İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/24 E. 2025/283 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/24
- Karar No
- 2025/283
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/24 Esas KARAR NO :2025/283
DAVA:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ :05/02/2024 KARAR TARİHİ:18/12/2025
BİRLEŞEN .... FSHHM ... E. SAYILI DAVA
DAVA :Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ :15/11/2024 KARAR TARİHİ:18/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada; İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, faaliyetlerinde 40 yılı geride bırakmış olduğunu, davacı şirket kuruluşundan bu yana geçen zamanda her gün faaliyetlerini büyütmüş olduğunu, tekstil sektörünün Türkiye'deki en büyük temsilcilerinden biri olduğunu, aynı zamanda da davacı şirketin günümüzde 11 şubesi bulunmakta olduğunu, bununla birlikte davacı şirket faaliyetlerini hem Türkiye hem de Dünya'nın çeşitli ülkelerinde yürütmekte olduğunu, bu çerçevede de davacının bugün Türkiye ve yurtdışında tescilli birçok markası bulunmakta olduğunu, davacı şirket, uzun yıllardır hem kendi faaliyetlerinde hem de iştiraklerinde “...” ibaresi 2/17 ile faaliyet göstermekte olduğunu, ancak 1982 yılında kurulan davalının, davacı şirketin ticari unvanı ile iltibas oluşturacak derecede bir ticaret unvanı altında kurulmuş olması, faaliyetlerinde ... ibaresini kullanması, adına tescilli web sitesinde davacı şirketin markasal haklarına tecavüz eder nitelikte kullanımı nedeniyle, iş bu davanın açılması gerekmiş olduğunu, davacı şirketin ticari unvanından anlaşılacağı üzere, “...” ibaresi davacı şirketin ticari unvanındaki asıl ve ayırt edici unsur olduğunu, aynı zamanda da söz konusu ticari unvan Türkiye'de ilk olarak davacı şirket tarafından tescil ettirilmiş olduğunu, dolayısıyla, ... ibaresi altında yürütülecek her türlü faaliyet davacı şirketin ait ticari unvan ile iltibas oluşturacak olduğunu, davacı şirketin günümüzde toplamda birden farklı şehirde faaliyet göstermekte olup, bu faaliyetlerin tümünde “...” İbaresi kullanılmakta olduğunu, davacı şirketin, TPMK nezdinde tescil ettirilmiş birçok markası bulunmakta olduğunu, bununla birlikte davacı şirket tanınmış marka sahibi olup, aşağıda belirtilen marka TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescil ettirilmiş olduğunu, davacı şirketin “...” ibaresinin ASIL ve GERÇEK HAK SAHİBİ olduğu sabit olduğunu, yukarıdaki bölümlerde de izah ettikleri üzere, ... alan adı davalı adına kayıtlı görülmekte olduğunu, anılan web sitesi incelendiğinde de web sitesinde yer alan kullanımların davacı şirkete ait markalar ile iltibas oluşturacak düzeyde olduğu görülmekte olduğunu, davalının web sitesinin yukarıda yer alan sayfası incelendiğinde “...” ibaresinin ön planda olacak şekilde kullanıldığı sabit olduğunu, aynı zamanda aşağıda yer alan bölüm incelendiğinde de yine ön planda yer alan ibarenin “...” ibaresi olduğu görülecek olduğunu, davalı her ne kadar ... alan adını kendi adına tescil ettirmiş olsa da TPMK kayıtları incelendiğinde davalı adına “...” ibaresini içeren bir marka olmadığını bu nedenle de davalının bu açıdan da davacı şirketin marka hakkına tecavüz ettiği sabit olduğunu, davalının web sitesi incelendiğinde, farklı tüzel kişiler ile işbirliği içerisinde olduğunu birleşme ya da devralma gibi hususların olduğunu belirttiği görülecek olduğunu, ancak, davalının markası bulunmayan bir alan adını kullanması ve bu alan adı üzerinden farklı şirketler ile işbirliğini belirtmesi yine davacı şirketin marka hakkına tecavüz edildiğini gösteren bir diğer husus olduğunu beyan ederek ihtiyati tedbir yönünden, davalının, davacı şirkete ait markalar ile iltibas oluşturur nitelikteki kullanımları üzerinde davalıya tebligat yapılmadan delil tespiti yapılmasına ve öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden davalının, Kullanımları (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartvizit, İlan, Broşür vb.) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davalının kullanımlarının durdurulmasını, davalı Adına Kayıtlı ... alan adının dava kesinleşinceye kadar 3. Kişilere devrinin önlenmesi adına üzerine ihtiyati tedbir koyulmasını, davalı adına kayıtlı ... adlı web sayfasında ve @... kullanıcı adı ile faaliyet gösterdiği ... Hesabı Hakkında ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilmesini, asıl talep yönünden, davalının, Müvekkil Şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasını, davalı adına kayıtlı ... alan adının alan adı sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olup, faaliyetlerinde 40 yılı devirdiğini, müvekkili şirketin kuruluşundan bu yana geçen zamanda her gün faaliyetlerini büyütmüş olup, tekstil sektörünün Türkiye’deki en büyük temsilcilerinden birisi olduğunu, bununla birlikte müvekkil şirket faaliyetlerini yalnızca Türkiye’de değil Dünya’nın çeşitli ülkelerinde yürütmekte olduğu ve markalarının yut dışında da tescilli olması nedeni ile her geçen gün yatırım hacmini artırmakta ve ülkenin tekstil sektöründe kanaat önderlerinden biri haline geldiğini, müvekkili şirketin ticari unvanından anlaşılacağı üzere, “...” ibaresi müvekkil şirketin ticari unvanındaki asıl ve ayırt edici unsur olduğunu, aynı zamanda da söz konusu ticari unvanın Türkiye’de ilk olarak müvekkil şirket tarafından tescil ettirildiğini, dolayısıyla, müvekkili şirketin ... ibaresini hem ticari faaliyetlerinde unvan olarak hem de Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka olarak kullandığını, müvekkili şirketin Aktif 14 Şubesi Bulunduğunu, müvekkili Şirket 1982 Yılından Beri Esas Unsuru “...” Olan İbare ile Markalar Serisi Oluşturmakta ve Oluşturduğu Seri Altında Tanıtım Faaliyetleri için Yatırımlar Yaptığını, Birleşen Davanın Davacısı, Markalarının Tescil Ettirdiği Şeklinden Farklı Kullanım Gerçekleştirmekte ve Bu Kullanım Müvekkil Şirketin Markaları ile İltibasa Sebep olduğunu, birleşen davanın davacısı tarafından, müvekkil şirketin tecavüze neden olduğu iddiasına itibar edebilmenin mümkün olmadığını, nitekim birleşen davanın davacısı tarafından tescil ettirilen markaların esaslı unsurunun yalnızca ... olmadığı ..., ... vb. ibareler ile birlikte tescil ettirildiğini, ilgili ibarelerin de esaslı unsur sayılacağının sabit olduğunu, öte yandan birleşen davada davacı; iddiaların kabulü anlamına gelmemek kaydıyla SMK 9/2-a kapsamı dışına çıkarak markalarında değişiklik yapma ve modernizasyon tercihini müvekkil şirketin markalarına yaklaştırarak gerçekleştirmekten yana kullandığını, birleşen davanın davacı tarafının, SMK 9/2-a kapsamını aşarak müvekkil şirketin mutlak hak niteliğindeki marka hakkının koruma alanına müdahalede bulunduğunun açıkça görüldüğünü beyan ederek birleşen davanın davacı tarafından açılan davanın iş bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesini, birleşen davacının davasının iş bu davada hukuki yararı bulunmadığından birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini, dava konusu ... web sitesi birleşen davada davacının adına tescilli olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddini, bu taleplerinin reddi halinde haksız mesnetsiz olan birleşen davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.04.2022 tarihli marka devir sözleşmesinin imzalanmasıyla birlikte; davacı şirket, ... adresinin kullanımını ve @... kullanıcı adlı ... sayfasını da kendi üstüne aldığı, bu husus da esasen ... ... tarafından bilinmekte olduğunu, ... ..., ... tekstil san. ve tic. a.ş. üzerinden hareket ederek kanunu dolanmaya ve mahkemenizden bilgi saklayarak haksız yere ihtiyati tedbir almaya çalışmakta olduğunu, davacıya rahatsızlık ve zarar verdiğini, keza ... ..., bu kötü niyetli davranışlarıyla mahkemeyi oyalamakla olduğunu, ... ...'nın işbu hileli davranışlarını hukuk düzeninin korumayacağı, ... ..., asli müdahale taleplerinin bulunduğu davaya konu ettiği taleplerini ve iddialarını, davacı şirkete de yönelttiğini, işbu husustaki tüm iddiaları boşa çıktığını, nitekim ... CBS’deki savcılık şikâyetinde müşteki aleyhine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, İST. 1. FSHHM’nin ... e. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talepleri reddedildiği ve işbu dosya alınan bilirkişi raporunda da davacının “...” markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, ... internet sitesinin ve @... kullanıcı adlı ... hesabının kullanımının hukuka uygun olduğu sabit hale geldiğini, keza ... ...'nın tedbir talepleri de anılı tüm dosyalar kapsamında reddedildiği, ... ..., verilen tüm tedbirin reddi kararları sonrası, bu sefer bir şirket hakkında dava açarak, bilgi saklamak ve mahkemeyi yanılttığını,; İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/24 E. dosyasıyla dava açmış ve tedbir talep ettiği, ancak ... ...'nın ihtiyatı tedbir talepleri ve neticeten tüm taleplerinin haksız olduğunu, davacı şirket, ... alan adlı internet sitesinin ve @... ... hesabının gerçek hak sahibi olduğunu, anılı sitedeki ve sayfadaki bütün markasal kullanımlar da hukuka uygun olduğunu, kimsenin marka hakkına tecavüz etmediğini, işbu internet sitesine ve ... sayfasına ... ...'nın iddia, beyan ve talepleri doğrultusunda erişiminin engellenmesi mümkün olmadığını ve aksi, çok ciddi zararlara sebebiyet vereceğini, davacının hak sahibi olduğu “...” ibareli markaların tescili 1972 senesine dayanmaktadır. müvekkil, “...” markasının asıl ve gerçek hak sahibi olduğunu, yapılan yargılamalar neticesinde, davacının “misirli” markasinin asıl ve gerçek hak sahibi olduğu, müvekkilin ... ...'nın marka haklarına tecavüz etmediği ve haksız rekabette bulunmadığı sabit hale geldiğini, “...” ibareli markaların davacı şirket tarafından kullanımı hukuka uygun olduğunu, ... ...'nın markaları, müvekkilin hak sahibi olduğu “...” markaları ile iltibas yarattığını, keza ... ..., huzurdaki davaya konu markaları kötü niyetle tescil ettirdiğini, ... ...'nın haksız fiilleri davacının marka hakkına tecavüz etmekte ve haksız rekabet oluşturduğunu, davacı şirketin bu sebeple uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini hukuki bir zorunluluk olduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/24 E. Sayılı dosyasına asli müdahale talebinin kabulüne ve İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/24 E. Sayılı dosyası ile işbu dava dosyasının birleştirilmesine, İstanbul 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davalılardan ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin marka haklarına tecavüz edilmediğinin tespitine, Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık; asıl dava yönünden delil tespiti ile birlikte ihtiyati tedbir, erişimin engellenmesi, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, alan adının terkini kapsamında açıldığı, anlaşılmıştır. Bilirkişiler ... 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporlarında; "Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “....com” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 15.07.2013 tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin “... ... SANAYİ VE TİCARET A.Ş” davacı firma adına kayıtlı olduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” “Giyim / Kıyafet” vb. tekstil ürünlerin tanıtım ve satışlarının yapıldığı internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 01.01.1997 tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin “... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.” isimli firma adına kayıtlı olduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla “Giyim / Kıyafet” vb. tekstil ürünlerin tanıtım ve satışlarının yapıldığı internet sitesi olarak kullanıldığı, ilgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde firma adının “... ... Mağazacılık Anonim Şirketi”, açık adresinin “... Mah. ... Cad. ... Sanayi Sitesi ... İşhanı No: 39 İç Kapı No: 1 ... / İSTANBUL” olarak KVKK ve Gizlilik Politikası ve İletişim sayfasında açıkça belirtildiği, davacı tarafından belirtilen bahsi geçen “@...” isimli ... sosyal medya hesabına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde ”...” sayfasıyla ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı ve bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu “...” ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı, davalının kullanımlarının 6769 smk md.7(1) e aykırı şekilde tescilsiz kullanım olduğu ve ilgili kullanımların 6769 smk mb.29’a aykırılık teşkil ettiği , ve İKTİBAS edilmek sureti ile kullanıldığı, Davalının 6769 smk md.7(1) e aykırı şekilde kullanımınlarının, uzun süre sessiz kalma konusunda değerlendirilmesinin mahkemenizin takdirinde olacağı" bildirilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesinde "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." hükmünün yer aldığı bilinmektedir. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda; davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması, biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması nedeni ile HMK 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin 2024/24 esas sayılı dava dosyası ile istanbul 1 nolu FSHHM'nin ... esas nolu dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğer dava dosyasını da etkileyecek olması nedeniyle HMK 166/1 MADDE GEREĞİNCE her iki dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Davaların açılış tarihi dikkate alınarak Mahkememizin 2024/24 esas sayılı dava dosyasının esasının kapatılarak,yargılamaya birleşme kararı verilen İstanbul 1 nolu fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine, birleştirme kararının yazılmasını mütakip uyap sisteminde gerekli kayıtların yapılarak birleşen dosyanın mahkememizin ... esas numarası içine konulmasına,(DİKKAT MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN 2024-24 ESAS SAYILI DOSYASI İÇİNE 4.FSHM ‘nin ... esas sayılı dosyası da birleşmiştir,ayrıca ... esas sayılı dosya içine daha önce 2.FSHHM’nin ... esas sayılı dosyaları birleşmiş olduğundan uyap kayıtlarında bu dosyalarında birleşen dosya içinde gerekli kayıtlarının yapılmasına) 3- Harç ve yargılama giderlerinin birleşen dosya üzerinden değerlendirilmesine, 4-Birleşen dosyada tazminat seçim yöntemini bildirmek üzere davacı vekiline 2 haftalık KESİN SÜRE VERİLMESİNE, 5-Tarafların tedbir talepleri yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada REDDİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, ESAS HAKKINDAKİ HÜKÜM İLE BİRLİKTE İSTİNAF YASA yoluna başvurulabileceğine dair verilen hüküm usulen tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.18/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır