İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/607 E. 2025/738 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/607
Karar No
2025/738
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/607 KARAR NO:2025/738

DAVA:Maddi Tazminat DAVA TARİHİ :16/10/2024 KARAR TARİHİ:20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı şirket platformu üzerinden çeşitli hisse senedi ve döviz paritelerinde yatırım faaliyetleri yürüten bir yatırımcı olduğunu, müvekkilinin, yılların tecrübesine dayanarak, piyasadaki ekonomik veriler ve analizlerine uygun olarak stratejik alım-satım işlemleri yapmakta olduğunu, müvekkilinin, 14 Nisan 2023 tarihinde ... (#...) hisse senedi ve başka çeşitli enstrümanlar üzerinde önemli miktarlarda alım-satım işlemleri gerçekleştirdiğini, bu işlemlerin, müvekkilinin titizlikle yaptığı piyasa analizlerine ve yatırım stratejilerine uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin, bu işlemlerden piyasa koşulları ve gelişmelere göre ciddi kazançlar elde ettiğini, işlemlerini başarıyla tamamladığını, müvekkilinin o günkü volatiliteyi o günün ekonomik takvimini de dikkate alarak kendisine straretji belirlemesinin, bu gibi yatırımcıların sıklıkla başvurduğu bir yöntem olduğunu ve işin doğası gereği bu gibi durumlarda kişilerin aynı zamanda yüklü miktarda zararlar da edebilmekte ve bu riski almakta olduklarını, ancak, müvekkilinin almış olduğu işlemler neticesinde elde etmiş olduğu kârların davalı aracı kurum tarafından hukuka aykırı bir şekilde sıfırlandığını, işlemlerin başlangıç ve bitiş fiyatlarının işlemler neticelendikten sonra aynı hale davalı aracı kurum tarafından getirildiğini belirten mail metnin, bu kârları realize etme imkanın aracı kurum tarafından hukuka aykırı bir şekilde ortadan kaldırıldığını, davalı şirketin, müvekkilinin yapmış olduğu alım-satım işlemlerine müdahale ederek, bu işlemleri makul bir neden göstermeksizin ve hukuki bir dayanağı olmaksızın "hedging" gerekçesiyle iptal ettiğini ve kârlarını sıfırladığını, aracı kurumun bu gerekçesinin mevzuata ve müvekkilinin haklarına aykırı olduğunu, hedging'in, genellikle yatırımcının açık pozisyonlarını dengelemek ve risklerden korunmak amacıyla kullanılan bir strateji olduğunu, somut olayda da davalı aracı kurumun, müvekkilinin aldığı işlemlerden doğan riski kendileri açısından düşürmek maksatlı başka bir aracı kurum bünyesinde "hedging" faaliyetinde bulunduklarını, ama bu "..." faaliyetinin tabiri caizse kendileri için istenilen gibi gitmediğini ve bu nedenle zararlarının oluştuğunu ve bunu telafi etmek maksatlı da müvekkilinin almış olduğu işlemlerin başlangıç ve çıkış fiyatlarını aynı hale getirdiklerini, yani işlemin hiç yapılmamış gibi sonuç doğurmasının sağlandığını, ifade ettiklerini, davalı aracı kurumun, bu işlemi müvekkilinin lehine değil, kendi çıkarları doğrultusunda keyfi bir şekilde kullandığını, aracı kurumun müvekkilinin lehine hareket etmesine pek tabii gerek olmayıp, kendilerinin yükümlülükleri gibi hareket etmemeleri nedeniyle müvekkilinin zararlarının doğduğunu, konuya ilişkin duruma ilişkin tespit ve gerekli düzeltmelerin yapılmasının talep edilmesi için davalı aracı kuruma ulaşılmaya çalışıldığında defaatle olumsuz yanıt alındığı gibi, birçok kere de iletişime dahi geçediğini, olumsuz yanıtların içeriğinde ise davalı şirketin, zarara sebep olan olay nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, buna ilişkin al-sat işlemlerinin kendilerine verilemeyeceğini ifade ettiğine şahit olunduğunu, bu durumun, müvekkilinin hem mevcut finansal haklarını ve hem de gelecekte yapacağı yatırım fırsatlarını ciddi şekilde zedelediğini, müvekkilinin yapmış olduğu bu stratejik işlemlerin sonucunda elde ettiği kazançların davalı kurum tarafından sıfırlanmasının, Sermaye Piyasası Kanunu’nun ilgili maddelerine ve piyasa bütünlüğünü sağlamaya yönelik düzenlemelere açıkça aykırı olduğunu, fiyat güvencesi ve piyasa bütünlüğünün ihlal edildiğini, müvekkilinin finansal özgürlüğünün kısıtlanmış olduğunu, bilirkişi marifetiyle müvekkilinin maddi kayıplarının ve zarar kalemlerinin detaylı bir şekilde hesaplanmasının gerekmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile 10.000,00-TL belirsiz alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının uğradığını iddia ettiği zararın, davacı tarafından yaşanan teknik bir hatayı suistimal etmek suretiyle aslında var olmayan ve söz konusu teknik hata sonucu enstrümanın gerçek fiyatının aksine piyasa dışı fiyatlardan işlem gerçekleştirmesi sonucunda oluştuğunun anlaşıldığını, davacının bu suistimal içeren davranışının müvekkili şirket tarafından fark edilmesi ve davacının haksız kazanç elde etmesinin, davacı tarafından mesnetsiz iddialar ile inkar edilmesi çerçevesinde ikame edilmiş olan huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davaya konu #... enstrümanının borsada işlem gören hisse senedi bazlı bir varlık olduğunu, alım satım işlemlerinin hissenin anlık olarak işlem gördüğü piyasa fiyatı üzerinden gerçekleştirildiğini, yani bu enstrümanın fiyatlamasının işlem gördüğü borsada geçerli olan fiyatlarına göre yapılmakta olduğunu, davaya konu 14.04.2023 tarihinde işlem platformunda yaşanan teknik bir aksaklık neticesinde, davacının işlem gerçekleştirdiği #... enstrümanında, enstrümanın işlem gördüğü piyasanın dışında bir fiyatlandırma oluştuğunu, 14.04.2023 tarihinde #... enstrümanında, enstrümanın işlem gördüğü platformdaki gerçek piyasa fiyatlarını gösteren Bloomberg fiyatları incelendiğinde, 14.04.2023 tarihindeki seansta en düşük ve en yüksek fiyatların 17.94 ve 18.37 şeklinde gerçekleştiğinin görüldüğünü, davacının ise aynı günde 17.55-17.82 aralığında alım işlemi gerçekleştirdiğini, gerçek piyasa fiyatları dikkate alındığında, davacı tarafından gerçekleştirilen alım işlemlerinin piyasa dışı fiyatlarda gerçekleştiğinin açıkça anlaşılacağını, bu noktada davacının yasaya ve hakkaniyete aykırı bir şekilde sistemde yaşanan teknik aksaklığı suistimal ettiğini ve platformda oluşmayan enstrümanın gerçek piyasa değerinin dışında oldukça düşük bir tutardan alım işlemi gerçekleştirerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edildiğini ve ilgili enstrümanın fiyatlandırmasının, işlem gördüğü piyasadaki fiyatlandırma gerçek piyasa fiyatı ile ilgili olarak davacıya en kısa sürede müvekkili nezdinde kayıtlı olan e-mail adresi üzerinden bilgi verildiğini, bu durumda davacının aleyhine bir sonuç oluşmaması için, davacının piyasa dışı fiyatlandırmalar ile almış olduğu pozisyonları gerçek piyasa değerleri çerçevesinde kapanış fiyatları ile açılış fiyatları aynı olacak şekilde sonuçlandığını, gerçek fiyatlandırma kapsamında davacının hesap durumunu gösterir tablo incelendiğinde, davacı tarafın, işlemlerinin gerçek piyasa değerleri çerçevesinde gerçekleştiğinde davacının aleyhine bir sonuç oluşmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Dava, davalı aracı şirketin, davacı yatırımcının alım-satım işlemlerine, üstlenilen yatırım riskini minimize edecek veya yok edecek karşıt bir işlem yapma işlemi olan "hedging" faaliyeti gerekçesiyle kendi çıkarları doğrultusunda haksız olarak müdahale edildiği ve davacının finansal haklarını ve yatırım fırsatlarını zedelediğinden bahisle, söz konusu maddi kayıpların tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememiz dosyası öncelikle 427,60-TL peşin harç yatırılmak suretiyle 10.000,00-TL harca esas değer üzerinden ikame edilmiş ve mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış olup, mahkememizin 16/10/2025 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekiline ıslah dilekçesini varsa eksik harcı ikmal etmek bakımından 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi taktirde bu yönde bir daha süre ve imkan tanınmayarak dosyadaki mevcut duruma göre yargılamaya devamla karar verileceğini ihtarına" karar verilmesi üzerine davacı vekili 20/10/2025 tarihli dilekçesi ile, davalarını mahkememiz dosyasına sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda 95.369,57-EUR; yani ıslah tarihi olan 20/10/2025 tarihi itibariyle 4.670.250,01-TL'ye yükselttiklerini bildirir dilekçesini mahkememiz dosyasına sunmuş ve aynı tarihte 80.000,00-TL tamamlama harcını ikmal etmiş, mahkememizin 22/10/2025 tarihli celsesinde; "6545 Sayılı Yasanın 45. Maddesi ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kuruluş, görev ve yetkileri kanunun 5. Maddesi gereğince arttırılan ve harçlandırılan dava değeri dikkate alınarak dosyanın heyet halinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından dosyanın HEYETE TEVDİİNE" karar verilmiş ve yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunmuştur. Mahkememizce taraflar arasında akdedilen kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi, hesap ekstresi, fiyat çizelgeleri, e-mail yazışmaları, hesap tablosu, ekran görselleri vs. dosyamız arasına alınmış, SPK uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir. SPK uzmanı bilirkişi Dr. ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 04/08/2025 tarihli rapor ile; davacının kendi hesabından, kendisinin gerçekleştirdiği işlemlerin iptali ve yeni(düzeltilmiş) fiyatlardan işlemlerin kayda geçirilmesi işleminde, mahkememizce, davacının haksız yere davalı tarafından zarara uğratıldığı yönünde hüküm kurulması halinde, davacının hesabında 90.640,00-EUR olarak hesaplanan zararın gerçekleştiği, 14/04/2023 tarihinden, davanın açıldığı 16/10/2024 tarihinde kadar geçen 551 günde, 90.640,00-EUR anapara üzerinden değişen faiz oranları uygulanarak, davacının, davalı aracı kurumdan eylemi sebebiyle oluşan zararın 90.640,00-EUR anapara ve 4.729,57-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 95.369,57-EUR hesaplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurum olan davalı şirket ile davacı müşterisi arasında akdedilen 08/10/2015 tarihli ve ... sözleşme numaralı kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça yatırım ve risk tercihlerinin, mali durumu hakkında bilgi vermek istemediği ve bu konuda sorumluluğun kendisine ait olduğu, davalı kurumun kendisini uyardığının kabul ve beyan edilerek yapıldığı, bu kapsamda davacı yatırımcı tarafça, davalı şirket platformu üzerinden çeşitli hisse senedi ve döviz paritelerinde yatırım faaliyetleri yürütülmekte olduğu anlaşılmıştır. Temin edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, kaldıraçlı alım satım(...) işlemi, bir pariteye veya bir varlık fiyatına dair bir göstergeyi sanal olarak almayı ve satmayı içeren ve tamamen bilgisayar ortamında bir platformda gerçekleştirilen işlemdir. ... işlemi borsada gerçekleştirilen işlemlerden olmayıp, ... işleminin gerçekleştirildiği platformlarda borsalara benzetilemez ve borsa gibi işlemez. ... işleminde platformu işleten kurum, her işlemin karşı tarafı olarak yer alır. Her müşterinin her işleminde platformun işleticisi karşı tarafı teşkil eder. Bunun anlamı şudur, olayımızdaki