İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/424 E. 2025/554 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/424
- Karar No
- 2025/554
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- VEKİLİ : DAVALILAR : 4- 5-... VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : TAZMİNAT DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesiyle özetle; 24/11/2017 günü saat 17:50' de Konya Dutlukır Yolu Çevresini takiben seyredip Antalya Çevre Yolu Çevresine çıkan davalı ...' ın maliki, ...' ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın Konya-Antalya Çevre Yolu Caddesine takiben Seydişehir ilçesi istikametine seyreden müvekkillerinin murisinin de yolcu olarak içerisinde bulunduğu ... plakalı aracın sol ön köşe ve sol yan arka yan kısımlarından çarptığını, çarpışmadan dolayı yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde ...' ın da içerisinde bulunduğu bir çok kişinin yoğun bakıma kaldırıldığını, söz konusu kaza neticesinde müvekkillerinin murisi müteveffa ...' ın uzun süre tedavi gördüğünü ancak 09/02/2018 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa geride çalışmayan bir eş ve iki çocuk bıraktığını, müvekkillerinin tek desteklerinden yoksun kaldıklarını, kaza sonrası tanzim edilen kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen kazada Karayolları Trafik Kanununun 57/1 maddesi gereğince, diğer davalı ... plakalı araç sürücüsü ...' in ise meydana gelen kazada Karayolları Trafik Kanununun 52/1 maddesi gereğince kusurlu olduklarını, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin desteğinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu kaza ile ilgili müteveffanın eşi ve çocukları için Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, söz konusu dosyada verilen karar kesinleştiğini, sözü geçen dosyada tüm raporların yer aldığını, müteveffanın anne ve babanın payına düşen destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplamalarda saklı tutulduğundan bahisle öncelikle davalı gerçek kişiler adına kayıtlı olan taşınmazların ve araçların kaydı üzerine takdiren teminatsız olarak üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkillerinin murisinin kazada ölümü nedeniyle baba ... için 100,00 TL, anne ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı gerçek kişiler ve ... Partisi yönünden kaza tarihi olan 24/11/2017 tarihinden itibaren, sigorta şirket yönünden temerrüt tarihi olan 18/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişiler ve ... Partisi yönünden kaza tarihi olan 24/11/2017 tarihinden itibaren, sigorta şirket yönünden temerrüt tarihi olan 18/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili dava değerinin artırılması ilişkin dilekçesiyle özetle; 18.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun aleyhe olan kısımlarını kabul etmemekle birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik harcı tamamladıklarını, davanın HMK 107. madde kapsamında belirsiz alacak davası olduğunu, bilirkişi raporu doğrultusunda ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 100,00 TL'den 3.212.514,90 TL'ye, ... için ise 100,00 TL'den 2.938.959,60 TL'ye yükselttiklerini, toplam maddi tazminat taleplerinin 6.151.474,50 TL olduğunu, daha önce fazla harç yatırıldığı için 200.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 5.951.474,50 TL üzerinden harcı ikmal ettiklerini, rapora itirazları saklı tutularak ileride doğabilecek farklar için haklarını mahfuz tuttuklarını, sigorta şirketine 03.05.2018 tarihinde başvurduklarını ve tebliğlerin 07.05.2018 ve 08.05.2018 tarihlerinde gerçekleştiğini beyan ederek, eksik harcın ikmali ile toplam 6.151.474,50 TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden, diğer davalılar için olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, davalılardan (sigorta poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, ayrıntılı cevap haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası kapsamında müteveffanın eşi ve çocuklarına 8.496.918,00 TL asıl alacak ve ferilerinin ödendiğini, huzurdaki davada trafik kazasının meydana gelmesinde her iki aracın da eşit kusurlu olduğunu, davacılar için hesap edilecek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın kusurlar oranında yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin en fazla sigortalısı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacı tarafın sigortalılarının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, ayrıca ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, herhalükarda müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı şartlarda ve limitle sınırlı olduğunu, kaza nedeniyle davacının elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, hesaplamada müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, ayrıca hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğinden bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; Davacıların gelini ve torunları tarafından açılan davada müvekkilleri aleyhine hükmedilen tazminatlarla müvekkillerinin tüm mal varlıklarından daha fazlasını ve hatta hayatları boyunca borçlanıp ödeyemeyecekleri kadar bir miktarı ödemeye mahkum olduklarını, başkaca 3. şahıslara ihbar haklarının saklı olması kayıt ve şartıyla dava dilekçesinden ve tüm delillerden de anlaşılacağı üzere kazanın 2 aracın çarpışması suretiyle gerçekleştiğini, bu hali ile müvekkillerden birisinin maliki diğerinin ise sürücüsü olduğu kazada; bir de ... plaka sayılı aracın olduğunu, bu aracın sınırsız ihtiyari mesuliyet sigortasının mevcut olduğunu, ancak müvekkillerine ait aracın ZMMS ile ... plaka sayılı aracın ihtiyari mesuliyet sigortasının aynı sigorta şirketi olmasından dolayı, müvekkilleri aleyhine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi nin ... Esas sayılı dosyası ile rücuen tazimnat davası açıldığını, müvekkili ...'ın bu olayda cezai sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarını yenilediklerini, haksız fiil kurumunun sınırlarının fazlasıyla genişlemesi halinde ise bunun sonucunda bireylerin hareket özgürlüğünün orantısız bir şekilde sınırlanacağının ortada olduğunu, izah edilen üzere müvekkillerinin hareket özgürlüğünun sınırlarını aşar mahiyette kısıtlanmış durumda olduklarını, tazminatta bazı indirimlerin yapılmasının hakkaniyete daha uygun düşeceğinin kabulünün gerektiğini, kusur raporlarını ve oranlarını da kabul etmediklerinden bahisle davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Partisi vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili ... Partisi Genel Başkanlığı'nın dava konusu kazada sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ne maliki ne işleteni olduğunu, bu nedenle müvekkil aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini belirtmiştir. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ve AK Parti Tüzüğüne göre parti tüzel kişiliğinin yalnızca yetkilendirilmiş organlarca yapılan sözleşme ve işlemlerden sorumlu tutulabileceğini, somut olayda böyle bir yetkilendirme olmadığını, bu nedenle hukuki sorumluluklarının bulunmadığını ifade ettiğini, ayrıca Yargıtay ve yerel mahkeme kararlarıyla da bu hususun desteklendiğini vurguladığını, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında kusur tespiti yapılsa da bunun yeterli olmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur bulunduğunu, ölüm ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, araçta ... Sigorta tarafından düzenlenmiş kasko ve İMM poliçeleri bulunduğunu, bu nedenle sigorta şirketinin tazminattan sorumlu olduğunu belirttiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminatın belirsiz ve fahiş olduğunu, haksız zenginleşmeye yol açacağını, manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin ise yerinde olmadığını, davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olmadığını ileri sürerek, mahkemece yapılacak incelemeler neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, netice-i talep olarak, öncelikle davanın usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkilinin ihbar olunan sıfatıyla dosyada taraf olmadığını, bu nedenle aleyhine hüküm kurulamayacağını, ayrıca Konya . İcra Dairesi’ne 23.04.2023 tarihinde poliçe limitinin tamamı olan 330.000 TL ölüm ve sürekli sakatlık teminatı ile 37.630,63 TL tedavi gideri ödeyerek sorumluluğunu yerine getirdiğini, başka bir sorumluluğu kalmadığını, davanın usulen reddi gerektiğini, halihazırda Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. sayılı dosyanın derdest olduğunu, usule uygun sigorta başvurusunun yapılmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ceza dosyasında uzlaşma varsa davanın reddi gerektiğini, davacı ve müteveffanın alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi halinde davanın reddi gerekeceğini, esasa ilişkin olarak ise davacı delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, illiyet bağının ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, yapılacak hesaplamalarda aktüerya kurallarının, TRH-2010 tablosunun ve %1,8 teknik faizin esas alınmasını, kaza iş kazası ise SGK ödemelerinin tespit edilip tenzil edilmesi gerektiğini, gelir hesaplamasının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin sadece poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, faiz başlangıcının dava tarihi olması ve önceki ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, teminatın birden fazla zarar görene paylaştırılması gerektiğini, KTK’nın 92. maddesi kapsamındaki taleplerin reddi gerektiğini, netice-i talep olarak, ihbar olunan sıfatları nedeniyle aleyhlerine hüküm kurulmamasını, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Davacılar vekili 25/06/2025 tarihli duruşmada aynen; "davalı ... Sigorta AŞ ile anlaşma sağlanmıştır, bu anlaşma kapsamında her iki davacı yönünden tüm davalılara yönelik maddi ve manevi tazminat davamızdan feragat ediyoruz, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur, ayrıca yaptığımız anlaşma gereğince devlet tarafından karşılanan arabuluculuk gideri de davacılar tarafından karşılanacaktır" şeklinde beyanda bulunarak davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davacılar vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu anlaşılmakla davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Peşin alınan 27.844,10 TL harçtan alınması gereken (ve Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince 615,40 TL. maktu harcın 2/3'ü olarak hesap edilen) 410,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.433,84 TL fazla harcın talep halinde davacılara iadesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800,00 TL. yargılama giderinin davacılardan (eşit oranda) alınarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair ; hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/06/2025
Başkan Üye Üye Katip