İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/919 E. 2025/1032 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/919
- Karar No
- 2025/1032
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/919 Esas KARAR NO: 2025/1032 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/12/2024 KARAR TARİHİ: 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait ----- plakalı araca, müvekkil şirket ortağınca toplantıya gitmiş olduğu ----- halinde iken; sürücüsü----olan, işleteni----- plakalı otobüsçe çarpılmış ve -----tarihinde saat 13:40'ta trafik kazası meydana gelmiş en nihayetinde müvekkil şirketin aracında maddi hasar meydana geldiğini,----- kaza sıra nolu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında tespit edildiği üzere; otobüs sürücüsü---- kazada kusurlu olduğunu, Sürücüsü----, işleteni ----olan ------ plakalı otobüsün----- poliçe numarası ile -----Tarafından yapılmış olup; ----- uyarınca trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup; kazaya sebebiyet veren aracın ------- tarafından bu zararın karşılanması gerekmekte olduğundan sigorta şirketine başvuru yapıldığını, Öncelikle ----- tarihinde başvuru yapılmış olup; başvurumuz neticesinde sigorta şirketince ---- tarihinde -----değer kaybı bedeli ödendiğini, Oluşan hasar tutarı, müvekkil şirket aracının henüz 77 km olması ve yeniliği dikkate alındığında ödenen değer kaybı bedelinin eksik olduğu düşüncesiyle ---- tarihinde eksik yatırılan değer kaybı bedelinin ödenmesi talepli bir başvuru tekrar sigorta şirketine yapıldığını, ----- tarihli eksik yatırılan değer kaybı bedelinin ödenmesi talepli başvurumuza yasal süre içerisinde sigorta şirketince cevap verilmemesi üzerine ---- başvuru sayısı ile ---- başvuru yapıldığını ancak tahkim başvurusu ----- karar sayısı ile "teminat limitinin tüketilmiş olduğu, bakiye poliçe limiti kalmadığı anlaşılmış olmakla" reddedilmiştir. Sigorta şirketi poliçesinde sorumlu olduğu tutarlar bakımından limitleri tükettiği görüldüğünü Meydana gelen kaza nedeniyle müvekkil şirkete ait olan araçta oluşan hasar, ekspertiz raporu ile yetkili serviste yapılmış olan işlemler sonrası oluşturulan fatura ile sabit olduğunu Meydana gelen kaza nedeniyle ----rapor nolu, ---- ekspertiz raporu dosya nolu ekspertiz raporuna göre ----- hasar tutarı müvekkilin aracında oluştuğunu Ve meydana gelen hasar onarımı yetkili serviste yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, meydana gelen kaza nedeniyle ----- tarihi arasında müvekkil şirket araçtan mahrum kaldığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, Fazlaya dair her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL değer kaybının kaza tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, Fazlaya dair her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden teslim tarihine kadar işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle, Değer kaybı tazminatı talebimiz 1000-TL'yi HMK m.107/2 uyarınca 60.376-TL'ye, Araç mahrumiyet tazminatı talebimiz 100-TL'yi HMK m.107/2 uyarınca 15.723-TL'ye, En nihayetinde toplam tazminat talebimiz 1100-TL'yi HMK m.107/2 uyarınca 76.099-TL tazminatın kazanın meydana geldiği 04.10.2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu usul ve yasaya aykırı iş bu davayı kabul etmediklerini Davacının müvekkil idare aleyhine açmış olduğu davaya karşı; derdestlik, husumet, görev, yetki itirazı ve kesin hüküm itirazlarımızı tekrarladıklarını, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep ettiği dava konusu alacaklara ilişkin zamanaşımı definde bulunduklarını belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu edilen kazanın meydana gelmesinde müvekkil kurum ---- ve diğer davalı --------kusuru bulunmadığını, müvekkil kurumun davaya konu kaza hadisesinden sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği değer kaybı ve hak mahrumiyet bedeli talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının aracı kullanamaması sebebiyle araçtan mahrumiyet bedeli talep etmesi kabul edilemeyeceğini, davacının avans faizi talepleri hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazları çerçevesinde davanın reddine, müvekkil idare aleyhine açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMA.Davalı --- kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap verdiği ancak cevap dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;---- plakalı aracın sürücüsü---------- KTK ve KTY “nin yukarıda verilen ilgili maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmiş, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmış, karayolu üzerinde kurallara uygun olarak park etmiş olan ----- plakalı araca sağa dönerken çarptığı Sürücü ---- meydana gelen kazada asli ve ”e 100 kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sür yönünden:-----plakalı araç sürücüsünün kaza tutanağında park yasağı olan bir bölgede park ettiği hususunda bir kayıt bulunmaması nedeni ile, davaya konu kazaya karışmasında alabileceği bir tedbir olamayacağı, bu nedenle kusursuz olduğu, Araç değer kaybı bedelinin 80.000 TL olduğu, Araç mahrumiyet kaybı bedelinin 15.723 TL olduğu, Davadışı ----kazaya etken --- plakalı aracın ----tarihleri arası ----sayılı poliçesi ile ------ Sigortacısı olduğu, kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası teminat limiti 120.000 TL olduğu, ----hasar bedeli olarak ---- değer kaybı bedeli olarak 19.623,97 TL toplamda 120.000 TL ödemiş olduğu, bakiye teminat limiti kalmadığı, Bu durumda bakiye değer kaybı bedelinin 80.000 TL- 19.623,97 TL> 60.376,03 TL olduğu, Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan Müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı ---------sürücüsünün kusuru oranında, 96100, diğer davalı -------ile müştereken ve müteselsilen talep edilecek bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinden toplamda 76.099 TL'den sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin kaza tarihi 04.10.2023 olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir -----Kaza tarihi itibariyle 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı görülerek davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile dava konusu kaza sebebiyle davacının aracında 60.376,03 TL bakiye değer kaybının ve 15.723 TL araç mahrumiyet bendelinin doğduğu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı davalı tarafa ait aracın %100 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi davalı sigortalısının kusuru oranında doğrudan zarar niteliğinde olan değer kaybı tazminatından sorumludur. Araç mahrumiyet bedelinin dolaylı zarar niteliğinde olduğu yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında doğrudan ve dolaylı zararlarından davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsünün sorumlu olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının değer kaybı tazminatına ilişkin talebinin KABULÜ İLE; 60.376,03 TL bakiye değer kaybı tazminatının Davalı ---------yönünden kaza tarihi olan 04/10/2023 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılar müştereken ve müteselsilen tahsilli ile davacıya verilmesine, 2-Davacının araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin KABULÜ İLE; 15.723 TL araç mahrumiyet bedelinin Davalı -------yönünden kaza tarihi olan 04/10/2023 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılar müştereken ve müteselsilen tahsilli ile davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 5.198,32 TL 'den davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 1.280,80 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 3.489,92 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 1.280,80 TL olmak üzere toplam 2.136,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.032,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı -----vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden)kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2025