İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/849 E. 2025/556 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/849
- Karar No
- 2025/556
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/849 Esas
KARAR NO : 2025/556
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; 1/01/2022 tarihinde müvekkiline ait, sevk ve idaresindeki... plakalı araca dava dışı sürücü ... 'un sevk ve idaresindeki...cın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 11/01/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ekte sunulduğunu, 11/01/2022 kaza tarihinde tutulan kaza tespit tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere; Bu kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağına göre... plakalı araç sürücüsü ...un asli ve tam kusurlu, müvekkilinin ise bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, 11/01/2022 tarihli kaza neticesinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı bedeli için İzmir ... Ticaret Mahkemesi ...karar sayılı dosyasında kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigorta şirketi olan... Anonim Şirketi'nin teminat limitleri dahilinde karar verildiğini, söz konusu dosyada hazırlanan bilirkişi raporunda davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 104.808,26 TL olduğunu, yine değer kaybı bedelinin de 15.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olup kusurlu aracın ZMMS sigortacısı... A.Ş. tarafından 50.000,00 TL hasar bedeli ödemesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemesi yapılmış ve poliçe limiti tüketildiğini, ... A.Ş.'nin Sorumluluğuna İlişkin ilgili aracın kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçe numarası ile ... A.Ş'nin genişletilmiş kasko teminatı kapsamında olduğunu, davalı olarak ikame etmiş olduğumuz sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3. kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmadığını, buna göre müvekkilinin aracında kaza neticesinde gerçekleşen hasar bedeli müvekkilinin aracında ekonomik yönden tespit edilebileceğini, maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, yine aynı yasanın 1429. maddesine göre, Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararlarının tazmin ile yükümlü olduğunu, davalı tarafından düzenlenen poliçenin ilgili araç için ihtiyari mali mesuliyet teminatının da bulunması sebebi ile öncelikle ZMMS kapsamında hasar bedeli tazmininden sonra müvekkilinin bakiye zararının kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketinden tazminini talep zorunluluğu hasıl olduğunu, öncelikle, değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında gözönüne alınan aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerekir. Somut olayda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak yukarıda açıklanan yöntemle değer kaybı zararının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. “ denilmekte olduğunu, yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda denetime elverişli bir rapor ile sonuca gidilmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında kaza sonrası meydana gelen hasar, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin kusurlu aracın malikinden haksız fiil hükümlerine göre karar verilmesi gerektiğini,
... A.Ş'ye 09/07/2024 tarihinde yapılan yazılı başvuruya istinaden müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, İlgili başvuru sigorta şirketince 09/07/2024 tarihinde tebellüğ edildiğini, müvekkiline ait araçta kaza sonrası hasar meydana gelmiş olup hasar bedelinin tazmini gerektiğini, aleyhine başvuru gerçekleştirilen sigorta şirketinin, müvekkiline ait mağdur araca ait hasar tazmin yükümlülüğünü yerine getirirken orijinal yedek parça bedelleri üzerinden KDV de eklenmek suretiyle ödemede bulunması gerektiğini, davalının orijinal yedek parça bedelleri üzerinden KDV de eklenmek suretiyle hasar bedelini ödemesine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay...Hukuk Dairesi’nin içtihatları da bu yöndedir: hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı sigortalıya ait araçta davalı …….sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servisin yedek parça ve işçilik bedellerinde %10 iskonto uyguladığından bahisle iskontolu ve KDV hariç 8.587,5 TL tutarında hasar tespit edilmiş ve 6762 sayılı TTK’nın 283. maddesi hükmü uyarınca,sigortacı,sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda,hasar tespiti yapılırken davalı ....şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen %10 iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması doğru olmadığını, ... A.Ş'ye 09/07/2024 tarihinde yapılan yazılı başvuruya istinaden müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, akabinde dava şartı arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ancak yine anlaşma sağlanamadığını, buna ilişkin son tutanak dilekçe ekinde sunulduğunu, dolayısıyla yapılan başvuru ve arabuluculuk kurumu sonuçsuz kaldığından işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin uğramış olduğu hasar, değer kaybı bedelinin tazmini için sayın mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izahına çalıştıkları sebepler doğrultusunda;talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeli ve değer kaybı alacağına mahsuben toplamda 69.808,26 TL'nin ... A.Ş'den (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, ... A.Ş'den ... poliçe numaralı kazaya ait hasar dosyası celbine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile -arabuluculuk yolunda da vekil olarak bulunduklarından arabuluculuk vekalet ücretinin kabulüne ve davalıya tahmiline karar verilmesine müvekkili adına talep ve dava etmiştir.
Davalı... Anonim Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde; Dava konusu talepler zamanaşımına uğradığından davanın reddinin gerekeceğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesine göre Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığını, Kaza 11/01/2022 tarihinde meydana geldiğini, Kasko ödemesi yaparken sigorta sözleşmesi gereği (haksız fiil hükümlerine göre değil yani) ödeme yapıldığını, bu nedenle TBK 73 devreye girmeyecek olup, zamanaşımının TTK 1472 hükümlerine göre kaza tarihi baz alınarak hesaplanması gerekeceğini, bu halde somut olayda, kaza tarihi esas alındığında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görülecek olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davaya konu bir talepler zamanaşımına uğrayacağını, bu nedenle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, hiçbir şekilde dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taraf karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine maddi tazminatın hesabına ilişkin asgari ve mer’i düzenlemelere uygun belge ve inceleme fırsatı sunulmadığından, tazminat talebinin kısmen veya tamamen yerine getirilmediği iddiaları kabul görmemesi gerektiğini, işbu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkının bulunmayıp, başvurunun usulen reddinin gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığını tespite yarar evraklar ibraz edilmediğinden öncelikle kazaya ilişkin tüm delillerin dosyaya kazandırılması ile kaza ile hasarın uyumu bakımından teknik inceleme yapılması taleplerinin bulunmakta olduğunu, Davacı tarafça kazaya ilişkin tüm delillerin dosyaya ibraz edilmesi ve sonrasında kaza ile hasarın uyumu hususunda teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, Bu hususta ispat yükünün sigorta şirketinde olduğu kabulü ile işbu taleplerinin kabul görmemesi yönündeki değerlendirmelere peşinen itiraz ettiklerini, nitekim kabul anlamına gelmemek üzere sigorta şirketinin hasarın teminat kapsamında olmadığını somut delillerle ispatlaması ancak ve ancak sigortalı tarafından kazaya ilişkin tüm belgelerin sunulması ve doğru ihbarda bulunulması ile mümkün olabileceğini, bu sebeple yerleşik Yargıtay içtihatlarında da çelişkili beyanlar verilmesi ve belge sunmaktan imtina edilmesi halinde ispat yükünün yer değiştirdiği kabul edilmekte olduğunu, aksi bir yorum ve değerlendirmenin hayatın olağan akışı gereğince mümkün olmadığının ortada olduğunu, sigortacıdan kazaya ilişkin olarak sigortalı tarafından bilinmesine izin verilen bilgi ve belgeler dışında bir bilgi veya belgeyi temin etmesi beklenemeyeceğini, açıklanan sebeplerle davacı tarafın öncelikle zararı ve zarar sorumlusunu ispat etmesi gerekmekle, kabul manasında olmamak üzere yukarıdaki beyan ve itirazlarının da gözetilerek davacının talebine konu hasarın iddia edilen kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve hasar tutarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davaya konu araç kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca sıralı sorumluluk öngörülmüş olup, müvekkili şirket ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, Müvekkili şirket nezdinde teminat altına alınan poliçe genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi olup söz konusu poliçede ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunmaktadır. ihtiyari mali sorumluluk sigortası ancak Zorunlu Mali Sorumluluk miktarını aşan kısım bakımından devreye girebileceğini, davacı tarafın, trafik sigortasının teminat limiti dolmadan taraf tazminat talebinde bulunmuşsa da işbu talepler usule ve yasaya uygun olmadığını, Yukarıda belirttikleri üzere Poliçe Genel Şartları ve Yargıtay Kararları uyarınca müvekkili şirket nezdinde teminat altına alınan Kasko Sigorta Poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminat altına alındığını, yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca müvekkil şirket ancak trafik sigortası teminat limitleri üzerinde devreye girmekte olduğunu, işbu nedenle söz konusu kazaya ilişkin kusur ve zarar tespitlerinin yapılarak, sadece trafik sigortası teminat limitini aşan bir zararın mevcut olması halinde İMMS poliçesinin devreye girmesi söz konusu olabileceğini, ancak dava konusu değer kaybı talebi akdedilen sigorta poliçesi özel koşulları gereğince de teminat kapsamında olmadığını, Poliçede mevcut İhtiyari Mali Mesuliyet Klozu aşağıdaki gibi olmakla, klozda açıkça kazanç kaybı ve değer kaybı talepleri teminat dışı bırakıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu ... numaralı emsal dosyadan da görüleceği üzere bu kloz nedeniyle davacının taleplerinin kabulü poliçe sorumluluğumuz açısından mümkün olmadığını, "Bahsi geçen... plakalı araç için düzenlenen 21.05.2021-2022 vadeli ... no.lu Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde ihtiyari mali