İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1133 E. 2026/253 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1133
- Karar No
- 2026/253
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1133 KARAR NO : 2026/253
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 01/12/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Davacı asil kendisinin -- ortağı ve münferiden yetkilisi olduğunu, ilgili şirketin ---- sicil numarası ile ...'ne kayıtlı olduğunu, TTK 7.maddesine göre şirketin 07/07/2014 tarihinde terkin edildiğini, ----- plaka sayılı araç tasfiye dışı kaldığını, araç satışına ilişkin işlemler tamamlanmadığından şirketin ihyası ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirket hakkında kurumlarınca TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34.madde hükümlerine göre işlem yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, Mahkememizce ek tasfiye kararı verilmesi halinde tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu belirterek özetle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, resen terkin edilmiş şirketin, terkin olunun şirkete ait bir adet aracın devir, tescil işlemlerinin yapılması amacıyla ihyası istemlidir.İhyası istenen şirketin merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkili olup, ihyası istenen şirketin merkezi ---- olmakla mahkememizin yetkili olduğu görülerek esasa geçilmiştir. Davacının terkin olunan şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu görülmüş, davayı açmakta hukuki yararı ve taraf sıfatı olduğu anlaşılmıştır. Davalı sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde şirketin vergi kaydının terkin olmuş olması sebebiyle geçici 7. Maddesine göre sermaye artışının yapılmaması ve 5174 sayılı kanunun 10. Maddesi uyarınca şirketin resen 07/07/2014 tarihinde terkin edilmiş olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, terkin işlemlerinde bir usulsüzlük de olmadığını belirterek davanın reddini, talep etmiştir.----- Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarıyla ihyası istenilen limited şirketin, 31/07/2013 tarihinde, yasal ihtarata rağmen sermaye artışının yapılmaması sebebiyle, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen sicilden kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Trafik tescil kayıtlarına göre ---- plakalı aracın, otomobil tipi ------ model olarak terkin olan şirketin üstüne kayıtlı olduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ----- Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde "...ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği," düzenlemeleri yer almaktadır.5174 Sayılı --- Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesi; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemez" hükmünü içermektedir."Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; " 5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.TTK'nın geçici 7. Maddesi ile kanunda belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tahdidi sayılan bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında terkin sebeplerinin tebliğ ile genişletilemeyeceği açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile geçici 7. madde kapsamına alınamaz.Somut olayda, gerek 5174 sayılı yasanın kanunda yazan bir terkin sebebi olmaması, şirkete ati tasfiyesi gereken bir malvarlığının bulunduğunun anlaşılması gerekse Anayasa Mahkemesinin kararı ile beş yıllık hakdüşürücü sürenin iptal edilmiş olması (AYM 22/6/2023 tarih, ----- Karar sayılı ilamı) göz önüne alındığında şirketin ihyasına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. İhya istemine göre, ------ plakalı aracın devir, tescil işlemlerinin yapılması için tasfiye memuruna ihtiyaç olduğundan talep gibi, şirketin son yetkilisi olan davacı, aracın satış, devir tescil işlemleri ile ilgilenmek üzere tasfiye memuru olarak atanmıştır. Davanın açılış şekline göre terkin işleminin sicilin mevzuata veya usule aykırı işlemi sebebiyle olduğuna dair bir iddianın da olmadığı göz önüne alınarak, talebin mahiyeti gereği sicil yasal hasım olarak kabul edilmiş, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜNE; 2-...--- sicil numarasında kayıtlı iken TTK.nun geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan ------ ŞİRKETİ'nin ----- plakalı aracın satış, devir, tescil işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 3-Davacı ...'ın (T.C:...) tasfiye memuru atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına; 4-Karar kesinleştiğinde kararın ticaret sicil memurluğunda tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 5-Karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 6-Davanın mahiyeti gereği yargılama giderlerinin davacıda bırakılmasına; 7-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40--TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,90-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı asilin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.