İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/696 E. 2024/1194 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/696
- Karar No
- 2024/1194
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/696 Esas KARAR NO : 2024/1194
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin davalı taraftan alacağının tahsili için davalı aleyhinde Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun borcu olmadığını beyan ederek; borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkilinin davalı taraftan 5.277.239,00 TL tutarında cari hesap alacağı mevcut olduğunu ve bu alacağın davaya konu icra takibine şimdilik olmak koşulu ile 1.500.000,00 TL'lik tutarının konu edildiğini, bu cari ilişkiden kaynaklı borcun müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı taraf aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile cari hesap alacağından kaynaklı 1.500.000,00 TL tutarında genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 15.06.2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra takibine haksız itirazda bulunan davalı tarafın asli maksadının borçlarını ödememek ve alacaklıyı zor durumda bırakmak olduğunun açık olduğunu iddia ederek; davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, ihtiyati haciz taleplerinin dava değeri üzerinden; borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatteyse uygun ve makul bir teminat karşılığında teminatlı kabulüne, haksız ve kötüniyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK.nun 313.maddesinde- (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."düzenlemesi, HMK.nun 314.maddesinde-(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir."düzenlemesi, HMK.nun 315.maddesinde - (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekilinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu 03/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilen 27/09/2024 tarihli "Sulh ve İbra Protokolü" ile uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olduğu yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davanın taraflarının sulh olduğu anlaşılmakla, HMK 315/1 maddesi uyarınca dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açıldıktan sonra davalı tarafça taraflar arasında akdedilen 27/09/2024 tarihli "Sulh ve İbra Protokolü" ile davacı talepleri kabul edildiğinden yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiş ve tüm hususları içerir aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Tarafların sulh olması nedeniyle dava hakkında HMK 315/1 MADDESİ UYARINCA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Sulh ilk celseden önce gerçekleştiğinden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın 1/3 oranında hesaplanan 142,53 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile artan 285,07 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Davacı tarafça yatırılan 142,53 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 570,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat giderinden oluşan toplam 187,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6/1 maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır