İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/571 E. 2025/1070 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/571
Karar No
2025/1070
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/571 Esas KARAR NO: 2025/1070 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 10/08/2024 KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 28.09.2019 tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücünün kusuru sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ----- plaka sayılı araçta yolcu olan müvekkili --- yaralandığını, ---- plaka sayılı araç sürücüsü -----2918 sayılı K.T.K.'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, ---- kapsamında ---- plaka sayılı aracın ---- sorumluluğunda olduğunu, müvekkili ---- söz konusu trafik kazası nedeniyle,---- tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %6 oranında malul kaldığını, müvekkilinin ceza dosyası ---------- soruşturma numaralı dosyası olup müzekkere yazılarak bir örneğinin istenmesini talep ettiklerini beyan ile, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla, 50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Sürekli Bakıcı gideri, 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki yönünden davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsi geçen 28/09/2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ----- plakalı aracın müvekkili şirkete ----tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- sigortalı olduğunu, ---- plakalı aracın belirtilen tarihte kazaya karıştığına dair hiçbir resmi evrak bulunmadığını, dosyada öncelikle ----- plakalı aracın kazaya karışıp karışmadığının tespit edilmesi gerektiğini, 28/09/2019 tarihinde meydana geldiği belirtilen kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı veya herhangi bir resmi evrakın dosyada bulunmadığını, ifade tutanaklarından da tespit edildiği üzere davacı kaza sırasında ayakta yolculuk ettiğini, müterafik kusurunun bulunduğunun açık olduğunu beyan ile, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, davanın ispat yokluğu nedeniyle reddini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri talebinin ----- poliçe teminatı kapsamında olmaması sebebiyle reddini, davacı kaza tarihinde gelir elde eden bir işte çalışmadığından geçici iş göremezlik talebinin reddini, davacının sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmaması nedeniyle talebinin reddini, eğer esas incelemesi yapılacak ise sigortalı aracın kazaya karışıp karışmadığının tespiti ile kusur raporu alınması için dosyanın ----- şevkini, eğer esas incelemesi yapılacak ise davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için ---- şevkini, eğer esas incelemesi yapılacak ise ---- müzekkere yazılarak gelir durumunun tespitini, eğer esas incelemesi yapılacak ise ---- %1,65 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılmasını, eğer esas incelemesi yapılacak ise ayakta seyahat edilmesinin zararı arttıracağından müterafik kusur indirimi yapılmasını, eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca geçerli mortalité tablosu dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, avans faizi talebinin reddini, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve hükmedilecek olan vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Mevcut verilere göre; Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün (------plaka sayılı minibüs sürücüsü) %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcu ------- plaka sayılı minibüste ayakta bulunduğu sırada fren tedbirine başvuran minibüs içerisinde düşerek yaralandığı dikkate alındığında %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcunun ayakta bulunduğu sırada fren tedbirine başvuran minibüs içerisinde düşerek yaralandığı hususu da dikkate alındığında, ayakta bulunduğu konumu dikkate alarak yeterli ve gerekli tutunma tedbiri almayan davacı yolcunun kusursuz olduğu yönündeki ---- tarihli Trafik Bilirkişi Raporu-Uzman Mütalaasında değerlendirmeye uyulmadığı, Davacı ------- (4) Aylık Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı= 6.215,56 TL, Davacı ------- % 4 Oranındaki Sürekli işgöremezlik Sebebiyle Nihai Ve Gerçek Maddi Zararı= 202.239,49 TL, Davacı ------ (14) Günlük Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı= 895,44 TL, Davacı ----- Tarafından Karşılanmayan Tedavi Giderleri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı+ 1.500,00 Tl., Davacı ----- Maddi Zararları Toplamı= 210.850,48 TL, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Mevcut verilere göre; Kök Raporun tanzim tarihini takiben kök rapordaki kusur durumu ve gerekçelerini değiştirecek nitelikte yeni bir bilgi-belge-beyan-teknik bir tespitin dosyaya eklenmediği, mevcut dosya kapsamına göre belirlenen kök rapordaki kusur durumu ve gerekçelerinin aynen geçerli olduğu, olayın davacının beyanında belirttiği şekilde meydana geldiğinin Sayın Mahkemece de kabulü halinde teknik değerlendirme yapıldığı, Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün (----- plaka sayılı minibüs sürücüsü) %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcu ------ plaka sayılı minibüste ayakta bulunduğu sırada fren tedbirine başvuran minibüs içerisinde düşerek yaralandığı dikkate alındığında %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcunun ayakta bulunduğu sırada fren tedbirine başvurulan minibüs içerisinde düşerek yaralandığı hususu da dikkate alındığında, ayakta bulunduğu konumu dikkate alarak yeterli ve gerekli tutunma tedbiri almayan davacı yolcunun kusursuz olduğu yönündeki ---- tarihli Trafik Bilirkişi Raporu-Uzman Mütalaasındaki değerlendirmeye uyulmadığı, Davalı Sigorta kuruluşu vekili tarafından dosyaya mübrez --- tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesindeki itirazları, kök rap ayrıntılı şekilde izah edildiği kök raporda ------ ilke kararı kapsamında değerlendirme yapıldığı, kök raporun tanziminden sonra kök raporda değişiklik gerektirecek başkaca bilgi ve belge sunulmadığından kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, Davacı ------ Maddi Zararları :----- (4) Aylık Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Maddi Zararı 6.215,56 TL, Davacı ----- % 4 Maluliyeti Sebebiyle Maddi Zararı=202.239,49 TL, ---- (14) Günlük Bakıcı Gideri Sebebiyle maddi=895,44 TL, Davacı ----- Tedavi Giderleri Sebebiyle Maddi Zararı+1.500,00 TL, Davacı ---- Maddi Zararları Toplamı= 210.850,48 TL" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

BEYAN: Davacı vekilince sunulan dava değeri arttırım dilekçesinde; Fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla Değer artırım dilekçelerinin kabulü ile 202.239,49 TL Sürekli İş Göremezlik 6.215,56 TL Geçici İş Göremezlik, 895,44 TL Geçici Bakıcı Gideri ve 1.500 TL Tedavi Gideri olmak üzere toplam 210.850,49 TL net tazminat alacağının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, alacak için kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, toplam alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine,- değer artırım dilekçemizin davalı tarafa tebliğine, karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce davacının tedavisine ilişkin kayıtlar celp edilerek maluliyeti konusunda rapor alınmıştır. Dava dosyasına sunulan ------ tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet derecesinin % 4 olduğu, geçici işgöremezlik süresinin 4 ay olduğu, geçici bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin 14 gün olduğu tespit edilmiştir.Kusur bilirkişisinin de bulunduğu 10/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda: " Fiziki dosya kapsamında 28/09/2019 tarihli kazaya ait Trafik Kazası Tespit Tutanağı, kaza Yeri krokisi, Kaza Yeri Terk Bildirim Tutanağı veya kamera görüntüsü bulunmamaktadır. " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Kusur bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan 09/10/2025 tarihli raporda; " olayın davacının beyanında belirttiği şekilde meydana geldiğinin Sayın Mahkemece de kabulü halinde teknik değerlendirme yapıldığı ---- Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün ---- plaka sayılı minibüs sürücüsü) %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ----- plaka sayılı minibüste ayakta bulunduğu sırada fren tedbirine başvuran minibüs içerisinde düşerek yaralandığı dikkate alındığında %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu...." yönünde tespit vedeğerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.---- Karar No lu ve ---- tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararında; -------- tarafından gönderilen ----- tarihli cevabi yazıda, ---- tarihinde ---- isimli birisinin şoförlük yaptığına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığının belirtildiği, Şüpheli hakkında TCK'nın 73/1.maddesi delaleti ve CMK’nun 172/1.maddesi gereğince şikayet yokluğu nedeniyle kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" ilişkin karar verildiği görülmüştür.Tüm bu hususlar nazara alınarak davacı asil isticvap edilerek dinlenmiştir. Davacının talimat mahkemesince alınan isticvabında; " Davaya konu kazada ----- plakalı otobüsün sürücüsünün ----- olduğu bilgisini ben evime yakın olan son durağa giderek durakta bulunan diğer otobüs şoförlerine sorarak öğrendim, bu öğrendiğim kişilerin ismini hatırlamıyorum, ben son durağa kazaya neden olan aracın şoförünü öğrenmeye kazadan 5 gün sonra gittim, kazadan sonra ------- adlı kişi ile herhangi bir iletişimimiz olmadı, zaten kendisinin iletişim bilgilerini bana söylemediler sadece kaza olduğu sırada ---- plakalı otobüsün sürücüsünün -------- olduğunu söylediler, ben kaza olduğu zaman söz konusu otobüsün plakasını da net bir şekilde bilmiyordum, dediğim gibi kazadan 5 gün sonra otobüslerin son durağına gidip kaza tarihinde ve kaza saatinde otobüs içinde düşerek kolumu kırdığımı, otobüs şoförünün hiç bir şekilde ilgilenmediğini, bu kişiye dava açacağımı söyleyerek otobüsün plakasını ve kimin kullandığını son durakta bulunan diğer şoförlere sordum, bana bunun üzerine hem plaka bilgisini hem de otobüsün şoförünün ismini söylediler, otobüs şoförünün kim olduğunu gününe, saatine, dakikasına kadar oradakiler biliyordu " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı asilin isticvap beyanından meydana geldiği ileri sürülen kazadan 5 gün sonra kazaya sebebiyet veren sürücünün ismini öğrendiğini beyan ettiği, bu beyan üzerine ------- Soruşturma No lu dosya üzerinden tahkikatın yürütüldüğü ancak soruşturma dosyasına ------- tarafından gönderilen --- tarihli cevabi yazıda, ---- tarihinde ----- isimli birisinin şoförlük yaptığına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığının belirtilmesi karşısında Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde ----- tarafından gönderilen ---- tarihli cevabi yazıda, ------------ isimli birisinin şoförlük yaptığına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, davacının sigortalı araçta yolculuk sırasında henüz oturmadan sürücünün ani fren yapması nedeniyle yaralanması olayının tanık dahil her hangi bir delil ile ispatlanamadığı, olaya ilişkin dosya kapsamında Trafik Kazası Tespit Tutanağı, kaza Yeri krokisi, Kaza Yeri Terk Bildirim Tutanağı veya kamera görüntüsünün mevcut olmadığı, velhasılıkelam davacının davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği bir kaza nedeniyle yaralandığını bütün delilleri ile birlikte ispatlayamadığı vicdani kanaatine ulaşılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Mahkememizce yemin delili hatırlatılıp hatırlatılmayacağı hususu yargılama aşamasında değerlendirmeye alınmıştır. Ancak HMK’nın 225 ve 226 Maddeleri yemin delilinin konusunu belirtmiştir. 225. Maddeye göre yeminin konusu davanın çözümü bakımından önemli olmalı ve yemin teklif edilen tarafın konuyu bilmesi gerekmektedir. Somut olayımızda yemin teklif edilecek taraf davalı sigorta şirketinin yemine yetkili temsilcisi olacaktır. Davalı sigorta şirketi temsilcisinin meydana geldiği ileri sürülen kaza hakkında konuyu bilmesi beklenilmemelidir. Zira benzer konuya ilişkin--------- karar sayılı ilamında; "....Ayrıca HMK 225.maddeye göre yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakalar olup Davacı taraf, dava dilekçesi ile birlikte yemin deliline dayanıldığını ve mahkeme tarafından bunun kendisine hatırlatılmadığını ileri sürmüş ise de somut olayda davanın kısmen reddinin gerekçesi davacıya atfedilen kusuru sebebiyle gerçekleşmiş olup, yemin deliline başvuruyu gerektirecek bir konu bulunmamaktadır. Davacı vekilinin yemin teklif hakkının hatırlatılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. ...." şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Açıklanan tüm bu hususlar esas alınarak davacı yana yemin delilli hatırlatılmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL ve 725,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 537,20 TL harcın davacıya İADESİNE, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE, 6-3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------- Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/571, K. 2025/1070, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-571-e-2025-1070-k-f93fa42f4b73