İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/209 E. 2024/1273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/209
- Karar No
- 2024/1273
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/582 Esas KARAR NO : 2024/1271
DAVA : İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/03/2022 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, ticari faaliyetleri kapsamında müşterilerinden dava dışı ..... İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ..... Tekstil Boya Apre Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ürün satışı yaptığını, aradaki cari hesap ilişkisi nedeniyle nakit ve kıymetli evrakla ödeme almakta olduğunu, müvekkili yine bu kapsamda müşterilerinden ödeme almak maksadıyla keşidecisi ...... olan ..... Bankası ...... şubesinin ...... seri numaralı 31.10.2020 tarihli 15.000-TL bedelli çeki ve başkaca 7 adet çeki daha bir çalışanı vasıtasıyla Bursa'da teslim aldığını, müvekkilinin çalışanı teslim aldığı çekleri, müvekkili şirketin ..... Deri Organize Sanayi Bölgesindeki merkezine göndermek üzere 27.02.2020 tarihinde ..... Kargo ..... Şubesine teslim ettiğini, ancak kargo görevlileri tarafından ..... Organize Sanayi Bölgesinde 28.02.2020 tarihinde çıkılan dağıtımda müvekkili şirketin ödeme olarak aldığı çeklerin içinde bulunduğu gönderi diğer başka gönderilerle birlikte çalınmış olduğunu, olaya ilişkin olarak ...... T.C. kimlik numaralı kargo görevlisi ...... hırsızlık olayıyla aynı tarihte ..... Polis Merkezi Amirliğinde şikayetçi olduğunu ve dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiğini, olay sonrası taraflarınca müvekkili şirketin meşru hamili iken çalınmak suretiyle rızası hilafında elinden çıkan çeklerin zayi nedeniyle iptal edilmesi için 03.03.2020 tarihinde İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas numaralı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, açılan dava ile birlikte çeklerin bankaya ibraz edildiğinde ödenmemesi için çeklerin %15'i tutarında teminat gösterilerek mahkemeden ödeme yasağı kararı alındığını, bununla birlikte taraflarınca söz konusu çalıntı çeklerden keşidecisi ..... İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olan, ..... Bank .... Şubesinin, ..... numaralı, 31.08.2020 ödeme tarihli 70.000,00-TL bedelli çekinin ortaya çıkması nedeniyle çeki elinde bulunduran şirketin taraflarınca tespit edildiğini, bu şirket aleyhine dava dışı .... Kimya Mümessillik ve Tic. Ltd. Şti. tarafından (müvekkili şirkete ait 7 adet çekle birlikte aynı kargoda 1 adet çeki kaybolan grup şirket) Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. sayılı dosyası ile çek istirdadı davası ikame edildiğini ve bu davanın halen derdest olduğunu, ortaya çıkan bu 70.000,00-TL bedelli çeki ibraz ve tahsil eden şirket yetkilileri ile bu çeke dava dışı müvekkili ..... Kimya Mümessillik ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahte cirosunu yapan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, huzurdaki davanın davalısının ise taraflarınca yeni öğrenildiğinden ya bu soruşturmaya dahil edilecek ya da hakkında yeni bir şikayette bulunulacağını, bu nedenle davalı hakkında yapılacak soruşturmanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davalı tarafından kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap edilen keşidecisi ..... olan ..... Bankası..... şubesinin ......seri numaralı 31.10.2020 tarihli 15.000-TL bedelli çekin müvekkiline istirdadına, çek bedeli davalı tarafından tahsil edildiyse de çek bedelinin istirdadına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarından anlaşıldığı kadarıyla dava konusu çekte davacı şirketin cirosu yahut herhangi bilgisi bulunmamakta olduğunu, davacı ..... İplik ve ..... isimli şirketler ile ticari ilişki içerisinde olduğunu bahsetmesine rağmen dava konusu çekin keşidesicinin ..... olduğunu ifade ettiğini, dolayısıyla davacının ticari ilişkide olduğu kişiler ile çek keşidecisinin birbirini tutmamakta olduğunu, huzurdaki davada ispat yükü davacıda olup davacının çekin hamili olduğunu ispata elverişli nitelikli deliller sunamadığını, davacının dava açmaya ehliyeti olmadığından öncelikle aktif husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davanın aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin beyanlara halel gelmemek kaydıyla; dava konusu çekin