İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/283 E. 2025/644 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/283
Karar No
2025/644
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/283 Esas KARAR NO : 2025/644 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/03/2016 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...ın sürücüsü, davalı ...'in maliki olduğu ve olay tarihinde davalı Sigorta şirketine ZMM ile sigortalı olan... plakalı aracın müvekkilinin kullandığı...siklete çarpması ile meydana gelen kazada müvekkili ile birlikte yolcu olarak bulunan kızının yaralandığını, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, olay nedeni ile Urla ....ASCM'de dava açıldığını, bu nedenlerle belirsiz alacak olarak şimdilik, müvekkili ... için sürekli iş gücü kaybından dolayı 500,00 TL, geçici iş göremezlik kaybından dolayı 250,00 TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve bakıcı gideri bakımından 250,00 TL olmak üzere toplam 1000,00.-TL maddi tazminatın davalı... Sigorta A.Ş'den teminat limitleri dahilinde dava tarihinden itibaren ,diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin kızı ... için ise olayda kendi de yaralanmış ise de, babasının yaralanmasından ve çalışamamasından dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin sorumluluğunun Poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ile ...'a dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davaya cevaplarını sunmadıkları anlaşılmıştır. Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Açılan dava öncelikle mahkememizin... esasına kaydedilmiş olup,23/03/2021 tarihinde, "1-Maddi tazminat talepleri bakımından davanın KISMEN KABULÜ ile, 25.657,25 TL sürekli işgöremezlik, 5.310,00 TL geçici maluliyet ve 6.675,52 TL olan SGK dışı tedavi ve ulaşım gideri bedeli toplamı 37.642,77 TL 'nin davalılardan... sigorta (... Sigorta)'dan dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı ...'e verilmesine, 2-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...e ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı ...'e verilmesine, 3-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce verilen karar davacı ... ... vekili , Davalı ...Sigorta vekili ve Davalılar ... ve ...ekili tarafından istinaf edilmiş olup, İzmir BAM ...HD...Karar sayılı ilamı ile; "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. ( Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. - 2022/9109 K. ) Bu çerçevede dosyaya kazandırılan ATK İhtisas Kurulu raporu anılan ilke, esaslara uygun ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olup anılan yönetmelik hükümlerine aykırı olması nedeniyle hükme esas alınması mümkün olmayan E.Ü. Adli Sağlık Kurulu raporundan ötürü bir çelişki de söz konusu değildir. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı geçici işgöremezlik tazminatı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 10.03.2022 tarih ve 2021/12001 E. - 2022/4532 K. ve 24.03.2022 tarih ve 2021/22793 E. - 2022/5790 K.) Dava konusu olaya ilişkin Urla Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyası kapsamında yapılan yargılamada, sigortalı araç sürücünün asli, davacı sürücü ...'in tali kusurlu olduğu kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış, yine, dava konusu maddi olay nedeniyle İzmir... ATM'nin... E. Sayılı dava dosyaları kapsamında açılan tazminat davalarının yapılan yargılamasında ATK kusur raporu ile sigortalı araç sürücünün % 80 oranında asli, davacı sürücü ...'in ise % 20 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş, kaza tespit tutanağında kusursuz olduğu belirtilen davacı sürücü ...'in anılan ceza ve hukuk yargılamaları sırasında % 20, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda % 25 oranında tali, sigortalı karşı araç sürücüsünün ise % 75 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalı...un % 80 oranında asli, davacı sürücü ...'in ise % 20 oranında tali kusurlu olduğu şeklinde kusur tespiti yapılmış ise de aynı olaya ilişkin düzenlenen kusur raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Her ne kadar... tarafından İzmir.... ATM'nin...va dosyası kapsamında düzenlenen ATK kusur raporuna üstünlük tanınmış ise de raporlar asındaki çelişkiyi giderecek, itirazları karşılayacak şekilde kararda yeterli gerekçeye yer verilmemiştir. Kusur dağılımına ilişkin çelişkinin giderilmesi zorunlu olup kusurun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.(Yargıtay 4. HD'nin 30.11.2022 tarih ve 2022/11182 E. - 2022/15899 K. ) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliğince koruyucu ekipman / tertibat takılmasının zorunlu olduğu hallerde meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı kurulması durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinin varlığı olsa da % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir. ( Yargıtay 4. HD'nin 17.03.2022 tarih ve 2021/11498 E. - 2022/5233 K. 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. - 2022/6733 K. ,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K. ) Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir zorunluluk öngörülmemiştir. ( Yargıtay 4. HD'nin 20.09.2022 tarih ve 2022/5575 E - 2022/10706 K.) Eldeki davada, kaza tespit tutanağı içeriğinden motosiklette yolcu olarak bulunan ...'in koruyucu ekipman takmadığı davacı sürücü ...'in ise kask takıp takmadığının tespit edilemediğinin belirtilmiş olup mevcut yaralanmasına göre atfı kabil müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının karar gerekçesinde açıklanıp, tartışılması elzemdir. Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. ) 6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesinde ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği de hüküm altına alınmış, ancak ağır bedensel zararın nasıl nitelendirileceği açıklanmamıştır. Yerleşik uygulamada; % 7 , % 5.2 ve % 3.3 oranındaki maluliyete istinaden yaralanan kişinin eşi, anne, baba veya çocuklarının bu kapsamda manevi tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. ( Yargıtay 17. HD'nin 03.04.2019 tarih ve 2016/10068 E. - 2019/4045 K., 28.02.2018 tarih ve 2015/8109 E. 2018/1446 K., 22.01.2019 tarih ve 2016/4918 E, 2019/489 K, ) Bu itibarla, somut olayda; % 7 oranında maluliyet oluşacak şekilde yaralanan davacı ile davacının babası olan diğer davacılarını da manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında;... tarafından öncelikle davacı çocuk ...'in yargılama sırasında 18 yaşını ikmal ederek reşit olduğu gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 77. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak reşit olan davacı adına düzenlenmiş vekâletnamenin asıl veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için davacı vekili olarak görev yapan avukata usulüne uygun şekilde ihtar yapılarak kesin süre verilmesi suretiyle vekaletnameye yönelik bu eksiliğin giderilerek, soruşturma dosyası ve olaya ilişkin maddi olgular dikkate alınmak sureti ile İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruludan tarafların iddia savunmaları çerçevesinde, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde olayın sürücülerin kusurları gösterir kusur bilirkişi raporu alınmak suretiyle ile tarafların kusur durumu tespit edilmesini mütekaip, dosyanın daha önce görevlendirilen aktüerya hesap bilirkişine yeninden tevdi ile yaralanan kişinin aylık geliri, maluliyet raporu ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve ( progresiv rant usulü ) % 10 artırm % 10 iskonto edilmesi yöntemi esaslınmak suretiyle davacının sürekli ve geçici iş görmezlik zararı ile talep ebileceği tedavi giderlerini gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi kurul raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip, davacıların zararın artmasına neden olan müterafik bir kusurunun bulunup bulunmadığı da tartışılıp değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak davacıların manevi ve şekilde sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti belirtilerek maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule görede; 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden kabul ve red edilen manevi tazminat talebi yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 29.09.2022 tarih ve 2021/22327 E. - 2022/11247 K. 20.06.2022 tarih ve 2022/3776 E. - 2022/9079 K.) Somut olayda, davalılar... ve ... yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olup, mahkemece davacılardan ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'in manevi tazminat talebinin ise tümden reddine karar verilmiş olması nedeniyle red edilen her bir manevi tazminat istemi yönünden 6100 sayılı HMK'nın 323, 326/1. ile AAÜT 10.2-3 ve 3/2. maddesi gereğince, vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir. -Tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2021 tarih ...n KALDIRILMASINA, dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE"şeklinde kesin karar verilmiştir. İzmir BAM...D' nin...Karar sayılı ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmesi için; -tensip zaptı ile davacılar vekiline ... yönünden vekaletnamenin sunulması için kesin mehil verilmiş ve davacılar vekili 22/04/2024 tarihli dilekçesi ile usulüne uygun vekaletnameyi dosyaya ibraz etmiştir. -Mahkememizin 27/03/2024 tarihli tensip ara kararı gereğince İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak İTÜ kürsüsünde görev yapan 3 kişilik bilirkişi heyetinden soruşturma dosyası ve olaya ilişkin maddi olgular dikkate alınmak sureti ile iddia ve savunmalar çerçevesinde, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde kusur yönünden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup Bilirkişi heyetinden alınan 07/08/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre," Dosyadaki veriler incelendiğinde... plakalı araç sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanununun 67.a. ve b. maddelerindeki "sürücülerin park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır. Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır" kuralını ihlal etmiş ve yine Karayolları Trafik Kanununun asli kusurlardan sayılan 84.f maddesindeki "doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma" kusurunu işlemiş gündüz vakti arkadan gelen trafiği kontrol etmeden dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde U dönüşü yapmaya kalkışmış ve meydana gelen kazada %80 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. ... plakalı motosiklet sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanununun 52.b maddesine göre "sürücüler, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır" kuralına uymamış ve meydana gelen kazada %20 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. SonuçYukarıda açıklanan hususlardan dolayı, 1-... plakalı araç sürücüsü ...ın meydana gelen kazada %80 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. 2-... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in meydana gelen kazada %20 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır." şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Mahkememize sunulan kusura ilişkin rapor kaldırma öncesi aldırılan rapor ve soruşturma dosya içeriği incelenerek hazırlandığından ayrıca çelişkiyi giderdiğinden hükme esas alınmıştır. -Kusur yönünden çelişki giderildikten sonra Mahkememiz dosyasında son aldırılan kusur oranları ile önceki kararda benimsenen maluliyet oranı ile iyileşme süresi nazara alınarak davanın tazminat kalemlerinin kaldırma ilamında belirtilen şekli ile hesaplanması için Aktüerya Bilirkişisinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, 27/01/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre,"12.11.2015 tarihinde yaralanan ve 9620 oranında kusurlu olduğu belirlenen ...'in; -Geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 6.637,50 TL olduğu, kusur indirimi sonrası 5.310,00 TL olacağı,Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 154.862,14 TL olduğu, kusur indirimi sonrası 123.889,71 TL olacağı,Kök raporda tespit edildiği üzere bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 6.551,91 TL olduğu, kusur indirimi sonrası 5.241,52 TL olacağı,Kök raporda tespit edildiği üzere ileriye dönük tedavi giderinin 675,00 TL, kusur indirimi sonrası 540,00 TL olacağı,Kök raporda tespit edildiği üzere FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 562,50 TL, kusur indirimi sonrası 450,00 TL olacağı,Kök raporda tespit edildiği üzere muhtemel pansuman giderinin 150,00 TL olduğu, kusur indirimi sonrası 120,00 TL olacağı,Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin ise 405,00 TL olabileceği, kusur indirimi sonrası 324,00 TL olacağı, Davacının toplam maddi tazminat alacağının 135.875,23 TL olacağı, Tespit olunan tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda olmadığı, Tespit olunan zararın davalı sigorta şirketi police teminat limiti dahilinde bulunduğu, müterafik kusur yönünden takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatiyle,"şekline rapor sunduğu görülmüştür. Sunulan rapor kaldırma ilamında belirtildiği şekilde hesaplama içerdiğinden mahkememizce hükme esas alınmıştır. - Müterafik kusur ise resen inceleneceğinden (Yargıtay 4. H.D. 2022/105 Esas, 2022/11099Karar); maddi vakıaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağına göre davacının trafik kazasında kaskının takılı olup olmadığının belirlenemediğine ilişkin kolluk görevlileri tarafından işaretlendirmenin yapıldığı, davacı ...'in yaralanmasının kafa bölgesinden olmadığı görüldüğünden ayrıca indirim yapılmasına gerek görülmemiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile müvekkili ... için 138.100,42-TL maddi tazminatın davalılardan... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiziyle, diğer davalılardan ise kaza tarihi 12.11.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesini, Müvekkili ... için 50.000-TL manevi tazminatın davalılar ...e ...'dan kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ...için 5.000-TL manevi tazminatın davalılar ...e ...'dan kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilin talep etmiştir. Belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki davada, kaldırma ilamı öncesi bedel arttırım dilekçesi sunulduğundan aktüerya bilirkişisinin raporu sonrasında arttırılan bedeller yönünden sunulan dilekçe mahkememizce ıslah dilekçesi olarak kabul edilmiş ( Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarih ve 2016/19844 E.- 2019/8286 K. sayılı ilamı ile İzmir Bam. 20. H.D. 2025/112 E. , 2025/455 K. Sayılı ilamı) ve dilekçe ile birlikte ıslah ile arttırılan miktar yönünden eksik harç tamamlanmadığından davacılar vekiline kesin mehil verilmiş, davacılar vekili tarafından da süresi içerisinde eksik harç ikmal edilmiştir. Sunulan ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davalı asiller vekili zamanaşımı def'i ileri sürmüştür. Islah ile arttırılan bedel yönünden zamanaşımı def'i değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72 nci maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca da motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 4. H.D. 2023/1693 E., 2025/1189 K.) TCK'nın 85 ve 66/e maddelerine göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 12/11/2015 tarihinde meydana gelmiş, ıslah dilekçesi ise 05.06.2025 tarihinde sunulmuştur. Davalı asiller vekili zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Davacı ...' in Ege Üniversitesi ' dan aldırılan maluliyet raporunda, maluliyet belirlenmesine yol açan rahatsızlığına ilişkin son tedavisinin 17.11.2015 (ameliyat) tarihinde yapıldığı, sonraki tarihlerde tedavi gördüğü ya da maluliyetine neden olan rahatsızlığı ile ilgili bir artış olduğu da davacı yanca iddia edilmemiştir. Her ne kadar psikolojik rahatsızlık nedeniyle 6 aylık düzenli takip ve tedavi yargılama sırasında ön görülmüş ise de, bu rahatsızlık nedeniyle davacının eldeki davadan önce herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve maluliyet yönünden iş bu rahatsızlığın mevcut olmaması nedeniyle hesaplamaya dahil edilmediği sabittir. Açıklanan nedenlerle; davaya konu trafik kazası 12/11/2015 tarihinde gerçekleşmiş olup zararın kapsamının belli olduğu (davacı tarafından öğrenildiği) tarihin 17.11.2015 olduğu ve bu tarihten sonraki 2 yıl içinde ıslah dilekçesi sunulmadığı gibi KTK'nın 109/2. maddesinde öngörülen 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi de 17.11.2023 tarihinde dolmaktadır. Covid 19 nedeniyle 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında duran 95 günlük süre eklendiğinde de ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu açıktır (Yargıtay 4. H.D. 2023/4298 E., 2025/1576 K.). Maddi tazminat yönünden somut olayda; 12/11/2015 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi ve işleteni, davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün %80 oranın kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu Davacı ...' in maluliyetinin %7, iyileşme süresinin 6 ay olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar kaldırma ilamında belirtildiği şekilde yapıldığından hükme esas alınarak Davacı ...' in maddi tazminat davasının bedel arttırım ile ıslah dilekçesi de nazara alınarak zamanaşımı def'i ileri sürmeyen sigorta şirketi yönünden davanın kabulüne, davalı asiller ıslah ile arttırılan bedeller yönünden süresi içerisinde zamanaşımı def'i ileri sürdüklerinden 64.549,43 TL yönünden (kaldırma ilamı öncesi sunulan bedel arttırım dilekçesi arttırılan miktarlar için zamanaşımı süresi dolmadığından) davalılar ...e ... aleyhine açılan davanın reddine, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, önceki hükümde bu yönde bir istinaf başvurusu bulunmadığından dava tarihten, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir. Manevi tazminat yönünden; 6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır. Bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma raporu, kaza tarihi, kusur durumu, maluliyet oranı, iyileşme süresi ve kaza tarihinde ki paranın alım gücü nazara alındığında Davacı ... için kısmen kabul, diğer davacı yönünden ise tam kabul kararı verilmesi gerekmiştir. . HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; - 5.310,00 TL geçici işgöremezlik, - 59.340,28 TL kalıcı işgöremezlik, - 6.675,52 TL tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 71.325,80-TL'nin davalı ...e ...' dan kaza tarihi olan 21/11/2015, sigorta şirketinden ise (poliçe limiti (tedavi-290.000,00 TL ve 290.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 25/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' e verilmesine, -Davacı ...' in davalılar ...e ... yönünden talep ettiği fazlaya ilişkin istemin (64.549,43 TL) zamanaşımı nedeniyle reddine, -zamanaşımı def'i ileri sürmeyen sigorta şirket yönünden ise davacının bakiye 64.549,43 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının sigorta şirketinden (poliçe limiti (tedavi-290.000,00 TL ve 290.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 25/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacı ...' e verilmesine, 2-Davacı ...'in manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, 20.000,00 TL ' nin davalı ...e ...' dan kaza tarihi olan 21/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...' e verilmesine, 3-Davacı ...'in manevi tazminat davasının KABULÜ İLE, 5.000,00 TL ' nin davalı ...e ...' dan kaza tarihi olan 21/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'' e verilmesine, 4-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 9.281,63 TL karar ve ilam harcının yatan 659,54 TL peşin harç ve tamamlama harçlarından mahsubu ile eksik kalan 8.622,09 TL' nin tüm davalılardan ( davalı ...e ... 4.526,04 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75 TL karar ve ilam harcının davalı ...e ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan ve harcanan 659,54 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı, 827,10 TL posta ve diğer giderler, 562,00 TL ATK fatura bedeli ile 12.280,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 14.358,54 TL yargılama giderinin kabul red oranı (12.101,79 TL) da nazara alınarak; -5.365,47 TL' sinin tüm davalılardan, -4.855,71 TL' nin yalnızca davalı sigorta şirketinden, -1.880,61 TL' nin ise davalı ...e ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılardan ...arafından yatırılan ve harcanan 219,60 TL posta ve diğer yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 116,58 TL' nin davacılardan alınarak ismi belirtilen davalıya verilmesine, 8-Maddi tazminat yönünden; - davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ismi belirtilen davacıya ödenmesine, -Davalı ...e ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı...'den alınarak ismi belirtilen davalılara verilmesine, 9-Manevi tazminat yönünden; - davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 20.000,00 TL vekâlet ücretinin Davalı ...e ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak ismi belirtilen davacıya ödenmesine, -Davalı ...e ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı...'den alınarak ismi belirtilen davalılara verilmesine, -davacı ...' kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.000,00 TL vekâlet ücretinin Davalı ...e ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak ismi belirtilen davacıya ödenmesine, 10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı asiller vekilinin yüzüne karşı davalı sigortanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025 Katip... EİMZA

Hakim ... EİMZA

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/283, K. 2025/644, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-283-e-2025-644-k-ed518d6c41f7