sorumluluk teminatında 1.000.000,00-TL teminat sağlandığı ancak poliçedeki İhtiyari Mali Sorumluluk klozu incelendiğinde; Sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı limitlere kadar temin ettiğini, her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir” denmiş olduğunu, araçta değer kaybı oluşmadığı hususunda tereddüt olmamakla birlikte, değer kaybı talebinde bulunulması yerinde olmadığını, kabul manasında olmamakla, kusur oranlarının tespiti bakımından sayın mahkemenizce dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti gerekmektedir. bu sebeple, sayın mahkemenizce dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, ancak aşağıda açıklanacak sebeplerle işbu dosyamızda ilgili karar uygulama alanı bulamayacağını, şöyle ki: Anayasa Mahkemesi kararı 29.12.2022 tarihinde verilmiş olmakla; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği gözetilerek hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereğince “Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez”. Bu doğrultuda sigorta şirketlerinin iptal kararı öncesinde Karayolları Trafik Kanunu 90. Maddesi doğrultusunda akdetmiş olduğu poliçelerde geçen şart ve hükümlerin iptal kararına dayanılarak geçersiz olduğunu kabul etmek haksız olacağını, Kaldı ki konu kararda da belirtildiği üzere hukukumuzda sigorta şirketinin sorumlu tutulacağı tazminat miktarının hesaplanması, 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun tazminatın hesaplanmasını düzenleyen 49 ila 56. maddelerinden farklı kurallara tabi kılındığını, Bu nedenle sigortalı ile sigortacının sorumluluğunun aynı kabul edilmesi ve buna göre tazminat hesaplanması kabul edilemeyeceğini, yine kabul manasında olmamak üzere genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, Bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen zarar miktarının tespit edilebilmesi için uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartların ilgili ekinde yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, nitekim söz konusu düzenlemeler mevzuatta boşluk haline gelen bir takım hukuki uyuşmazlıkların çözümü adına ortaya çıkan karışıklıkları gidermek adına yürürlüğe konulmuş olmakla, yürürlük tarihinden itibaren mevcut tüm uyuşmazlıklar için esas kabul edilmesi gerektiğini, yukarıda açıklamış oldukları üzere, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirilmiş olması nedeniyle talebin tümden reddine karar verilmesi gerekmekle; aksi takdirde kabul anlamına gelmemek üzere uyuşmazlık konusu zararın tespiti bakımından öncelikle uyuşmazlık konusu poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, Yargıtay Kararında görüleceği üzere davayı kabul manasında olmamak üzere, söz konusu davanın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faiz yasal faiz olması gerektiğini, Kaldı ki ruhsatta görüleceği üzere araç hususi olduğunu, aracın hususi araç olarak kullanması nedeniyle avans faize hükmedilmesi mümkün olmadığını, kararın bozulmasına karar verilmiştir. İşbu sebeple yukarıda belirttiklerini, nedenlerden ötürü aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerektiğini, beyan etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir... Asliye Tİcaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasına ait evraklar, dava konusu araçların trafik tescil bilgileri, davalı...Anonim Şirketi'nin 18/11/2024 tarihli yazı cevabı, dava dışı ... Anonim Şirketi'nin 06/01/2025- 24/02/2025 tarihli yazı cevapları, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından aldırılan trafik bilirkişi ile otomotiv bilirkişisinden aldırılan 11/05/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından aldırılan Adli Trafik Bilirkişisi ... ve Otomotiv bilirkişisi...tarafından hazırlanan11/05/2025 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde" İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla, Trafik kural ihlalleri yönünden varılan kanaat; A. Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, 2918 sayılı KTK nın 56/1-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumuna etken olduğu; B. Davacı ...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumuna etken olmadığı; görüş ve kanaatine varılmıştır. Hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli yönünden kanaat; C. Somut olayda ...plaka sayılı... X5K 1.4.TDCI 2012 model otomobilde meydana gelen hasar onarım bedelinin KDV dahil 104.808,26 TL, değer kaybı bedelin 15.000,00 TL olduğu, D. Davalı ... A.Ş. kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın ... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından...kazanın meydana gelmesinde tek Etken olduğu belirlendiğinden %100) sigortalısının kusuru oranında, sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 104.808,26 TL olarak belirlenen hasar onarım bedelinden ve Yargıtay
içtihatlarına, piyasa rayiçlerine göre 15.000,00 TL. olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu ve ödemekle yükümlüdür. E. Dosya kapsamında davalı ...Sigorta A.Ş.ne hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli ihbarının yapıldığını gösteren belge mevcut olup, ihbar ve tebliği tarihi ile bilgi bulunmamaktadır. Buna göre davalı şirketin temerrüt tarihi belirlenememiş olup, Sn. Mahkeme tarafından takdir edilecek tarihten itibaren -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. İkame araç yönünden varılan kanaat; F. Dava konusu aracın 10 günde tamir ve boyanarak faal hale gelebileceği, 10 gün x 185,00 TL. = 1.850,00 TL. araç kiralama bedeli olarak hesaplanmış olup, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak söz konusu bedelden araç maliki ve sürücüsünün sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 11/01/2022 tarihinde davacının sevk ve idaresinde ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştığı şekilde trafik kazasının meydana geldiği, bahse konu trafik kazası nedeniyle davacının aracının hasar ve değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bedelinin tespiti ile İzmir... ATM... karar sayılı ilamı ile ZMMS sigorta şirketine açılan dava kapsamında bakiye kalan hasar ve değer kaybının mahkememiz davalısı olan İMMS sigorta şirketinden talep edilip edilemeyeceği, İMMS sigorta şirketinin davacı aracın hasar ve değer kaybı bedelinden sorumlu olup olamayacağına yönelik açılan bakiye hasar ve değer kaybına yönelik maddi tazminat davası olduğu tespit edildi.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; davalı sigortanın bu kazadan dolayı ihtiyari mali mesuliyet sorumluluk limitinin 500.000 TL olduğu, davacının aracında meydana gelen hasara ve değer kaybına yönelik dava dışı sigorta şirketinin 50.000 TL tutarda ödeme yaptığı anlaşılmakla talep konusunun bakiye limit içinde kaldığı ancak değer kayıbına ilişkin hususa ilişkin teminatın değrelendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. sayılı dava dosyasında, ZMMS sorumluluğu bulunan dava dışı sigorta poliçeli... plakalı aracı kullanan dava dışı sürücü ...n 2918 sayılı KTK nın 56/1-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumunda kusurunnu bulunduğu, ...plakalı aracı kullanan davacı...'nun kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı nazara alındığında ... plaka sayılı otomobilde meydana gelen hasar onarım bedelinin KDV dahil 104.808,26 TL, değer kaybı bedelin 15.000,00 TL olduğu, İzmir... ATM... karar sayılı ilamında dava dışı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde 50.000TL davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği ve kararın kesinleştiği, bakiye kalan kısım yönünden İMMS sorumluluğu bulunan davalı sigorta şirketine yöneltilen iş bu davada, davalı sigorta şirketinin 19/11/2021 ve 19/11/2022 dönemini kapsayan Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesinde İhtiyari Mali Mesuliyet Klozu içerisinde değer kaybı talebini teminat dışında bırakıldığına ilişkin düzenleme yapıldığı, dolayısı ile davacının değer kaybına yönelik talebini dava sigorta şirketinin sorumluluğu dahilinde olmadığı, davacı aracında 104.808,26 TL hasar , 15.000,00 TL değer kaybı bedeli bulunduğu, İzmir ... ATM tarafından verilen kararda 50.000TL nun her iki tazminat tutarını da kapsadığı, hakkaniyet uyarınca oran orantı kurulmak sureti ile 43.739,99TL hasar 6.260,00 değer kaybı ödemesi olacağı, hasar ve değer kaybı alacağı yönünden toplam 69.808,26TL bakiye alacak var ise de değer kaybının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmayacağı nazara alınarak değer kaybı yönünden alınan ödeme mahsup edilerek bakiye hasar yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunacağından açılı davanın kısmen kabulü ile; 63.548,26TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olarak takdir 09/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 63.548,26TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 09/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.340,98-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan toplam 1.192,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.148,82-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 88,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 80,56-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.192,16-TL Peşin Harcı, olmak üzere toplam 1.619,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca ( kabul red oranı dikkate alınarak ) 30.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 6.260,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 3.277,17-TL'lik kısmının davalıdan alınarak tahsili ile Hazineye irat kaydına, bakiye 322,83TL 'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan ücretin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ... ¸e-imza