İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/121 E. 2025/309 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/121
- Karar No
- 2025/309
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/121 Esas KARAR NO : 2025/309
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 19/02/2025 tarihli dava dilekçesi ile, ihyası istenen şirket ... ŞTİ. aleyhine ... 44. İş Mahkemesi ...E. dosyası ile Tespit (Sosyal Güvenlik Hukuku İle İlgili Tespit Davası) ile dava ikame edildiğini, ancak ne var ki bu işlemler esnasında ...'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, hizmet tespiti davalarına devam edebilmek için ilgili şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu olduğunu, işbu davada ihyasını istedikleri ... Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi ''...olduğunu, ilgili şirketin ticaret sicilinden 31.07.2013 tarihinde terkin edildiğini, ... 44. İş Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasının 14/01/2025 tarihli celsesi 2 nolu ara kararı ile tarafımıza ihya davası açmak için süre ve yetki verilmiş bulunduğunu, bu nedenlerle ... Ticaret Sicili Müdürlüğü' nün sicilinde kayıtlı ...unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve yeniden ticaret siciline tesciline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 27/02/2025 tarihli cevap dilekçesi ile, Ticaret Sicili Müdürlüğünce, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme de, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; "Şirketin sermayesinin yasal tutar altında kalması" “5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması” gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapıldığını, tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını, davacının kendisine, müvekkil Müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkil Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede; bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, müvekkil Müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmaması, bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında ve son olarak aşağıda yer alan içtihatlar da gözetilerek müvekkil Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, 29.05.2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkil müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeceğinin belirtilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. TTK 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. ... 44. İş Mahkemesi ...E. Sayılı dosyası uyap üzerinden gönderilmiş olup, yapılan incelemesinde, davacı tarafından, ticaret sicil müdürlüğünden terkin edilen şirkete karşı dava açıldığı, 14/01/2025 tarihli celse zaptında "...Davacı vekiline ihya davası açmak üzere..." kesin süre verildiği görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen belgelerden ihyası istenen ...'nin 31/07/2013 tarihinde re'sen terkin edildiği, davacının ihya davası açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, Ticaret Sicil Memurluğunun yasal hasım durumunda olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, ilk defa mahkememizce resen tasfiye memuru olarak atanan ve bu davada da taraf sıfatı bulunmayan ...'nın da yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği, davacının iş mahkemesinde devam eden davayı kazanması halinde yapmak zorunda kaldığı bu giderleri HMK'nun 323/1-h maddesi uyarınca, iş mahkemesinde yargılama giderleri içerisinde davalı şirkete yükleme hakkı bulunduğu, (İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 29/06/2021 tarihli ilamı bu yöndedir) anlaşıldığından; davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketinin , ... 44. İş mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nın atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketinin , ... 44. İş mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Tasfiye memuru olarak ...'nın atanmasına, 3-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 4-Kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, 5-Harçlar yasası uyarınca belirlenen 615,40-TL karar harcı başlangıçta yatırıldığından yeniden tahsiline yer olmadığına, 6-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım durumunda bulunduğundan, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde, davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.. 15/05/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır