İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/931 E. 2026/223 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/931
- Karar No
- 2026/223
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/931 Esas KARAR NO : 2026/223 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait ... plakalı ... marka taşımacılık işi yapılan ticari araç ... tarihinde şirketinize onarım için bırakıldığını, ... tarihinde araçtaki onarım işi davalı tarafça tamamlanmadığından, makul onarım süresinin çok aşılmış olduğu gözetilerek eksper onayıyla bir başka yere götürüldüğü, araç onarımında eksik ve ayıplı işler söz konusu olduğu, olaya konu aracın ticari araç olduğu, müvekkilinin kazanç kaybı söz konusu olduğu, Antalya ... . Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile karşı tarafa ihtar yapıldığı, yapılan ihtara rağmen karşı tarafça müvekkiline ödeme yapılmadığı, HMK m.107 mucibince belirsiz alacak olarak ileride bedel arttırım ve ıslah hakları saklı tutularak fazlaya ilişkin haklarının ferileriyle birlikte saklı tutularak şimdilik ... TL ticari gelir kaybının muaccel olduğu andan itibaren işlemiş ve işleyecek olan ticari avans faiziyle birlikte ödenmesini, davalı tarafın taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesini talep etmiştir. YANIT: HMK 124 uyarınca taraf sıfatı yargılama sırasında ortadan kalkan davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu araç servisi .... A.Ş.'YE DEĞİL, .... ANONİM ŞİRKETİ'NE ait olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetleri arasında motorlu taşıt tamirat ve onarım işlerinin bulunmadığını, işbu nedenle davayı kabul etmemekle birlikte ayıplı hizmetten kaynaklı hukuki ilişkinin tarafı olmadığını ve yargılama konusu uyuşmazlıkta taraf sıfatının haiz olmadığını, müvekkilinin dava konusu hukuki ilişkinin tarafı olmadığından husumete ilişkin itirazlarının kabulü ile haksız ve mesnetsiz davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde davayı ... ... A.Ş.' ye yönelttiği, HMK 124 kapsamında yapılan işlemin yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, dava tarihi itibariyle müvekkiline yönelik arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, bu eksikliği sonradan tamamlamanın mümkün olmadığını, davanın bu nedenlerle usulden reddi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE : Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava davacının davalıdan kazanç kaybı zararından kaynaklanan alacağı olup olmadığı, davalıya husumet düşüp düşmediği, iradi taraf değişikliğinin mümkün olup olmadığı, arabuluculuk aşamasının tamamlanıp tamamlanmadığı hususları taraflar arasında ihtilaflıdır. Öncelikle usuli itirazlar ele alınmıştır. Davacının davasını yönelttiği ilk davalı ... Şti. İle ... Şti. .... şirketler olup .... ilinde ... şirket olarak ... olarak bilinmektedir. Davacının her iki şirketin aynı şirket olduğunu düşünmesi de kabul edilebilir bir yanılgıdır. Dosya kapsamında davacı tarafça davadan önce ilk davalı ... Şti.ne noter aracılığıyla ihtarname gönderildiği, yine tarafların arabuluculuk sürecinde bir araya geldiği, ilk davalının buna rağmen davacıyı yanılgısı hakkında bilgilendirmediği, kasten sessiz kaldığı, kendisine dava açılmasına sebebiyet verdiği vicdani kanaatine varılmakla; HMK 124/4 gereği davanın tarafı olmaktan çıkarılan davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Arabuluculuk yönünden yapılan değerlendirmede, davacının iradi taraf değişikliği talebi hakkında henüz değerlendirme yapılmadığı dönemde, yani davalının davada henüz taraf sıfatı kazanmadığı sırada, arabuluculuğa başvurduğu, taraf değişikliği kabulü ara kararından önce de anlaşmazlık tutanağını dosyaya ibraz ettiği görülmektedir. Davalı henüz davada taraf değilken onun ile anlaşmazlık tutanağı imzalanmıştır, buna rağmen davanın açıldığı tarihten bahisle dava şartı oluşmadığını savunmak hakkın kötüye kullanılması teşkil eder. Zira davalının amacı dava açılmadan önce bir uzlaşma zemini sağlanması değil, davanın usulden reddedilmesini sağlamaktır. Kaldı ki Hukuk Muhakemeleri Kanunu genel bir kanun olup, ticari davalarda arabuluculuk şart iken, iradi taraf değişikliği sonrası arabuluculuğa dava tarihi itibariyle başvurulmaması gerekçesi ile ret kararı verilmesi, ticari davalarda iradi taraf değişikliği kurumunu uygulanamaz hale getirir. Kanun koyucunun iradesine, gerek Arabuluculuk Kanunu gerekse HMK nın özüne amacına aykırı bir yorum olarak görülen aksi yöndeki davalı savunmasına itibar edilmemiş, arabuluculuk dava koşulunun yerine getirildiği kabul edilmiştir. Esas yönünden yapılan değerlendirmede, davacının 2023-2024 yılı ticari defterleri makine mühendisi, eksper, mali müşavir aracılığıyla incelenerek, davacının aracında meydana gelen arızanın davalı yanca yapılmayan işlemlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, aracın serviste makul onarım süresini aşan şekilde fazladan kalıp kalmadığı, kaldı ise kaç gün kaldığı, davacının bu günler için gelir kaybı olup olmadığı, var ise toplam tutarı hakkında rapor aldırılmıştır. Rapor davacının defter ve gelir idaresi kayıtları ile uyumlu hazırlanmış, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülerek hükme esas alınmış olup, yerleşik içtihatlar nazara alındığında davacının kendi kayıtları asıl olup, emsale göre kazanç kaybı hesaplanamayacağından aksi yöndeki itirazların reddi ile talep artırım dilekçesi doğrultusunda, ihtarnamenin davalı olmaktan çıkartılan ... şirketine tebliğ edilmesi nedeniyle temerrüt dava tarihinden başlatılarak avans faize hükmedilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, ... TL nin ... tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı ... .. Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.12/03/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı