İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/117 E. 2024/734 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/117
Karar No
2024/734
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/117 KARAR NO : 2024/734

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/02/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 16/02/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; 1- Müvekkil şirket, ----numaralı Nakliyat Abonman Sözleşmesi (sefer bildirim esaslı) ve ---- numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı-----Şirketi'ni dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortalamıştır. Sigortalı firma, 21.705,00 kg alüminyum levha ---- ----- firmasına satmıştır. Söz konusu emtiaların taşıma işi için davalı nakliyeci ---- İle anlaşılmış olup taşıma konusu emtia davalıya ait --- (çekici) / ----- (römork) plakalı araca yüklenmiştir. Söz konusu emtiaların 11.04.2022 tarihinde alıcı firmaya teslimi sırasında ürünlerde ıslaklık olduğu tespit edilmiştir. Hasarlı olan levhaların net ağırlığı 910 kg olarak tespit edilmiştir.Emtianın belirtilen kısmının ıslanması neticesinde hasarlanması karşısında alıcı firma hasarlı emtiayı almayı kabul etmemiştir. Söz konusu alüminyum profil emtiaları ahşap paletler üzerine streçlenerek plastik çember ve spanzetler ile sabitlenmiştir. Yükleme ve istiflemesinde sorun olmayan emtiada, nakliye sırasında aracın brandasından içeriye su sızması sonucu söz konusu hasar meydana gelmiştir.Dava konusu hasarın meydana gelmesinde, Davalı Taşıyıcı ----- sorumluluğu söz konusudur. Söz konusu hasarı sebebi ile; müvekkil şirket sigortalısına, 29.963,45-TL tazminat ödemesi yapılmıştır. Ekli ödeme dekontuna istinaden anılan ödeme ile müvekkil şirket, Türk Ticaret Kanunu m. 1472 (1) uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olmuştur. Ayrıca ekte sunulan temlikname uyarınca da temlik hükümlerine dayanılarak dava konusu tutar davalıdan talep edilmektedir. Dava öncesi yapılan taleplerimize olumlu cevap verilmemesinin akabinde; alacağımıza ilişkin olarak başlattığımız ---- İcra Müdürlüğü ----- numaralı dosyasına yansıyan takibe, borçlu tarafından herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek, elle tutulur bir sebep gösterilmeksizin, borca, faizine ve tüm fer’ilerine itiraz edilmiş olması hukuken korunamaz.İcra takibatına devam ederek haklı alacağına kavuşabilmek adına müvekkil şirket tarafından arabuluculuğa başvurulmuş olup, ekte sunmuş olduğumuz arabuluculuk son tutanağında görüleceği üzere, davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığından arabuluculuk sürecinin son bulduğuna ilişkin tutanak tutulmuştur. Tüm bu nedenlerden dolayı, işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur." denmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkil şirket aleyhine yer alan haksız ve mesnetsiz iddialarına itiraz ediyor ve haksız davanın reddini arz ediyoruz.Usule ilişkinYabancı dilde belge ibrazına itiraz ediyoruz. Davacı delillerini müvekkil şirkete tebliğ ettirmemiştir. Davacı şirketin aktif hususmet ehliyeti ve müvekkil şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekir .Söz konusu taşımaya ilişkin dava ve talepler zaman aşımına uğramıştır. CMR Konvansiyonun 30. Maddesi uyarınca müvekkile usulüne uygun ihbar yapılmamıştır. İşdava taşıma esnasında emtiaların hasarlandığı iddiasına ilişkin olduğundan, CMR Uzmanı Bilirkişiler tarafından inceleme yapılması gerekmektedir. Esasa ilişkin Dava konusu olaya cmr hükümleri uygulanması gerekmektedir.iddia edilen hasardan müvekkil şirket sorumlu değildir. Davacı yanın sigortalısına yapmış olduğu ödeme hatır ödemesi olup, tarafımıza rücu edilmesi mümkün değildir. Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkil şirketin sorumlu olduğu kabul edilse dahi müterafik kusur oranına ilişkin olarak bir değerlendirme yapılması elzemdir. Hiçbir şekilde kabul ve ikrar anlamına gelmemesi kaydıyla davacı şirketin’in tazminat talebi fahiş olup konvansiyona aykırıdır. Sovtaj bedeli hesaplanması gerekmektedir. hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere iddia edilen hasarın gerçek bedelinin belirlenmesi gerekmektedir. davacının, hasarın varlığını ispat yükümlülüğü bulunmaktadır. Dava konusu hasar talebi zamanaşımı ve husumet itirazlarımız doğrultusunda davanın reddine, Dava konusu iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ederiz. 20/03/2024" denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, uluslararası taşıma sırasında kısmi ziyaya uğrayan emtia bedelinin sigorta tarafından dava dışı sigortalısına ödenmesi akabinde hasar sorumlusuna karşı açılan rücuen tazminat davasıdır. Eldeki dosyada davacı, dava dışı sigortalısına emtia bedelini ödeyerek TTK 1472.maddesi uyarınca dava dışı sigortalının haklarına halef olan; davalı ---- ise taşıma işlemini üstlenendir. 04/07/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir sigortacı, bir CMR konusunda uzman ve bir alüminyum levha konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 05/10/2024 havale tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ---- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği şüphesizdir.Yukarıda yer alan TTK 1472. Maddesi ve İçtihadı Birleştirme kararı doğrultusunda uyuşmazlık incelendiğinde; dava dışı sigortalı hangi gerekçe ve hukuki nedenle davalıya karşı talepte bulunabilecek idiyse sigortalının haklarına halef olan davacı sigorta da o nedenlere dayalı olarak talepte bulunabilecektir. Dolayısıyla uyuşmazlığa konu hasarın Uluslararası taşımadan kaynaklanması nedeniyle uygulanacak hükümler CMR konvansiyonudur. Anayasanın 90.maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlı olması ve usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olması nedeniyle uyuşmazlığa uygulanacak hükümler iç hukuka ilişkin düzenlenen hükümler olmayıp CMR konvansiyonuna ilişkin hükümler olacaktır.Davalı vekili 30.maddesi uyarınca usulüne uygun ihbar yapılmadığını ileri sürmüş ve eşyanın teslim alınması sırasında ihtirazi kayıt dermeyan edilmemiş ise de bu karinenin aksi yönünde eksper raporu alındığı dikkate alındığında itiraz yerinde görülmemiştir.Somut olayda davalının yükleme sırasında herhangi bir çekince koymadığı dikkate alındığında emtianın taşıyıcı sorumluluğunda ki araca tam ve sağlam olarak yüklendiği, sonrasında emtianın varış yerinde indirilip alıcı tarafından teslim alınması sırasında emtiada ıslaklık olduğunun tespit edilmesi üzerine 26.09.2022 tarihli hasarın nakliye sırasında aracın bırandasından içeri yağmur suyunun sızması sonucu hasarın meydana geldiğini belirtir ekspertiz raporu düzenlenmesi mahkememizce aldırılan 05.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda da hasarın meydana geliş şekline yönelik tespitin benzer tespitler içermesi dikkate alındığında bilirkişi raporunda varılan ex gratia ödeme olduğu hususunda ki tespite iştirak edilmeyerek hasarın taşıma sırasında taşıyıcı sorumluluğunda meydana geldiği kabul edilmiştir. Bununla birlikte CMRde yükleme ve istiflemeye ilişkin sorumluluğun kimde olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Yükleme ve istiflemenin davalı taşıyanın sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir sözleşme hükmü de bulunmadığından, yükleme ve istiflemeden kaynaklı hasar kural olarak göndericinin sorumluluğunda olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda da yükleme ve istiflemenin gönderici tarafından yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu noktada değinilmesi gereken husus gönderenin müterafik kusuru olup olmadığı hususudur. Her ne kadar hasar taşıma sırasında araç bırandasında ki yırtık/kesik vs. sebeplerle içeri su sızması sonucu meydana gelmiş ise de emtianın yükleme ve istiflemesinde ki eksikliğin de hasara neden olduğu dikkate alındığında davacı gönderenin taşıma konusu hasar sebebiyle müterafik kusurlu kabul etmek gerekeceği anlaşılmakla mahkememizce taşıtan davacı sigortalısına %40 müterafik kusur atfedilmiştir.Somut olayda davacı sigorta tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödeme ile birlikte dava dışı sigortalının alacağını sigortaya devrettiğine ilişkin yazılı belge olması ve bu işlemin alacağın temliki olması nedeniyle davacı sigortanın alacağın temliki hükümleri gereğince aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ayrıca sigorta sözleşmesi ve CMR senedi incelendiğinde dava konusu taşımayı kapsadığı görülmekle davalının husumet itirazları yerinde görülmemiştir.Tüm bu hususlar dikkate alınarak davalı taşıyıcının taşıma konusu hasar sebebiyle %60 kusurlu olduğu kabul edilmekle 17.978,07 TL üzerinden itirazın iptaline yönelik davanın kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Eldeki dava, temelinde taşınan emtiada meydana gelen zarar nedeniyle ödene tazminatın rücusuna ilişkin olup, tazminat miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit(belirlenebilir) değildir dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile ----- İcra Müdürlüğünün-----. Sayılı dosyasına yapılan itirazın 17.978,07 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 17.978,07 TL lik kısım yönünden alınması gereken 1.228,08 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 800,48 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.978,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 11.985,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 11.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 195,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 11.445,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.867,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8- Kabul red oranına göre belirlenen 2.160,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.440,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/117, K. 2024/734, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-117-e-2024-734-k-bfe0bca0a2cd