İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/760 E. 2024/1282 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/760
Karar No
2024/1282
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/760 Esas KARAR NO : 2024/1282

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 04/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.02.2023 günü saat 02.40 sıralarında davacının yeğeni ......, davacıya ait ..... plaka sayılı araç ile beraberinde arkadaşı ..... olduğu halde D.100 kuzey transit yolda en sol şeritte seyir halindeyken orta şeritte aşırı süratle seyir halinde olan ...... adına kayıtlı ....... plakalı araç sürücüsü ........, Trafik Kazası Tespit Tutanağına ekli krokide de belirtildiği şekilde, aracının hakimiyetini kaybederek aracının sol kısımlarıyla en sol şeritte doğru istikametteki ....... plaka sayılı aracın sağ kısmına çarptığını, çarpmanın etkisiyle .... plaka sayılı araç en solda bulunan bariyerlere sürtmüş, sürücü ..... aracın hakimiyetini sağlamış kendi şeridine girebildiğini, ........ Plaka sayılı araç ise ...... plaka sayılı araca sol kısmıyla çarptıktan sonra en sağdaki bariyerlere savrularak sürtmüş , oradan da savrularak 100 metre sonra .... plaka sayılı ...... yönetimdeki müvekkilin aracına ikinci kez durduğunu, bu şekilde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşunda davalı sürücü ..... tam kusurlu olduğunu, kaza sonrasında İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü-A Bölgesi Trafik Ekipler Amirliği tarafından maddi hasarlı 06.02.2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı tutulduğunu, bu tutanak doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre davalılardan ..... adına kayıtlı ....... plakalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğunu, davalı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 46/2-c maddesini ihlal ederek söz konusu kazaya sebebiyet verdiği tespit edilerek Trafik kaza tutanağında ......'nın tam kusurlu olduğu yer aldığını, tutanakla da sabit olduğu üzere davalı ...... olayda asli kusurlu olandır ve davacı müvekkilin bu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, doğuş servisinden sigorta şirketi aranarak kazanın bildirildiğini, kazaya ilişkin tutanak ve belgeler iletilerek eksper gönderilmesi talep edildiğini, kaza nedeniyle sürücü ......'ın arkadaşı ..... hafif şekilde yaralanmış , müvekkilin maliki olduğu ..... plakalı ..... marka araçta büyük hasar olmuş ve kullanılmaz hale gelmiş çekici yardımı ile .. Blv. No:55, ...... Esenyurt/İstanbul adresteki ...... Otomotiv Servisine onarımı için götürüldüğünü, müvekkilin ..... Sigorta A.Ş'den düzenlenmiş 21.11.2022 tarih ...... poliçe no.lu "Benim Arabam Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi" olduğundan doğuş servisinden sigorta şirketi aranarak kaza bildirilmiş, kazaya ilişkin tutanak ve belgeler iletilerek eksper gönderilmesi talep edildiğini, Büyükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... D.İş sayılı dosyası ile davacı müvekkilinn aracı üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, Zürich Sigorta A.Ş.'nin eksper göndermeyeceğini ve hasarı karşılamayacağını bildirmesi üzerine, tarafımızdan davacı müvekkile ait araçtaki hasarlı parçalar tutarının, bu hasarlı parçaların onarım ve işçilik giderlerinin, araçta meydana gelen değer ve amortisman kaybının, araçtan yoksun kalma bedelinin tespiti istemiyle Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesine ...... D.İş sayı ile başvuruda bulunulduğunu, mahkemece tayin edilen bilirkişi ...... tarafından aracın bulunduğu ...... Oto Yetkili Servisinde 25.02.2023 günü araç üzerinde inceleme yapıldığını, davalı sigorta şirketleri ..... Sigorta A.Ş. ve ...... Sigorta A.Ş.'ne de tebliğ edilen 02.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda; ...... Plaka sayılı aracın ön kısımlarında, sol yan kısımlarında, ön alt kısımlarında ve iç kısımlarında meydana gelen hasarın , 05.02.2023 tarihli Trafik Kazası Tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, örtüştüğü, ..... plaka sayılı aracın, tespite konu hasarının giderilmesi için gereken toplam harcama tutarının KDV dahil 761.859.75.TL. Olabileceği, ..... Oto Yetkili Servisince düzenlenen 25.02.2023 tarihli Ön İşlem Formunda hasarın giderilmesi İçin 951.267.23 TL. Gerekeceği, aracın bulunduğu ..... Oto Yetkili Servisince düzenlen Servis Ön İşlem Formunda ise hasarın giderilmesi için KDV dahil 951.267.23 TL gerekeceği ancak bu rakamın kesin olmadığı, onarımı sırasında artabileceği de belirtildiği, kazanın oluşunda davacı müvekkilin ..... plaka sayılı aracını kullanan .......'ın aldığı alkol oranının kazanın oluşunda etkisi bulunmadığını, kazanın oluşunda yukarıda belirtildiği şekilde orta şeritte aşırı süratle seyir halinde iken aracının hakimiyetini kaybederek önce aracının sol kısımlarıyla en sol şeritte seyreden ....... yönetimindeki ........ plaka sayılı aracın sağ kısmına çarparak onu en soldaki bariyerlere atan, bariyerlere sürtündükten sonra kendi şeridine geçen araca bu kez sol ön kısmı ile ikinci kez çarpan .... adına kayıtlı ...... plakalı araç sürücüsü ..... tam kusurlu olduğu, müvekkilinin ...... plaka sayılı aracını sevk ve idare eden .......'ın kazanın oluşunda hiçbir kusuru olmadığını, orta şeritteki araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek sol tarafı ile çarpmasına, bariyerlere doğru atmasına karşın aracının hakimiyetini sağlamış, kazanın can kaybı ile sonuçlanmasının önüne geçtiğini, araç içinde bulunan kız arkadaşı da hafif şekilde yaralandığını, araç sürücüsü .......'ın aldığı alkol oranının kazanın oluşunda etkisi bulunmamaktadır. Yüksek Mahkememiz de yerleşik kararlarında " Araç sürücüsün kaç promil alkollü olduğunun sonuca etkisi yoktur. Önemli olan sürücünün alkollü olup olmadığı ve olayın oluş şekline göre kazanın gerçekleşmesinde salt alkolün etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir." denilmiştir.( Y.17.HD. E.2019/4489 K.2020/4293 T.02.07.2020) mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda da, kazanın oluşunda sürücü .......'ın aldığı alkol oranının kazanın oluşunda etken olmadığı, kazanın oluşunda ..... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ......'nın tam kusurlu olduğu anlaşılacağı, izah edilen nedenlerle öncelikle müvekkilinin mağduriyetine neden olmamak için davalı ...... adına kayıtlı ....... plaka sayılı aracın kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak (Trafik Kazası nedeniyle ) fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulü ile bu aşamada gerçek zararın tespit edilmesi mümkün olmadığından şimdilik, 3.000.-TL aracın değer kayıp bedeli alacağı, 3.000.-TL davacının araç mahrumiyet alacağı, 3.000.-TL delil tespiti vekalet ücreti ve yargılama giderleri alacağı, 1.000-TL aracın çekici ile çekilmesi ve otopark ücreti alacağı olmak üzere 10.000TL'nin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, araç mahrumiyet bedelinin kazanın olduğu tarihten yasal faizi ile değer kaybının ise davalıların temerrüde düştükleri tarihten itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline , yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar davacının sevk ve idaresindeki aracın D.100 kuzey transit yolda en sol şeritte seyir halinde iken müvekkilin kullanmakta olduğu aracın hakimiyetini kaybederek sol kısımlarıyla davacı tarafa ait aracın sağ kısımlarına çarptığını kazanın bu şekilde meydana geldiğini iddia etmekte ise de bu iddiaları gerçekleri yansıtmadığını, müvekkili .......'nın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç 05.02.2023 tarihinde d.100 kuzey transit yolda merter-incirli istikametinde yolun en sağ şeridinde seyir halindeyken İstanbul Bahçelievler hizmet hastanesi hizasına geldiğinde üç şeritli yolun orta şeridine geçerek yoluna bu şeritten devam etmek istemiştir. bu esnada üç şeritli yolun sol şeridinde trafiği tehlikeye sokacak şekilde makas atarak, selektör yaparak ve hızlı şekilde seyir eden tutanakta adı geçen ve 0,82 promil alkollü olduğu tespit edilen .......'ın (t.c.k.no:......) sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın önündeki araca çarpmamak için müvekkilinde geçtiği orta şeride direksiyonu kırarak müvekkilinin aracının sol arka tarafına çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, 05.02.2023 tarih ve ..... kaza sıra numaralı Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde tutanağın kendi içerisinde çelişkili olması bir yana kaza yeri krokisinin hatalı çizildiği, fizik kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı şekilde tespitlerin olduğu, bu tespitlerin dilekçemiz ekinde sunulan fotoğraf, video kaydı ve tanık anlatımları ile taban tabana çelişmesi nedeniyle iş bu kaza tespit tutanağına karşı Bakırköy ...... Sulh Ceza Hakimliği'nin ...... d.iş sayılı dosyasından gerekli itiraz yapıldığını, ancak hakimlikçe " Kaza tespit tutanaklarına karşı kanunda doğrudan bir itiraz yolu düzenlenmiş değildir. Uygulamada, tazminat davası açılması veya ceza soruşturmasının başlatılması durumunda kaza tespit tutanağına itiraz mahkemeye veya Cumhuriyet savcılığına yapılmaktadır." gerekçesiyle görev yönünden ret kararı verilmiş iş bu karara karşı tarafımızca itiraz merci yoluna başvurulmuşsa da karar bu yönüyle kesinleştiğini, huzurdaki davaya konu kaza tespit tutanağı incelendiğinde tutanağın 3. sayfasında kazanın özeti bölümünde müvekkilin orta şeritte seyir halindeyken aracın hakimiyetini kaybederek aracının sol kısımlarıyla en sağ şeritte doğru istikamette seyir halinde bulunan ...... plaka sayılı araca çarptığı daha sonra çarpmanın etkisiyle en sağda bulunan bariyerlere çarptığı ve yine daha sonra ....... plaka sayılı araca çarparak durduğu belirtilmiştir. ...... plakalı aracın ilk olarak sol taraftaki bariyerlere sürttüğü daha sonra 100 metre ileride ...... plakalı araç ile tekrar çarpışması sonucu kazanın meydana gelmiş olduğu beyan edildiği, bu kazanın oluşumunda müvekkil .......'nın 2918 sayılı KTK'nın 46/2-c maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığı beyan edilmiş ve sürücü .......'ın alkol muayenesinde 0,82 promil alkollü olduğu ve demir bariyerlerde 24 metre hasar meydana getirdiği belirtildiği, ancak itiraz ettiğimiz tespit tutanağı incelendiğinde tespite yönelik bu beyanların kendi içerisinde çelişkili olduğu gibi tutanağı düzenleyen polis memurlarınca hazırlanan kaza krokisine de uymadığı açık şekilde görülmektedir. müvekkilin aracının hakimiyetini kaybederek "aracının sol kısımlarıyla" "en sağ şeritte bulunan ....... plakalı araca çarptığı" şeklinde tutanak düzenlenmiştir. bir aracın tutanakta belirtildiği gibi sol tarafı ile en sağ şeritte bulunan bir araca çarpması gerek fizik kurallarına gerekse de hayatın olağan akışına aykırı düşmektedir. itiraza konu krokide müvekkilin orta şeritte seyir halinde olduğu ...... plakalı aracın ise en sol şeritte olduğu iddia edilmesine karşın bu şekilde tutanak düzenlenmesi itiraz etme zaruretini doğduğu, kaldı ki müvekkilin aracının çarpışmadan sonra en sağda bulunan bariyerlere çarptığı ve yine daha sonra ...... plakalı araca çarparak durduğu belirtilerek krokide de "araçların son hali" olarak birbirine çarpmış vaziyette müvekkil aracının orta şeritte ..... plakalı aracın ise en sol şeritte durmuş halleri krokide resmedildiği, ancak dilekçe ekinde sunulan fotoğraf ve video kayıtları ile de sabit olduğu üzere "araçların son hali" müvekkile ait araç yolun en sol şeridinde önü ters yöne bakacak şekilde durmuş ...... plakalı araç ise orta şeritte çapraz şekilde durduğu, açıkça görüleceği üzere tutanakta belirtilen araçların son hali ile dilekçemiz ekinde sunulan fotoğraf ve video kayıtlarındaki son hali taban tabana çeliştiğini, yine kaza tespit tutanağı incelendiğinde ...... plakalı aracın ilk olarak sol taraftaki bariyerlere sürttüğü, 24 metre bariyer hasarı olduğu ve 100 metre ileride müvekkilin kullandığı ...... plakalı araç ile tekrar çarpıştığı belirtilmiş ise de iş bu dilekçemiz ekinde sunulan kamera kayıtları ve fotoğraflar incelendiğinde ...... plakalı aracın sol tarafında belirtildiği büyüklükte bariyerlere sürtme izinin olmadığı açıkça görüleceği, ...... plakalı aracın kazadan sonraki fotoğrafları ve video kayıtları incelendiğinde açıkça görüleceği üzere aracın kaza tutanağındaki tespitlerin aksine yanlarından hasar almadığı yalnızca bu aracın müvekkilinin aracının sol arka tarafına çarpmasından kaynaklı sağ ön tarafında ve çarpışmadan sonra direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde sol ön tarafında çarpma hasarı meydana geldiği açık şekilde görüldüğü, kaza tespit tutanağında bariyerlerde 24 metre hasar meydana geldiği tespiti karşısında ...... plakalı araçta sürtmeye yönelik büyük bir hasarın olmadığı fotoğraf ve video kayıtları ile de sabit olduğu, tutanağın eki olan kroki incelendiğinde araçların hasarlı kısımları olarak gösterilen bölümlerin hatalı ve eksik olarak resmedildiği açık şekilde görüleceği, iş bu dilekçemiz ekinde sunulan gerek fotoğraf gerekse de video kayıtları ile de sabit olduğu üzere asıl kazanın oluşumuna sebep olan ve ...... plakalı aracın müvekkilin kullanımında olan ....... plakalı araca sol arka bölümden çarptığını gösteren hasarlı bölüm tutanaklarda hiç yer almadığını, izah olunan sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davacı tarafın usul ve yasa ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı gerçekleri yansıtmayan ve hukuki dayanaklardan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; zarar gören zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurması gerektiği, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi hükmüne göre, "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." bu hüküm gereğince çekme- hurda belgesi de dahil olmak üzere tüm belgelerle beraber zarar görenin ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunması dava şartı olduğunu, davaya konu kazanın ardından davacı, müvekkili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmadığını, müvekkili şirkete ulaşan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, yoksun kalınan günden sorumluluklarının bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ...... plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde 01.12.2022 - 01.12.2023 tarihleri arasında ...... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına kaza tarihi itibariyle azami 100.000,00.-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitlerinin bildirilmesi davayı kabul anlamında olmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1.maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine göre temin olacağı, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesi, izah edilen nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, kusur oranı bakımından ve değer kaybı miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, müvekkili şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun izah edilen nedenlerle azami limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkili şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki talebin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı taraf, davaya konu aracın değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının aracının piyasa değeri basit bir araştırmayla dahi aracına ait piyasa değeri bilgisine ulaşılması mümkün olmadığını, davacı tarafın asgari talebini belirleyemediği iddiası ile, başvuruya konu talepleri kendi içerisinde çelişmediği, bu doğrultuda davacının, huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, “ne var ki, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli değildir. bir davada bilirkişiye başvurulmasına rağmen davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamaz.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu e. .... k. ..... t. 17.11.2020 bu sebeple emsal nitelikteki yargıtay kararı gözetilerek öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın kısmi dava olarak görülmesi ve zamanaşımı kurallarının buna göre uygulanmasını, tazminat talebine konu aracın karıştığı kazada, aracı kullanan sürücünün alkollü olduğu tespit edildiğini, dava konusu kaza 05.02.2023 tarihinde saat gece 02:44'te meydana geldiğini, kaza sonrasında kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, nitekim kaza saatinden bir süre sora alınan alkol ölçümünde dahi davacıya ait ...... plakalı araç sürücüsü .......'ın 0,9-1,5 promil arasında alkollü olduğu tespit edildiğini, kara araçları kasko sigortası genel şartları’nın “teminat dışında kalan zararlar” başlığından düzenlenen a.5. başlıklı hükmünün 5.5 bendine göre, “aracın, uyuşturucu madde veya karayolları trafik yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” sigorta teminatının dışında olduğunu, kara araçları kasko sigortası genel şartları uyarınca sigortalı aracın alkollü kullanılmasının teminat dışı olması nedeniyle tazminat ödemesi yapılmadığını, davacının talebi teminat dışı olup müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacıya ait .......plakalı araç müvekkili şirket nezdinde benim arabam genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, 25.11.2022-25.11.2023 vadeli kasko sigorta poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet klozu uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğu, sigortalısının kusuru oranında araç başına 500.000,00TL ile sınırlı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen talebe dayanak sigorta poliçesi, sözleşme niteliğinde olduğunu, iş bu sözleşmeye dayanarak talepte bulunabilmesi için, sözleşmenin şartlarının taraflarca yerine getirilmesi gerektiği, ancak açıkladığımız üzere davacı taraf poliçe şartlarına uygun davranmadığını, bu sebeple dava konusu talepler teminat dışı olup müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplandığını, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve denetleme kurumu tarafından belirlendiği, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesinde belirtilen esaslar kapsamında değer kaybı taleplerinde yapılacak hesaplamalarda aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasar tutarı ve hasara uğrayan parçaların türüne göre hesaplama yapılması gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğu bakımından limiti aşan taleplerin teminat harici kalmasından ötürü reddine karar verilmesini, dava konusu kaza neticesinde davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tespit edilip aracın pert işlemine uygun olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiği, davacı taraf, dava konusu kaza neticesinde aracında meydana gelen hasarın onarımla giderilemeyecek kadar yüksek olduğunu ve bu nedenle pert işleminin yapılması gerektiğini ileri sürdüğünü, ancak söz konusu iddiaya dayanak, fatura, onarım belgesi veya başkaca denetime elverişli somut bir delil sunulmamış olmakla birlikte araç için trafikten çekme belgesi ya da hurda çekme belgesi dahi alınmadığını, davacı tarafın öncelikle meydana geldiğini iddia ettiği zararı ispat etmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu tazminat talebinin varlığının tespiti zarar gören tarafından talebe ilişkin tüm belgelerin sunulması ile mümkün olabileceği, taraflar arasında düzenlenen poliçe uyarınca, yansıma ve dolaylı zararlar kapsamında değerlendirilecek olan otopark ve çekici masraflarına ilişkin talepler müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu araç mahrumiyet bedeli kasko sigortası kapsamında teminat altına alınan bir zarar olmadığını, dolayısıyla bahsi geçen zarar için davanın, müvekkili şirket yönünden reddi gerektiği davacının mahrumiyet bedeli müvekkili şirket ile sigortalısı arasında akdedilen kasko poliçesi kapsamında olmayıp teminat dışı olduğunu, dolayısıyla talep edilen zararın teminat dışı olması itibarıyla bahsi geçen talebin müvekkili şirket yönünden davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan araçta oluşan değer kaybı ve araç hak mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumu, davacı aracında oluşan değer kaybı, araç mahrumiyet bedeline için bir zararın bulunup bulunmadığı, varsa davalıların ödemesi gereken bedelin ne kadar olduğu noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Bu kazanın oluşumunda; ...... plakalı araç sürücüsü ......’nın şerit değiştirirken gireceği şeritte ilerlemekte olan ifadede belirtilen beyaz renkli aracın geçişini beklemeyerek aniden şerit değiştirerek kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait diğer kusurlardan (46/2-b Aksine bir işaret bulunmadıkça, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte, sürülen araçların emniyetle geçişini beklememek,) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, ...... plakalı araç sürücüsü .......’ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuyla değer kaybına ve araç mahrumiyetine yönelik hesaplama yapılmıştır.Dava dosyasındaki belgelerden, kaza nedeniyle .....Plakalı araçta oluşan nihai zararın 410.509,00.-TL olabileceği, araç mahrumiyet bedelinin KDV dahil 7.600,00.-TL olabileceği belirtilmiştir. Nöroloji yönünden yapılan değerlendirmede sürücü ....... yasal sınırın üzerinde geriye dönük hesaplama ile 0.90 promil alkollü bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Kurulu’nun yerleşik kararları 0-30 mg/dl kan alkol düzeyine sahip sürücülerin aksi tıbben ispatlanıncaya kadar güvenli sürüş kabiliyetinin etkilenmediğinin kabulü gerektiği, 31- 100 mg/dl düzeyinde olan sürücülerde ise bu durumun tespiti için mutlaka en kısa sürede klinik muayenenin yapılması gerektiği şeklindedir. 101 mg/dl üzerindeki sürücülerde ise tam tersi tıbben ispatlanmadığı takdirde güvenli sürüş kabiliyetinin bozulduğu kabul edilmektedir. Sürücü .......’ın kazanın oluşumunda kusurlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Sigortalının sigortacıya karşı sorumlu olması için araç sürücüsünün salt alkol almış olması yeterli olmayıp, aynı zamanda aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olması, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, yasal sınır üzerinde 0.90 promil alkollü olmakla birlikte, nörolojik muayenesi yapılmamış olan, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmayan sürücü .......’ın almış olduğu alkolün kazanın oluşumunda münhasıran etkili olmadığı kanaatine varılmıştır. İtirazlar üzerine alınan bilirkişi ek raporunda araçta oluşan nihai zarar 500.000,00.-TL olarak tespit edilmiş olup bu bedel üzerinden bedel artırım dilekçesi sunulmuştur. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; kusur ve zarar iddiası dosyada mevcut deliller ve hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre maddi zarar ispatlanmıştır. Davacı tarafça araç çekici masrafına yönelik talep de kabul edilmiştir. Araç mahrumiyet zararından sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle bu zarar yönünden sigorta şirketlerine yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın delil tespit dosyasındaki giderlerine yönelik talep ise yargılama giderleri olarak hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a-Araç Değer kaybı olarak 500.000,00TL'nin ve araç çekici masrafı olarak 1.120,00TL'nin 05/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketlerinin poliçe limiti olarak sorumlu tutulmalarına, b-Araç mahrumiyet bedeli olarak 7.600,00TL'nin davalılar ....... 'tan alınarak davacıya verilmesine, c-Araç mahrumiyet bedeli yönünden ....... Sigorta A.Ş ve ....... Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 34.750,66TL ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın 8.605,68TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 25.875,133TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 269,85TL Başvuru Harcı, 269,85TL Peşin Harç, 8.605,68TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 9.145,38TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.167,62TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 32,37TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 15.000,00TL bilirkişi ücreti, 799,50TL posta masrafı, olmak üzere toplam 15.799,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 15.639,67TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 7-Delil tespiti dosyasında(Büyükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesi ...... D.İş) davacı tarafından sarf edilen 2.400,00TL vekalet ücreti 2.000,00TL bilirkişi ücreti 923,80TL posta masrafı ve harç masrafı olmak üzere toplam 5.323,80TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.269,94TL masrafın taleple bağlı kalınarak 5.198,80TL olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 80.308,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.198,79TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı Yunus Emre Bazlama ve Köksal Işık vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024

Katip ...... ¸e-imzalıdır

Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/760, K. 2024/1282, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-760-e-2024-1282-k-bf13a3f00def