İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/103 E. 2025/711 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/103
- Karar No
- 2025/711
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/103 Esas KARAR NO : 2025/711
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Davalılardan ... Sigorta A.Ş.” ne ... nolu Z.M.M. Trafik ve ... nolu Kasko ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı ...Şti. adına kayıtlı ve davalı ....sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 01.09.2022 tarihinde asli ve tamamen kusurlu olarak, müvekkil şirket” in sigortalısı ... adına kayıtlı ...plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araçta toplam 10.195,12 Euro tutarında hasar meydana gelmiş olup aracın bütün onarım masrafları kasko sigorta poliçesini düzenleyen müvekkil şirket tarafından yapıldığını, Meydana gelen kaza sonrası zararın ödenmesi amacıyla ... plakalı aracın Trafik ve Kasko ...Poliçelerini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.' ne müracaat yapıldığı ancak belirtilen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkil şirket tarafından sigortalısına 10.195,12 Euro ödeme yapılmış olup, davalı ... Sigorta A.Ş. meydana gelen bu zarardan, düzenlemiş olduğu hem Trafik poliçesindeki teminatı limiti hem de Kasko poliçesindeki .... teminatı limiti kadar sorumlu olduğunu, diğer davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'ın zararın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, borçlu davalıların süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurulduğunu, borçluların itirazı haksız ve mesnetsiz iptali gerektiğini, davadan önce müvekkil şirket adına davalılara karşı dava konusu taleplere ilişkin olarak arabuluculuk müracaatı yapıldığını ancak 25.12.2024 tarihinde yapılan toplantıda davalılar anlaşmayacaklarını bildirdikleri için anlaşmama tutanağı tutularak taraflarca imza altına alındığını beyan ederek tüm açıklanan bu nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalılara ayrı ayrı usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı sigorta şirketi vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; 01.09.2022 tarihinde, Müvekkil Sigorta Şirketi nezdinde ... nolu Z.M.M. Trafik ve ... nolu Kasko ...Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan, ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı yan işbu kaza nedeniyle aracında maddi hasar meydana geldiğini iddia etmiş ve bedelini talep ettiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi gereğince trafik poliçesi genel şartlarında yer alan belgelerin eksiksiz bir şekilde Sigorta Şirketi'ne sunulması ve taleplerin açıkça belirtilmesi gerektiği, Trafik kazası neticesinde mağdur olan kişilerin, kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlarının tazmini adına ilgili sigorta şirketine karşı dava açmadan evvel doğrudan başvuru yapmış olması yasal zorunluluk olduunu, ancak işbu başvurunun eksiksiz ve etkin olması gerektiği, başvurunun muhatabı sigorta şirketinin de başvuruya olumlu yahut olumsuz geri dönüş yapabilmesi için başvuruyu değerlendirmesi gerekmekte olup nihai sonucun oluşması adına eksiksizliğin ve taleplerin net bir şekilde ortaya konulması gerektiği, davacı yan tarafından yapılan başvuruda talepler açık ve net şekilde belirli olmamakla birlikte eksik ve hukuka aykırı bir başvuru yapıldığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar ek 6/24 altında sayılan belgeler başvuru sırasında tam ve eksiksiz olarak Müvekkil Şirkete sunulmadığından başvuru yolu tüketilmemiştir. Sigorta Şirketine zorunlu başvuru yolu dava şartı olup ilgili maddenin ekinde sunulan belgelerin dava sırasında sunulması gerektiği, davacı vekili, müvekkil şirketten araç değer kaybının tazminini isterken alacağın muaccel ve dolayısıyla ödenebilir olmasını sağlamak için bütün belgeleri eksiksiz sunmadan sigorta şirketinden alacağın tahsilini talep edemeyeceği izahtan varestedir. davacı vekili, müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuru sırasında kanun maddesinde sayılan gerekli belgeleri sunmadan zararlarının giderilmesini, İyi niyet ve azami güvene dayanan sigorta ilişkilerinde sigortacının somut olayın özelliklerine göre sorumluluğunu belirleyebilmesi için gerekli olan belge ve bilgiye ihtiyacı olduğu, davacı tarafından , KTK madde 97 hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle işbu davanın usulden reddedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalılar ... ve ...Tic.Ltd.Şti. cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayda trafik kazası ...'da gerçekleştiği, müvekkili şirketin ...'da kurulu olduğu, müvekkili şahsın da ikametinin ... olduğu, dolayısıyla öncelikle yetkili mahkeme ... olduğundan ... Ticaret Mahkesine açılmış olan iş bu davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereği, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine başvurması zorunlu olduğunu, ancak davacı tarafın sigorta şirketine başvurduğuna dair Sayın Mahkeme’ye herhangi bir delil sunmadığını, dolayısıyla, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracın(...) diğer davalı ... SİGORTA A.Ş ne kaza dönemi için hem trafik hem de kasko sigortası bulunduğunu, davacının bu sigorta şirketlerine başvurusu olup olmadığının ve sigorta şirketinin bu kaza nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapıp yapmadığının ve ikame araç verip vermediğinin sigorta şirketine sorulması gerektiğini, kazaya ilişkin trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde, davacı tarafın kusursuz olmadığının açıkça görüldüğünü, Türk Borçlar Kanunu'na göre, kişinin ancak kendi kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle davacı tarafın müvekkilini bütünüyle doğan zarardan sorumlu tutması ve bu yönde taleplerde bulunması hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde 10.195,12 Euro hasar bedeli talep ettiğini, bu miktarın açıkça abartılı ve fahiş bir tutarı ifade ettiğini, talep edilen tutarın, gerçek zarar miktarını yansıtmamakta olup, adeta trafik kazasını bir kazanç kapısına dönüştürme çabası içinde olduğunu beyanla davanın reddini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 01/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın tam kusurlu olduğu iddiasıyla davacı sigortalısının aracında meydana gelen hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden, davalı araç sürücüsü ve malikinden rücuen tahsiline ilişkin icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının bir sureti UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde, davacı tarafça davalılar aleyhinde, 10.195,12 TL Kasko Hasar Tazminatı asıl alacağı, 642,86 Euro işlemiş faiz toplamı 10.837,98 Euro üzerinden icra takibine geçtiği, alacağın sebebi olarak kasko hasar tazminatı rücuen ödemesinin gösterildiği, davalı sigorta şirketi yönünden sorumluluğun poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak talep edildiğinin de takip talebinde belirtilmiş olduğu, davalılarca takibe ayrı ayrı itiraz edilmekle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu araçların UYAP üzerinden aktif ve pasif araç tescil kayıt sorgusunun yapılarak dosya arasına alınmış, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Davalı ... Anonim Şirketine müzekkere yazılarak, dava konusu ... ve ... Plaka sayılı araçların tüm sigorta poliçesi ve kaza bilgilerini gösterir tramer kayıtları ve 01/09/2022 tarihi itibariyle geçerli ... ve ... Plaka sayılı araçların yapmış olduğu kazaya ilişkin davacı tarafça yapılan başvuruya istinaden açılmış dosya var ise hasar dosyası ile birlikte sigorta poliçesinin birer sureti celp edilmiş, gelen yazı cevapları incelenerek dosyamız arasına alınmıştır. Davalı ... Sigorta'nın 43.000 TL teminat limiti ile davalıya ait ... plakalı aracı sigortaladığı anlaşılmıştır. Mahkememiz 12/05/2025 celse tarihli ara kararı ile ; dosyanın celse arasında resen seçilmesine karar verilmiş olup mahkememiz 22/05/2025 ara kararı ile bilirkişi makina mühendisi bilirkişisi ... ile sigortacı bilirkişi ...'e tevdi edilerek, davacının icra takibine konu ettiği kasko hasar tazminatına ilişkin alacağının mevcut olup olmadığı, var ise miktarının sigorta şirketine başvuru tarihine göre tespit edilecek temerrüt tarihine göre tespitine ilişkin rapor hazırlanmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 12.09.2025 tarihli raporda özetle; ... plaka sayılı aracın plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü'nün asli ve tam kusurlu olduğu, ... plaka davacı sigorta şirketinin talep edebileceği nihai ve gerçek tavan maddi zararının tutarının 10.679,41 TL olduğu, ... Plaka sayılı aracın sürücüsü'nün atfı kabil bir kusuru olmadığı, davaya konu aracın nihai ve gerçek tavan değer kaybı tutarının 10.195,12 Euro olduğu, ... plakalı aracın hasar onarım bedeline ilişkin olarak; ilk önce ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. ... nolu ZMSS poliçesine başvuru yapılması poliçe üst limitin tükenmesi halinde aracın ... Sigorta A.Ş. ... nolu kasko poliçesinin ... Teminatının dan karşılanması gerektiği ... teminatının yetmemesi halinde davacının, davalıya rücu hakkı olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini içerir raporu sundukları görülmüştür. Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı ve davalı ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 01.09.2022 tarihinde, davacı şirket sigortalısı... adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada alınan bilirkişi raporunda gerekçeli değerlendirmeler sonucunda davalı tarafın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, aynı raporda davaya konu aracın nihai ve gerçek tavan değer kaybı tutarının icra takibinde asıl alacak olarak talep edildiği şekilde 10.195,12 Euro olduğunun tespit edildiği, davacının ...'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve...E. - ...K. ) anlaşılmakla aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiş olup, yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verildiği, davalı sigorta şirketine başvuru tarihi itibari ile yapılan faiz hesaplamasında işlemiş faizin 66,48 Euro olarak hesaplandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, Davalılar tarafından ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın; davalılar ...ve ... Ltd Şti yönünden aynen iptali ile takibin aynı şartlar ile devamına, davalı ... Sigorta yönünden takibe itirazın kısmen iptali ile takibin ZMMS poliçe limiti 43.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 10.195,12 euro asıl alacak ve 66,48 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 10261,6 Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları, davacının sigortalısının aracında gerçekleşen zararın tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle takip tarihinde alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulüne, 2- Davalılar tarafından .... 37. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın; davalılar ...ve ...Ltd Şti yönünden aynen iptali ile takibin aynı şartlar ile devamına, davalı ... Sigorta yönünden takibe itirazın kısmen iptali ile takibin ZMMS poliçe limiti 43.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 10.195,12 euro asıl alacak ve 66,48 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 10261,6 Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı isteminin reddine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 26.083,58 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.881,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 21.201,86 TL harcın davalılar davalılar ... ve ...td Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 4.881,72 TL peşin harç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, (davalı ... sigorta yönünden sorumluluğun 2.937,33 TL olması kaydıyla) 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 10.075 TL yargılama giderinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 9.539,19TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, Bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 61.094,61 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, (davalı ... sigorta yönünden sorumluluğun 43.000 TL olması kaydıyla) 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.800-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluklarında tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2025
Katip E-İMZA
Hakim E-İMZA