İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/710 E. 2026/190 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/710
Karar No
2026/190
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/710 Esas KARAR NO : 2026/190

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/11/2024 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " "Müvekkil şirket sigortalısı ...Türkiye geneli bayilerine göndermiş oldukları şans oyunu cihazlarını 31.12.2021 tarihinde ... Ticari Ve Sınai Riskler Paket Poliçesi numarası ile sigortalamıştır.Hasar konusu yer, ..Mah. ...üzerinde bulunan ... bayi iş yeri olarak kullanılan bir mesken ve sigortalıya ait ... Terminal cihazıda ilgili bayide bulunmaktadır... Numaralı Ganyan Bayi ayrıca İddaa bayisi olarakta iş yapmakta olup, Yangının davalıya ait ve davalı tarafınca şans oyunu oynatmak için bayiye gönderilen iddaa oyun terminali ile kurulumu yapılmış ups cihazının sebep olduğu anlaşılmıştır.Yangının davalıya ait ve davalı tarafınca şans oyunu oynatmak için bayiye gönderilen cihazın sebep olduğu anlaşılmıştır.Mevcut ortaya çıkan tüm hasarda hukuki sorumluluk davalıya aittir.Gerçekleşen hasar sonrası müvekkil şirket, sigortalısına cihaz ücreti olarak 3.665,00 USD hasar tazminatını ödemiştir.Bu itibarla, davalının takibe giren miktar olan 3.665,00 USD(215,99 USD takip öncesi işlemiş faiz) yönünden haksız itirazlarının iptaline karar verilmesini talep etme gereği doğmuştur. Davalının haksız itirazlarının iptaline, bu miktarın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini .." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ...vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil, şans girişim ortak girişimi adi ortaklık niteliğini haiz olup tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Davanın öncelikle usulden reddi gerekmektedir. Davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı şirket'in talep ettiği alacak kalemleri zamanaşımına uğramıştır. Davacı şirketin iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup belirtilen hasara ilişkin müvekkil şirketler'in herhangi bir kusurunun ve/veya sorumluluğunun bulunmadığı açıktır. davacı şirket'in iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketler temerrüde düşürülmemiştir bu nedenle davacının faiz talebinin reddi gerekmektedir. davanın ... cihazının üreticisi... Tic. A.ş. firmasına ihbar talebimiz bulunmaktadır. Öncelikle davanın dava şartı noksanlığı ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise huzurdaki itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini,"savunmuştur. CEVAP; Ihbar Olunan ... A.ş tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil ... firmasının konu ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı açıktır. Cevap dilekçesi ile birlikte sunulan bakım formlarında imzası yer alan ..., Müvekkil şirketin bakımdan sorumlu yetkili teknisyeni değildir. Bu kişi, yetkili teknisyen olmadığı gibi müvekkil firmanın eğitim vererek gerekli yetkinlik verdiği bir kişi de değildir. Dosya içeriğinde bilirkişi raporu hazırlanıp detaylı rapor ortaya çıktıktan sonra beyan ve itirazlarımızı sunma hakkımızı saklı tutarak; müvekkil şirkete ulaşmış bir kontrol/bakım talebi ulaşmadığı gibi şirketimizin üretim sırasında ya da sonrasında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davanın taraflarına rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil şirketin bir hatasının/sorumluluğunun/kusurunun olmadığını, bu hususun bilirkişi heyeti raporu ile de ortaya çıkacağını Sayın Mahkemenizin dikkatine sunarız. Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkil şirkete sorumluluk atfedilebileceği düşünülse dahi zamanaşımı itirazımız nedeniyle bu hususta da müvekkil şirkete bir sorumluluk atfedilemeyeceğini Sayın Mahkemeniz dikkatine sunarız. Açılmış olan işbu davada müvekkil firmanın kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil firmanın sorumlu ya da kusurlu olduğuna ilişkin her türlü aleyhe beyanları ve tespitleri kabul etmediğimizi, zamanaşımı itirazında bulunduğumuzdan tarafımıza sorumluluk yükletilemeyeceğine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin taraflara yükletilmesine, karar verilmesini"savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak 16/01/2022 tarihinde ... adresindeki ... bayisinde meydana gelen yangına ilişkin tutulan tüm tutanak ve olaya ilişkin görüntülerin 1 suretinin mahkememiz Uyap sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davanın ihbarı talebinin kabulü ile, davanın...Tic. A.Ş.’ye ihbarına, ihbar olunana cevap dilekçesi ile işbu duruşma zaptının tebliğine karar verilmiştir. Davalı adi ortaklık vekilinin husumete ilişkin itirazının kabulü ile, davalıların ... A.Ş. ve ... olarak değiştirilmesine, davalılar vekilinin adi ortaklığı oluşturulan şirketler için ortak cevap dilekçesi sunduğu anlaşıldığından yeniden tebligat işlemleri yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Dosyanın bir yangın alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdii ile, dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle davacının davalıdan rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 04/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Elektrik Mühendisliği Açısından; Dava konusu yangının çıkış sebebinin anlaşılabilmesi için hemen yangından sonra henüz deliller ortada iken yapılan inceleme ve değerlendirmeler büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple, olaya ilişkin bir inceleme ve gözlem imkânı da olmadığı için, yangının çıkış sebebine ilişkin değerlendirmeler, olaya ilişkin itfaiye olay raporu üzerinden, sunulan fotoğraflardan elde edilen bulgulara dayanılarak yapılmıştır. Yangının çıkışına sebep olduğu değerlendirilen ... cihazının nasıl olup ta yangına sebep olabileceğine dair yapılan teknik analizler sonucunda; ... cihazında bulunan kondansatör ve akü grubunun içerisinde kimyasal maddeler barındıran malzemeler olduğu için yangın riski taşıyan malzemeler olduğu, kondansatör grubunun patlaması halinde bağlı hattın kısa devre olacağı, bu durumda akülerin içerisindeki kimyasal maddenin bitimine kadar elektrik tesisat kabloları üzerinden yüksek akım geçeceği, taşıma kapasitesinin üzerinden akım geçen elektrik kablosunda da ısınma, kavrulma oluşacağı, bunun da elektriksel kaynaklı bir yangına sebep olacağı anlaşıldığı için, dava konusu yangına da UPS cihazında bulunan işlevini yitirmiş kondansatörlerin öncelikle sebep olmuş olabileceği, kullanıma bağlı yıpranma ve eskimeye tabi elektrik- elektronik bir ürün olan UPS cihazında bakım ve kontrollerin yapılmasının büyük önem arz ettiği anlaşılmakla, bakım ve onarımın yapılması veya usulüne uygun olarak yapılmamasından sorumlu olan tarafın dava konusu yangından da sorumlu olacağı, bu açıdan bakım ve kontrol formlarında imzası bulunan teknisyenin dava ihbar edilen şirket çalışanı olmaması halinde, dava ihbar edilen ... şirketinin sorumluluğundan da bahsedilemeyeceği ve UPS cihazının bakım ve kontrolünden sorumlu olan davalılar tarafının dava konusu yangından da sorumlu tutulması gerektiği, yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. 16.01.2022 tarihli itfaiye raporunda; Olayın 3 katlı binanın zemin katında bulunan ganyan bayinin, kasa kısmında bulunan iddia makinasının güç kaynağının kısa devre yapması sonucu çıktığının belirtildiği, davacı tarafında sigortalanan iş yerinde çıkan yangın nedeniyle sigortalı dava konusu ekipmanların hasar görerek kullanılamaz hale geldiği, 4. Bölümde tespit edilen açıklamalar nedeniyle dosyadaki periyodik bakım formlarının değerlendirilmemesi gerektiği, belirtilen çelişkileri giderecek şekildeki belgelerin ve ekipmanlarda yapılan bakım sırasında ne tür işlemler yapıldığını gösteren ayrıntılı bakım formlarının, üretici firma katalog ve periyodik bakım talimatlarının dosyaya eklenmesi durumunda yeniden değerlendirme yapılacağı, taraflar arasında ki sözleşmeye göre tüm bakım ve arıza onarım işlemlerinin TJK tarafından yapılacağı ve taraf beyanlarında kullanım hatası olduğuna dair açıklama bulunmadığı göz önüne alınarak yangının kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı ve işleten ...'in yangının çıkmasında kusurlu olmayacağı, Dosyadaki beyanlardan yangının başlamasına sebep olan Kesintisiz Güç kaynağının (...)... Tic. A.Ş. tarafından üretildiği, ... ünitesinin kaç yıllık olduğu, garantisinin devam edip etmediği, bilinmesine ihtiyaç olduğu, ve sigorta teminatının poliçede yer alan özel şart gereği 417,75 USD ile sınırlı olduğu, davalının kusurlu olduğunun tespit edilmesi halinde, davacının sadece 417,75 USD yönünden davalıya rücu edebileceği..." rapor edilmiştir. Dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;" Sigorta yönünden kök raporda yer alan görüşlerin aynen korunduğu, kök rapor sonrasında sunulan yeni bilgi ve açıklamalara göre, dava ihbar edilen inform şirketine, yangına sebep olduğu itfaiye raporuyla tespit edilen kesintisiz güç kaynağının bakımlarını yapan şirket olmadığının anlaşılması sebebiyle, bakım eksikliğinden kaynaklanmış olabileceği değerlendirilen kesintisiz güç kaynaklı yangından dolayı kusur yüklenmesinin teknik açıdan mümkün olmadığı, bu durumda da cihazın bakım ve onarım sorumluluğu üzerinde olan davalılar tarafının dava konusu yangından da sorumlu tutulması gerektiği, dosyaya eklenen belgelerde kök rapor kanaatini değiştirecek bir belge veya bilgi bulunmadığı, kök rapor kanaatinin aynen devam ettiği..." rapor edilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde sonuç ve istem kısmında itirazın iptalini talep ettiği, davanın konusu olarak "... 20. İcra Dairesi ... E. dosya numarasıyla başlatmış olduğumuz faiz ve masraflar hariç 3.665,00 USD(215,99 USD Takip öncesi işlemiş faiz) tutarındaki icra takibine karşı kötü niyetle yapılmış olan itirazın iptalini" belirttiği; bu suretle dava değerinin 3.665,00 USD + 215,99 USD mi yoksa salt 3.665,00 USD mi olduğu anlaşılmadığından, davacı vekiline dava değerine ilişkin açıklama yapmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. 1 nolu ara karar uyarınca sunulacak beyan dilekçesine göre eksik harcın ikmaline dair celse arasında ara karar kurulmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...". Somut olayda davacının sigortalısının.... Olduğu, sigortalının Türkiye'de bulunan bayilerine gönderdiği şans oyunu cihazlarını davacı nezdinde ... Ticari Ve Sınai Riskler Paket Poliçesi numarası ile sigortaladığını; 16/01/2022'de ... üzerinde bulunan ... nolu Ganyan bayide yer alan, sigortalıya ait cihazın kısa devre yapması sonucu yangın çıktığı, yangın nedeniyle işyerinin hasara uğradığı, cihazın yanarak kullanılmaz hale geldiği, cihazın bayiye davalı tarafından gönderildiği, davacı tarafın sigortalısına cihaz ücreti olarak 3.665,00 USD hasar tazminatı ödediği, davalının bu bedelden sorumlu olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali talep edilmiştir. Mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesinde davalı adi ortaklık vekilinin husumete ilişkin itirazının kabulü ile, davalıların ... A.Ş. ve ... olarak değiştirilmesine karar verilmiş; bunun üzerine davacı tarafça 16/05/2025 tarihinde tam ıslah dilekçesi sunularak itirazın iptali davası rücuen tazminat davası olarak ıslah edilmiş; davalılardan ödenen 3.665,00 USD'nin 02/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili talebinde bulunulmuş; mahkememizce yeni dava yönünden inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya; dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle davacının davalıdan rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor hazırlamak üzere bir yangın alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 04/09/2025 tarihli raporlarında dava konusu yangına UPS cihazında bulunan işlevini yitirmiş kondansatörlerin öncelikle sebep olmuş olabileceği, kullanıma bağlı yıpranma ve eskimeye tabi elektrik- elektronik bir ürün olan UPS cihazında bakım ve kontrollerin yapılmasının büyük önem arz ettiği anlaşılmakla, bakım ve onarımın yapılması veya usulüne uygun olarak yapılmamasından sorumlu olan tarafın dava konusu yangından da sorumlu olacağı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre tüm bakım ve arıza onarım işlemlerinin TJK tarafından yapılacağı ve taraf beyanlarında kullanım hatası olduğuna dair açıklama bulunmadığı göz önüne alınarak yangının kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı ve işleten ...'in yangının çıkmasında kusurlu olmayacağı, sigorta teminatının poliçede yer alan özel şart gereği 417,75 USD ile sınırlı olduğu, davalının kusurlu olduğunun tespit edilmesi halinde, davacının sadece 417,75 USD yönünden davalıya rücu edebileceği kanaati bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerine dosya bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiş; bilirkişi heyeti 16/12/2025 tarihli ek raporunda aynı kanaati bildirmiş, ek rapora karşı davacı tarafça itiraz edilmemiş; raporlar hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamından; dava dışı ... ile davacı şirket arasında ... sayılı Ticari ve Sınai Riskler Sigortası bulunduğu, poliçenin 31.12.2021 - 31.12.2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, dava konusu hasarın 16/01/2022 tarihinde meydana geldiği, davacı vekilinin dava dilekçesinin ekinde sunduğu belgeler uyarınca dava dışı sigortalıya 03/01/2024 tarihinde 3.665,00 USD ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamından, yangın çıkmasına sebep olan ve hasara uğrayan cihazın bakım ve onarım sorumluluğunun davalılarda olduğu, bu nedenle dava konusu yangın nedeniyle oluşan hasardan da sorumlu tutulmaları gerektiği, ödenen bedelin cihazın alış fatura bedeli olması nedeniyle kadri maruf olduğu, davacının halefiyet hakkı bulunduğu, davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olduğu; bununla birlikte davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki sigorta sözleşmesinin riziko adresleri arasında dava konusu yangının çıktığı işyerinin yer almadığı, poliçenin 28. maddesinde ise "Sigortalı tarafından beyan edilmemiş adreslerde bulunan mal varlıkları adres başına toplam sigorta bedelinin %10'u ile sınırlı olmak şartıyla teminata dahil edilmiştir. Hasar anında sigortalı o lokasyondaki toplam mal varlığı bedelini bildirecektir." düzenlemesinin hüküm altına alındığı; düzenleme uyarınca ganyan bayide bulunan hasar gören cihazın, bayi adresinde bulunan TJK'ya ait malvarlıklarının toplam sigorta bedelinin %10'u ile sınırlı olarak teminat altında olduğu; eksper raporunda tüm cihazların 4.177,50 USD sigorta bedeli olduğu belirlendiğinden, bayide bulunan TJK'ya ait malvarlıklarının toplam bedeli olan 4.177,50 USD'nin %10'unun 417,75 USD'ye tekabül ettiği; bu bedelin teminat kapsamında olduğu, davacı tarafından sigortalısına yapılan bakiye (3.665,00 USD - 417,75 USD = 3.247,25 USD) ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olduğu kanaatine varılmış; bu nedenle davalıların 417,75 USD'den sorumlu olduğu, yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK kararı uyarınca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olduğu, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin 03/01/2024 tarihli olması gözetilerek; davanın kısmen kabulü ile; 417,75 USD'nin 03/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 417,75 USD'nin 03/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen dava değeri (417,75 USD x dava tarihi 21/11/2024 tarihi itibariyle Merkez Bankası efektif satış kuru 34,551 = 14.433,68 TL) üzerinden alınması gereken 985,96 TL harçtan peşin alınan (1.528,06 + 265,00 + 383,05) 2.176,11 TL'nin mahsup edilerek fazladan alınan 1.190,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 3.189,66TL'sinin davacıdan alınarak, 410,34TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı ile 985,96 TL peşin harç toplamı 1.413,56 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 27.292,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 27.292,50 TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.110,90 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye 24.181,60 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen (417,75 USD x dava tarihi 21/11/2024 tarihi itibariyle Merkez Bankası efektif satış kuru 34,551 = 14.433,68 TL) üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereği takdir olunan 14.433,68 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen (3.247,25 USD x dava tarihi 21/11/2024 tarihi itibariyle Merkez Bankası efektif satış kuru 34,551 = 112.195,73 TL) üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi gereği maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden; tek 14.433,68 TL'nin davacıdan alınarak 1/2 oranında davalılara verilmesine, 8-Davalılar tarafından yapılan 135,00 TL tebligat, posta masrafının kabul ve red durumuna göre 119,61TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiye 15,39TL'nin davalılar üzerinde bırakılmasına, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 07/04/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/710, K. 2026/190, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-710-e-2026-190-k-9aa308bae1e2