İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/126 E. 2025/371 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/126
Karar No
2025/371
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/126 Esas KARAR NO:2025/371

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:19/02/2025 KARAR TARİHİ:29/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Ticaret Siciline kayıtlı ... Limited Şirketinin tüm paylarını satın alarak şirketin tek ortağı olduğunu, bu hususun 18 Şubat 2019 tarihli, 9769 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, daha sonra şirketin kapatılması kararı alınması üzerine 22 Şubat 2019 tarihli, 9773 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirketin tasfiye memuru olarak müvekkil ...'ın atandığı, 31 Aralık 2020 tarihli 10236 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilan ile şirket ticaret sicilinden terkin edildiğini, ilerleyen süreçte şirkete ait ... plakalı araçların tasfiye işlemleri sırasında unutulduğunu, tasfiyelerinin yapılmadığı ve halihazırda şirket üstüne kayıtlı olduklarını, araçların tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için, mahkemeden şirketin ihya edilerek tekrar ticaret siciline kaydedilmesini ve son tasfiye memuru ...'ın yeniden tasfiye memuru olarak atanarak ticaret siciline kayıt ve ilan edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... Sicil Müdürlüğü, davacının açmış olduğu şirket ihyası ve ek tasfiye talebine ilişkin davaya verdiği cevap dilekçesinde, müdürlüğün Türk Ticaret Kanunu’nun 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 34. maddesi kapsamında yalnızca tescil işlemlerine dair başvuruları değerlendirdiğini ve bu işlemlerle sınırlı hareket ettiğini, yani yargı mercii gibi davranma yetkisi bulunmadığını, tescil için gereken yasal şartlar oluştuğunda kayıt işlemlerini gerçekleştirdiğini, aksi durumda ise tescil talebini gerekçesiyle reddettiğini belirttiğini, davaya konu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını ve yapılan işlemlerin yalnızca tasfiye memurlarının beyanı ve başvurusu doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade ettiğini, bu sebeple müdürlüğün sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, tasfiye memurlarının eksik veya hatalı işlemlerinden doğan hukuki sorumluluğun da müdürlüğe yüklenemeyeceğini savunduğunu, tasfiye sürecinde sorumluluğun doğrudan tasfiye memurlarında olduğunu, onların alacaklıların haklarını korumakla yükümlü olduğunu, 6762 ve 6102 sayılı TTK maddelerine atıf yaparak eksik tasfiye süreçlerinde şirketin yeniden ihya edilmesinin mümkün olduğunu, ancak bu işlemlerde Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün sadece şekli prosedürü uyguladığını ve denetim yükümlülüğünün bulunmadığını ifade ettiğini, mahkemenin davayı kabul etmesi halinde TTK m.547/2 uyarınca şirketin yeniden tescilinin yanı sıra yeni tasfiye memurlarının atanması gerektiğini, zira önceki memurların görev süresinin terkinle sona erdiğini, atanacak tasfiye memurlarının en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunmasının zorunlu olduğunu, bu hususların göz önünde bulundurulmadan verilecek bir kararın eksik olacağını ileri sürdüğünü, kendisinin yalnızca yasal hasım sıfatıyla davaya taraf olduğunu, davanın açılmasına neden olacak bir fiilinin bulunmadığını ve bu sebeple yargılama gideri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunduğunu, bu konuda Yargıtay’ın ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin yerleşik içtihatlarına yer vererek, yasal hasım sıfatındaki Ticaret Sicil Müdürlükleri lehine hükmedilen karar örneklerini sunduğunu, sonuç olarak davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle reddedilmesi gerektiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ... LTD'ye ait ticaret sicil gazatesi kayıtları, ... plakalı araçlara dair trafik sicili kayıtları delile dayanmışlardır. İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ... Limited Şirketi'nin ...Ticaret Sicil Memurluğunun (...-0) sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin 01/07/1997 olduğu, yetkilisinin ... olduğu ve şirketi temsile münferiden yetkili olduğu, şirketin son tescil tarihinin 31/12/2020 olduğu anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... Limited Şirketi (...-0)'nin sicil kaydının yeniden ihyasına ilişkindir. Şirketin ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır. İncelenen dosyalar kapsamına göre; sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ... Limited Şirketi'ne ait ... plakalı araçların tasfiye işlemleri sırasında unutulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-0 sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi'nin sicil kaydının yeniden ihyasına, tasfiye memuru olarak Davacı ...'ın atanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; ... plaka numaralı (Şasi No: ...) araç ile ... plaka numaralı (Şasi No: ...) taşınırların tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın kabulüne, ... LİMİTED ŞİRKETİ (...-0)'nin sicil kaydının ... plaka numaralı (Şasi No: ...) araç ile ... plaka numaralı (Şasi No: ...) taşınırların tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden İHYASINA, 2-)DAVACI ... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına, 3-)İlgili kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, 4-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-)...Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-)Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/126, K. 2025/371, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-126-e-2025-371-k-3b42638c5838