müvekkili ....., diğer bir müvekkili dava dışı ......'dan; ......'nun nam ve hesabına olacak şekilde tahsil edilmek amacıyla alındığını, müvekkili ..... çeki ..... adına ve hesabına tahsil etmek amacıyla takas odasına ibraz ettiğini, çekin takasta ödenmemesi nedeniyle; ibraz eden müvekkili ...... olduğundan ve çekin ancak kendisince geri alınabilmesi gerektiğinden, çeki takas odasından geri aldığını ve ......'na teslim ettiğini, dolayısıyla müvekkili dava konusu çeki iktisap etmemiş sadece ....... nam ve hesabına tahsil etmek amacıyla takas odasına ibraz etmiş tahsil edilmeyince de geri alarak .......'na teslim ettiğini, müvekkili ...... 'in hiç bir sorumluluğu ve yükümlülüğü olmadığı pratik açıdan bakıldığında çeki iktisap dahi etmediği açık olduğundan müvekkilinin huzurdaki dava davalı sıfatına haiz olmadığının ortada olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, huzurdaki dava açısından müvekkilinin hiç bir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmamakta olduğunu, çekin .......'na teslim edildiği ve ....... tarafından icra takibine girişildiği müvekkilinin çeki tahsil amacıyla ibraz ettiğini ve tahsil edilmeyince takas odasından alınarak .......'na verildiğinin sabit olduğunu, huzurdaki davada Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere; çekte hamilin kendisini olduğunu, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve müvekkilinin çeki kötü niyetli yahut ağır kusurlu olacak şekilde iktisap ettiğini ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacı iddialarını ispata yarar hiç bir delil sunmadığı gibi icra dosyası incelendiğinde müvekkilinin hiç bir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığının da tespit edileceğini, davacının dava açmaya ehliyeti olmadığından öncelikle aktif husumet yokluğundan davanın reddine, müvekkilinin çeki tahsil amacıyla takasa ibraz ettiği sonrasında takasa odasından alarak ..... teslim ettiği ve ....... tarafından yasal takip yapıldığı dikkate alınarak müvekkilin hiç bir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacının çek bedelinin istirdatına ilişkin talepleri doğrultusunda harcı tamamlaması için muhtıra çıkartılmasına, mesnetsiz davasının tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ;TTK 792 uyarınca çek istirdadı davası niteliğindedir. İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA ÖZETİ: Mahkememizden verilen 25/10/2022 tarih ve ..... Esas ...... Karar sayılı kararında özetle; Dosya içerisine celp edilen banka kayıtlarının incelenmesinde; dava konusu çeki bankaya ibraz eden kişinin davalı olmayıp, dava dışı ....... olduğu görüldüğü, bu haliyle davalının bu çekten kaynaklı herhangi bir sorumluluğu ve sıfatı bulunmadığını, davalının herhangi bir sıfatı bulunmaması sebebiyle aşağıdaki şekilde açılan davanın reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 25/05/2023 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamında özetle; davacının davayı açtığı an itibariyle diğer dava dosyasındaki verilere dayalı olarak husumetin hatalı olarak davalıya yöneltilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olduğu açık olduğu ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü gerektiği, bu durumda davacının son oturumdaki taraf değişikliği talebi kabul edilerek davanın doğru hasma yöneltilmesine olanak tanınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının taraf değişikliği talebi değerlendirilmeden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından mahkememiz kararı kaldırılmıştır İSTİNAF SONRASI YARGILAMA ÖZETİ:. 1-İstinaf sonrası mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-İstinaf ilamı uyarınca davacı vekiline taraf değişikliği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş, mahkememize beyanda bulunmuştur. 3-Dava dışı ........ İplik şirketinin defter ve kayıtları ile davacının defter ve kayıtları üzerinde aralarında ticari ilişki olup olmadığı, dava konusu çekin dava dışı ........ iplik şirketi tarafından davacıya ticari ilişki kapsamında teslim edilip edilmediği (cirolanıp cirolanmadığı) hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''Davaya konu edilen ..... Bankası A.Ş. tarafından basılan, ..... numaralı, 31.10.2020 keşide tarihli, 1 adet ve 15.000,00 TL tutarlı çek olduğu, Davacı tarafın davaya konu çekin çalındığını ve hırsızlık nedeniyle davalının eline geçtiğini iddia ettiği, çekin davalıdan istirdadına, çek bedelinin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde ise çek bedelinin istirdadına karar verilmesini talep ettiği, Dosyadaki mevcut çek görüntüsü üzerinden anlaşılacağı üzere, çekin dava dışı ..... tarafından hamiline olarak düzenlendiği, davaya konu olan çekte, davacı tarafın keşideci, lehtar veya ciranta konumunda isminin veya unvanının bulunmadığı, davalı tarafın ciranta konumunda bulunduğu, Dosya muhteviyatına davacı, davalı veya dava dışı taraflara ait herhangi bir ticari defterin/defterlerin sunulmadığı, bu nedenle davaya konu çek için ticari defterler üzerinden herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 3-Bilirkişi raporu taraf/vekillerine tebliğ edilmiştir. 4-Taraflarca dilekçeler ekinde sunulan deliller değerlendirilmiştir. 5-Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... E. Sayılı soruşturma dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açtığı dava ile davaya konu çek niteliğindeki kambiyo senedinin dava dışı ........ İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. İle arasındaki ticari ilişki kapsamında ........ İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den ödeme vasıtası olarak çalışanı tarafından aldığını, ilgili çalışan tarafından çekin kargoya verilerek şirkete gönderilmesi sırasında kargoda çekin çalındığını, davalının meşru hamil olmadığını bu sebeple çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. Bilindiği üzere çek 6102 sayılı Kanun uyarınca kambiyo senedi niteliğinde olup, hak sahipliği çek üzerindeki ciro zinciri vasıtasıyla ispatlanmaktadır. Davaya konu çek incelendiğinde davacının çek üzerinde cirosunun olmadığı veya doğrudan davacıya yapılan bir cironun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacı tarafından davaya konu çek üzerindeki hak sahipliği ciro zinciri ile ispat edilememektedir. Davacı dava dilekçesinde davaya konu çekin dava dışı ........ İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından ödeme vasıtası olarak bir çalışanına verildiğini, çalışanın çeki davacı şirkete göndermek üzere kargoya verdiğini ve kargoda çalındığını iddia etmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Kanun uyarınca çekin devri için ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile olmaktadır. Bu noktada tartışılması gereken davacı şirketin ilgili çekin zilyetliğini kazanıp kazanmadığı hususudur. Davacı şirket 4721 sayılı Kanun gereğince tüzel kişilik olarak hak ve fiil ehliyetine sahip olmakla birlikte fiil ehliyetini yetkili temsilcileri aracılığı ile kullanmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 370. maddesi gereğince anonim şirketin temsile yetkili organı yönetim kurulu olup, yönetim kurulu temsil yetkisini devretmeye ve başka yetkili temsilciler atamaya da yetkilidir. Bu bağlamda davacı şirket çalışanı tarafından davaya konu çekin dava dışı ........ İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından ödeme vasıtası olarak davacı şirkete gönderilmek üzere bir çalışanına verildiği iddia etmekte olup, davacı şirketin ilgili çekte zilyet olduğunun kabul edilebilmesi için söz konusu çalışanın davacı şirket adına temsil yetkisine sahip bulunması ve çekin ödeme aracı olduğu gözetildiğinde davacı şirket adına tahsil yetkisine sahip olması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davanın hiçbir aşamasında ilgili çeki dava dışı şirketten alarak kargoya veren çalışanın davacı şirketin tahsile yetkili ve davacı şirketi temsil yetkisi bulunan bir çalışanı olduğuna dair bir delil sunulmamıştır. Nitekim davaya konu çek davacı şirketin tahsile yetkili temsilcilerinin eline geçmemiş olup, davacı şirketin davaya konu çek yönünden zilyetliği kazandığından ve ödeme aracı olan çek ile alacağını tahsil etmiş olduğundan söz edilemeyecektir. Zira davaya konu çek davacının tahsile yetkili temsilcilerine geçmemiştir. Nitekim 6098 sayılı Kanun'un tacir yardımcılarına yönelik hükümleri gözetildiğinde ticari temsilci ve ticari vekil dışındaki tacir yardımcılarının tüzel kişi adına tahsil yetkisi bulunmamaktadır. Davacı tarafından çekleri teslim aldığını iddia ettiği çalışanın ticari temsilci veya ticari vekil olarak davacı şirket tarafından yetkilendirilmiş bir kişi olduğu da iddia ve ispat edilemediğinden, davacının çekleri teslim aldığını iddia ettiği çalışanının diğer tacir yardımcıları kapsamında olduğu, diğer tacir yardımcılarının ve çalışanların da özel olarak yetkilendirilmedikçe tahsil ve tüzel kişilik adına çek teslim alma yetkilerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda dosya kapsamındaki deliller değerlendirildiğinde davaya konu çekin davacının yetkili temsilcisi tarafından teslim alınarak, tahsil ödeme aracı olarak davacı şirketin zilyetliğine geçmiş olduğundan söz edilemeyeceği, bu suretle 6102 sayılı Kanun gereğince davacının davaya konu çekte yetkili hamil olduğundan söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Nitekim davacı tarafından davanın hiçbir aşamasında; davaya konu çekin kargoya teslim edildiğine yönelik kargo teslim fişinin sunulmadığı, ilgili kargo içerisinde davaya konu çekin bulunduğuna dair herhangi bir belgenin sunulmadığı, dava dışı kargo şirketi çalışanı tarafından yapılan suç duyurusuna ilişkin kolluk ifadesinde kargo çalışanının çalınan belge ve evrakların ne olduğunu bilmediğini beyan ettiği, dolayısıyla davaya konu çekin davacının iddiaları doğrultusunda kargoda olduğunun kesin olarak ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Nitekim kargo ile kambiyo senedi gönderimi özel koşul ve usullere bağlı olup, sigortalı olarak gönderilmesi gerekmekle birlikte davacı tarafından söz konusu yükümlülüklerin de yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkememizce davacının iddiaları doğrultusunda dava dışı ........ İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek talimat yazılmış ise de davacının çeki aldığını iddia ettiği dava dışı ........ İplik Kumaş Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Talimat Mahkemesince usulüne uygun olarak e-tebligat ile ticari defter ve kayıtlarını sunması ve bilirkişi incelemesi için hazır edilmesine yönelik kesin süre verilmesine rağmen, talimat Mahkemesi'ndeki incelemeye de iştirak etmemiş, davacının bu şekilde de yetkili hamil olduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... E. Sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde de; davacının davaya konu çekin kendisinin zilyetliğine geçtiğini soruşturma dosyasında da ispatlayamadığı, soruşturma dosyasında da bu yönde bir delilin bulunmadığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmaktadır. Nitekim soruşturma dosyası incelendiğinde; davalının kötü niyet ve ağır kusurlu olarak çeki sebepsiz iktisap ettiğine dair de herhangi bir delilin soruşturma dosyasında bulunmadığı, davalının çeki ciro yolu ile elde ettiği, kargodan çalan kişinin davalı olduğuna dair bir iddia ve delilin bulunmadığı anlaşılmakla davacının bu yönde de iddialarını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak dava dosyası kapsamındaki tüm deliller, iddia ve beyanlar incelenerek değerlendirildiğinde; davacı tarafından davaya konu çekin tahsil ve davacı şirketi temsil yetkisine sahip kişilerce zilyetliğinin teslim alınarak davacı şirketin mülkiyetindeki aktif mal varlığı değerleri arasına girdiğinin ispat edilemediği, davacı şirketin iddiasına göre davacı şirketi temsil ve tahsil yetkisine sahip olmayan çalışanını tarafından kargoya verildiğinin kabulü halinde dahi ilgili çekin davacı şirkete ulaşmamış olması sebebiyle davacının zilyetliğine ve tahsil edilerek davacı şirketin mülkiyetindeki aktif mal varlığı değerlerinin arasına girdiğinin de kabul edilemeyeceği, soruşturma dosyası ve dava dosyamızdaki delillere göre davacının herhangi bir kargo fişini sunmadığı, kargo çalışanı tarafından çalınanların ne olduğunun bilinmediğinin ve kendisi tarafından görülmediğinin beyan edilmesi karşısında, dava dışı kargo şirketi uhdesinde çalınan eşyalar arasında davalının elindeki davaya konu çekin bulunduğunun da davacı tarafından net olarak ispatlanamadığı, ayrıca davacının iddiasına göre kargo ile kambiyo senedi gönderimine yönelik usullere de davacı tarafından riayet edilmediği, nitekim bizzat davalı tarafından ilgili çekin çalındığına dair de herhangi bir iddia, beyan veya delilin olmadığı, davalının birbirine bağlı cirolar ile yetkili hamil olduğunu ispatladığı gözetildiğinde davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 346,90-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip.... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza