İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/122 E. 2025/861 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/122
- Karar No
- 2025/861
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/122 Esas KARAR NO : 2025/861
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili (Eski Unvanı : ...) ... Çalışan Deneyimi Danışmanlık ve Pazarlama Hizmetleri Anonim Şirketi dünyanın 30'dan fazla ülkesinde yemek kartı hizmeti veren bir tüzel kişilik olduğunu, ... yemek kartları ülkemizde de son derece yaygın olarak kullanılmakta olduğunu, davalı ile müvekkili arasında Hediye Servisi Hizmet Sözleşmesi imzaladğını, bu sözleşme kapsamında taraflar; davalı şirketin personeline dağıtılmak üzere hediye çekleri hizmeti sunması konusunda anlaştıklarını, müvekkili de yukarıda belirtilen sözleşme uyarınca, müvekkili tarafından üretilen ve kullanım bakiyesi tanımlanan ... hediye çeki hizmetinden davalı iş yeri çalışanlarının faydalanmasını sağladığını, müvekkili şirket, belirtilen hizmetin karşılığı olarak taraflarca üzerinde anlaşılmış olan 1 adet faturayı usulüne uygun olarak düzenlediğini ve davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından fatura bedeli ödenmediğini, davalı tarafından fatura bedeli ödenmediği gibi her hafta başka bir bahane ile müvekkili bugün-yarın ödeyeceğiz denilerek oyaladığını, müvekkili şirketçe ifa edilmiş hizmete ilişkin olarak düzenlenen işbu fatura davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı işbu fatura tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz etmediğini, borçlu bakiye alacağın ödenmediğini ve ödenemeyen tutarın kabulünde olduğunu e-posta yazışmasında açıkça ikrar etmiş durumda olduğundan davalı şirketin borçlu olduğu 1.180.577,50-TL asıl alacağımızı ve işleyen ve işleyecek faiz tutarı ile yargılama giderlerini teminen, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, teminatsız veya sayın mahkeme’nin takdir edeceği teminat mukabilinde; davalı şirketin borçlu olduğu 1.180.577,50-TL asıl alacağımızı ve işleyen ve işleyecek faiz tutarı ile yargılama giderlerini teminen, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini,%20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle müvekkili şirketin davacı şirkete takip konusu edilen hususa ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı için talep edilen asıl alacak ile birlikte faiz ve sair bedeller de yerinde olmadığını, davacı şirket dava konusu takipte belirtilen temerrüt faizinin % 51,75 olarak talep edildiğini, davacı şirketin talep etmiş olduğu faiz oranı emredici kanun hükümlerine aykırı olup fahiş düzeyde olduğıunu, davacı şirketin taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca takip öncesi talep edilen faiz alacağının da kabulü mümkün olmadığını, takip öncesi faiz talep edilmesini için takip borçlusu şirketin temerrüde düşürülmesi gerekmekte olup ancak bu tarihten itibaren faiz talep edilmesi mümkün olmadığını, ancak dosya kapsamındaki delillerden davacı şirket tarafından müvekkili hangi tarihte temerrüde düşürüldüğü ve işbu tarihe göre talep edilen rakamın yerinde olup olmadığı açık olmadığını, bu nedenle bu hususların da netliğe kavuşturulup davacının faiz talep edip edemeyeceği, edebilecek ise faiz oranı ve faiz miktarının bilirkişi marifeti ile tespiti gerektiğini, davacı müvekkili şirket aleyhine başlattığı takipte belgeye dayanmasına rağmen müvekkili şirkete ödeme emri ile birlikte herhangi bir belge tebliğ edilmediğini, oysa ekte sunmuş olduğumuz Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas No. 2005/10464, Karar No. 2005/13717 24.06.2005 tarihli kararında da görüldüğü üzere takip belgeye dayanıyor ise, belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesi gerektiğini, bu durumda ödeme emrine konu borcun dayanağı belge bilinmediğini, ayrıca takip konusu edilen takip öncesi faiz miktarının, genel olarak faiz talebinin hukuki dayanağının bulunup bulunmadığı ancak yapılacak neticesinde ortaya çıkacağını, bu nedenle eldeki davaya konu icra takibinin müvekkili şirketçe kabulü mümkün olmadığından yapmış olduğumuz itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığını, bu bağlamda icra inkar tazminatı talep edilebilmesi için kanunun aramış olduğu şartlar mevcut olmayıp davacı yanın işbu talebinin de reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle, hukuka ve yasalara aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddini, davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin itirazın iptali davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 19/02/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.180.577,50 TL asıl alacak ve 73.649,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.254.226,50 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'dan alınan 08/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davacı' ya ait 2024 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı ... A.Ş.' ne ait 2024 yılı yevmiye defterinde davalı ... A.Ş. 120 ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalı şirketten 03.01.2025 TAKİP tarihi itibariyle 1.180.577,50 TL ASIL ALACAKLI olduğu, takip talebinin de asıl alacak olarak 1.180.577,50 TL olduğu, davacı ile davalı arasında 2024 yılıyla ilgili olarak aralarında hizmete dayalı ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı şirket 03.01.2025 tarihinde icra işlemine başlamış olması nedeniyle alacağını 128 Şüpheli Alacaklar Hesabına devir yaptığı, bu yapılan kayıt muhasebe işlemlerine uygun ve doğru bir kayıt olduğu, Davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 18.10.2024 tarih ... nolu 1.262.730,50 TL tutarlı faturaya yasal süre olan 8 (sekiz) gün içinde itiraz edilmediğinin görüldüğü, davalı şirket tarafından dava konusu faturadan sonra 6 (altı) defa ödeme yapılmış olması hizmetin alındığının en büyük göstergesi olduğu, dolayısıyla davacının davalıdan fatura kalan bakiye 1.180.577,50 TL alacaklı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, Davalı ... A.Ş.' ne ait 2024 yılında BA (Alış) olarak davacıya ait herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, bunun nedeni ise Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verildiğinden, davalı şirket tarafından dava konusu BA (Alış) fatura bildiriminin ilgili vergi dairesine yapılmadığının anlaşıldığı, Fatura üzerinde ödeme vadesinin var olduğu, taraflar arasında var olduğu ihtilafsız olan sözleşmenin Ek-1A bölümünde "Açıklama: 30 Gün Vadeli Çalışılacak" yazılı olduğu, 18.10.2024 tarihli fatura üzerinde de ödeme vadesi olarak 18.11.2024 yazılı olduğundan ikinci bir ihtara gerek olunmadığı, 19.11.2024 tarihi itibariyle temerrüt koşullarının oluştuğu, faiz oranı olarak da sözleşme Ek-2 3.9 maddesinde "Ödeme gecikme faizi, "yasal faiz" +10 puandır." yazılı olduğu, yasal faiz oranı 2024 ve 2025 yıllarında % 24 olarak tespit edildiğinden uygulanması gereken faiz oranının (24+10=34) % 34 alındığı, İcra takibinin davalıya tebliğinin 03.01.2025 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 06.01.2025 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, Sayın Mahkeme tarafından taraflar arasında var olduğu ihtilafsız olan sözleşmenin ve faturanın kabul edilmesi halinde takip tarihi 03.01.2025 itibariyle 1.180.577,50 TL asıl alacak, 55.967,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.236.545,31 TL alacak hesaplanmıştır. Takip Talebinin de 1.180.577,50 TL asıl alacak, 73.649,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.254.226,50 TL olarak talep edildiği, aradaki farkın işlemiş faizden kaynaklandığı, alacağın 1.236.545,31 TL olarak kabulünün gerektiği " şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporu taraflar tebliğ edşlmiş, taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, tarafların tacir olması ve davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanılması sonucunda defter inceleme günün tayin edilerek taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın inceleme günü mahkemede bulunmadığı ve kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, davalının ticari defterlerini TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince ibrazdan kaçınmış sayıldığı, davacı tarafın, ticari defterlerini ibraz ettiği, davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin TTK 64 ve HMK 222 maddelerine göre kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı tebligat çıkartılmasına rağmen ticari defter ve belgelerini incelenmek ve değerlendirmek üzere gerek inceleme günü gerekse inceleme gününden sonraki günlerde ibraz etmediği, davacı ... A.Ş.' ne ait 2024 yılı yevmiye defterinde davalı ... A.Ş. 120 ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemlerin kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalı şirketten 03.01.2025 takip tarihi itibariyle 1.180.577,50 TL alacaklı olduğu, takip talebinin de asıl alacak olarak 1.180.577,50 TL olduğu, davacı ile davalı arasında 2024 yılıyla ilgili olarak aralarında hizmete dayalı ticari bir ilişkinin var olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 18.10.2024 tarih ... nolu 1.262.730,50 TL tutarlı faturaya yasal süre olan 8 (sekiz) gün içinde itiraz edilmediği, davalı şirket tarafından dava konusu faturadan sonra 6 (altı) defa ödeme yapılmış olması hizmetin alındığının en büyük göstergesi olduğu, dolayısıyla davacının davalıdan fatura kalan bakiye 1.180.577,50 TL alacaklı olduğu anlaşılmış, davalının dava açılmadan evvel temerrüde düşürülmediği birlikte değerlendirildiğinde davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, dava konusu alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan davacı lehine icra inkar hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 1.180.577,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın %20'si oranında 236.115,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 80.645,25TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 15.147,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 65.497,32 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 15.147,93 TL peşin nispi harç ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 15.850,83 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 115,00TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.115,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 183.086,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır