İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/77 E. 2025/66 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/77
- Karar No
- 2025/66
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/77 Esas KARAR NO : 2025/66
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2019 KARAR TARİHİ : 24/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının, ortağı ve yetkilisi olduğu ..... Taahhüt Emlak İnş. Tur. Gıda Ak.San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ..... plaka sayılı araç ile 17.09.2014 tarihinde İzmir istikametinden Çanakkale istikametine doğru emniyet kemeri takılı normal seyir halinde ilerlediği esnada havanın yağışlı olmasından kaynaklı direksiyon hakimiyetini sağlayamayıp yolun orta kısmında bulunan bariyerlere çarptığını ve sonrasında yol kenarında bulunan çukur kısıma aracın düşmesi sonucu tek taraflı olarak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazadan dolayı davaya konu aracın pert olduğunu, yaşanılan büyük çaplı kaza neticesinde aracın hiç bir hava yastığı açılmadığını, kaza neticesinde aracın kaput bölümü şoför koltuğuna kadar hasara uğradığını, normal şartlarda hava yastığının otomobilin ani bir şekilde darbe alıp hız kestiğinde elektronik sensörler tarafından darbe ve hız değişimi tespit edilerek açılmasının gerektiğini ancak müvekkilinin kemerinin takılı olmasına rağmen kaza esnasında hava yastıklarının açılmaması can güvenliğini ciddi bir şekilde tehlikeye attığını, kaza sonrasında kolluk kuvvetleri tarafından tutulan tutanaktan, aracın kaza sonrası aldığı hasardan da kolayca anlaşılabileceği gibi hava yastığının açılması için bütün şartlar meydana gelmesine rağmen hava yastıklarının açılmaması araçta ayıp olduğunu açıkça gösterdiğini müvekkilinin yaşamış olduğu kaza neticesinde dava konusu araçta bulunan hava yastıklarının hiç birinin açılmaması sebebiyle duyduğu elem ve ızdırabın hafifletilmesi gayesiyle 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı ..... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça ikrar edildiği ve aracın getirilecek ruhsat ve tescil kayıtlarından görüleceği üzere, dava konusu araç davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ..... Taahhüt Emlak İnş. Tur. Gıda San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. şirketi adına kayıtlı olduğunu, dava görevsiz mahkemede ikame edildiğini, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının manevi zarara uğradığını iddia ettiği kaza 17/09/2014 tarihinde gerçekleştiğini, açılan bu davanın ise 26/11/2019 tarihinde 5 yıl 2 ay sonra ikame ettiğini, davanın zaman aşımı süresi ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin olmadığını, aracın hava yastığı sisteminde hiçbir ayıbın bulunmadığını, davanın görevsiz mahkemede açılması, -davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması, müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmaması, davacının tazminat talebinin zaman aşımına uğraması sebepleriyle usulden, dava konusu aracın hava yastığı sisteminde hiçbir ayıp bulunmaması ve davacının manevi zararın oluşmaması sebepleriyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı ..... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesine özetle; Davacının dava dilekçesinde ..... Taahhüt Emlak İnş. Tur. Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, kazaya konu ..... plaka sayılı aracın da ..... Taahhüt Emlak İnş. Tur. Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğunu, davacı tarafın ticari amaç ile hareket ettiği, bizatihi davacının tacir olduğunu , davacının 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/k maddesinde tanımlanan “Tüketici” olarak kabul edilemeyeceği gibi, davacının ortağı ve yetkilisi olduğunu beyan ettiği ...... Taahhüt Emlak İnş. Tur. Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirket tarafından satın alınan ve halen anılan şirket adına kayıtlı olan kazaya konu ..... plaka sayılı aracın satış işleminin de 6502 Sayılı Kanun’un 3/l maddesi anlamında “Tüketici işlemi” olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, somut olayda 6502 Sayılı Kanun’dan kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı ve buna bağlı olarak Tüketici Mahkemelerinin görevli olmadığını, iş bu davada mahkemenin görevli olmadığını, görevli ve yetkili mahkemelerin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının 10 KC 49 plaka sayılı aracın satış sözleşmesinin alıcı tarafı olmaması, söz konusu aracın maliki de bulunmaması karşısında, satış sözleşmesinin sözleşeni (akidi) olmayan davacının anılan satış sözleşmesine konu aracın gizli ayıplı