İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/937 E. 2026/380 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/937
- Karar No
- 2026/380
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/937 Esas KARAR NO : 2026/380 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 17/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı --------Ş. tarafından ---------- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı --------- plakalı araç, 14.09.2023 tarihinde müvekkile ait --------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla --------- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda-------- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 43.570,22-TL olduğu belirtilmiş ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin, aracın kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj göndermiş, gelen mesaj içeriğine göre aracın 14.09.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 43.570,22-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) 70.472,59-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e 14.09.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olmuş ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalı sigorta şirketine 26.11.2024 tarihinde bu hususta başvuru yapmasına rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığını, buna göre, davaya konu --------- plakalı araçtan 43.570,22-TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın tramer’e doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğinden davanın tespit davası olarak açılması zarureti hâsıl olduğunu, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinde “Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.” şeklinde yasal düzenleme bulunduğunu, Yönetmeliğe göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (tramer) bildirmekle yükümlü olduğunu, sigorta şirketleri, gerçekleşen kazaları anılan yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (tramer) bildirmekle yükümlü olup yanlış kaydın düzeltilmesinde sorumluluk ve haliyle kaydın düzeltilmesi talebinde muhatap da ilgili sigorta şirketi olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bu sorumluluğun yüklenemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin, araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü olduğunu, Sigorta Bigi ve Gözetim Merkezine (SBM) hasar miktarını sigorta şirketleri bildirdiğinden ve sigorta şirketlerinden gelen verileri veya dayanak belgeleri denetleme yükümlülüğü olmayan SBM verileri kendisine bildirildiği haliyle tramer'e işlediğinden husumetin davalı sigorta şirketine tevcihinde bir isabetsizlik bulunmadığını, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 2. fıkrasında güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarların tramer kaydına gecikmeksizin bir gün içinde doğru bildirme zorunluluğu bulunduğunu, Sigorta şirketleri tarafından yalnız ve sadece hasar ile ilgili bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, sigorta şirketleri açık mevzuata rağmen değer kaybı ve yargılama giderleri gibi ödedikleri tüm bedelleri tramer kaydına işlettikleri, bu durumun kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, 14.09.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait--------- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça tramer'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 43.570,22-TL olduğunun tespitine, Karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (tramer'e) gönderilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-h maddesine göre davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olmasını, huzurdaki davanın Tespit davası şeklinde açıldığı görülmüş olup Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamasını, çünkü tespit davası, hukuki bir durum ya da hak henüz inkâr ya da ihlal edilmeden, yani herhangi bir zarar doğmadan açılabildiğinden, menfaatin doğmuş ve güncel olması gereğinin bir istisnası olarak ortaya çıkmıştır . Bu doğrultuda, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Davacının tespit davası ile istediği hukuki koruma diğer dava çeşitlerinden birisi ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Nitekim -------- E., --------- K. ile 01.02.2012 tarihli ve --------- E., --------- K. sayılı kararı sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsendiğini, ancak dava konusu ''tramer hasar kaydının hatalı olduğunun tespiti'' talepli uyuşmazlığın inşai dava veya eda davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunmadığını, açıklanan nedenlerle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, davacı yan davasını tramer'e ( sigorta bilgi merkezi) karşı açmasını, davacı taraf tramere acında meydana gelen hasar bedelinin yanlış yazılıdığını ve düzeltilmesi gerektiğini, ancak bu durumda düzektilmesi gereken kayıt Tramer'de olduğundan bu davasını Tramer'e Sigorta Bilgi Merkezine yahut bağlı bulunduğu kuruluşa karşı açması gerektiğini, bu sebeple husumet itirazlarının kabulüne karar verilmesini, davacı tarafın ilgili kayıtların hatalı olduğunu düşünüyor yahut biliyor ise ilgili aracın maliki olarak hak sahibi olduğundan kendisi de tramerden hatalı kaydın düzeltilmesini talep edebileceğini, nitekim kazaya karışan taraflarında tramerdeki kayıtlara itiraz hakları olduğunu, yalnızca buna ilişkin evraklarını da Sigorta Bilgi Merkezine iletmeleri gerektiğini, özetle davacı taraf elindeki kararı sunmaksızın hasar kaydımı düzeltin diye başvuru yaparsa bu kaydın düzelmeyeceğini, ancak elindeki kararı da sunması halinde düzeltileceğini, bu sebeple davacı yanın SBM'ya düzeltilmesi için başvuru yapıp yapmadığı, SBM tarafından verilen cevabın davacı yanca yahut SBM 'ye müzekkere yazılmak sureti ile sorulmasını, ilgili dava dilekçesini tebliği ile birlikte SBM üzerinden yapılan incelemede, mağdura ait aracın hasar kaydının 43.570,22 TL olduğu görüldüğünü, nitekim davacı yanın iddiası da aracındaki hasar kaydının 43.570,22 TL olduğu yönünde olduğundan davanı reddine karar verilmesini, tramer kayıtları her ne kadar sigorta şirketlerinin kayıtlarına dayanmak olsa da, bu kayıtların hatalı olduğunu ilgili şahsın farketmesi ile birlikte ----------- adresinde yer alan Hasar Bilgi Düzeltme uygulamasından hasar tutarlarına itiraz edebileceğini, bu durumda sırf bir kaydın asil tarafından da düzeletilebilir olan bir kaydın düzeltilmesi adına dava açılması, bu davanın yalnızca feriler için açılmış kötü niyetli bir dava olduğunu, davacı tarafın tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın reddine, aksi halde; Husumet itirazımızın kabulüne, Hatalı kayıt olmadığından davanın reddine yahut konusuz kalmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhe sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, Tramer kaydının yanlış bildirildiğinin tespiti ve düzeltilmesi davasıdır. Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Davalı --------Ş. tarafından --------- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı -------- plakalı araç ile davacıya ait --------- plakalı araç arasında 14.09.2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, bahse konu hasarın tazmini amacıyla--------- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda --------- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 43.570,22-TL olduğu belirtilmiş ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğu, aracın 14.09.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 43.570,22-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) 70.472,59-TL olarak işlenmiş olduğu, yargılama devam ederken tramer kaydının düzeltilmiş olduğunun beyan edildiği ve sorgu sonucunun dosyaya sunulduğu görülmekle, davanın konusuz kaldığı anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-)Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 26.902,37-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-)Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL harç ve 67,50-TL posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 495,10-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.17/04/2026