davacı müşterinin her zararında davalı aracı kurum o tutar kadar kâr edecek ve davalı müşterinin her kârında davalı aracı kurum o tutar kadar zarar edecektir. Bunu borsadaki herhangi bir işlem(pay alım satımı, tahvil alım satımı, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda future veya opsiyon sözleşmesi alım satımı) ile aynı kefede değerlendirmemek gerekir. Pay, tahvil alım satımı veya VİOP işlemi sonucunda işlemin bir ucundaki bir müşterinin zararı aynı işlemin karşı ucundaki başka müşterinin kârıdır. İşlemin iki ucundaki müşteriler birbirlerini işlemin başında ve sonunda tanımazlar. Aradaki aracı kurumlar iki müşterinin işleminde aracılık yaparlar ve bu aracılık hizmetinden dolayı kurtaj olarak adlandırılan bir komisyon alırlar. ... işleminde müşterisi ile karşılıklı işlem(sözleşme) tarafı olan aracı kurum, komisyon geliri değil, işlem kârı veya zararı elde eder. Borsa işlemindeki aracı kurum müşterisi kâr da zarar da etse işlem tutarı üzerinden bir komisyon gelirini mutlaka elde edecek iken ... işlemindeki aracı kurum ancak müşterisinin zararı halinde kâr elde edecek, müşterisinin kâr elde etmesi aracı kurumun zararına sebep olacaktır. ... işleminde müşterinin işlemlerinde dikkate aldığı fiyatları aracı kurum kendi işlettiği platforma kendisi sağlar. Diğer bir deyişle, Borsa bünyesindeki işlemlerden farklı olarak ... işleminde aracı kurum aynı zamanda fiyatı koyandır. Bu özellikler ... işlemini bütün diğer sermaye piyasası işlemlerinden farklı kılan özelliklerdir. ... işleminde müşteri, aracı kurumun kurallarına tabi gibidir. Zira işlem platformunu kuran ve işleten aracı kurum, işlem fiyatlarını da bu platforma koyan kurumdur. Huzurdaki davada davalı aracı kurumun “hedging” yaptığı ve hedging kurumundan aldığı fiyatların hatalı olması sebebiyle sonradan yaptığı fiyat düzeltmesi sebebiyle müşterinin şikayetinin oluştuğu savunması bu açıdan özel değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Müşterinin kâr tutarı karşı taraftaki aracı kurumun zararı olacağından bu zarar ihtimalinden doğan riskten kaçınmak ya da kendisini bu riskten korumak için aracı kurum İngilizcesi “hedging” olan korunma işlemini yapmaktadır. Hedging işleminin esası şudur; Aracı kurum müşterisine karşı aldığı pozisyonun tam tersi pozisyonu başka bir ... işlemi yapan kuruma karşı kendisi almaktadır. Böylece müşterisine karşı olan her türlü riski kendisinin ... işlemini yaptığı kuruma aktarmış olmaktadır. Diğer bir deyişle müşterisinin işleminden dolayı üstlendiği riskleri başka bir kuruma aktarmış olmaktadır. Aracı kurum bu hedging işleminde müşterinin kârlı veya zararlı sonuçlanan bütün işlemlerini başka bir kuruma aktarmış olduğunda, bütün işlemlerin sonucu birbirini sıfırlayacağından Davalı aracı kurumun bütün işlemlerden herhangi bir kazancı veya kaybı olmayacak ve kendisini tam olarak korumuş olacaktır. Böyle bir durumda, kâr amacı güden bir işletme olarak aracı kurumun tam (full) hedging tabir edilen şekilde bütün pozisyonlarını hedge etmesi beklenmez. ... yapmış olsa da olmasa da huzurdaki davada aracı kurumun, davacının şikâyet konusu ettiği pozisyonlarını hedge edip etmediğinin ispatı ve tespiti gerekmektedir. Eğer aracı kurum davacının pozisyonlarını hedge etti ise buna dair tevsik edici belgeleri dosyaya sunması gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında davalı aracı kurumun, davacı yatırımcı müşterinin pozisyonlarını hedge ettiğine dair beyanları dışında bir belgeye rastlanmamıştır. ... işlemlerinde aracı kurumun platforma fiyat sağlama yöntemlerinden birisi, sürekli bir akış halinde fiyat sağlayan başka bir kurumdan bu fiyat akışını alarak platforma aktarma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Dosyada davalı aracı kurumun iddiası fiyat sağlayıcı ana kurumun (#ENG .MC) kodlu ...(İspanya'nın yakıt üretim şirketi) hissesinin fiyatlarını hatalı vermesi sebebiyle davalı aracı kurumun platformuna bu fiyatların hatalı yansıdığı ve davacının mağduriyetinin bu hata düzeltme işleminin davacı müşteriye yansıtılmasından kaynaklandığı şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Eğer davalı aracı kurum, davacı müşterisinin pozisyonlarını full hedge ile tam korumaya aldıysa kendi hizmet sağlayıcı kurumunun müşterisi olarak, kendi müşterisi ile aynı akamete uğradığını iddia eder olmaktadır. Bu durumda davalı aracı kurumun, kendisinin müşteri sıfatıyla başka bir kurumda aldığı ve müşterisinin kendi platformundaki pozisyonlarının tam tersi pozisyonlarını ve bunların akıbetini dosyaya belgeleriyle birlikte ibraz ve izah etmesinin gerekip gerekmediği hususu değerlendirilmelidir. Dosyada davalı aracı kurumun, kendisinin başka bir kurumda davacı müşterisinin aldığı pozisyonların tersi pozisyonları aldığına ve bunların da ilgili kurum tarafından iptal edildiğine dair bir belgeye ya da kayda rastlanmamıştır. Nitekim davalı aracı kurumun iddiası platformda oluşmayan enstrümanın gerçek piyasa değerinin dışında oldukça düşük bir tutardan alım işlemi gerçekleştirerek davacının haksız kazanç elde ettiği yönündedir. Bu çerçevede, davalı aracı kurum kendi platformunda ilan ettiği fiyatların “gerçek piyasa değerinin” dışında bir fiyatı gerekçe göstererek davacı müşterisinin gerçekleşmiş işlemlerini iptal etmiş olmaktadır. Bu nokrada davalı tarafın, gerçek fiyat ve gerçek dışı fiyat” argümanını değerlendirmek gerekmektedir. Davalı aracı kurum cevap dilekçesinde, davacının yasaya ve hakkaniyete aykırı bir aksaklığı suistimal ettiği ve platformda oluşmayan enstrümanın gerçek piyasa değerinin dışında, oldukça düşük bir tutardan alım işlemi gerçekleştirerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığına yönelik açıklaması ile, sistemde yaşan teknik aksaklıktan söz etmekte ve gerçek piyasa değerinin dışındaki fiyatı buna bağlamaktadır. Dosyada ise, yaşanan teknik aksaklık hakkında bir belge yada bilgiye rastlanılmamıştır. Sermaye Piyasası Kurulunun III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri Ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'inin, Kaldıraçlı İşlemlerde Emir İptali başlıklı 29 maddesi; "(1) Gerçekleşmiş müşteri emirleri aracı kurumlarca iptal edilemez. Ancak; a) İtiraz üzerine müşteri lehine bir iyileştirme yapılması amacıyla, b) İşlem Platformunda meydana gelen teknik bir sorun nedeniyle ortaya çıkan müşteri mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla, c) Profesyonel müşterilerden alınan emirlerin başka bir kuruluşa herhangi bir müdahale olmaksızın oluşturulmuş bir sistem vasıtasıyla otomatik olarak iletilmesi halinde söz konusu pozisyonun karşı tarafça iptal edilmesi durumunda, emir iptal edilebilir. (2) Aracı kurum birinci fıkranın (b) veya (c) bendi kapsamında bir işlem tesis etmek isterse, birinci fıkranın (b) veya (c) bendi hükümlerine uygun olarak ilgili tüm müşteriler için söz konusu uygulama gerçekleştirilir. Bu müşterilere gerekçesi ile birlikte en seri iletişim aracıyla tesis edilen işlem hakkında bildirim yapılır. (3) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında gerçekleştirilecek emir iptali en geç ertesi işlem günü içerisinde gerçekleştirilebilir. (4) Birinci fıkranın (a), (b) veya (c) bentleri kapsamında iptal edilen tüm müşteri emirleri merkezi takas kuruluşuna en geç iptali takip eden iş günü raporlanır ve aracı kurum nezdinde de Kurulun belge kayıt düzenlemeleri uyarınca saklanır. Raporlamada; emir iptalinin birinci fıkranın (a) bendi kapsamında yapılması durumunda müşteri itirazına ilişkin beyan, birinci fıkranın (b) bendi kapsamında yapılması durumunda teknik soruna ilişkin ayrıntılı açıklama ve emir iptalinin ilgili tüm müşterileri kapsadığına ilişkin beyan, birinci fıkranın (c) bendi kapsamında yapılması durumunda karşı tarafça emir iptali gerçekleştirildiğine ilişkin alınacak yazı örneği ve bu durumun ilgili tüm müşterileri kapsadığına ilişkin beyana yer verilmesi zorunludur. Merkezi takas kuruluşuna yapılan raporlamada meydana gelen değişiklikler, değişikliğin tespit edildiği günü takip eden ilk iş günü içinde merkezi takas kuruluşuna bildirilmek zorundadır. Raporlamaya ilişkin esaslar merkezi takas kuruluşu tarafından belirlenir. (5) Bekleyen emirlerin hangi koşullar altında iptal edilebileceğine veya fiyatlarının değiştirilebileceğine ve müşteri hesaplarının hangi koşullarda işleme kapatılabileceğine ilişkin hususlar çerçeve sözleşmede belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. Davalı aracı kurum tarafından, davalının gerçekleştirdiği işlemlerin iptalinin gerekçesine dair davacı müşterisine gönderdiği açıklaması; "Şirketimiz işlem platformunda 14.04.2023 tarihinde gerçekleştirmiş olduğunuz işlemlerle bire bir olacak şekilde, korunma amaçlı olarak (hedging) başka kuruluş nezdinde almış olduğumuz pozisyonların fiyatları, bu fiyatların piyasa fiyatlarından önemli oranda farklı olması nedeni ile ilgili kuruluş tarafından değiştirilmiştir. Bu tespit çerçevesinde ilgili tarihte gerçekleştirmiş olduğumuz EK-1de yer alan işlemlerin fiyatı korunma amaçlı işlem yapılan kurumun düzeltmesine paralel olarak, bu işlemlerin piyasa dışı fiyattan gerçekleşmesi nedeniyle, açılış fiyatları ve kapanış fiyatları aynı olacak şekilde düzeltilmiştir. Bilgi edinilmesini arz ederiz." şeklindedir. Bu açıklamada davalı aracı kurumun tek gerekçesi, davacı müşterisinin işlem fiyatlarının piyasa fiyatlarından önemli oranda farklı olmasıdır. Söz konusu açıklamada ise, piyasa fiyatları ile hangi fiyatların kastedildiği anlaşılmamaktadır. ... işleminde aracı kurumun üstün konumu bilinmektedir. Davalı aracı kurumun kendi platformuna koyduğu fiyatların piyasa fiyatlarından farklı olduğuna dair Bloomberg ekran fiyatlarını veriyor olması, piyasa fiyatından kastının Bloomberg fiyatları olduğu sonucunu doğurmaktadır. Ancak söz konusu Bloomberg fiyatlarının, davacı yatırımcıyı bağlayıcılığından söz edilemez. SPK tebliği hükmünde belirtilen “gerçekleşmiş emrin iptali” konusunda değerlendirilebilecek koşullar arasında “piyasa fiyatlarından önemli oranda farklı fiyat” koşulu sayılmamıştır. Aracı kurumların ... işlemlerinde kendi müşterilerinin gerçekleşmiş emirlerini iptal etmeleri sıkı koşullara bağlanmıştır. Diğer piyasalardaki işlemlerde öngörülmeyen bu sıkı koşulların ... işlemlerinde öngörülmesinin en önemli sebebi, ... işlemlerinin istisnai ve farklı işleyiş özellikleridir. Aracı kurumun ... işlemlerindeki üstün konumu, müşterinin gerçekleştirmiş işlemlerinin iptalini çok sıkı koşullara bağlanmasının gerekçesini açıklar niteliktedir. Gerçek piyasa değeri dışında bir fiyat söz konusu ise bu fiyatı davalı aracı kurumun kendisi müşterisine sağlamış olmaktadır. Bu hususta sorumluluğun davalı aracı kurumda olduğu kanaati oluşmuştur. Eğer davalı aracı kurum, davalı müşterisinin tüm pozisyonlarını hedge ederek başka bir kuruma risklerini aktardı ise ve bu anlamda davacının işlemlerini iptal etmesi, davalının hedge ettiği kurumun, davalının işlemlerini iptali gerekçesine dayanıyor ise, davalı aracı kurumun, davacı yatırımcı müştersinin tüm pozisyonlarını hedge ettiğine dair kanıtlayıcı belgeleri ve davacının iptal edilen işlemlerinin tersi hedge pozisyonlarının da hedge kurumu tarafından iptal edildiğine dair kanıtlayıcı belgeler dosya kapsamına sunulmamıştır. Davalı aracı kurumun, kendi platformuna kendisinin koyduğu fiyatları, gerçek piyasa değeri dışında fiyat olarak nitelendirip, kendisinin piyasa değeri içinde ve doğru fiyat olduğunu beyan ettiği fiyatı Bloomberg adlı veri ve haber yayın şirketinden temin etmiş olmasının taraflar arasındaki aracı kurum-müşteri ilişkisinden doğan sorumluluklar ve ... işlemleri bakımından davalı aracı kurumun üstün konumu bakımından değerlendirildiğinde, kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu hususta davacı müşterinin zararına ilişkin olarak bilirkişiden rapor temin edilmiştir. Bilirkişi tarafından davacının, davalı aracı kurumun eylemi sebebiyle oluşan zararının 90.640,00-EUR anapara ve 4.729,57-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 95.369,57-EUR olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan raporun, gerekçeli, denetime elverişli, olaya ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Davacının gerçekleşen zararı EURO para birimi cinsinden ise de, davacı tarafça, 16/10/2024 tarihinde açılan dava ile 10.000,00-TL zarar talebinde bulunulmuş, bu anlamda 6098 Sayılı TBK'nun 99. maddesi gereğince, davacı seçimlik hakkını TL para birimi üzerinden kullanmış bulunmaktadır. Bu durumda, davacının TL üzerinden zararının belirlenmesi için, zararın meydana geldiği 14/04/2023 tarihindeki EURO kurunun, davacının zararı ile çarpılması gerekmektedir. Zararın meydana geldiği 14/04/2023 tarihindeki Merkez Bankası EURO efektif satış kuru 21,4579 olup, TL karşılığı (90.640,00x21,4579=1.944.944,06-TL) 1.944.944,06-TL'dir. Buna göre davacının zararı 1.944.944,06-TL'dir. Davacı tarafça, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delilin dosyaya sunulmaması ve dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulması dikkate alınarak, bilirkişi tarafından, zararın meydana geldiği tarihten dava tarihine kadar hesaplanan 4.729,57-EUR faizin davacı tarafça talep edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu nedenle davacı tarafça açılan davanın 1.944.944,06-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1.944.944,06-TL tazminatın dava tarihi 16/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 132.859,12-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 80.000,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 80.427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 52.431,52-TL'nin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça yatırılan toplam 80.427,60-TL harcın, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(36245)'ya 3.600,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 1.499,23-TL'sinin davalı taraftan; ret oranına göre belirlenen 2.100,77-TL'sinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 290.292,17-TL vekâlet ücretinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 13/3. maddesi gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 290.292,17-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 161,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.088,60-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 3.368,52-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.20/11/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/607, K. 2025/738, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-607-e-2025-738-k-4b7fdc6c676e