İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/362 E. 2026/232 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/362
Karar No
2026/232
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/362 Esas KARAR NO : 2026/232 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; 20/07/2023 tarihinde, --------- plakalı aracın, müvekkiline ait --------- plakalı çekiciye bağlı olan ---------- plakalı park halindeki dorseye arkadan çarpmış olduğunu, Müvekkilinin dorsesin de bu kaza nedeniyle değer kaybı oluşmuş olduğunu, Her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkiline ait araç sürücüsüne KTK m. 62 kuralını ihlal ettiği belirtilmişse de, bu tespit hatalı olup yerinde olduğu düşünülse dahi bu ihlalinin kazanın oluşumuna etkisi bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin kazada kusuru olmadığını, meydana gelen değer kaybından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana bırakılmasını talep etmiştir.

ll. CEVAP: Davalı vekili; Davacı yana ait aracın ---------- tarafından kasko poliçesi ile hasarının giderildiğini ve müvekkiline rücu edilerek ödenmiş olduğunu, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, davacının aracında değer kaybı olmadığını, sayın mahkemenin hukukunda olan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Uyuşmazlık: Davalı şirkete sigortalı -------- plakalı araç ile davacıya ait ------- plakalı çekiciye bağlı ---------- plakalı çekici arasında 20/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın oluşmasında kusur oranının tespiti ile, davacıya ait araçta anılan kaza nedeniyle değer kaybı olup oluşup oluşmadığı, mevcutsa değer kaybı miktarının ne olduğu ve değer kaybından davalının sorumlu olup olmadığının, belirlenmesi hususundadır. Uyuşmazlık kapsamında bilirkişi raporu aldırılmıştır.Bilirkişi raporunda; "Dava konusu aracın davaya konu hasarının tamir edilmiş hali ile Yargıtay İçtihatlarına göre oluşan değer kaybının 20.000,00 TL olduğu, Yargıtay tarafından uyuşmazlık durumlarında kullanılan NİSBİ HESAP formi yapılan hesaplamada da 20.000,00 TL çıktığı ve bu tutarın kabul edilebilir olduğu, davalı yan kusur oranı olan 9650'ye denk gelen tutarının 10.000 TL olduğu, Davalı Yan Sigortalısı ---------- Plakalı Otomobil Aracın Şoförü Olan --------- 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 52'yi ihlal etmesi nedeni ile Eşit Olarak %50 kusurlu olduğu,Davacı Yana Ait ---------- plakalı çekiciye bağlı olan ---------- plakalı Park Halindeki Aracın 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 62'yi ihlal etmesi nedeni ile Eşit Olarak % 50 kusurlu olduğu, " belirtilmiştir.Rapor denetime elverişli bulunarak, hükme esas alınmıştır.Davacı vekili, değer arttım dilekçesi ile dava değerini 100 TL'den 10.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Davalının beyan dilekçesindeki ödeme tablosunda, 10.000,00 TL asıl alacak, 6.554,80 TL masraf, 2.275,07 TL faiz olmak üzere toplam 18.829,87 TL asıl alacak ve ferileri ve 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden ilgili kesintiler yapılarak 7.500,00 TL davacı yana ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilince ödemenin doğrulandığı, ancak faiz ödemesinin az yapıldığını beyan ettiği görülmüştür. Bu cihette ihtilaf nedeniyle faiz yönünden hesaplama yapılmıştır. Bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder. Gerçek Kişiler Açısından; Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Sigorta şirketi açısından ise, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Faiz hususunda ise davacı vekilince her ne kadar kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile alacak birlikte talep edilmişse de sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinin 17.01.2024 olması ve 8 iş gününden sonraki gün temerrüt oluşacağından, kabul edilen alacak yönünden temerrüt tarihi 30.01.2024 olarak kabul edilerek, belirtilen tarihten ödeme tarihi olan 26.03.2025 tarihine kadar kazaya sebep olan aracın ticari olmaması sebebiyle işletilen yasal faiz tutarı 2.262,74 TL olduğu, davalı sigorta şirketince bu tutarın üzerinde 2.275,07 TL ödediği anlaşılarak, bu cihetteki zararında giderildiği saptanmıştır. Dava sırasında tüm dava konus borcun ödenmiş olduğu, bu cihette davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK madde 331 uyarınca yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmıştır.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Ödeme nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 5.623,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/362, K. 2026/232, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-362-e-2026-232-k-58cb1737edd7