İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/121 E. 2025/69 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/121
- Karar No
- 2025/69
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/121 Esas KARAR NO :2025/69
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:23/02/2024 KARAR TARİHİ:23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalıların malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 20.07.2022 günü davacı şirkete ait ... plakalı araca çarptığını, kaza nedeniyle davacı şirkete ait araçta maddi hasar oluştuğunu, aracın 7 gün tamirde kaldığını, BAĞIMSIZ EKSPER ...'ın raporuna göre aracın kullanılamamasına bağlı kazanç kaybının 5.250,00 TL olduğunu, bağımsız eksper tarafından araçta kazanç kaybı değerinin tespit edildiğini, bunun delil niteliğinde olduğunu, bu bedelin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptıklarını ancak davalıların haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiklerini, TBK'nın 49. Maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesine göre de araç işleteninin zarardan sorumlu olduğunu belirtmiş ve itirazın iptaline, takibin devamına, icra takibi yapılan meblağın şimdilik 500,00 TL'si için takibin devamına, davalının en az % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Dava türü yönünden davayı ıslah ettiklerini ve davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli alacaklarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama, harç ve giderler ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamayacağını, harcın tamamlatılmasını aksi halde davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının yetkisiz ... İcra Dairesinin ... E syaılı dosyasından takip yaptığını, buna itiraz ettiklerini, takibin 08.01.2023 tarihinde durduğunu, 2 haftalık süre içinde yetkili icra dairesine gönderilmesini istemesi gerekirken istemediğinden ve 20.02.2023 tarihinde istediğinden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, olayda davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu kabulüyle dava açıldığını, kusur oranı yönünden itiraz ettiklerini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, kaza tespit tutanağının, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının dosya arasına alındığı, SBGM'den gelen poliçe ve hasar bilgilerinin dosya arasına alındığı, kazaya ilişkin fotoğrafların, araç ruhsat bilgisinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosya ... Otomotiv kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi ...'a tevdi olunmuş, düzenlenen 28/12/2024 tarihli raporda; Kusur Yönünden Yapılan İnceleme Ve Kanaat: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre: Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır. Ayrıca: Kavşaklarda geçiş hakkı: Madde 57 – (Değişik: 17/10/1996-4199/23 md.) Kavşaklarda aşağıdaki kurallar uygulanır. a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar. b) Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda; 1. Bütün sürücüler geçiş üstünlüğüne sahip olan araçlara, 2. Bütün sürücüler doğru geçmekte olan tramvaylara, 3. Doğru geçen tramvay hattı bulunan karayoluna çıkan sürücüler bu yoldan gelen araçlara, 4. Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara, 5. Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara, 6. Dönel kavşağa gelen sürücüler dönel kavşak içindeki araçlara, 7. Bir iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayolundan gelen araçlara, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar. Dava konusu olayda davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla tali yol üzerinde seyri sırasında anayol kavşağına yaklaşırken hızını azaltması, daha dikkatli ve tedbirli araç kullanması, kavşağa girişte mutlaka durması ve anayoldan gelen ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan davacı aracının geçmesini beklemesi, bu aracın geçişinden sonra kavşağa girmesi gerekirken bu kurallara uymadığından, dikkatsiz ve dalgın seyrettiğinden olayda % 100 oranında asli kusurludur. Davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü Yıldıray Kasarlı ise, anayolda en sağ şeritte normal süratle seyrederken sağındaki tali yoldan hızla ve dikkatsizce gelip aracına önden çarpan davalı sürücüye karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunmuştur. Araç Kiralama Zararı Yönünden İnceleme: Yargıtay yerleşik kararlarına göre araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde, aracın tamir servisinde kaldığı toplam sürenin değil aracın makul tamir süresinin dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 17. H.D. 2019/2260 E. 2020/5521 K.13.10.2020 T. Kararı “Aracın makul tamir süresinin belirlenmesi konusunda ek rapor alınıp, bu zarar kalemi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, Dairemizin önceki bozma ilamında belirtilmiş olmasına rağmen, aracın onarım için servise giriş- çıkış tarihleri arasındaki süreyi makul tamir süresi kabul ettikten sonra, bu sürenin 4 günlük bölümü için kazaya neden olan davalı gerçek kişilerin ve 12 günlük bölümü için kasko şirketi olan davalının sorumlu olduğu yönünde görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiği görülmektedir. Davacı aracının kazada oluşan hasarının nitelik ve niceliği de dikkate alınarak (kasko şirketinden ya da kasko şirketinin anlaşmalı servisi olan işletmenin eksiğinden kaynaklanan hususlar dikkate alınmadan) makul tamir süresi belirlemesinin yapılması için, farklı bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınıp kazanç kaybı talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru değildir.” Dosyada bulunan hasarlı araç fotoğraflarına göre davacıya ait araçta sağ ön köşe kısmında hasar mevcut olup sağ ön far, ön tampon, sağ ön çamurluk parçaları ve bağlı parçaları hasar görmüştür. Davacının aracının onarımı, ... plakalı ... marka ... tipi araçtaki hasarın ağırlığı, aracın markası ve modeli, üretim şekli, yedek parça temin kolaylığı, tamir servislerinin çokluğu hususları da dikkate alındığında kaza tarihinden itibaren 4 iş gününde tamamlanabilir. Davacının aynı marka ve model bir aracı kiralaması gerekir. Aynı marka ve model bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama gideri 350,00 TLdir. Dolayısıyla davacının 4 gün için toplam araç kiralama gideri 1.400,00 TLdir. Aynı sürede davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman ve sabit giderler tasarrufları olarak 400,00 TLnin düşülmesiyle gerçek araç kiralama zararı 1.000,00 TL olmaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan BAĞIMSIZ EKSPER ... tarafından yazılan özel mütalaa yazısında gerek aracın tamir süresi, gerekse günlük kira bedeli hasarla uyumsuz belirlendiğinden ve ayrıca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağladığı tasarruflar toplam zarardan mahsup edilmediğinden yetersiz incelemeye dayalı bu yazıdaki değerlendirmelere itibar edilememiştir. İşlemiş Yasal Faiz Yönünden İnceleme Ve Kanaat: Asıl alacak: 1.000,00 TL Kaza tarihi: 20.07.2022 Takip tarihi: 15.12.2022 İşlemiş gün sayısı: 148 gün İşlemiş yasal faiz miktarı: 1.000,00 x 148 / 365 x 0,09 = 36,49 TL'dir. Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere: Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın % 100 (Yüzdeyüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacının talep edebileceği araç kiralama giderinin 1.000,00 TL olduğu, Davacının talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarının 36,49 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talep yönünden; mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davalı araç sürücüsünün %100 kusuru nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde, davacının aracının onarımı, ... plakalı ... marka ... tipi araçtaki hasarın ağırlığı, aracın markası ve modeli, üretim şekli, yedek parça temin kolaylığı, tamir servislerinin çokluğu hususları da dikkate alındığında kaza tarihinden itibaren 4 iş gününde tamamlanabileceği, davacının aynı marka ve model bir aracı kiralaması gerektiğinde aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama gideri 350,00 TL olduğu dolayısıyla davacının 4 gün için toplam araç kiralama giderinin 1.400,00 TL olduğu aynı sürede davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman ve sabit giderler tasarrufları olarak 400,00 TLnin düşülmesiyle gerçek araç kiralama zararı 1.000,00 TL olması gerektiği hususu mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiile başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589 , 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın pert total olması yahut onarılması mümkün olması halinde onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Aracın onarılması için geçen makul süre kadar araçtan mahrum kalma nedeniyle oluşan kayıplar ile aracın pert total olması halinde, yeni bir araç alınması için gereken makul süre kadar araçtan mahrum kalma nedeniyle meydana gelen kayıplardan sorumluluk açısından fark bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi emsal içtihatlarında da, aracın onarımının ekonomik olmaması halinde de, zarar görenin yeni bir araç alacağı makul süre kadar araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararların da talep edilebileceği kabul edilmektedir. (Yargıtay 17 HD'nin 2016/14304 E. 2019/5903 K.; 2015/13811 E. 2018/9512 K) Davacı vekili, davasını itirazın iptali davası olarak ikame etmişse de14/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi dava türünü ıslah ederek davasına alacak davası olarak değiştirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olup, 176. maddede, davanın her iki tarafının yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği; 177/1. maddede ise, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Somut olayda; davacı vekili, 14/01/2025 tarihli dilekçesi ile nihai hüküm tesis edilmeden önce, yargılama devam ediyor iken, tam ıslaha ilişkin yasal hakkını kullanmış olup, açılan itirazın iptali davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini belirtmiştir. Davacının, usul ekonomisi ilkesine de esasen uygun düşen ıslah hakkını kullanması; usul ve yasaya uygundur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.11.1997 tarih ve 19-761/999 sayılı ilamında da, bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan itirazın iptali davasının ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmesinin ve alacak davası olarak karara bağlanmasının mümkün ve geçerli olduğu belirtilmiştir. Öte yandan .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Hal böyle olunca ıslah tarihi itibariyle ve halen kesinleşen bir icra takibinin de söz konusu olmadığı somut olayda itirazın iptali davasının ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmesinde davacının hukuki yararının da bulunduğu anlaşılmakla Davanın Kabulüne 1.000,00 TL araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminatın 20.07.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 1.000,00 TL araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminatın 20/07/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 436,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 179,26-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 8,54-TL Islah Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 322,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.758,14TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri u yarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davalılar vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.23/01/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır