İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1155 E. 2026/274 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1155
- Karar No
- 2026/274
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1155 Esas - 2026/274 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1155 KARAR NO: 2026/274
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;..... plakalı araç sahibi olan müvekkilinin 26.05.2025 tarihli kazada uğramış olduğu haksız fiil tazminatı için sigorta ( ZMMS) şirketine başvuruda bulunulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri de yapıldığını, sürücü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın şerit takip kurallarına uymaması sebebiyle müvekkiline ait ve müvekkili sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın yan kısımlarına çarptığını, trafik kazasında; .... plakalı araç sürücüsü ....’un kusursuz,..... plakalı araç sürücüsü ....’ın kusurlu olduğunu, .... plakalı aracın .... numaralı poliçe ile .... Sigorta A.Ş.' ye trafik sigortalı bulunduğunu; değer kayıplarının Z.M.S.S teminatı kapsamında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin aracı üzerinde ikinci el piyasasında oluşan reel değer kaybının kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün , araç sahibinin ve sigorta şirketinin zararı ödenmesi gerektiğini, trafik kazası neticesinde müvekkiline ait aracın onarım çalışmaları için serviste kaldığını ve müvekkilinin bu süre içinde aracını kullanamadığını, bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, taksi ile ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını, kazaya sebebiyet veren aracı sigortalayan davalı .... Sigorta Şirketi'nin kaza tarihi olan 26.05.2025 tarihinden itibaren avans faizi ödemekle yükümlü olduğunu, tüm bu nedenlerle; müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı alacağından şimdilik 50,00 TL' nin ( belirsiz alacak davası olarak) kaza tarihi olan 26.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava konusutrafik kazasına karışan ..... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ..... sayılı ve 13.03.2025 - 2026 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminat miktarı ve sigortalısının kusur oranıyla sorumluluklarının bulunduğunu, 09/09/2025 tarihinde ......'a 61.710,00 TL değer kaybı ödemesi ve mağdur aracın kasko poliçesine 54.921,90 TL rücu ödemesi yapılmış olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, avans faiz talebinin haksız olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacının değer kaybı zararının karşılandığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, araç trafik tescil kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, tramer kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi 09/03/2026 tarihli raporu ile özetle; Davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, ..... plakalı araç sürücüsü dava dışı ......'ın, %100 asli kusurlu olduğu, .....plakalı araç sürücüsü davacı .... Karabulut'un, kural ihlali ve ihmali bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, dava konusu edilen ..... plakalı araçta işbu dava konusu kaza nedeniyle, kaza tarihinde meydana gelen değer kaybı bedeli 60.000,00 TL olarak tespit edildiği, davacı yanca; davalı sigorta şirketinden 61.710,00 TL değer kaybı zararı tahsil edildiğinden bakiye değer kaybı bedelinin söz konusu olmadığı hesap ve tespit edildiğini bildirmiştir. GEREKÇE : Dava, araç değer kaybı tazminat talebine ilişkindir. Davaya konu olay, Dava dışı araç sürücüsü ....; sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı aracı ile anılan ..... Sokak üzerinde ... numaralı taşınmaz önünde kaldırıma dik şekilde park edilmiş araçlar arasından - park yerinden çıkmak amacı ile aracı ile gerimanevra yaptığı esnada, arka gerisinde yer alıp.... Cadde istikametine doğru seyir halinde olan davacı .....'a ait..... plakalı araca sağ yan kesiminden çarpması suretiyle meydana gelen iş bu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede .... plakalı araç sürücüsü dava dışı ......'ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafık Kanununun, 47/d, 52/b, 67/a-b maddesini ihlal ettiğinden dava konusu kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile değer kaybı yönünden değer kaybı bedeli 60.000,00 TL olarak tespit edildiği, davacı yanca; yargılama sırasında davalı sigorta şirketinden 61.710,00 TL değer kaybı zararı tahsil edildiğinden bakiye değer kaybı bedelinin söz konusu olmadığı, Davaya konu edilen alacak hakkında dava açıldıktan sonraki bir süreçte davalı tarafça yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. HMK'nun 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmü amirdir. Davalının davadan önce ödeme yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiği tespit edildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davadan sonra ödeme gözetilerek dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 111,00TL tebligat ve posta gideri ile 7.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.111,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 50,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2026
Katip ... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı