İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/339 E. 2025/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/339
- Karar No
- 2025/545
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/339 Esas KARAR NO : 2025/545
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "icra takibi konusu senetteki şirket tatkur imzası şirket sahibi ve tek yetkilimiz...'a ait değildir. . icra takibinde müvekkil şirket borçlu değildir. müvekkil borçlu ... şti. tek yetkili ve sahibi...'dır sunulan imza sirkülerinden çıplak gözle bile anlaşılacak şekilde imzalar müvekkillere ait değildir. sayın mahkemenize imza itirazına yönelik menfii tespit davası açmış bulunmaktayız. imza itirazına yönelik menfii tespit davamızın davamızın kabulü ile müvekkil firma hakkında ... 33. icra müd... esas icra dosyasından borçlu bulunmadığımızın tespitine karar verilmesini talep etmekteyiz. imza itirazına yönelik menfii tespit davamızın davamızın kabulü ile müvekkil açısından dava sonunda icra takibinden borçlu ulunmadığımızın tespitine karar verilmesine , davacı yan lehtar ve senet sahibi olup senedi müvekkilden alan konumunda olup dava sonunda % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama, gider avansı ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı dava dilekçesinde '' İcra Takibi konusu senetteki şirket tatkur imzası şirket sahibi ve tek yetkilimiz...'a ait değildir. icra takibinde müvekkil şirket borçlu değildir. müvekkil borçlu... şti.tek yetkilive sahibi...'dır. Sunulan İmza sirkülerindençıplak gözle bile anlaşılacak şekilde imzalar müvekkillere ait değildir.'' asılsız dayanaksız itiraz ve beyanlarda bulunmuştur. Davacı borçludur çek üzerindeki imza da davacıya aittir. Zira davacı tek yetkilinin... olduğunu beyan etmektedir. Davacı şirketin tek yetkilisinin zaman içinde farklı çek ve senetler düzenlediği hepsine de farklı imzalar attığı bu şekilde müvekkili ve daha bir çok kişiyi dolandırdığı açıktır. Zira buna ilişkin savcılığında suç duyurusunda bulunulmuştur. Şöyle ki; Öncelikle; kambiyo senetlerine hakim olan sebepten soyutluk(müceretlik) ilkesi gereğince kambiyo senedinin alt yapısını oluşturan ve onun oluşmasını sağlayan temel borç ilişkisi geçersiz olsa dahi kambiyo senedine hayat verdikten sonra bunun bir önemi bulunmamaktadır. Mücerret kıymetli evrak, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyuttur. Kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olmaz. Senet temel borç ilişkisinden soyutlanmış, bağımsız bir varlık kazanmıştır. Bu nedenle davacının iddiaları hukuki temelden yoksundur. Senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisi asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borç sona ermez.Borçlu/davacı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu başlatılan takipte takibe borca itiraz etmiş ve bu itiraza dayanak olarak herhangi hiçbir delil sunmamıştır. Hükümde yer alan borcun bulunmadığı resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır ibaresi gereğince ispat yükünün borçluda olduğu ve borçlunun borcu olmadığını resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belgeye dayandırması gereklidir. Borçlunun borca itirazda bulunurken ispat yükünün kendisinde olduğu ve ispat yükünü yalnızca İİK 169’da yer alan resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlamalıdır hükmü Yargıtay içtihatlarında da yer almaktadır. Davacı dava dilekçesinde imzaya itiraz etmiştir. Ancak borçlu imzaya dair somut olarak delil sunmadan yalnızca soyut ve yüzeysel ifadelerle imzaya itiraz etmiştir. Bu itiraz adeta bir “usuli itiraz” olup, süreci uzatmak adına yapılmıştır ve bir bakıma hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir. Davacı her ne kadar imza itirazında da bulunmuş olsa kendisine ait imzaya dair herhangi bir örnek belge sunmamıştır. Davacı şirket ile müvekkil arasında devam eden ... 25. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyada davacı şirket yetkilisinin imza örneği dosyaya alınmıştır. Zira davacı şirkete ait imza örneği ile tarafımızca ... 32. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile takibi başlatılmış dosyaya sunulmuş olan 05/02/2017 düzenleme tarihli sıralı olarak 20 bin TL olarak verdiği toplamda 100 bin TL'lik tüm senetlerdeki imzaların birebir aynı olduğu açıktır. Şöyle ki; iş bu davaya uyuşmazlığa konu olan 07/06/2016 düzenleme tarihli 100 bin TL 'lik senedin düzenleme tarihi ile tarafımızca yine davacı şirkete ait senetlerdeki düzenleme tarihlerine bakıldığında aralarında yalnızca yaklaşık bir yıl kadar süre olduğu davacının dilekçesinde belirttiği üzere şirketin kuruluşundan bu yana tek yekilisi...'ın aslında bile isteye farklı dönemlerde farklı senetlere farklı imzalar attığı bu şekilde de imza itirazı yaparak ödemelerden kaçtığı oldukça aşikar olup oldukça kötüniyetlidir. Davacı şirket borcum yoktur itirazında da bulunmuş olup haksız olduğu tarafımızca sunulan deliller incelendiğinde aslında müvekkil ile ve müvekkilin aile şirketleri ile ticari alışverişlerinin olduğu açıkça görülerek davanın reddine karar verilecektir. Şöyle ki; davacı şirket her ne kadar borcum yoktur itirazında bulunmuşsa da müvekkil ...'a ait ... Bankasındaki ... Iban numaralı hesap hareketlerine bakıldığı zaman davacı şirket müvekkile '... şti. alınan mal bedeli'' olarak 10/02/2017 tarihinde 4000 tl tutarında eft yapılmış olup sayın mahkemeye müvekkilin hesap hareketlerini sunmaktayız. Buradan anlaşılmalıdır ki; müvekkil ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin olduğu, senetlerin bizzat şirket yetkilisi tarafından imzalanarak verildiği, davacıya ait müvekkilin elinden bulunan başkaca senetlerin düzenleme tarihlerine bakıldığı zaman ödeme yapıldığı tarih ile uyuştuğu, zira ticari alışverişe karşı o senetlerin müvekkile verildiği, davacının imza bana ait değildir borcum yoktur itirazının yerinde olmadığı ve borçtan kurtulmak için her yolun denendiği müvekkilin bu şekilde mağdur edildiği açıktır. Davacı şirket ve yetkilisinin ticari hayattaki artık güvenilmez olan ticaretinden kimse herhangi bir ticari alışverişe girmek istememektedir. Bu nedenle de davacı şirket yanında çalıştırdığı ancak başka yerde sigortalı gösterdiği iş bu uyuşmazlık konusu olan çekte de kefil olan ... üzerine ... Şirketi adında bir şirket açmış ticari hayatını bu şirket ve ... üzerinden devam ettirmeye çalışmaktadır. Zira iş bu uyuşmazlığa konu olan çekte de kefil olarak bulunan ...'a hem de ...'ın yetkilisi olduğu ... Şirketi'ne karşı da ... 23. İcra Dairesi ... ve ... 35. İcra Dairesi... esas sayılı dosya ile takiplerimiz mevcuttur. Davacı şirketin yetkilisi... ile ... Şirket yetkili ...'ın iş yerleri mersis adreslerine bakıldığında iki şirketin adresinin de ... olduğu şebeke olarak birlikte çalıştıkları bu şekilde bir çok kişiyi dolandırdıkları görülecektir. Tarafımızca izah edilmek istenen şu dur ki; davacı şirket yetkilisi... ticari itibarı kalmaması nedeniyle artık yanında büyüttüğü ... ve şirketi ... Şirket üzerinden çek senetler yazdırmaya başlamış her bir çek senede de farklı imzalar atarak müvekkil ile birlikte bir çok kişiyi dolandırmaya çalışmıştır. sayın mahkemeden ... şirket yetkili ... ile davacı şirket yetkili...'