İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/402 E. 2025/323 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/402
Karar No
2025/323
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/402 Esas KARAR NO : 2025/323 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilin sanayi sitesi içerisinde gerçek kişi tacir sıfatıyla yedek parçalarının perakende satışının yapıldığı bir dükkan işlettiğini, davalı şirket ise müvekkile oranla daha büyük çapta alım satım yapan aynı sektörde çalışan bir firma olup, mezkur piyasada oto parçalarının toptancısı olarak bilinen bir firma olduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında 23/11/2022 tarihinde yapılan satış sözleşmesi çerçevesinde ---------- ürün kodlu, --------- ürün davalı şirketten satın aldığını, mezkur ürünün müvekkil tarafından bazı yedek parçalar ile birlikte 31/10/2023 tarihinde----------- satıldığını, ancak alıcının mezkur ürünün ayıplı (hatalı) omasından dolayı araç motoru ve araca takılan yeni parçaların zarara uğradığını, bunu üzerinde yeniden sıfır motor takılmak kaydı ile müvekkil, zarar gören parçaların yerine yeniden sıfır yedek parça temin edildiğini, davalı şirketten satın alınan ürünün ayıplı olması sebebiyle müvekkil toplamda 146.700,00 TL (103.300,00 TL ayni 34.400,00 TL nakdi) zarara uğradığını, makul sürede ayıp ihbarında bulunulduğunu, müvekkilin uğradığı zararın bir kısmının ayni bir kısmının nakdi olduğunu, ayıplı ürün ve ayıplı ürün nedeniyle zarar gören diğer parçaların müvekkilin deposunda muhafaza edildiğini, bahse konu ürünlerinde işbu teknik hususta uzman bilirkişi tarafından incelenmesi ve güncel piyasa değerleri üzerinden fiyatlandırılarak zararın tespit edilmesi gerektiğinden alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, bu nedenlerle ayıplı ifa nedeniyle doğan zararın tespiti ile itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve mevcut zarara karşılık ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren alacak muaccel olmuş olduğunun mezkur alacağa ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında 23/11/2022 tarihinde faturalandırılan satış işlemi gerçekleştiğini, satışın üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmesinin ardından 30/11/2023 tarihinde müvekkil şirkete davacı tarafta ihtarname keşide edildiğini ve gerekçelendirilmeyen bir zararın karşılanmasının talep edildiğini, ----------İcra Müdürlüğü'nün ------------ sayılı dosya üzerinden ödeme emri gönderildiğini, takibe itiraz edildiğini, satışa konu ürünün ayıplı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ürünün ayıplı olması nedeniyle dosyaya sunulan sair parçaların zarar görmüş olması özellikle de sıfırdan motor takılmasını gerektirecek bir zararın doğmuş olmasının mümkün olmadığını, kaldı ki daha öncede meydana geldiği iddia edilen zara ile müvekkil şirket tarafından satılan ürün arasında illiyet bağının bulunmadığını, TTK.'nun m.23/c uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, ayıbın açıkça belli olmadığı hallerdeyse sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen müvekkil şirket tarafından davacıya satılan ürünün ayıplı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, aksinin kabulü halinde dahi ayıp ihbar sürelerine riayet edilmediğini, satılan üründen kaynaklanacak zararın davacı alıcıya geçtiğini, tüm bu sebeplerle haksız davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; satış sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasıyla oluşan zararın tazmini istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup yöntemine uygun olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılama başlanmış, yapılan ön inceleme durulmasında uyuşmazlık noktaları belirlenmiş, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile taraflar arasında sulh sözleşmesi yapıldığı ve sulh nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ve sulh anlaşmasından da görüleceği üzere tarafların yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş olduğu görülerek iş bu dilekçe ve eki sulh sözleşmesi sulh protokolünde ismi bulunan davalı vekiline tebliğ edilmiş ancak beyan dilekçesi sunmadığı görülmüştür. HMK m.315/I "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmünü haizdir. Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacı vekilinin beyanı ve ekinde sunulan sulh anlaşması gereğince tarafların sulh oldukları ve davanın konusuz kaldığı yapılan sulh anlaşmasında yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini belirttiği görülmekle davanın konusuz kaldığı, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazladan alınan 1.889,87 TL'nin davacıya iadesine, 3-Taraflarca karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.000,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, İlişkin olarak taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/04/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/402, K. 2025/323, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-402-e-2025-323-k-26421b4dcda4