İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1341 E. 2025/432 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1341
- Karar No
- 2025/432
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; ... Yılında Davalı Şirketi,... ile beraber % 50-50 Ortaklık oranlarına sahip olacak şekilde kurmuştur.Şirket Kuruluşundan sonra,Davacı Müvekkilin aynı faaliyet konusunda daha önceden %10 Hissedarı olduğu ve İflas eden Dava dışı 3.Şirketin Davalı şirketin faaliyetlerini sekteye uğratacağı iddiası ile Ortaklık Hissesinin % 25'lik Kısmını Diğer Kurucu ortak ... Devretmiştir.İşlerin Düzene girmesinden sonra Emanet olarak bırakılan % 25 Hissesin Tekrardan Davacı ...'e iade edileceği hususunda Şirket Mali Müşaviri ... tarafından hazırlanan Protokol İmza altına alındığı, mükerrer defalar hisseslerin iade edilmesi yönündeki Davacı talepleri ... tarafından reddildiğini , şirket Ortağı ...,2015 yılında ... Kulubüne başkan olduktan sonra Yolsuzluk İddiaları neticesinde İstifa etmek durumunda kaldığını istifa Sürecinde ... Kulubünün ... ve Vergi borçları Davalı Şirket hesaplarından ödendiğini, ...,bu süreçte Hisselerini Kızı ...'E devrettiğini, davacı,Şirket Hesaplarını kontrol ettiğinde ... ve oğluna ait Elektrik,Su,Doğalgaz,Aidat gibi Şahsi harcamaların Şirket hesapları üzerinden geçekleştirdiğini Tespit ettiğini, yine Bu dönemde Şirket Hesaplarını,Şirkette Resmi hiçbir görev ve yetkisi olmadığı halde Şahsi harcamalarında kullanmış;... .. Daireler satın almış olup ve bunları kendi adına tescil ettirdiğini, ...,2021 Yılında ... isimli dava dışı bir şirket kurmuş;adı geçen Şirkete alınmış olan Makina Parkının ödemeleri ile 2024 yılında 5.000.000,00 TL ( Beş Milyon TL ) 'yi Davacı Müvekillin Ortağı olduğu Davalı Şirket hesaplarından ... hesaplarına aktarıldığını, ...,Hisselerini devrettikten sonra şirkette hiçbir hak ve yetkisi olmamasına rağmen Maaş Ödemesi altına Kendisine Ödemeler yapıldığını, davacı,tüm bu yaşanan Olaylardan sonra Ortaklıktan ayrılma İradesini açıkça ortaya Koymuş fakat karşılığından Şirketteki Hisse oranının % 25 olduğu,Hakim Hissedarın Kızı olduğu her istediği kararı aldırabileceğini ve bir sabah geldiğinde masa Sandalye dahi bulamayacağı cevabı ile karşılaştığını, bu gelişmeler doğrultusunda 10.12.2024 tarihinde Çağrısız Genel Kurul toplandığını, Genel Kurul toplandığı söyleniyor ancak herhangi bir toplantının olmadığını, Genel Kurul Tutanakları Mali Müşavir ... tarafından hazırlanmış ve tarafların İmzasına sunulduğunu mübrez olan tutanak ile Müvekkil, hazırlanmış olan tutanağı İhtirazi Kayıt ile imzalamak durumunda kaldığı, davacının yetkileri elinden alınmış; şirkette hissedar olmayan ancak Perde arkasından Şirketi Yöneten ... Genel Müdür olarak şirkete atandığını, Yine 10.12.2024 Olağanüstü Genel Kurulun TTK 447.Madde kapsamında da Genel Kurul'un İptal edilmesi gerektiği zira pay sahibinin bilgi alma,inceleme ve denetleme haklarının sınırlandığı açıkça ortada olduğu, bu nedenle Genel Kurul Kararlarından Zarar Görmemesi için İlgili Genel Kurul Kararlarının Yargılama sonuna kadar uygulanmasının tedbiren durdurdulması ve ilgili ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasını davanın kabulü ile;10.12.2024 tarihli olağanüstü genel kurul ve alınan kararların iptalini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı taraf, TTK 447 kapsamında genel kurulun iptal edilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de yapılan genel kurulda TTK 447 kapsamında butlanı gerektiren bir konu bulunmadığını, yine, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılık bulunmayan genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davacının iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğu davanın reddi gerektiğini, davacı taraf genel kurul toplantısında alınan kararların uygulanmaması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiş ise de cevap dilekçesinde sundukları savunmalar ve ekinde sundukları belgeler nazara alındığında davacının esasta haklı olmadığı gibi haklılığı konusunda yaklaşık ispat şartını da sağlamadığı açık olup, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davalı şirketin 10/12/2024 tarihinde yapılan genel kurulun iptali istemine ilişkindir.Genel kurula ilişkin dosya arasına celp edilen belgelerde çağrısız genel kurul olarak toplantı yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacı iptal sebebini iki hususa hars etmiştir, birincisi çağrısız genel kurulda tarafların hazır olmadan toplantı yapıldığını, dolayısıyla çağrısız genel kurulun şartlarının oluşmadığını belirtmiştir. Davacı bu hususu her ne kadar iptal sebebi olarak ileri sürmüş ise de, bu durumun çağrısız genel kurulun kurucu unsurlarına ilişkin olduğundan çağrısız genel kurulun şartlarının bulunmaması durumunda iptal değil yokluk müeyyidesi söz konusu olacaktır. Davacı ikinci iptali isteminde ise pay sahibinin bilgi alma , inceleme ve denetleme hakkının sınırlandığını ileri sürerek iptal isteminde bulunmuştur. Genel kurul toplantı tutanakları incelendiğinde davacının finansal tabloların incelenmesi yönünde erteleme talebinin bulunmadığı görülmüştür, ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı şirkete karşı her zaman ileri sürebileceği bir husustur, şirket bunu kabul etmediği takdirde ortak mahkemeden bu hakkın kullanılmasını isteyebilir. Özel olarak genel kurul toplantılarında ortağın finansal tabloların ve mali verilerin incelenmesi bakımından genel kurulun ertelenmesi talebini de düzenlemiştir, ancak bunun için ortağın bu yönde bir talebi olması gerekir. Dosyaya sunulan ve kazandırılan belgelerde böyle bir talebin olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının bilgi alma ve inceleme hakkının sınırlandırıldığına ilişkin iptal istemi yerinde görülmemiştir. Davacı çağrısız genel kurulun oluştuğunu ileri sürmüş ise de, davacı genel kurulun hiç toplanmadığını, Mali Müşavir tarafından hazırlanan evrakların imzasının sunulduğunu belirtilmiş ise de, genel kurula ilişkin tutanak ve belgelerden şirketin toplantı yerinin belirlendiği, burada toplandığının belirtildiği, yine düzenlenen hazirun listesinde davacının da imzasının bulunduğu davacının çağrısız genel kuruldaki hiç bir gündem maddesinin gündeme alınmasına da itirazının olmadığı anlaşılmakla tüm ortakların katılımıyla yapılan ve gündem maddelerine de itiraz edilmeyen çağrısız genel kurulun şartlarının oluştuğu, yokluk müeyyidesinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.Davacı toplantının yapılmadığını tanıklarla ispatlayacağını belirtmiş ise de, tanık dinlenilmesinin yargılamaya bir katkısı bulunmayacaktır, tarafların imza altına aldığı genel kurula ilişkin tutanaklar davacının toplantıda verdiği muhalefet şerh dilekçesi dikkate alındığında davacının da imzasının bulunduğu bu imzalı belgelere karşı tanık dinlenmesi mümkün görülmemiştir, genel kurulda alınan kararların yeterli çoğunlukta alındığı, davacının muhalefeti bulunsa da diğer ortağın oylarının çoğunluğunun sağlanmasına yeterli olduğu görülmekle genel kurulda alınan kararların yokluğu söz konusu olmadığı gibi iptalini gerektirecek bir durumda bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/04/2025
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza