıkmış olan türdeki benzer arızaların giderilebilmesi için metodolojik olarak motorların silindirlerinin, pistonlarının, segmanlarının, tüm yataklarının ve kontrol sonrası gerekli görülür ise yağ pompasının değişimi elzem olduğu, ancak dava konusu olayda taraflar arasında kısmi türde bir onarım için antlaşmaya varıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle onarımın tekniğine uygun yapılmamasının sorumluluğunun hangi tarafta olduğuna dair kanaat hukuki bir mütalaa olduğu için değerlendirilemediği, bu sebeple hizmetin ayıplı olup olmadığına dair takdirin mahkemeye bırakıldığı, ... tarafından 17/09/2018 tarihinde uygulanmış onarımın, dava konusu aracın motorunun yatak sarmasına sebebiyet vermediği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın ayıplı araç tamiri nedeniyle araçta meydana geldiği ileri sürülen hasar bedeli ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı servisin hatalı ve eksik tamir eylemi ile davacının aracında arıza meydana gelmiş ise davalı, davacının bu nedenle uğradığı zararı tazminle yükümlüdür. Ancak zararın davalıdan tazminine karar verilebilmesi için öncelikle zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığının kesin olarak ispatlanması gerekir. (Yargıtay 3. H.D 2014/19843 E- 2015/15623 K sayılı kararı) Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda; dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde bir motor arızası olup olmadığının tespiti ve yapılan servis işlemlerininde tespiti akabinde motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı,tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilmesi hususunda, üniversitede Otomotiv Ana Bilim Dalı kürsüsünden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyeti ile araç üzerinde keşif icra edildiği, yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 30/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; davalı yetkili servisin silindirleri honladığı, piston ve segman revizyonu ile kısmi onarım yoluna gittiği, davalı servisçe uygulanmış onarıma ait kesimlere de nüksetmiş olan hasarın kök nedeni aracın motorunun yağ pompasının görevini yerine getiremez oluşundan kaynakalndığı, servisin; motorun krank yataklarını ve biyel yataklarını değişmemiş olması ile oluşan arızanın illiyet bağı bulunmadığı, motorun yağ pompasına ait elemanları ve pompa gövdesindeki aşınmalar incelendiğinde, davaya konu çekicinin uzun süre eksik yağ ile kullanıldığı ve yağlama basıncının düşük olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle dava konusu aracın motorunda uygulanan kısmi onarım işlemi ile ortaya çıkan arızanın doğrudan illiyet bağı bulunmadığı, uygulanan onarım işleminin motorun yatak sarmasına neden olmadığı, çekicinin motorunda mevcut olan arızasının; yağ basıncı düşüklüğü olup servise getirilmesi öncesinde var olan ve yağsızlık kaynaklı bir sorun olduğu kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, davalı tarafça verilen hizmetin ayıplı olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 94,91-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 637,09-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; 09/09/2021 tarihli 2021/379 harç nolu harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.557,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2026

Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/162, K. 2026/206, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-162-e-2026-206-k-43f381f51972