İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/861 E. 2024/761 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/861
- Karar No
- 2024/761
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/861 Esas KARAR NO : 2024/761
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... TEMSİLCİ : ... DAVALI : ... - DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Zayi Belgesi Verilmesi" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı...şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle, 133689 sicil nolu, 2008 yılından beri faaliyette bulunmayan yetkilisi ve hissedarı bulunduğu davacı...şirkete ait karar defterinin bilgisi dışında herhangi bir şekilde zayi olduğunu, şirketin kapanışının yapılabilmesi için TTK'nın 82/2. maddesi gereğince bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaya uğrarsa, yetkilinin mahkemeden kendisine ziya belgesi verilmesini isteyebileceği hükmü gereğince gerekli yasal işlemlerin tarafınca yapılabilmesi için işbu davayı açtığını, karar defterinin 2008 yılında muhasebesini tutan serbest muhasebeci ve mali müşavirinden istemesine rağmen ve tarafına teslim edilen belgelerden yaptığı tüm kontrollere rağmen bulunamadığını belirterek yetkilisi olduğu... Doğrama Lokanta Gıda İnşaat Sosyal Hizmetler Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye ait karar defteri ve ticari defterleri için zayi kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 82/7. maddesi uyarınca, "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir”. Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Tüm bu açıklamalar kapsamında eldeki dava dosyası ele alındığında, davacının, şirkete ait karar defteri ile ticari defterlerinin bilgisinin dışında herhangi bir şekilde zayi olduğunu belirterek zayi belgesi verilmesini talep ettiği görülmüştür. Yukarıda bahsi geçen madde metninde geçen "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı" örnekleri tahdidi olarak sayılmamış, tacirin elinde olmayan, tacire kusur atfedilemeyecek benzer olayların da maddenin kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte tacirin bu maddeden yararlanabilmesi için, somut olayın özelliği de gözetilerek hem defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilmiş olması hem de ziyaa uğramanın onun iradesinin dışında meydana gelmiş bulunması gerekmektedir. Ancak somut olayda, talepte bulunanın istem konusu defter ve kayıtların ziyaa uğramasına neden olarak ileri sürdüğü maddi bir vakıa yoktur. Diğer bir deyişle, Kanun'un aradığı yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi sebeplerden hangisinin gerçekleştiği açıklanmamıştır. Ayrıca, defter ve kayıtların 'herhangi bir şekilde elden çıktığı' açıklamasından özen yükümlülüğünün de yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Mahkememizce davacının davasının subuta ermemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı...tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı...tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. maddesine uygun şekilde iadesine, Dair, davacı...tarafın yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 25/12/2024
Katip ... ¸
Hakim ... ¸