olduğu yolunda iddia ileri süremeyeceğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zaman aşımı itirazının ve hak düşürücü süre içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının iddia ettiği trafik kazası olayı ve bu kaza nedeniyle hava yastıklarının açılmamış olduğu olgusu, dava dilekçesinde ve delil dilekçesinde ispatlanmamakla beraber, olayda, davalı müvekkili ..... Otomotiv'in kusuru ile meydana gelmiş bir zararının olmadığını, müvekkili şirketin kusurlu bir davranışı, ihmali bulunmadığını, davanın öncelikle görev yönünden dava şartı yokluğundan reddine, davanın öncelikle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması yönünden husumet yokluğundan reddine, davanın zaman aşımı itirazı ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması yönünden usulden reddine, esasa girilmesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacının 17/09/2014 tarihinde yaşamış olduğu kaza neticesinde 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir. -Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. -Mahkememizce araç servis kayıtları, kazaya ilişkin fotoğraf ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -Davacı taraf ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirket adına kayıtlı ...... plakalı aracı kullanmaktayken 17/09/2024 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralandığını, aracın hava yastıklarının açılmaması ve görevini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin kazada zarar gördüğünü, markaya olan güvenini yitirdiğini ileri sürerek aracın ithalatçısı ve satıcısı aleyhine eldeki davayı açmıştır. -Mahkememiz dosyası, dosyada mevcut tutanak, resim ve servis kayıtlarıyla bağlı kalınarak 17/09/2014 tarihinde gerçekleşen kazada dava konusu aracın hava yastıklarının açılmasını gerektirir bir husus bulunup bulunmadığı, varsa bu eksikliğin üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, mevcut haliyle kazadan sonraki araç görüntüleri de nazara alınarak bir tespit yapılıp yapılamayacağı, tespit yapılamıyor ise buna ilişkin teknik gerekçelere yer verilerek rapor düzenlenmesi amacıyla makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 05/07/2024 tarihli raporda özetle; Dosyada mevcut kaza anına ait video kayıtlarında dava konusu aracın ön kısımları ile bariyerlere çarptığı, hasar fotoğraflarından ön kısmında ağır hasar meydana geldiği, motor kaputunun katlandığı, ön deformasyon bölgesinde bulunan elemanların deforme olarak motora yasladığı, motor ve mekanik parçaların hasarlandığı, sağ ve sol şasi kollarının hasara uğradığı, yolcu hava yastığının açıldığı, tampon demiri ve şasi kolu arasında yer alan ve darbenin sönümlenerek şasi kollarında hasar oluşturmasını engellemeye yönelik çalışan çarpışma kutusu (Crash box,), ön tampon, ön panjur, ön farlar ve ön panel sacı, motor kaputu ve ön çamurluklar ile ön bölgede bulunan donanımlar hasar almış olması ön hava yastıklarının açılması için yeter şart olmayabilir ancak aracın şasi kollarına hasarın sirayet ettiği olay yerine ait video kayıtlarında açıkça görüldüğü, diğer yandan dava dosyasında bulunan Ölümlü/Yaralanmalı Kaza Tespit Tutanağında kaza sonrasında sürücünün yaralandığının belirtildiği, hava yastıklarının açılması için gerekli teknik şartların oluşup oluşmadığının tespiti için, kaza anında negatif ivmenin zamana bağlı değişiminin analizinin gerekli olduğu, dava konusu aracın rijit gövde sağ ve sol şasi kolu parçalarında hasar olduğu ve kaza anında hava yastığı koruması altında olan kişinin yaralanmış olduğu birlikte değerlendirildiğinde tasarımı gereği darbeyi sönümleyici özelliği nedeniyle çarpma anında oluşan ve hava yastıklarının açılması için önemli kriter olan negatif (yavaşlama ivmesinin) ivmenin oluştuğu, dava konusu aracın karıştığı kazada hava yastıklarının açılması için gerekli teknik şartların oluştuğu, dava konusu aracın hava yastıklarının açılmaması nedeniyle ayıplı mal olup olmadığı, aracın kullanım kılavuzunda tüketiciye vaat edilen özellikleri taşıyıp taşımadığına bağlı olduğu, hava yastığı sisteminden kaynaklanan ayıplar, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak olması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğu, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davaya konu aracın oluşan kaza nedeniyle ve aldığı darbe sonucunda hava yastıklarının açılmasının gerektiği, hava yastıkları açılmayan aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası, tarafların teknik sebeplere dayanan itirazları sonrası yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosyada mevcut bilirkişi raporu, mevcut tutanak, resim ve servis kayıtlarıyla bağlı kalınarak 17/09/2014 tarihinde gerçekleşen kazada dava konusu aracın hava yastıklarının açılmasını gerektirir bir husus bulunup bulunmadığı, varsa bu eksikliğin üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, mevcut haliyle kazadan sonraki araç görüntüleri de nazara alınarak bir tespit yapılıp yapılamayacağı, tespit yapılamıyor ise buna ilişkin teknik gerekçelere yer verilerek ve tarafların 05/07/2024 tarihinde yer verdiği teknik itirazlarının irdelenerek rapor düzenlenmesi amacıyla dosyanın 3 kişilik otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11/12/2024 tarihli raporda özetle; ...... A.Ş. raporunda, yukarıdaki araçta kurulu olan emniyet sisteminin nasıl çalıştığını açıkladıktan sonra bu olayda sürücü tarafında bulunan direksiyon hava yastığının açılmaması nedenini ‘’ araçta meydana gelen hasarın incelenmesi sonucu sürücü tarafında bulunan direksiyon hava yastığının devreye girmesi için gerekli tetikleme eşiğine ulaşılmammış olduğu, açıkça görüldüğü, çarpma anında ivmenin daha düşük olduğu hızlarda takılı olan bir emniyet kemeri yeterince koruma sağladığından ön hava yastıklarının tetiklenmesine gerek kalmadığını, kaza esnasında, sürücü ve arka koltukta bulunan aktif gergili emniyet kemerleri tetiklendiğini, ön sağ yolsu koltuğu emniyet kemeri takılı olmadığından fonksiyon gereği emniyet kemerinin tetiklenmesi yerine ön sağ yolcu hava yastığı tetiklenmiştir.‘’ şeklinde açıkladığını, bilirkişi raporu ile ...... A.Ş. Raporu arasındaki ayrışma noktasının hava yastığının açılmasını tetikleyecek yüksek negatif ivmeleme eşiğinin ulaşılıp ulaşılmadığı olduğunu, ........ A.Ş., sürücü tarafında bulunan direksiyon hava yastığının açılması tetikleyecek kadar yüksek negatif ivmenin oluşmadığı görüşünde olduğunu, çarpışma şiddetinin, aracın ön kısımlarındaki parçalarının çarpmanın etkisini sönümlediğini ve bunu da araçtaki hasarın aracın Tampon demiri ve şasi kolu arasında yer alan ve darbenin sönümlenerek şasi kollarında hasar oluşturmasını engellemeye yönelik çalışan çarpışma kutusu (Crash box,), ön tampon, ön panjur, ön farlar ve ön panel sacı, motor kaputu ve ön çamurluklar ile ön bölgede bulunan donanımlar hasar almış olması ile açıklandığını, ayrıca emniyet sistemin 2 aşamalı olarak çalıştığını, düşük negatif ivmeleme eşiğinde emniyet kemeri gergi sisteminin yeterince koruma sağladığını, daha yüksek negatif ivmeleme meydana geldiğinde sürücü tarafında bulunan direksiyon hava yastığının devreye gireceğini, bu olayda ön yolcu koltuğu emniyet kemeri takılı olmadığından hava yastığının açıldığını belirttiğini, bilirkişi raporunda ise çarpışmada hava yastığının açılmasını tetikleyecek yüksek negatif ivmeleme eşiğine ulaşıldığı görüşünde olunduğunu, bunu da her çarpışma sonrası aracın rijit gövde sağ ve sol şasi kolu parçalarında hasar olması ve kaza anında hava yastığı koruması altında olan kişinin yaralanmış olması ile gerekçelendirdiğini, kendilerinin de bilirkişi raporunda değerlendirmeye katılarak sürücü tarafında bulunan direksiyon hava yastığının açılması tetikleyecek kadar yüksek negatif ivmenin oluştuğu görüşünde olduklarını, ancak böyle şiddetli çarpmasının sonucu ile aracın rijit gövde sağ ve sol şasi kolu parçalarında hasar meydana gelebileceğini, bir başka deyişle bu olayda aracın ön parçaları çarpmanın şiddetini yeterince sönümlemediği için aracın rijit gövde sağ ve sol şasi kolu parçaları hasar gördüğünü, ayrıca her iki raporda da tespit edildiği üzere ön yan yolcu hava yastığı çarpmanın etkisiyle açıldığını, bu da çarpmanın şiddetini ve yüksek ivmeleme eşiğine ulaşıldığını gösterdiğini, her ne kadar ....... raporunda ön yolcu koltuğu emniyet kemeri takılı olmadığı için hava yastığının açıldığı neden olarak gösterse de ...... Yetkili servisi tarafından yukarıda açıklandığı üzere ivmeleme yüksek olduğunda her zaman emniyet sisteminin 2. aşaması olan hava yastığı açılması (tetiklenmesi) devreye girdiğini, ayrıca ..... raporunda emniyet SRS kumanda arızası olmadığını ve Daimler Arıza Teşhis Yardımcı Sistemi (XENTRY) incelendiğinde sistemde herhangi bir olumsuz bir kayıt bulunamadığını, bununla birlikte sistemde çarpma esnasında ortaya çıkan ivmeleme kayıtları tutulmadığı, burada teknik değerlendirme için ivmeleme kayıtlarının önemli olduğunu, bu bilgiler olmadığında ve araçta meydana gelen hasarın boyutu dikkate alındığında bu olayda direksiyon hava yastığının açılması tetikleyecek kadar yüksek negatif ivmenin oluşmadığı değerlendirmesi yapılamayacağını, dava dosyasında olan bilgi, belge, araç hasar durumu ve kazada ön yan yolcu hava yastığı çarpmanın etkisiyle açılmış olması birlikte değerlendirildiğinde, sürücü tarafında bulunan direksiyon hava yastığının açılmasını tetikleyecek kadar yüksek negatif ivmenin oluştuğu, ancak bu yüksek negatif ivmeleme eşiğinde hava yastığının açılmasını etikleyecek araçtaki mevcut emniyet sisteminin çalışmadığı ve bunun da emniyet istemindeki imalatından kaynaklı bir arızasından dolayı GİZLİ AYIPLI olduğunun değerlendirildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -05/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 11/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür. -Davacı, kaza yaptığı ...... plakalı aracın maliki olmayıp, bu aracın maliki olan ..... Taahhüt Emlak İnş. Tur. Gıda.. Ltd. Şti’nin tek ortağıdır. Bu durumda dava, TBK'nın 49 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış bir manevi tazminat davası olup kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Yasa'nın 50. maddesine göre zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 56/1. maddesine göre ise hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. -Somut olayda hükme esas alınan raporlarda da belirtildiği üzere; bilgi, belge, araç hasar durumu ve kazada ön yan yolcu hava yastığı çarpmanın etkisiyle açılmış olması birlikte değerlendirildiğinde dava konusu kazayı gerçekleştiren araçta kaza anında sürücü tarafında bulunan direksiyon hava yastığının açılmasını tetikleyecek kadar yüksek negatif ivmenin oluştuğu, ancak bu yüksek negatif ivmeleme eşiğinde hava yastığının açılmasını etikleyecek araçtaki mevcut emniyet sisteminin çalışmadığı ve bunun da emniyet istemindeki imalatından kaynaklı bir arızasından dolayı gizli ayıplı olduğu görülmektedir. -Bu haliyle davacı tarafın ayıba ilişkin iddialarının yerinde olduğu, alınan raporlarla sabit olduğu üzere dava konusu aracın ayıplı olduğu, bu nedenle iş bu ayıptan davalı ithalatçı firma olan ...... Anonim Şirketi'nin sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Her ne kadar davacı tarafça işbu dava ikame edilirken ..... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı araç satıcısı sıfatıyla davalı olarak gösterilerek tazminat talep edilmiş ise de davacı ile davalı arasında bir satış sözleşmesinin bulunmadığı, araç satışının davalı tarafından davacının ortağı olduğu dava dışı tüzel kişiye yapıldığı, bu nedenle davacı tarafın davalı taraftan araç satıcısı sıfatıyla manevi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, iş bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. -Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere dava konusu aracın ayıplı olduğu, bu nedenle gerçekleşen kazada davacı tarafın manevi olarak zarar gördüğü sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç ithalatçısı ..... Anonim Şirketi'nin manevi tazminattan sorumlu olduğu kuşkusuzdur. -Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ..... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı ..... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; -30.000,00 TL manevi tazminatın 17/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.049,30-TL karar ve ilam harcının davalı ..... Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 450,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 6.450,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%15.00) göre hesap edilen 967,50-TL'nin davalı ..... Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ..... Anonim Şirketi tarafından yargılama sırasında sarf edilen 10.500,00 -TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%15.00) göre hesap edilen 8.925,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı ..... Anonim Şirketi'ne verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ..... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi tarafından yargılama sırasında sarf edilen 10.500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ..... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ..... Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ..... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..... Anonim Şirketi'ne verilmesine, 8-Davalı ...... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, 9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişi .....'e takdir edilen toplam 7.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan miktarın iadesi kaydıyla) Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin, davalı ..... Otomotiv vekilinin ve davalı ..... vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2025
Katip ..... Hakim..... E-imzalıdır E-imzalıdır