İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1004 E. 2025/973 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1004
- Karar No
- 2025/973
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1004 Esas KARAR NO: 2025/973 DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 30/12/2024 KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ------- nezdinde ------ poliçe no'lu ---- sigortalısı -----plakalı aracın sebep olduğu 11.07.2023 tarihli kaza nedeni ile, müvekkile ait ---- plakalı araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği,------plakalı araç, gerçekleşen kazada %100 kusurlu olduğu, davalı sigortalısına ait ----plakalı kapalı kasa kamyon cinsindeki araç, arka kapağı açık bir şekilde rampaya paralel olarak durmaktayken, müvekkili şirkete ait araç, kendisine ayrılmış rampaya geri geri park haline geçtiği sırada herhangi bir uyarı vermeksizin ve kontrolsüzce arka kapağı açık halde geri geri gelerek, müvekkilin aracının sol yan kısmına çarptığı ve aracı sağa doğru savurduğu, olayın gerçekleştiği ana ilişkin video kaydı ilgili bölge emniyet birimlerinin yardımı ile temin edildiği ve mahkemeye sunulacağı, kaza akabinde taraflar kazanın oluş şekli konusunda anlaşamayarak kaza tespit tutanağı tanzim edildiği,----- plakalı araç sürücüsü gerçeğe aykırı beyanlar ile kaza tespit tutanağını imzaladıkları, müvekkili şirkete ait aracın hasar fotoğrafları ve onarılan parçaları incelendiğinde -----plakalı araç sürücüsünün beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu açıkça anlaşıldığ, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücü %50 olarak tespit edilmişse de, kasko sigortacısı olan ---- kusura ilişkin itirazın ---- tarihinde sunulduğu,----Tarafından ise itiraza cevaben sigorta şirketlerinin kusur konusunda karşılıklı olarak anlaşamadığı bu nedenle kusur değerlendirmesinin komisyon tarafından yapıldığı bildirildiği, bu nedenle tespit edilen kusur oranına da itiraz ettikleri, kusur raporu alınmasını, kaza sonucu müvekkiline ait ---- plakalı araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğinden, müvekkiline ait aracın maddi hasarı ------- poliçesinden 47.019,43-TL olarak tazmin edildiği, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla HMK madde 107 uyarınca alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenmediğinden ve yapılacak yargılama sonucunda alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda bedeli artırılmak üzere 2.000,00 TL reel değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın -------- ihbarını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın ---- numaralı---- sigorta teminatı altına alınmış olan ---- plakalı aracın, ----- plakalı araçla kaza sebebiyle oluşan hasar yönünden açıldığı, söz konusu hasar sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmini talepli müvekkili şirkete ihbar yapıldığını ve söz konusu ihbar üzerine müvekkili şirket nezdinde ----- hasar dosyası açıldığı, hasar sonucu başvuranın aracı kasko’dan onarıldığı için kasko sigortacısı ------ numaralı hasar dosyasından rücuen ödeme yapıldığı, aleyhe hüküm kurulacaksa da kaza tarihindeki limitin göz önünde bulundurulmasını talep ettikleri, davayı kabul anlamına gelmemek üzere iş bu davanın kısmi dava olarak açılması gerekirken belirsiz alacak davası olarak açılması usuli bir eksiklik olduğu, dava şartı olan hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiği, değer kaybı talebine ilişkin yeterli ödeme yapıldığı ve müvekkili şirketin kazadan kaynaklı başkaca sorumluluğu bulunmadığından davanır reddini savunmuştur.
İNCELEME V GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araçta oluşan maddi zararın, bakiye değer kaybının tazminine ilişkin olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan kök raporda özetle; kusur yönünden yapılan değerlendirmede;----- plakalı araç sürücüsü ---- çalışma bölgesinde geri gitmeden önce geri gideceği alanı iyice kontrol etmesi, geri manevrasının güvenli olduğu takdirde devam etmesi gerekirken veya gerisini göremediği halde geri manevra esnasında arkasını kontrol edebilecek bir gözcü koyması gerekirken güvensiz ve tehlikeli bir geri manevra yapmış, dava konusu kazaya sebebiyet verdiği, ------plakalı araç sürücüsü ---- KTK ve KTY’nde belirtilen kuralları ihlal etmiş, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmış olup meydana gelen kazada asli ve %100 kusurlu olduğu,--- plakalı araç sürücüsü ---- plakalı araç sürücüsü---- tesis içinde nizami seyri sırasında kamyonetinin geri gelmesi ve kendisine çarpması şeklinde oluşan kazada herhangi bir kusuru olmadığı kanaatine varıldığı, ----eksperlerinin kamera görüntüleri olmadan kusur tespiti yaptıkları, bu nedenle hatalı tespitte bulundukları nedeni ile ----- eksperlerinin %50-%50 kusur tespitine iştirak edilmediği belirtilmiştir. Hasar yönünden yapılan incelemede: ---- plakalı araç, -------kilometrede dizel yakıtlı, 02.01.2023 trafiğe çıkış tarihli, kaza tarihinde 6 aylık ticari kamyonet olduğu, -----kayıtlarında ve dosya kapsamında davaya konu ------- plakalı aracın davaya konu kazası öncesi karışmış olduğu bir kazası görülmediği, Araç rayiç değeri: Yapılan piyasa araştırmasında aracın kaza tarihi itibarı ile --------model sıfır emsal aracın 967.700 TL olduğu görüldüğü, bu değer dikkate alınarak davaya konu araç için ------model olması ve kilometresi dikkate alınarak 880.000 TL rayiç değer takdir edildiği, emsal araç----- yılı sıfır fiyatları belirtildiği, davalı------ plakalı vasıtanın ----başlangıç----bitiş tarihli ----sayılı poliçe ile ---- mevcut bulunmaktadır.Poliçe teminatı maddi araç başı 120.000 TL olduğu, davacı taraf davadan önce 27.11.2023 tarihinde sigorta şirketine başvurmuş ve davalı sigorta şirketi 11.12.2023 tarihinde 9.750 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığı, heyette yer alan teknik bilirkişi davacı aracında oluşan değer kaybını 40.000 TL ve davalı tarafa sigortalı ------- plakalı vasıtayı % 100 kusurlu bulmakla, davalı sigorta şirketinin ödediği 9.750 TL'nin tenzili sonrasında bakiye 30.250 TL değer kaybı yönünden sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varıldığı, davacı 27.11.2023 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapmış ve sigorta şirketi KTK 99 madde kapsamında 8 iş günü sonunda 07.12.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya sebebiyet veren aracın ticari olduğu dikkate alındığında davacının avans faizi talep edebileceği beyan edilmiş, raporun sonuç kısmında; Kusur yönünden değerlendirme: ---- plakalı araç sürücüsü ----- meydana gelen kazada asli ve %100 kusurlu olduğu, ---plakalı araç sürücüsü ----- meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, Değer kaybı bedelinin 40.000 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin davadan önce 9.750 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, bu ödemenin tenzili sonrası bakiye 30.250 TL değer kaybından sorumlu olacağı, Sigorta şirketinin---- tarihinde temerrüde düştüğü mütala edilmiştir. Davacı vekilinin 30/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, 30.250-TL bakiye reel değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davanın kabulüne karar verilmesini beyan etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, ----- motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir------2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir---------Davalı ---- plakalı aracın ---- sigortacısı, dava dışı ------- ait araç maliki olduğu, kaza poliçe teminat tarihleri içerisinde 11/07/2023 tarihinde gerçekleşmiştir. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada ------ plakalı araç sürücüsü ---- meydana gelen kazada asli ve %100 kusurlu olduğu,------plakalı araç sürücüsü ----meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, Değer kaybı bedelinin 40.000 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin davadan önce 9.750 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, bu ödemenin tenzili sonrası bakiye 30.250 TL değer kaybından sorumlu olacağı, Sigorta şirketinin 07.12.2023 tarihinde temerrüde düştüğü poliçe teminat limiti içinde kaldığı ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu, tüm dosya kapsamı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında meydana değer kaybı zararından sorumlu olacağı değerlendirilerek yapılan ödemelerin tenzili ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Kabulüne karar verilen miktarlara davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE, 1-30.250,00 TL bakiye değer kaybı kısmi ödeme tarihi olan 11/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Karar harcı 2.066,37 TL 'den davacı tarafça dava açışı sırasında peşin yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 482,44 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 1.156,33 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 482,44 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.337,64 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, 100,00 TL ve bilirkişi ücreti 13.000,00 TL olmak üzere toplam 13.100,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2025