ın banka hesap dokümanlarının celbini talep ederiz. Burada davacının iki şirket üzerinden ticari alışverişler yaptığı senetler verdiği aslında paravan olarak kuruduğu star çağla şirketinin yetkilisi ile bağlantılarının olduğu açığa çıkacaktır. Davacı şirketin müvekkil ve müvekkilin aile şirketleri .. ile ve ... Şirketleri ile 2016 dan başlayan ticari ilişkileri mevcut olup davacı şirketin borcum yoktur imza ban ait değildir yönündeki haksız ve asılsız iddialarının reddi gerekmektedir. Zira; davacı şirketin yetkilisi müvekkile hem davacı şirket adıyla hem de ... Şirket üzerinden müvekkile ve müvekkilin pazarlamacı olarak sigortalı olduğu ...'e çek senetler düzenleyerek ticari alışveriş sonrasında teslim edilmiştir. Zira müvekkilin aile şirketi olan ... Tic. Ltd. Şt ve müvekkil ile davacı şirketin ticari alışverişlerinin olduğu, söz konusu borcun davacı şirkete ait olduğu, müvekkilin aile şirketinden kesilen fatura (ekte sunulmuştur) davacı şirketin başkaca mal alışverişine ilişkin müvekkilin aile şirketine ödediği ödemenin dekontu (ekte sunulmuştur) hem de davacı şirketin söz konusu uyuşmazlığa konu 100 bin TL'lik senede kefil olan ... adına kurduğu ... Şirket aracılığıyla müvekkile ve müvekkilin çalıştığı ... firmasına verdiği senetler ile ... Şirketinin müvekkil ile olan başkaca ticari alışverişlerine ilişkin müvekkilin ... Bankasındaki ...Iban numaralı hesap hareketlerine bakıldığı zaman ''mal karşılığı'' olarak 19/09/2014 tarihinde 5000 tl tutarında ve 03/11/2014 tarihinde ''mal karşılığı'' olarak yine 5000 tl daha eft yapılmış olup sayın mahkemeye müvekkilin hesap hareketlerini sunmaktayız. Davacı şirketin bahsettiği gibi borç ile alakasının olmadığı veya imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiaları asılsızdır. Davacı şirketin tek yetkilisi... söz konusu davaya konu çekin düzenleme tarihi 2016 da farklı imza, ekte sunacağımız 20 bin olarak senet alacağının düzenleme tarihi 2017 de ise farklı imza neden atmıştır diye sormak gerekmektedir. Zira biz de davacı şirketin tek yetkilisinin... olduğunu ve yalnızca bir yıl ara ile müvekkile farklı miktarlarda senetler verdiği ancak farklı imzalar attığı aslında davacı şirketin kötüniyetli olduğu borçtan kaçmaya çalıştığı bu şekilde imza itiraz ederek borcu ödemekten imtina ettiği açıktır. Sayın mahkemeye aynı takip konusu ve aynı senet dolayısıyla davacı şirket ile müvekkille aralarında devam eden ... 25. İcra Hukuk Mahkemesi... E. Sayılı dosyada davacı şirket yetkilisinin dosyaya sunulan imza örneği, davacı şirketin daha önce müvekkile verdiği senetler, davacı şirketin itibarı kalmayınca söz konusu bu davaya konu olan senette de imzası olan şebeke olarak hareket ettiği kefil ... üzerine açtığı şirketin yine müvekkile o şirket üzerinden verdiği senetler, davacı şirketin müvekkilin alacağı için müvekkilin aile şirketine yaptığı ödeme dekontu, müvekkilin aile şirketinin davacı şirket adına kestiği fatura, davacının müvekkilin ıbanına başkaca alışveriş karşılığı olarak mal bedel karşılığı şeklinde EFT yolu ile yaptıkları 4000 TL ödeme hesap hareketi delilleri ekte sunulmuştur. Davacı müvekkil ile belli zamanlarda ticari alışverişlerde bulunmuş zira buna ilişkin davacının müvekkile ticari ilişkilere istinaden belli ödemelerde de bulunmuştur. Bunun için gerekirse davacının ticari hesaplarının bulunduğu bankalar tespit edilerek bu bankalara müzekkere yazılmasına ve banka hesap hareketlerinin celbini talep ederiz. Müvekkilin aile şirketi ile sürekli ticari ilişkilerde bulunulmuş buna istinaden de belli tarihlerde senetler verilmiş ve bir çoğu da ödenmemiştir. İş bu uyuşmazlık konusu olan senet gibi. Bu nedenle; davacının borcum yoktur imza bana ait değildir itirazı haksız ve kötüniyetlidir. Davacının yetkilisi olan... tarafından bizzat imzalanarak müvekkile yine ticari ilişkilere istinaden verilmiş başkaca senetler de mevcuttur. Yukarıda da izah edildiği üzere; ekte sunulan senetler ile ... 25. İcra Hukuk Mahkemesinin... e. sayılı dosyada qnb finansbank tarafından sunulan davacının imza örnekleri ile birebir aynıdır. aslında davacının kötüniyetli olarak farklı zamanlarda farklı senetlere farklı imzalar attığı tartışılmayacak kadar açıktır. iş bu uyuşmazlığa konu olan senet de yine davacı tarafından imzalanmıştır. Ekte sunulan davacı tarafından müvekkile verilen başka senetlerde de davacı tarafından atılan imza ile davacı tarafından imza ve borca itiraz için açılan dava ... 25. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasında sunulan davacıya ait imza örneklerindeki imzaların birebir olduğu açık olmakla birlikte davacı haksız kötüniyetli olduğu müvekkil gibi bir çok kişiye sürekli farklı imzalarla senet çek vererek sonra bu şekilde itirazlar ile dava açarak dolandırıcılık yapmaktadır. Tüm bu nedenlerle; davacının kötüniyetli olduğu aslında müvekkilin de bünyesinde bulunduğu aile şirketi ile ticari ilişkilerde bulunduğu, senetler verdiği ancak imzaları değiştirdiği sonra ise bu şekilde itirazlarda bulunarak davalar açarak müvekkil hakkı olan alacağını alınmasını engellediği, kötü niyetli olduğu apçaık olarak ortadadır. Davacı taraf borcu olmadığını resmi ya da imzası ikrar edilmiş bir belge ile de ispat edememiştir. Sonuç olarak borçlu davacının dilekçesinden de görüldüğü üzere yapılan borca ve imzaya itirazının hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Açıklanan tüm nedenlerle haksız ve kötüniyetli yapılmış olan itirazların reddedilmesi ve karşı tarafın itiraz ettiği tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, borçlu tarafça takibe dayanak senetteki borcun ve imzanın kendisine ait olduğunun tespitine --davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava, davalı tarafından ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen senetteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit isteminden ibaret davadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. Maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1. Maddesinde; "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 23/06/2025 tarihli dilekçesinde, menfi tespit davasına dayanak icra dosyası davalı tarafından feragat ile kapatılmış olup davalarında hukuki yarar yokluğu oluştuğunu, davalarında vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin bulunduğunu, davanın açılmasına sebep olunduğundan yargılama gider ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 24/06/2025 tarih 3 numaralı celsesinde davacı vekilinin beyanında: " karşı taraf feragat ile icra dosyasını kapatmıştır bu nedenle dosyamızın konusu kalmamıştır, ancak davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz vardır " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce davaya konu icra takip dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; 28/05/2025 tarihinde alacaklı vekili tarafından takibe konu alacaktan vazgeçildiği, dosyadaki hacizlerin kaldırılarak dosyanın kapatılmasını talep ettiği, aynı tarihte icra müdürünce dosyanın vazgeçme/feragat nedeniyle kapatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan açık yargılama sırasında toplanan delillere, dava dilekçesine ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu icra dosyasının vazgeçme/feragat ile kapatıldığı, bu nedenle davanın konusunun kalmadığı, takip dosyasının feragat ile kapatılması nedeniyle davacının dava açmakta haklı bulunduğu dikkate alınarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm düzenlenip açıklanmıştır. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.092,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.135,35 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 100.000,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 209,00 TL tebligat, posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi 24/06/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır