İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/763 E. 2025/492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/763
Karar No
2025/492
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2024/763 Esas KARAR NO:2025/492

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:21/03/2018 KARAR TARİHİ:09/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, 10.06.2016 tarihinde ... idaresinde iken, ... idaresindeki elektrikli bisiklet ile çarptığını, çarpmanın sonucunda çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ... yaralanarak sürekli sakat kaldığını, söz konusu kazanın soruşturması ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/... soruşturma 2016/... Karar numarası ile görüldüğünü, takipsizlik kararı verildiğini, davalı sigorta şirketine 01.03.2018 tarihinde müracaat edildiğini, davalı şirket bu güne kadar olumlu yada olumsuz herhangi bir cevap vermediğini, müvekkilinin mağduriyetine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, 2918 sayılı KTK ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uygun müracaata rağmen ödeme yapmayan davalı sigorta şirketi, müracaatla birlikte temerrüde düştüğünü, iş bu nedenle müvekkilinin için geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatının tahsili sebebiyle huzurdaki davayı açmak gereği hâsıl olduğunun, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkil ... için 50,00 TL Geçici ve 50,00 TL Sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplamda 100,00 TL(Yüz türk lirası) tazminatın (davalı sigorta şirketi azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkiline başvuru yapılmadığını, yukarıda yapılan açıklamalara rağmen davacı taraf; ZMM genel şartlar, KTK 99. ve 97. Madde dikkate alındığında usule aykırı olarak dava açtığını, bu sebeple davanın usul yönünden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının, kamera kayıtlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiğini, ceza dosyası ve varsa kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesini, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, bu nedenle maluliyet hesabında yalnız fiziki ve sürekli nitelik taşıyan arazların dikkate alınması, kusur durumu ve maluliyet belirlendiğinde dosyanın hesaplama amacıyla, aktüeryal rapor hazırlanabilmesi için aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiye verilmesini talep ettiklerini, 2918 sayılı KTK 99. Madde ve ZMM Genel Şartları B.2. Maddesine göre temerrüt; hesaba esas tüm belgelerin sigorta şirketine sunulması üzerinden 8 iş günü geçmesiyle gerçekleştiğini, temerrüt tarihi olarak kusur, maluliyet ve hesap raporlarının tarafımıza tebliği tarihinin esas alınmasını talep ettiklerini, aktüer hesabı güncel asgari ücret üzerinden yapıldığını, dolayısıyla hesap tarihi itibariyle tespit edilen tazminat tutarı güncel olduğundan hesap tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, aksi halde faiz işletilecek tarihe ait veriler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalı araç ticari olmadığından, ticari faiz taleplerinin de reddi gerektiğini, kask takılmadığından yerleşik Yargıtay Kararları gereği müterafik kusur indirimi yapılmasına; her halde poliçe limitini aşan tazminat taleplerinin reddine; ayrıca tazminat talepleri haksız fiil kaynaklı olduğundan ticari faiz taleplerinin her halükarda reddine haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini, beyan ve talep etmiştir. Davanın davacının davalıya sigortalı aracın kusuru nedeniyle yaralanmasından kaynaklanan tazminat dosyası olduğu anlaşıldı. 27/01/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; 06.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı Sürücü ... %25 kusur oranına göre davacı ...'in %10,3 sürekli iş göremezlik zararının hesabının 108.177,65 TL olacağı ve ... plakalı otomobilin sigortasının ... Sigorta A.Ş 19.06.2015-2016 vadeli ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigartalanmış olduğu ve kişi başı kaza limitinin 290.000,00 TL olduğu ve tazminatın sigorta limitleri dahilinde olduğu ve faiz tarihinin olay tarihi olan 10.06.2016 tarihi olduğu, tespit ve rapor edilmiştir. 30/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yargıtay 17 HD' nin 17.2.2017 T., 2014/17502 E. , 2017/1121 K. sayılı kararı ile davacının eğitim hayatını geç tamamlayacağına ilişkin belge bulunmaması, kaza tarihi itibarı ile davacının gelir getirici bir işte çalışmıyor olması gibi unsurlar dikkate alınarak, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik maddi tazminat şartlarının oluşmadığı ve geçici iş göremezlik Maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı tespit ve rapor edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 10/04/2019 tarihli heyet raporunda özetle; ... oğlu, 06/06/2000 doğumlu ...'in 10/06/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: GR 1 XII (22İa.......10) A %14 E cetveline göre: %10.3 (yüzdeonnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, tespit ve rapor edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 08/10/2019 tarihli heyet raporunda özetle; ... oğlu 06/06/2000 doğumlu ...’in 10/06/2016 tarihinde tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, tespit ve rapor edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 06/07/2021 heyet raporunda özetle; Davacı sürücü ...'in, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, Sürücü ...'nun, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 16/02/2022 tarih 2022/115 Karar sayılı kararında "...Eldeki davada kaza tarihi 10/06/2016 olup, Yargıtay 17.HD 04/02/2021 tarih 2020/11295 esas 2021/780 karar sayılı ilamı doğrultusunda kaza tarihi itibariyle yürürlükteki yönetmeliğin uygulanması gerekmektedir ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğin 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olduğu, ATK'nın 27/02/2019 tarihli maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlandığı, 30/09/2019 tarihli ATK maluliyet raporunun ise kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, bu nedenle 30/09/2019 tarihli ATK maluliyet raporunun esas alınabileceği, 27/01/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanan 27/02/2019 tarihli maluliyet raporu esas alınarak düzenlendiği ve bu nedenle hükme esas alınamayacağı, 30/12/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunun ise Yargıtay 17.HD 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı ilamı doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre düzenlendiği ve doğru yönetmeliğe göre hazırlanan 30/09/2019 tarihli ATK maluliyet raporunun esas alındığı, anılan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, 30/12/2021 tarihli aktüer raporunda davacı Nedim'in kaza tarihi itibariyle gelir getirici bir işte çalışmaması ve lise çağında olması ile davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle eğitimini geç tamamlayacağı veya iş hayatına geç başlayacağına ilişkin dosya kapsamında belge de bulunmadığından geçici iş göremezlik maddi tazminat talep etme koşullarının oluşmadığı belirlenmiş olup, netice olarak davacının sürekli maluliyetinin bulunmaması ve geçici iş göremezlik maddi tazminat talep etme koşullarının oluşmaması..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararının, davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine göhderilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. HD 2022/877 Esas 2024/1949 Karar sayılı ilamında; "Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekir. Bu belirlemenin yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden maluliyet raporu alınmalıdır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi olan 10/06/2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet tespiti yapılması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesi amacıyla ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 27/02/2019 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet oranı %10,3 olarak tespit edilmiştir. ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 30/09/2019 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %0 olarak tespit edilmiştir. Davacının kendi başvurusu ile ... ... Ünv Adli Tıp Kürsüsünden alınan 18/02/2019 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %6 oranında maluliyet oranın belirlendiği , raporda 11/06/2016 tarihli Baltalimanı Hastanesi tıbbi kayıtlarına göre değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Mahkemece ATK ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 30/09/2019 tarihli rapor ile davacının sunduğu ... ... Ünv Adli Tıp Kürsüsünden alınan 18/02/2019 tarihli rapor arasındaki maluliyet oranı bakımından oluşan çelişki giderilmeden karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, davacı muayene edilerek ve dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan deliller de irdelenerek, ATK ... İhtisas Kurulu maluliyet raporu ile ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı maluliyet raporu arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve sonucuna göre gerekirse aktüerya raporu da alınarak karar verilmesi olmalıdır..." gerekçesi ile Mahkememizin ... esas 2022/115 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya MAhkememize iade edilerek Mahkememizin 2024/763 esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 2024/763 esas sayılı dosyasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. HD 2022/877 Esas 2024/1949 Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda maluliyet raporu düzenlenmesi için ....Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 07/02/2025 tarihli raporunda özetle; 18/02/2019 tarihli ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı maluliyet raporu değerlendirildiğinde; kurumlarınca yapılan radyoloji tetkikinde yanlış kaynama, açılanma bulgusu saptanmadığı için "Tanıya Bağlı Değerlendirme-Tablo 3.33.b-Diz ve tibia kırıkları ile diz artoplastisine bağlı özürlülük" başlığı ile değerlendirilemediği, 30/09/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu maluliyet raporu değerlendirildiğinde; kurumlarınca yapılan muayene ve tetkik bulgu sonuçlarının Adli Tıp kurumu 2.İhtisas Kurulu raporu ile aynı özür oranı (sıfır) oluşturduğunun görüldüğünü, ... isimli [TCKN] kimlik numaralı şahsın 06.10.2016 tarihinde geçirdiği bildirilen trafik kazası olayına bağlı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre değerlendirildiğinde; kişinin özür oranının 0 (sıfır) olduğu, sağ femur suprakondiler kırık arızasına bağlı iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, sağ femur suprakondiler kırık arızasına bağlı geçici bakıcı ihtiyacının 1 (bir) aya kadar uzayabileceği hususları tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davanın reddine dair verilen karar üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. HD 2022/877 Esas 2024/1949 Karar sayılı ilamında maluliyet raporları arasında çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınmasını ve sonrasında gerekirse aktüer bilirkişiden yeniden rapor alınması gerektiği belirtilmiş, MAhkememizce 2024/763 esas sayılı dosyanın tensip tutanağı ile maluliyet raporu alınmasına karar verilmiş ve talimat yoluyla alınan raporda da davacının sürekli maluliyet oranı %0 olarak belirlenmiştir. Bozma öncesi Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında alınan maluliyet raporları arasındaki çelişki sürekli maluliyet oranına ilişkin olup, alınan çelişkiyi giderir maluliyet raporunda da davacının sürekli maluliyetinin %0 (sıfır) olduğu belirlendiğinden davacının talep edebileceği sürekli maluliyet olmadığı anlaşılmakla, sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İstanbul BAM 9. HD 2021/838 esas 2023/1343 karar sayılı ilamında; "...Küçük kaza tarihinde henüz 17 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkemece geçici iş göremezlik zararı bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." denilmiş olup, BAM kaldırma ilamı öncesinde ... esas sayılı dosyamızda alınan aktüer raporunda belirtildiği üzere ve gerekçeli kararında da ifade edildiği üzere lise öğrencisi olan yaralanan davacı Nedim'in çalıştığına dair dosyada somut delil bulunmadığından, 18 yaşından küçük olan ve öğrenci olan davacının gelir getiren bir işte çalıştığına dair somut delil olmadığından geçici iş göremezlik zararının da bulunmadığı değerlendirildirilmiş, bilirkişinin bu husustaki tespitine de anılan emsal bam kararı da göz önünde bulundurularak katılarak geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve her iki alacak kalemi yönünden de davacının talep edebileceği tazminat bulunmadığı belirlendiğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50- TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan bakiyenin karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/763, K. 2025/492, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-763-e-2025-492-k-167f99ad7394