İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/23 E. 2026/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/23
- Karar No
- 2026/97
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/23 Esas KARAR NO : 2026/97
DAVA : Endüstriyel Tasarım DAVA TARİHİ : 30/01/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, 21.11.2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... başvuru numarası ile tescil başvurusu yapmış olduğu tasarımlardan bir kaçının, Davalı tarafından sosyal medya platformları ve ...alan adlı internet sitesi aracılığı ile tanıtıldığı ve kendi ürünleriymişçesine ... markası ile satışa sunulduğu tespit edildiği , Davalı’nın pazarlamasını yapmakta olduğu ürünler ile Müvekkili Şirket’in tescil ettirdiği ürünler incelendiğinde kolaylıkla anlaşılabileceği üzere, ... markası ile tanıtılarak müşterilere satılmakta olan söz konusu ürünler ile Müvekkil Şirket’e ait tescilli tasarımlar, ortalama tüketici tarafından ayırt edilmesi mümkün olmayacak şekilde benzer tasarımlar olduğu , Bu doğrultuda, Davalı’ya 60. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek [Ek 2 İhtarname] Müvekkil Şirket’in tescilli tasarımlarına karşı tecavüz teşkil eden her türlü faaliyet ve kullanımın durdurulması gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususu iyi niyetli bir şekilde ihtar edildiği , Söz konusu ihtarname aynı gün e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş ve yine aynı gün Davalı tarafından açılarak içeriğinin öğrenilmiş olduğu , Ancak davalı tarafından verilen süre içerisinde yazılı dönüş yapılmadığı ,bunun üzerine, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D. İş numaralı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğu, delil tespitine ilişkin dosyaya sunulan 23.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ile “Talep eden tarafından sunulan bahsi geçen “...” internet web sitesinde tespit konusu görsellerin / ürünlerin yayınlanıp yayınlanmadığını tespit etmek için web arşiv üzerinden detaylıca kontrol edildiğinde tespite konu (5 adet) ürünlerin arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve geçmişte yayında olduğu tespit edildiği” ifade edilerek Davalı tarafından kullanılan ürünlerin Müvekkil Şirket ürünleri ile benzerlik gösterdiği ve ortalama tüketici nezdinde karışıklık yaratacağı yapılan tetkik ve inceleme neticesinde ispat edildiğinden HMK’nın 389 vd, ve SMK’nın 159. maddeleri uyarınca, delil tespiti raporunda yer alan, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretim ve satışlarının TEDBİREN durdurulması, davalının gerek üretim tesisinde, gerekse de söz konusu ürünleri fiziken satışa sunduğu mağazasında, Davalı tarafça satışa sunulan Davalı Şirket’in tescilli tasarım hakkına tecavüz ortaya çıkaran tüm ürünlere TEDBİREN el konulmasına ve bunların saklanmasına, Tecavüze konu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde TEDBİREN el konulmasına ve bunların saklanması, Tecavüze konu ürünlerin Davalı’ya ait internet sitesi üzerinden satışa sunulduğu, linklerden satışa devam edilmesi halinde erişimin TEDBİREN engellenmesi, bu tedbirin uygulanabilmesi için verilecek tedbir kararının bir örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gönderilmesine, SMK hükümleri kapsamında, Davacı Şirket’in tasarım hakkına tecavüz edildiğinin TESPİTİNİ Davalı’nın tecavüze konu eylemlerinin DURDURULMASINA ve muhtemel eylemlerin ENGELLENMESİNİ Tecavüze konu ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara EL KONULMASINA ve bu ürünler ile cihazların İMHASINA, işbu talebin kabul görmemesi halinde masrafı Davalı’ya ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin DEĞİŞTİRİLMESİNE, üzerlerindeki markaların SİLİNMESİNE, Masrafları Davalı’ya ait olmak üzere, bu dava sonucunda kesinleşecek kararın ülkemizde tirajı en yüksek üç gazeten birinde tamamen İLAN EDİLMESİNE, SMK hükümleri kapsamındaki taleplerimize ek olarak, FSEK’in 68. maddesi uyarınca, Davacı şirketten izin alınmaksızın eserin çoğaltılmış olması sebebiyle, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlası olmak üzere şimdilik 1.000 TL’nin işleyecek ticari faizi ile Davalı’dan TAHSİLİ ile Davacı Şirket’e ödenmesini Bu talebin kabul görmemesi halinde, HMK’nın 107. maddesi doğrultusunda belirsiz alacak davasına konu olmak ve belirli hale geldiğinde artırılmak üzere, SMK’nın 150. ve 151. maddeleri uyarınca fiili kayıp ve lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanılmış olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeli üzerinden hesaplanacak yoksun kalınan kar olarak şimdilik 1.000 TL’nin işleyecek ticari faizi ile Davalı’dan TAHSİLİ ile Davacı Şirket’e ödenmesine, Davacı Şirket’in Davalı’nın tecavüz konulu eylemleri dolayısıyla uğramış olduğu 20.000 TL’lik manevi tazminatın (belirsiz alacak olarak talep edilmemektedir), işleyecek ticari faizi ile Davalı’dan TAHSİLİ ile Davacı Şirket’e ödenmesini talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı dava yönünden ise Davacı/karşı davalı adına TPMK nezdinde tescilli ...No.lu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. İlgili yerlere müzekkere yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi kök raporu alınmış, alınan rapor taraflara tebliğ edilerek beyan ve itirazları alınmıştır. Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin dava değerini 17.309,45 TL'ye yükseltmiş, harç ikmali gerçekliştirilmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlığın asıl dava yönünden; HMK’nın 389 vd, ve SMK’nın 159. maddeleri uyarınca, delil tespiti raporunda yer alan, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretim ve satışlarının TEDBİREN durdurulması, davalının gerek üretim tesisinde, gerekse de söz konusu ürünleri fiziken satışa sunduğu mağazasında, Davalı tarafça satışa sunulan Davalı Şirket’in tescilli tasarım hakkına tecavüz ortaya çıkaran tüm ürünlere TEDBİREN el konulmasına ve bunların saklanmasına, Tecavüze konu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde TEDBİREN el konulmasına ve bunların saklanması, Tecavüze konu ürünlerin Davalı’ya ait internet sitesi üzerinden satışa sunulduğu, linklerden satışa devam edilmesi halinde erişimin TEDBİREN engellenmesi, bu tedbirin uygulanabilmesi için verilecek tedbir kararının bir örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gönderilmesine, SMK hükümleri kapsamında, Davacı Şirket’in tasarım hakkına tecavüz edildiğinin TESPİTİNİ Davalı’nın tecavüze konu eylemlerinin DURDURULMASINA ve muhtemel eylemlerin ENGELLENMESİNİ Tecavüze konu ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara EL KONULMASINA ve bu ürünler ile cihazların İMHASINA, işbu talebin kabul görmemesi halinde masrafı Davalı’ya ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin DEĞİŞTİRİLMESİNE, üzerlerindeki markaların SİLİNMESİNE, Masrafları Davalı’ya ait olmak üzere, bu dava sonucunda kesinleşecek kararın ülkemizde tirajı en yüksek üç gazeten birinde tamamen İLAN EDİLMESİNE, SMK hükümleri kapsamındaki taleplerine ek olarak, FSEK’in 68. maddesi uyarınca, Davacı şirketten izin alınmaksızın eserin çoğaltılmış olması sebebiyle, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlası olmak üzere şimdilik 1.000 TL’nin işleyecek ticari faizi ile Davalı’dan TAHSİLİ ile Davacı Şirket’e ödenmesini Bu talebin kabul görmemesi halinde, HMK’nın 107. maddesi doğrultusunda belirsiz alacak davasına konu olmak ve belirli hale geldiğinde artırılmak üzere, SMK’nın 150. ve 151. maddeleri uyarınca fiili kayıp ve lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanılmış olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeli üzerinden hesaplanacak yoksun kalınan kar olarak şimdilik 1.000 TL’nin işleyecek ticari faizi ile Davalı’dan TAHSİLİ ile Davacı Şirket’e ödenmesine, Davacı Şirket’in Davalı’nın tecavüz konulu eylemleri dolayısıyla uğramış olduğu 20.000 TL’lik manevi tazminatın (belirsiz alacak olarak talep edilmemektedir), işleyecek ticari faizi ile Davalı’dan TAHSİLİ ile Davacı Şirket’e ödenmesine, Karşı davanın ise asıl davada dayanak gösterilen tasarımı yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olması iddiasına yönelik tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu ve tasarım üçüncü kişilere devrinin engellenmesine ilişkin tedbir talepli olarak açıldığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, asıl davanın çözüme kavuşması için evvela karşı davanın incelenip değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonucu göre asıl davanın değerlendirilmesi gerekmektedir. Karşı dava yönünden, TPMK nezdinde ... no.lu tasarım tescilinde asıl davaya konu edilen tasarımların hükümsüzlüğü talep edilmiş, talep gerekçesi ise tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe haiz olmadığı olup mahkememizce bu kapsamda gerekli incelemeler yapılmıştır. Mahkememizce son derece kapsamlı araştırmalar yapılmış, Davalı tarafından dosyaya sunulmuş olan tüm satıcılar ve internet siteleri incelenmiş, Davalı’nın ileri sürdüğü şekilde tasarımlar arasında bir benzerliğin bulunup bulunmadığı detaylıca dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile açıklanmıştır. ... numara ile tescilli tasarımın ... tarafından satışa sunulan tasarım ile genel izlenimleri itibarıyla farklı olduğu belirtilmiş ve bununla da kalmayarak piyasadaki benzer ürünler re’sen incelenerek, asıl davaya davacısı Şirket tasarımının piyasadaki ürünlerden ayrıştığı tespit edilmiştir. Akabinde, Davalı/karşı davacının, ... numaralı tescil içeriğindeki ... sırada bulunan tescilli tasarımlara benzediğini iddia ettiği tasarımlara ilişkin bir inceleme yapılmış ve bu tasarımların asıl dava davacısı Şirket’in tescil tarihinden sonra piyasaya sürülmüş olmaları nedeniyle re’sen piyasadaki diğer benzer ürünler incelenmiştir. Piyasanın tamamında yapılan benzer ürün incelemesi sonucunda; başvuru tarihi öncesine ilişkin yeni ve ayırt ediciliklerini etkileyecek herhangi bir tasarıma rastlanmamıştır. Bunun üzerine, bing arama motorundaki görsel aratma özelliği kullanılarak bir benzerlik taraması daha yapılmış, ancak tescilli tasarımlara ilişkin benzer tasarımlar tespit edilememiştir. Görüldüğü üzere, bilirkişi Raporunda yalnızca Davalı/karşı davacının dosyaya sunmuş olduğu tasarımlar değil, sektörde davacı/karşı davalı Şirket’in tasarımlarına benzeyebilecek tüm ürünler araştırılmak suretiyle son derece kapsamlı bir inceleme yapılmıştır. Bu incelemenin sonucunda Davacı/karşı davalı Şirket’in uyuşmazlık konusu tescilli tasarımlarının başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip oldukları tartışmaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulmuştur. Anılı sebepler nazara alınarak karşı davanın reddine karar verilmiş, karşı davanın ret ile sonuçlanması sebebi ile karara esas tedbir kararın kaldırılmasına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Asıl dava kapsamında davacı yanın tecavüzün tespiti, engellenmesi ve durdurulması kapsamında talepte bulunmuş olup, gerek tespit dosyası gerekse mahkememiz nezdinde alınan raporlarda davalı/karşı davacı tarafın dava tarihi ve devamındaki süreçte tecavüz kapsamında bir eyleminin bulunmadığı, bu hususun alınan raporlar ile sabit olduğu, tecavüzün durdurulması( ref) kararı verilmesi için ortada bir devam eden bir tecavüz durumunun olması gerektiği ancak tecavüz eylemlerinin dava tarihi öncesinde sona erdirildiği hususunun sabit olduğu görülmekle Tecavüzün durdurulması ile buna bağlı el koyma ve imha istemleri ile değiştirme ve silinme kapsamındaki istemlerin REDDİNE ve yine tedbir istemlerinin de ref kapsamında olan istemler olup ortada tecavüz eyleminin olmaması sebebi ile tedbir isteminin REDDİNE karar verilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili tecavüzün tespiti ve engellenmesi talebinde bulunmuş olup, tespit ve muhtemel tecavüzün engellenmesi (men) kararı verilmesi için tecavüz teşkil eden eylemlerin devam edip etmediğinin bir önemi olmadığı, geçmiş dönemde vuku bulan ancak sona eren tecavüz eylemleri için de geçmişte husule gelen tecavüz eylemleri için tespit isteminde bulunulabileceği ve yine ileride gerçekleşmesi muhtemel bir tecavüz tehdidinin bulunması halinde de men kararı verilebileceği izahtan varestedir. Somut olayda davalı/karşı davacı yanca her ne kadar dava tarihi öncesi mütecaviz kullanımların sona erdirildiği anlaşılmakta ise de, gerek tespit dosyası gerekse de mahkememiz nezdinde alınan bilirkişi raporları ile davalı/karşı davacı yanın davacı/karşı davalı tarafın tescilli ... numaralı tescil içeriğindeki ... Numaralı tasarımlar benzeyen ürünlerin satışını gerçekleştirdiği hususunun sabit olduğu( davacının