İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1004 E. 2025/309 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1004
- Karar No
- 2025/309
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/1004 Esas KARAR NO:2025/309 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ: 09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket -----İle davalı ------------- arasında ticari ilişki olduğu, İşbu ticari ilişkide müvekkili şirket zarara uğratılarak borç altında bırakıldığı, müvekkili şirket ticari ilişkiden kaynaklanan tüm sorumlulukarını tam ve eksiksiz yerine getirirken davalı şirket ticari ilişkiye aykırı hareket ettiğini, davalı taraf, müvekkil firmaya olan borcunu ısrarla ödemekten kaçındığı, bu nedenle davalı şirket aleyhine------------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı şirketçe işbu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği, borçlunun bu kötüniyetli ve mesnetsiz itirazı müvekkilin hak kaybına uğramasına sebebiyet verdiğinden bu nedenle haksız yere yapılan borca itirazı kabul etmediklerinden bahisle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; gerekli şartlar oluşmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiği, dava konusu uyuşmazlık, müvekkili tarafından yapılan itirazın iptali talebi üzerine şekillendiği, davacı taraf, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddiasıyla icra-inkar tazminatı talebinde bulunduğu, somut olayın özellikleri ve yasal düzenlemeler çerçevesinde, bu talebin hukuka uygun olmadığını, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine, davacı şirketin kötü niyetli ve haksız icra takibi nedeniyle müvekkil şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 08/05/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu , ayrıca karşı tarafla herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirdiği görüldü.Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29.600,67 TL harcın mahsubu ile kalan bakiye 28.985,27 TL nin davacıya iadesine, 3-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.