İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/121 E. 2026/32 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/121
- Karar No
- 2026/32
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2025/121 Esas KARAR NO:2026/32
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/02/2025 KARAR TARİHİ:27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili... Malz. A.Ş.’nin malik olduğu ... şasi ve ... motor numaralı 2022 model ... marka aracı 18/05/2022 tarihinde 430.737,19 TL bedelle sıfır olarak satın aldığını, araç henüz 144.378 km’deyken motor tesisatında erime meydana geldiğini ve aracın çalışamaz hale geldiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında yaptırılan delil tespiti ve bilirkişi incelemesi sonucunda arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığının ve gizli ayıp niteliğinde bulunduğunun tespit edildiğini, enjektör sistemi ile motor ve klima tesisatının zarar gördüğünün ve onarım bedelinin 214.588,00 TL olduğunun belirlendiğini, aracın uzun süre serviste kalması nedeniyle mahrumiyet ve değer kaybı oluştuğunu, davalılar ... A.Ş. ile ... ... A.Ş.’nin ağır kusurlu olarak ayıptan sorumlu olduklarını, arabuluculuk sürecinin 2025/3983 numaralı son tutanak ile anlaşmazlıkla sonuçlandığını beyan ederek 214.588,00 TL onarım bedelinin ihbar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 100,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 200,00 TL’nin belirsiz alacak olarak tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında davacı ... ... A.Ş. tarafından açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesinde yokluklarında alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve ... alanında uzman akademik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacının 18.10.2022 tarihinde satın aldığı araç yönünden TTK ve TBK hükümleri gereği ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini ve 17.02.2025 tarihinde dava açarak hak düşürücü süreleri aştığını, bu nedenle ayıba dayalı seçimlik haklarını kullanamayacağını, dava konusu araçta gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, aracın teslim sırasında muayene edilerek teslim alındığını ve teslim tesellüm belgesinin imzalandığını, 144.378 km’de ortaya çıkan arızanın kullanım kaynaklı olduğunu ve garanti kapsamında bulunmadığını, aracın kaza geçirip geçirmediğinin, tramer ve servis kayıtlarının celbi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybından müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında yetkili mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, müvekkili ... ... A.Ş.’nin yalnızca diğer davalı ... A.Ş.’nin yetkili satış ve servis bayisi olduğunu ve davaya konu aracın sadece periyodik bakım ve bazı parça değişimleri için servise geldiğini, enjeksiyon beyni parçasının değiştirildiğini ve aracın sağlam şekilde teslim edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen 03.08.2024 tarihli arıza kaydının müvekkil şirket kayıtlarında bulunmadığını, aracın farklı servislerde işlem görmüş olabileceğini ve detaylarının bilinmediğini, müvekkil şirket tarafından ayıplı bir hizmet verilmediğini, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da müvekkilin sorumluluğunu gerektirir bir gizli ayıp veya hizmet kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın yetki ve husumet yönünden usulden, aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; davacının maliki olduğu ... plakalı ... motor numaralı 2022 model ... marka araçta davalıların ağır kusur iddialarıyla gizli ayıptan doğan zarar dolayısıyla araç onarım bedeli olarak davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan 214.588,00 TL nin, mahrum kalınan ikame araç bedeli için şimdilik 100,00TL değer kaybı bedeli için şimdilik 100,00 TL nin davalıdan tahsili istemiyle açılan maddi tazminat davasıdır. İTÜ de görevli 2 Makine mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanı Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 11/01/2026 tarihli raporda; Araç yangınlarının sebebi mekanik, elektronik veya araç dışı etkenler (hava şartları, patlayıcı madde taşınması vb) olabilir. Dava konusu araç yangınının çıkış nedeni eldeki verilerle elektrik tesisatı kaynaklıdır. Araçtaki zararın oluşmasına ve artmasına neden olan unsurlar incelendiğinde, - Elektrik sistemine yapılan müdahale, fazladan eklenen donanımlar, kablolamadaki yalıtım sorunları olabileceği, - Tüm bu ihtimallerin imalat kaynaklı olamayacağı, - Yetkili servis hizmet kusuruna ilişkin kayıtlı müdahaleler incelendiğinde olayla ilişkilendirilebilecek bir kayıt görülmediği için bu ihtimalin de dışlandığı, - Kullanıcı kaynaklı olabileceğini gösteren herhangi bir somut delilin olmadığı, “araçta ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp bulunması halinde ayıbın niteliği; ayıbın üretim hatasından mı kaynaklandığı;değer kaybı alacağı bulunup bulunmadığı” hususunda teknik inceleme neticesinde: Davacının, parça değişimleri dolayısıyla araçta ciddi miktarda değer kaybının meydana geldiğini iddia ettiği; Tüm bu ihtimallerin imalat kaynaklı olamayacağı, bu nedenle aracın ayıplı satışının yapıldığına dair somut delil olmadığı; araçta yapılan onarım işlemlerinden kaynaklı değer kaybı oluşmadığı, “hasar onarım alacağı” hususunda teknik inceleme neticesinde: Faturalandırılan hasar tazminatının olayla uyumlu ve ekonomik açıdan makul olduğu, bu bedelin istenip istenemeyeceğini takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, “kazanç kaybı” hususunda: Davacının, aracın uzun süre serviste kalması dolayısıyla aracın kullanımından mahrum kaldığını iddia ettiği; ancak (eğer aracın ayıplı olduğu iddiası kabul edilir ise bu halde) kazanç kaybının uzmanlık alanımızca hesaplanmasının mümkün olmadığı, Araçta ayıplı imalat olmadığı yönünde teknik görüş beyan edildiği için ayıp ihbarı yönünden de değerlendirmenin yapılamadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacı tarafından ... plakalı, 2022 ... model aracı davalı ... ... A.Ş.'den satın aldığı , davalı ... A.ş.'nin diğer davalı ... ... A.Ş nin yetkili satış ve servis bayisi olduğu, araçta ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp bulunması halinde ayıbın niteliği konusunda uyuşmazlığın çözümü teknik bir hususa dayandığından dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, alınan raporda motor üstünde yaygın is ve kurum bulunması ve elektrik tesisatı ve plastik aksamda erime / karbonlaşma olması nedeniyle elektrik aksamı kaynaklı motor dışı bir yangının nedeni olabileceği, soğutma suyu genleşme kabının dahi sağlam olması motor aksamında yaşanan hararet yani mekanik kırılma kökenli olamayacağını göstermekte olduğu, tüm olası nedenler neticesinde klima sisteminde aşırı hararet ve kablolama sistemi, elektrik, ark vs. kaynaklı olayın gerçekleşmiş olduğuna , fakat bu durumun 144.378 km'de gelişmesi nedeniyle imalat kaynaklı gizli ayıp olduğunu gösteren bir kanaat oluşmadığı, uygulanan bir işlem ve kablolamada yalıtım sorunu oluşturacak durum servis işlemlerinin hizmet ayıbı kaynaklı olabileceği , fakat kayıtlı yapılan işlemler ve tarihleri açısından inceleme yapıldığında olaya neden olabilecek bir müdahalenin yapılmadığı , kayıtlı olmayan bir işlem ya da elektrik donanımına müdahale edilerek yapılan eklentiler gibi kullanıcı kaynaklı nedene de somut delil görülmediği , araç da ayıplı imalat bulunmadığı ve yine uygulanan bir işlem ve kablolamada yalıtım sorunu oluşturacak durum servis işlemlerinin hizmet ayıbı kaynaklı olabileceği , fakat kayıtlı yapılan işlemler ve tarihleri açısından inceleme yapıldığında olaya neden olabilecek bir müdahalenin yapılmadığı dosya kapsamına uygun hükme dayanak raporla tespit edilmiş olmakla ; ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur ; düzenlemeleri de dikkate alındığında davacının talebine konu iddiaları ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKMÜN TASHİHİ Her ne kadar hüküm fıkrasının 1 nolu sayfasının sonunda istinaf yasa yolunun açık olduğu gösterilip 2 nolu sayfasında da kararın miktar yönünden kesin olduğu yazılmış ise de; HMK.m. 304 hükmüne göre hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Bu haliye davanın miktarı da dikkate alındığında Hüküm fıkrasının 2 nolu sayfasında yer alan "Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 sayılı HMK nın 341/2 maddesi gereği karar tarihi dikkate alınarak miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." kısmının çıkartılarak hüküm fıkrası aşağıdaki gibi düzeltilmiştir. HÜKÜM: 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 3.668,05 TL peşin harçtan düşümü ile artan 2.936,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)