dayanak 15 numaralı tasarımın davalı/karşı davacının sattığı ürünler ile benzer olmadığı usul ve yasaya uygun olarak belirlenmiş ve bu hususa davacı/karşı davalı taraf da alınan rapor sonrası itiraz etmemiş olup, tecavüzün tespiti ve meni istemlerinin değerlendirilmesinde .. numaralı tasarım dikkate alınmamıştır) buna ilişkin görsellerin bilirkişi raporunun .... Sayfalarında gösterildiği, bahsi geçen sayfalarda davacı/karşı davalı tasarımları ile davalı/karşı davacı yanca geçmişte satılan ürünlerin gerekli karşılaştırmalarının da yapıldığı ve usul ve yasaya uygun yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, davalı/karşı davacı yanca izinsiz satışı yapılan ve görselleri ilgili sayfalarda aktarılan ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde aynı kök tasarımın varyasyonları olarak algılanabilecek mahiyette olduğu ve davacı/karşı davalı yanın ... numaralı tescil içeriğindeki.... Numaralı tasarımları ile benzer olduğu ve bu durumun da tecavüz kapsamında telakki edilmesi gerektiği usul ve yasaya uygun olarak belirlenmiştir. Bu durumda yukarıda anılı sebepler gereğince yukarıda aktarılan evvelce vuku bulan tecavüz eyleminin tespitine karar verilmiş, her ne kadar güncel durum itibari ile tecavüz eylemi olmasa da tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi, evvelce vuku bulan tecavüz eylemleri ve yine davalı/karşı davacı yanın ikame ettiği karşı davanın mevcudiyeti nazara alındığında ilerisine dair muhtemel tecavüz tehdidi olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle muhtemel tecavüzün önlenmesi ve evvelce vuku bulan ve tehdidi devam eden tecavüz eylemleri sebebi ile davacı/karşı davalı yanın ilan isteminde hukuki yarar var olduğundan kararın ilanı yönünde aşağıdaki gibi karar verilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili manevi tazminat isteminde bulunmuş olup, evvelce vuku bulan tescilli tasarıma yapılan tecavüz eylemleri sebebi ile tacir sıfatı bulunan ve basiretli davranması gereken davalı yanın kusurlu davranış gösterdiği, husule gelen tecavüz eylemleri, yoğunluğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve ihlal tarihi nazara alındığında 20.000,00 TL manevi tazminat somut olaya uygun bulunmuş, 20.000,00 TL manevi tazminatın faiz başlangıç tarihi belirtilmemesi sebebi ile dava tarihi faiz başlangıç tarihi olarak ele alınmış, SMK kapsamında 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı ticari faiz ile, birlikte tahsiline ilişkin aşağıdaki gibi karar verilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, tazminat isteminin terditli olarak talep edildiği, ilk talebin Fsek kapsamında olduğu ancak davacı/karşı davalının dayanak tasarımlarının eser vasfına haiz olmadığı, bu hususun alınan rapor ile usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği gibi davacı/karşı davalı yanın da rapora bu yönü ile itirazda bulunmadığı anlaşılmakla FSEK kapsamındaki tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Maddi tazminat isteminin terditli diğer kısmı SMK 151/2-c maddesine göre olup, dosya kapsamında bu konuda gerekli tespit ve değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporunun var olduğu, Mali incelemeler neticesinde davacı/karşı davalının talep edeceği maddi tazminatın 17.309,45 TL olarak belirlendiği, yapılan hesaplama içeriği ve formülünün SMK 151/2-C maddesine ve somut olaya uygun olduğu, davacı/karşı davalı vekilinin itirazının olmadığı, davalı/karşı davacı vekilinin ise rapora itiraz dilekçesinde maddi tazminata ilişkin raporda yapılan tespite ilişkin olarak rapora itiraz dilekçesinin 3. Sayfasında " kullanım olmadığından hesaplama yapılması yerinde olmadığı" yönünde itirazı olup, hesaplama içeriği, yöntemi ve çıkan sonuca ilişkin itirazda bulunmadığı, davalı/karşı davacı yanın tecavüz teşkil eden eylemlerinin varlığı yukarıda aktarılmış olup, tekrara kaçmamak adına bu kısımda yer verilmemiş olup, evvelce husule gelen tecavüz eylemi sebebi ile davacı/karşı davalının maddi zarara uğradığı, evvelce vuku bulan tescilli tasarıma yapılan tecavüz eylemleri sebebi ile tacir sıfatı bulunan ve basiretli davranması gereken davalı yanın kusurlu davranış gösterdiği, maddi tazminat için koşulların oluştuğu, bilirkişinin belirlediği rakamın hakkaniyete uygun olduğu gibi SMK 151/2-C maddesi kapsamında da yerindedir. Anılı sebeplerle SMK kapsamında maddi tazminat isteminin kabulü ile 17.309,45 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL olan kısmına dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı ticari faiz ile, bakiye kalan kısmına ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline( faiz başlangıç tarihi bildirilmediğinden faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınmış ve yine dava dilekçesi ile ticari, talep artırım dilekçesi ile yasal faiz talep edildiğinden 1.000,00 TL olan başlangıç dava değerine ticari, bakiye kalan kısmına yasal faiz işletilmesi uygun bulunmuştur) ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; -Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; -Tasarım hakkına yapılan tecavüzün tespiti ile muhtemel tecavüzün engellenmesine, -Tecavüzün durdurulması ile buna bağlı el koyma ve imha istemleri ile değiştirme ve silinme kapsamındaki istemlerin REDDİNE, -Tedbir isteminin REDDİNE, -FSEK 68. Maddesi kapsamındaki tazminat isteminin reddine, -SMK kapsamında maddi tazminat isteminin kabulü ile 17.309,45 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL olan kısmına dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı ticari faiz ile, bakiye kalan kısmına ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -SMK kapsamında manevi tazminat isteminin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı ticari faiz ile, birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 2-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN -Açılan davanın reddine, -İşbu davaya esas teşkil eden tedbir kararının Mahkememizce verilen ret kararı sebebi ile kaldırılmasına, bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına, 3-Asıl dava kapsamında davalı tarafından alınması gereken 2.548,60 TL karar ve ilam harcından asıl dava yönünden peşin alınan 427,60 TL peşin harç ile 279,00 TL ıslah harcı toplamı olan 706,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.842,00 TL karar ve ilam harcının davalı/karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Asıl dava kapsamında davacı/karşı davalı tarafından yapılan başvurma, peşin, ıslah harcı, posta, tebligat ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 39.047,20 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 2/3'ü olan 26.031,46 TL olan kısmının davalı/karşı davacıdan tahsili ile davacı/karşı davalıya verilmesine, bakiye kısmın davacı/karşı davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Asıl dava kapsamında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; Kabule konu tecavüzün tespiti ve engellenmesi davası yönünden 55.000,00 TL, manevi tazminat davası için 20.000,00 TL, maddi tazminat istemi için 17.309,45 TL olmak üzere toplam 92.309,45 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan tahsili ile davacı/karşı davalıya verilmesine, Redde konu tecavüzün durdurulması ve buna bağlı ile buna bağlı el koyma ve imha istemleri ile değiştirme ve silinme kapsamındaki istemler yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan tahsili ile davalı/karşı davacıya verilmesine, FSEK 68. Maddesi kapsamındaki tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili terditli olarak maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, diğer istem yönünden maddi tazminata karar verildiğinden maddi tazminat talebi tam kabul kararı gibi işlev gösterdiğinden redde konu FSEK kapsamındaki maddi tazminat istemi yönünden davalı/karşı davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine, 6-Karşı dava kapsamında davalı/karşı davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karşı dava kapsamında alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının karşı dava kapsamında peşin alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL karar ve ilam harcının davalı/karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Karşı dava ret ile sonuçlandığından redde bağlı olarak hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı/karşı davalıya ödenmesine, 9-Asıl ve karşı dava yönünden arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır