İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/101 E. 2026/58 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/101
Karar No
2026/58
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/101 Esas KARAR NO : 2026/58

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Temin Edilen Kârın Devri İstemli), Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Temin Edilen Kârın Devri İstemli), Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin doğal taş ve mermer ticareti ile iştigal etmekte olup yurt içi ve yurt dışında, her türlü doğal taş satışı ve uygulaması yapmakta olduğunu, bu kapsamda "..." ve "..." isimli iki ayrı ana markanın, müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, ... markası ayrıca Türkiye dışında 11 ülkede tescil tamamlanmış; 8 ülkede devam eden olmak üzere toplam 19 ülkede markanın müvekkili şirketin koruması altında olduğunu, "..." markası altında tasarlaması yapılan tescilli tasarım yüzey desenlerinin, özellikle mekan zeminlerinde, duvar ve pano uygulamalarında, banyo ve mutfak tezgahlarında, masa, sehpa gibi çok çeşitli mimari ürünlerde ve alanlarda sıkça kullanılmakta olduğunu, dava konusu ettikleri tasarım da dahil olmak üzere TPMK nezdinde 96 farklı tasarım için ... numaralı tasarım tescil belgelerini de aldıklarını ve müvekkili şirket adına tescillerinin yapıldığını, 2 nolu davalı ...A.Ş.'nin .. Katlarında hizmet veren ve ...'un en lüks restaurantı olan "..." isimli restaurantın sahibi ve işletmecisi olduğunu, 1 nolu davalı .... A.Ş.'nin ise bu ... mimari uygulama işlemlerini yapan yüklenici şirket olduğunu, bu restaurantın yapımı aşamasında mimari tasarımının ise dava dışı mimarlık firması olan "..." firmasının yaptığını, dava dışı mimarlık firmasının, 2022 yılında, mimari tasarımın yapım aşamasında, davacı müvekkili şirket ile görüşerek o sırada mimari tasarımını yaptığı "..." restaurant projesinin yer zeminlerinde müvekkili şirketin "..." markası adı altında tasarımını yaptığı "..." isimli yüzey desenini kullanmak istediğini belirttiğini; karşılıklı yazışmalar ve gizlilik anlaşması kapsamında, mimari tasarımdaki yer zeminleri için müvekkili şirket tarafından görsel çalışmalar oluşturularak mimarlık firması ile paylaşıldığını ve tüm görsel ve projeler ile fiyat teklifleri iletildiğini; hatta mimarlık firmasının talebi üzerine deney ve analiz sonuçları gibi detayların dahi paylaşıldığını; akabinde mimarlık firmasının mimari proje tasarımını tamamlayarak uygulayıcı olan 1 nolu davalı şirkete teslim ettiğini, 1 nolu davalı şirketin, mimarlık firmasının mimari tasarımı kapsamında uygulama aşamasına geçtiğini ve müvekkili şirket ile irtibata geçerek fiyat teklifi ve satın alma aşamasına başladığını; hatta şartnameler aşamasına kadar gelindiğini; fiyatın yüksek olduğundan bahisle indirim talepleri üzerine müvekkili şirket 2 defa fiyat indirimi yapmışsa da sonuç itibariyle malzeme ve tasarım değişikliği olduğunu belirtilerek satın alma işleminin iptal edildiğini, ancak daha sonra restaurant açılışı yapıldığında, 1 nolu davalı şirketin "tasarım ve malzeme değişikliği yapıldığı" yönündeki beyanının doğru olmadığı, davalı şirketin müvekkili şirket adına tescilli marka kapsamında koruma altına olan yine tasarım tescilli "..." isimli yer yüzey deseninin başka bir üreticiye yaptırarak izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde restaurant zemininde kullandığı, nitekim bu hususta müvekkili şirketi yanılttığının ortaya çıkmış olup halen davalı restaurant zemininde bu desenin mevcut olduğunu, davalı 1 nolu şirketin uygulayıcı yüklenici olması; 2 nolu davalının ise yerin sahibi işletmecisi olması sebebiyle; müvekkilinin tescilli markası altında tescilli tasarımın haksız ve hukuka aykırı bir biçimde kullanımından dolayı müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, açıklanan nedenlerle 2 nolu davalının sahibi ve işletmecisi olduğu ve 1 nolu davalı tarafından yükleniciliği ve uygulaması yapılan, "..." adresinde faaliyet gösteren "..." isimli restaurantta, davacı müvekkili şirkete ait tescilli tasarımın mekan zeminlerinde haksız ve hukuka aykırı bir biçimde, izinsiz kullanılması sebebiyle, öncelikle haksız kullanılan tasarımın tümüyle sökülerek imha edilmesine, davacı müvekkili şirketin bu sebeple uğradığı manevi zararların tazmini zımnında 1.000.000,00-TL manevi tazminatın ihtarnamenin her iki davalıya tebliği tarihi olan 10.01.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine, şimdilik 100,00-EURO kar kaybından kaynaklanan maddi zararın ihtarnamenin her iki davalıya tebliği tarihi olan 10.01.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... A.Ş vekili, davalı vekili müvekkili şirket ile diğer davalı ... A.Ş. arasında 03.10.2022 tarihli “..” imzalandığını, sözleşmenin “...” ile ihale edilmiş bir proje sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 25. maddesinde; “Projede kullanılması öngörülen veya daha sonra kararlaştırılan bir sanat eseri veya bir sanatçı tarafından üretilmiş veya geliştirilmiş bir uygulama olduğu takdirde bu eser ve/veya sanat eseri ve/veya uygulama ile ilgili her türlü anlaşma, ödeme, kullanım hakkı temin ve devri gibi konular işveren sorumluluğundadır” şeklinde yazıldığı, açılan davada bir hak ve görsel ihlali olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı .. A.Ş. nin davacının tescil ettirdiği tasarımın aynısı veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmediğini, ticari amaçla kullanmadığı gibi, dava konusu tasarım ve tescillerin, hukuka uygun olmadığını, davacı adına tescil alındığı belirtilen desenin, müvekkili şirket tarafından üretilmediğini ve kullanılmadığını, davacının sözleşmenin imzalanmasından sonra davaya konu tasarımı, kanuna karşı hile yöntemi ile acele olarak adına tescil ettirerek hak sahipliği yaratmak istediğini, dava konusu hak iddia edilen tescilli desen ile uyumlu olmadığını, davacının tescilli deseni ile projeye uygulanan desenin, ne ölçek, ne de renk olarak birbiriyle ilgisi bulunmadığını, davacı tarafın üzerinde hak iddia ettiği desenden farklı bir desen kullanılarak üretilen zemin kaplamaları, Müvekkili şirket tarafından zemine uygulandığını, davacının hak ihlali iddiasının tümüyle hukuksuz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı birleşen davada davacı ...TİC. A.Ş. vekili, davalı müvekkili şirketin, ...A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ve 2000 yılından bu yana tanınmış bir şirket olduğunu, davacı yanın iddialarına konu yüzey deseninin bulunduğu restoranın ...içerisinde olup, müvekkil şirket adına tescilli ...başvuru numaralı ... markası altında faaliyet gösterdiğini, müvekkili Şirketin ... restoran projesi ile dekorasyon ve yapım işlerinin yürütülmesine ilişkin diğer davalı ... Taahhüt Ticaret A.Ş.("...") ve dava dışı ...Ltd. Şti.("...") ile anlaşma yaptığını, dava dışı ...Ltd. Şti. ile Müvekkil Şirket arasında 07.06.2022 imza tarihli ... Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkil işletmenin tüm bölümleriyle (kapalı alanlar, açık alanlar) yapımına ilişkin ...dokümanlarının hazırlanmasına esas tüm çalışmaların tamamlanması, hazırlanması, tüm taraflar ve müvekkili şirket tarafından seçilmiş olan danışmanlar ve projeciler arasındaki koordinasyonun sağlanması olduğunu, diğer davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında ise, 03.10.2022 imza tarihli ...Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme'nin konusunın ise, ...içerisinde tanımlanan tasarım ve sözleşme eklerinde yer alan dekorasyon işlerinin,... A.Ş. tarafından anahtar teslim şekilde yapılması olduğunu, müvekkili Şirketin restoranının proje sürecinde dava dışı ...firması ile ... firması koordine şekilde çalışarak dekorasyon ve yapım işini tamamladığını, ... firması tarafından oluşturulan proje konseptleri ile seçilen malzeme ve modeller ile ... firması tarafından uygulamaya konulduğunu, Proje sürecinde her ne kadar müvekkili şirket tarafından koordinasyon ve iletişim süreçlerine destek verilmesi söz konusuysa da işbu davaya konu yüzey deseninin seçimi, üretilmesi vb. herhangi bir konuda müvekkili tarafından hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirket restoranına ilişkin projede kullanılmak üzere ... firması tarafından yüzey deseni seçilmiş ve ... firmasına malzemenin temini için talimat verildiğini, yüzey deseninin seçimini Eylül 2022 ayına tekabül ettiğin, Süreç içerisinde her mimari proje sürecinde olduğu gibi, işbu projede de desen ve ölçülerin değiştirilmesi, kontrolü vb. sebeplerle ... ve ...firmaları sıkça iletişimde olduklarını, müvekkili Şirketin ise iletişim süreçlerine destek vermek dışında malzemelerin seçimi, temini vb. herhangi bir konuda herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, sorumluluğun ... ve ... firmalarında olduğunu, davacının ilgili tasarım başvurusunu yaptığı tarih 22.11.2022 olup ... firması tarafından ihtilafa konu yüzey deseni bundan çok daha öncesinde belirlendiğini, davacının tasarımının seçilmesi ve kullanılması söz konusu olmayıp, davacının tescil başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, davacının iddialarını kabul etmediğini, HMK m. 61 vd. uyarınca davanın Tabanlıoğlu firmasına ihbar edilmesinin gerektiğini, davacı adına tescilli tasarım yenilik ve ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde ... tescil numarasına sahip çoklu tasarım tescilinin .... sırasındaki yüzey deseninin hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkil şirket kullanımlarına konu yüzey deseni ile davacı adına tescilli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim birbirinden farklı olduğunu, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen dosyada Davacı asıl dosyada davalı vekili, işbu davada hükümsüzlük taleplerine konu edilen davalı adına ... tescil numarası ile kayıtlı çoklu tasarım tescilinin .... sırasında yer alan yüzey deseninin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını, davalının tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu, davalının yine müvekkili şirket aleyhinde bir tecavüz ve tazminat davası açtığını, bu davanın ise mahkememizin... E. Sayılı dosyası üzerinden görülmeye devam etmekte olduğunu, hem tasarım hakkına tecavüz hem de hükümsüzlük davasının derdest olduğu durumlarda tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde bu kararın geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağını ve tasarım tescilinin baştan itibaren yapılmamış sayılacağını, dolayısıyla işbu hükümsüzlük davasında verilecek hükmün tecavüz davasında verilecek hükmü de etkileyeceğinden davalar arasında bağlantı bulunduğunu, bu sebeple anılan tecavüz davası ile eldeki hükümsüzlük davasının birleştirilerek yürütülmesini veya hükümsüzlük davasının tecavüz davası açısından bekletici mesele yapılmasını, davalı adına kayıtlı çoklu tasarım tescili içerisinde yer alan ... sıradaki yüzey deseni tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalı asıl dosyada davacı vekili, müvekkilinin ... tescil numarası ile tescili yaptırılan çoklu tasarım içerisinde ... numaralı desenin yenilik ve ayırt edici nitelikte olmadığından bahisle hükümsüzlüğüne karar verilmesi amacıyla açılan işbu dava tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin doğal taş ve mermer ticareti ile iştigal ettiğini, yurt içi ve yurt dışında her türlü doğal taş satışı ve uygulaması yapmakta olduğunu, bu kapsamda "..." ve "..." isimli iki ayrı ana markanın müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin, 22 ülkede tescilli ''..." markası altında tasarım tescil belgesi aldığını, yüzey deseni tasarımları oluşturmakta ve oluşturduğu bu tasarımları çok çeşitli mimari projelerde kullanmakta olduğunu, müvekkilinin ... no'lu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik taşımadığı iddialarının yerinde olmadığını, bilgilenmiş kullanıcı açısında taraf tasarımlarının karşılaştırılmasının yapılması gerektiğini ve işbu durumda mesnet tasarımlar ile müvekkiline ait...no'lu tasarımın bıraktığı genel izlenimin farklı olduğunun açıkça görüleceğini, haksız ve hukuka aykırı şekilde açılmış davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizce alınan 30/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...dosya kapsamı ve yerinde yapılan incelemeler neticesinde; davaya konu her iki desen tasarımlarının benzerlik yönünden karşılaştırılmış olup, tasarımın oluşumunu sağlayan elemanların boyutu, yoğunluğu ve yerleşim aralığı gibi farklı detaylar, genel izlenimi değiştirdiği için bu iki tasarım bilgilenmiş kullanıcı nezdinde birbirinden ayırt edebileceğinden genel algıda farklılık yarattığı, iki desende benzer temel unsurlar (gri fon, paralel sıralanmış dikdörtgen formlar) taşıdığı için görsel bir ilişki kurulsa da boyut, yoğunluk ve düzen farklılıkları nedeniyle birbirinden farklı genel izlenim yarattığından genel izlenim bakımından birbirinden farklı olduğu, davaya konu desen tasarımlarının yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğundan tasarım hakkına tecavüz koşulları olmadığının kabul edileb... TİC. A.Ş” ... Esas sayılı dosyasındaki dilekçelerinde beyanı üzerine dosyada yapılan incelemelerde; Davalı / Birleşen Davada Davacı tarafından belirtilen linkler hakkında ve resen internette yapılan araştırma ve inceleme sonuçları bilişim değerlendirme kısmında detaylıca sunulduğu, benzerlik olup olmadığı ancak tasarım uzmanımız tarafından değerlendirme sonrasında netlik kazanacağı, Davacı / Birleşen Davada Davalı ... A.Ş’ye ait ... numaralı Yüzey Tasarımı ile Davalı / Birleşen Davada Davacı ...A. Ş tarafından dosyaya sunulan cevap ve delil dilekçesinde belirtilen 24 Adet Linkte yer alan Yüzey tasarımlarının karşılaştırması neticesinde; tasarımlar arasında gerek biçim, gerek renk, gerekse kompozisyonel yapı açısından bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılık bulunduğu, birbirlerinden farklı olarak algılandıkları, Davacı / Birleşen Davada Davalı ... A.Ş’ye ait ... numaralı Yüzey Tasarımı ile bilişim uzmanı tarafından “...” isimli Arama Motorunda “Görsel Arama” özelliği ile Tespit edilen 16 Adet Yüzey tasarımlarının karşılaştırması neticesinde; tasarımlar arasında gerek biçim, gerek renk, gerekse kompozisyonel yapı açısından bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılık bulunduğu, birbirlerinden farklı olarak algılandıkları, Davacı / Birleşen Davada Davalı ... A.Ş’ye ait ...numaralı Yüzey Tasarımı ile Davalı / Birleşen Davada Davacı ... A. Ş tarafından dosyaya sunulan cevap ve delil dilekçesi incelenmiş olup, Yüzey tasarımlarının hammaddelerinin, kullanım şekilleri ve kullanım alanlarının sektörel açıdan karşılaştırılması neticesinde birbirlerinden farklı olarak algılandıkları, Birleşen davaya konu desen tasarımlarının yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğundan hükümsüzlük koşulları olmadığının kabul edilebileceği, Esas davada, davacının kök rapora ilişkin beyan ve itirazları değerlendirilmiş olup, söz konusu itirazların kök raporda varılan sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 12/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...bilişim teknik açıdan; davalı / birleşen dosyada davacı ... vekili bilirkişi raporuna karşı dilekçesinde; “ancak heyette bilişim yönünden yapılan incelemelerde, sunmuş olduğumuz linklerin birçoğunun açılmadığı ileri sürülmekle yetinilmiş, bu sebeple tasarım yönünden inceleme yapacak olan diğer bilirkişiler sunduğumuz deliller ile davalı tasarımı arasında herhangi bir karşılaştırma yapamamış, bu eksiklik de hatalı olarak davalı tasarımının yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmasına sebep olmuş olduğunu, tarafımızca sunulmuş olan benzer tasarımlara ilişkin linkler şayet açılmıyorsa, hem görseli hem de linkleri sunulmuş olduğundan görsel tarama yöntemi kullanılarak sunduğumuz bu tasarımlara ilişkin bağlantılar bilişim uzmanı bilirkişi tarafından tespit edilebilirdi. Ancak böyle bir yöntem denenmemiş linklerin açılmadığı beyan edilerek hükümsüzlük davamız yani birleşen dosyamız bakımından en önemli delillerimiz değerlendirmelerde dikkate alınmamış olduğunu, oysa özellikle raporda "..." olarak adlandırılan ve görseli sunulan tasarım davalı yüzey deseni tasarımından çok daha önceki tarihlerde kamuya sunulmuş olduğundan ve dikkate değer olmayan ufak farklılıklar dışında hiçbir farklılıkları bulunmadığından, davalının tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu aşikar olduğunu” beyan edilmiş ise de; ancak burada esas olarak incelenmesi gereken husus; hükümsüzlüğü talep edilen tasarıma benzer tasarımların, tescil tarihinden önce kamuya sunulup sunulmadığıdır. Bu çerçevede, tarafımızca daha önce düzenlenen 04.08.2025 tarihli bilirkişi raporunun bilişim inceleme ve değerlendirme bölümünde (3.2 ve alt maddeleri), dava konusu ve hükümsüzlüğü talep edilen Davacı / Karşı Davalı’ya ait ... tescil numaralı ... nolu tasarım bakımından arama motorlarının “görsel arama” özelliği kullanılarak benzer görsellere ulaşıldığı; bu görsellerin internete yüklenme tarihlerinin tespitine yönelik yapılan araştırma ve inceleme sonuçlarının ayrıntılı şekilde kök raporda sunulduğu, söz konusu bulgular, açıklayıcı olması amacıyla bilişim değerlendirme kısmında yeniden sunulduğu, tarafımızca sunulan 04.08.2025 tarihli raporda yer alan görüş ve kanaati değiştirecek nitelikte herhangi bir yeni bulguya ulaşılamamıştır. Tasarımsal ve sektörel açıdan; Teknik incelemede tespit edilen tasarımlar, dosyaya sunduğumuz önceki tarihli kök rapor ve ek raporda detaylı olarak incelenmiş olup eksik bir inceleme söz konusu değildir. Tekrardan kaçınmak adına ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, önceki tarihli kök ve ek raporumuza atıf yaptığımızı, farklı bir sonuca varılmasını gerektiren bir durum bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır. Asıl dava, davacıya ait ... tescil numaralı tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasına dayalı olarak, tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi talebi kapsamında haksız kullanıldığı iddia olunan tasarımın tümüyle sökülerek imha edilmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerine, birleşen dava ise, birleşen dava davalısı/asıl dava davacısı adına tescilli ... tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin (bunun kabul görmemesi halinde tescil belgesi içerisinde yer alan ... Sıradaki yüzey deseni tasarımının) hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir. Asıl davada ; Davacı taraf , davalı ...'ın uygulayıcı yüklenici , davalı ... A.Ş'nin ise yerin sahibi ve işletmecisi olması sebebiyle; "..." isimli restaurantta, davacıya ait ... sayılı tescilli tasarımın, mekan zeminlerinde haksız ve hukuka aykırı bir biçimde izinsiz kullanılması iddiasına dayanarak, öncelikle haksız kullanılan tasarımın sökülerek imha edilmesi ve davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiştir. Davaya konu anlaşmazlık konusu edilen ürünlerin “Yüzey deseni” tasarımına ilişkin olduğu görülmektedir. Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve taraf delilleriyle birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... A.Ş ’ye ait ... çoklu tasarımın ... numarasında yer alan “Yüzey tasarımı”na ait desenin çeşitli renk ve şekillerde taş parçalarının bir araya getirilmesiyle oluşturulduğu, koyu kumlu gri tonlarındaki zemini oluşturan arka fon üzerine düzensiz ve farklı boyutlarda konumlandırılmış siyah, beyaz, sarı ve somon renklerin bulunduğu ince dikdörtgeni andıran fakat kısa kenarları ve genişlikleri birbirinden farklı şekillerin yer aldığı, her bir taş parçasının, diğer taşlarla birbiri ardına paralel şekilde sıklıkta yerleştirildiği ve desen kompozisyonu yapılırken her bir şeklin aralarında ufak eşit ölçüde boşluklar bırakıldığı gözlemlenmiştir. Davaya konu, "..."ın zemininde bulunan desen tasarımının ise çeşitli renk ve şekillerde taş parçalarının bir araya getirilmesiyle oluşturulduğu, koyu kumlu gri tonlarındaki zemin oluşturan arka fon üzerine aynı genişliğe sahip, birbirinden farklı uzunlukta uçları düz kesimli sarı, siyah ve turuncu renklerden oluşan çizgiler bulunduğu, zemin üzerine konumlandırılan çizgilerin orta kalınlıkta ve farklı uzunluklarda dizilmiş ve birbirinden belirgin şekilde ayrılmış olduğu ancak birbirini tamamlayıcı bir düzen içinde yerleştirildikleri anlaşılmaktadır. Davacı adına tescilli desen tasarımında kullanılan desen elemanlarının, küçük ölçekte tasarlandığı, daha sık aralıklarda yerleştirildiği ve yüzey üzerinde yoğun bir görsel etki oluşturduğu,...zemininde bulunan desen tasarımında ise desen elemanlarının daha büyük ölçekte tasarlandığı ve aralarındaki boşlukların daha geniş bırakılarak daha açık ve ferah bir görsel algı yarattığı, davacı adına tescilli desen tasarımında kullanılan desen elemanlarının paralel yerleşiminin daha sık ve yoğun bir tekrarlama düzenine sahip olduğu, elemanlar arasındaki boşluğun minimal olduğu, ... zemininde bulunan desen tasarımında ise desen elemanlarının paralel sıralanışının daha seyrek bir tekrarlama düzenine sahip olduğu ve elemanlar arasındaki boşluk artırılarak, daha az yoğun bir düzen elde edildiği, davacı adına tescilli desen tasarımında sık ve küçük ölçekli detaylarla daha dinamik ve karmaşık bir görsel his algısı yaratarak yüzeyin detaylı ve yoğun görünmesini sağlandığı, ... zemininde bulunan desen tasarımında ise geniş ölçekli elemanlar ve seyrek düzen ile daha sakin, sade ve düzenli bir algı yaratarak yüzeyin daha minimalist bir görüntüye sahip olduğu, her iki tasarımda da gri fon, desenin ana vurgusunu ön plana çıkarmak için nötr bir zemin işlevi görse de, davacı adına tescilli tasarımda sık tekrarlanan küçük elemanlar gri fon ile daha az kontrast oluşturması ile, desenin daha homojen görünmesine neden olduğu, ...zemininde bulunan desen tasarımında ise geniş elemanlar gri fon ile daha belirgin bir kontrast oluşturduğundan desenin daha net algılanmasına yardımcı olduğu, sonuç olarak, bilgilenmiş bir kullanıcının, her iki tasarımda da geometrik unsurların (dikdörtgene benzer elemanlar) ve paralel sıralanmış düzenin temel benzerlikler olduğunu fark edebileceği, ancak davaya konu her iki desen tasarımındaki elemanların boyutu, yoğunluğu ve yerleşim aralığı gibi bu farklı detaylar genel izlenimi değiştirdiği için bu iki tasarım bilgilenmiş kullanıcı nezdinde birbirinden ayırt edebileceğinden genel algıda farklılık yarattığı, iki desen de benzer temel unsurlar (gri fon, paralel sıralanmış dikdörtgen formlar) taşıdığı için görsel bir ilişki kurulsa da boyut, yoğunluk ve düzen farklılıkları nedeniyle birbirinden farklı genel izlenim yarattığından genel izlenim bakımından birbirinden farklı olduğu kanaatine varılmakla, davacının, ispatlanamayan tasarım hakkına tecavüz davasının ve bağlı taleplerinin tümden reddine karar verilmiştir. Birleşen davada ; Davacı taraf, davalı adına tescilli ... tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin (bunun kabul görmemesi halinde tescil belgesi içerisinde yer alan ... Sıradaki yüzey deseni tasarımının) yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olmadığını belitilerek hükümsüzlüğünü talep etmiştir. Davacı tarafından sunulan, internet sitesinde yayınlanan ve davalının tescilli tasarımına benzer olduğu belirtilen linkler ve görseller teknik bilirkişilerce incelenmiş, bu doğrultuda görseller dosya kapsamına sunulmuş, bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ve taraf delilleriyle birlikte incelendiğinde, teknik bilirkişi raporu ile tespit olunduğu üzere, incelenen ve değerlendirmeye tabi tutulan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkilerinin farklı olduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları anlaşılmış, davacı tarafın yenilik/ayırtedicilik, daha önce kamuya sunulma ve benzerlik iddiaları tek tek ve gerekçeli olarak karşılaştırılmak sureti ile detaylandırılarak bilirkişi ek raporunda karşılanmış, birleşen davaya konu incelenen davacı tasarımları ile davalı tarafından sunulan tasarımların yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğundan davalıya ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olduğu anlaşılarak hükümsüzlük talebinin ispatlanamadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı tümden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Asıl dava yönünden: 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 17.136,82 TL harçtan düşümü ile artan 16.521,42 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden; a-Tecavüzün önlenmesi davası yönünden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, b-Maddi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 3.473,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, c-Manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Arabuluculuk sırasında suç üstü ödeneğinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin haksız çıkan davacı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Mahkememizin Birleşen 2024/187 Esas sayılı dosyası yönünden: 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/101, K. 2026/58, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-101-e-2026-58-k-f8dbd09ba35b