İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/724 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/724
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/724 Esas KARAR NO : 2026/141
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/11/2023 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Şirketi'nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği işyerinin, 20.11.2013 tarihinde binanın ortak atık su kanalının tıkanması sonucu geri tepen sular nedeniyle hasara uğradığını, olayın şirketlerine sigortalı kiracının binanın ortak alanından kaynaklanan bina ana tesisat borusunun su saatinden önceki bölümünde meydana gelen arıza sebebiyle meydana geldiğini, bu nedenle ... 14. Sulh Hukuk ... E. (yeni esas) sayılı dosyası ile hasarın meydana geldiği taşınmaz malikleri aleyhine K.M.K. gereği arsa payı oranında rücu davası ikame ettiklerini, bu dosyadan alınan 18.08.2022 tarihli Bilirkişi Raprunda “olay günü aşırı yağmura bağlı olarak sokaktaki ... su kanalının kapasitesinin yetersiz kalması üzerine geri tepen kanalizasyon sularının binanın bodrum katına dolması kaynaklı olduğu”nun belirlendiğini, meydana gelen zarardan ... nin sorumlu olduğunun tespit edilmesi sebebiyle iş bu davanın ikame edildiğini, sigortalı mahalde 23.364,00-TL. tutarında zarar meydana geldiğini ve şirketleri tarafından 03.01.2014 tarihinde sigortalısına ödendiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 23.364,00.- TL nın 03.01.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda müvekkil idarenin filli ile zarar arasında illiyet bağı olmadığından davanın müvekkil idareye yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığı, idare tarafından yapılan incelemede binanın parsel bacasında çekvalf olmadığının tespit edildiğini, su baskını olduğu sırada davalı idareye herhangi bir şikayetin bildirilmediğini, bina dış yalıtımının su girişini engelleyecek şekilde yapılmadığını, zararın meydana gelişinde idarenin eyleminin ve illiyet bağının bulunmadığını beyanla, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ... Belediye Başkanlığı'ndan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., 207 ada 1 parsel sayılı yer ile alakalı olarak bilgi ve belgeleri içerir 1 adet CD, ... 33. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ... Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü'nden 20.11.2023 tarihi ve öncesi bir haftaya ait "Hava Tahmin Raporları" kayıtları, Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, Bilirkişi ..., bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03.11.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesi gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Dava konusu uyuşmazlıkta, işyeri sigortası poliçesi ile sigortalı ... Şti.'nin "..." adresinde kurulu işyerinde kiracı olarak faaliyet gösterdiği esnada, 20.11.2013 tarihinde binanın ortak gider borusunun tıkanması sonucu sızan suyun sigortalının konutunda hasara sebebiyet verdiği, bu nedenle davacı tarafından 03.01.2014 tarihinde 23.364,00-TL'nin dava dışı sigortalısına ödendiği, davacı tarafından 14.11.2014 tarihinde ... 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas (yeni ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas) sayılı dosyası üzerinden işbu davaya konu hasarın meydana geldiği taşınmazın malikleri aleyhine Kat Mülkiyeti Kanunu gereği arsa payı oranları ile sınırlı olmak üzere rücuen tazminat talepli dava açıldığı, söz konusu yargılamada alınan 18.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda, olay günü aşırı yağmura bağlı olarak sokaktaki ... su kanalının kapasitesinin yetersiz kalması üzerine geri tepen kanalizasyon sularının binanın bodrum katına dolması kaynaklı olduğunun tespit ve rapor edildiği, anılan rapor ile birlikte davaya konu hasarın meydana gelmesinde...'nin sorumlu olduğu tespit edildiğinden TTK madde. 1472 v.d. hükümleri gereğince işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında toplanan delillere göre, Mahkememizce dosyanın üç inşaat mühendisi ve bir sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamında taşınmazda meydana gelen su taşmasına ilişkin olayda taraflarının kusur durumu ve kusur oranının belirlenmesi, olayın meydana gelmesindeki etkenlerin tespit edilmesi, sigortalı taşınmazda meydana gelen maddi hasarın belirlenmesi ve maddi zararın miktarı ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin dosya kapsamı ile uyumlu olup olmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği bedel var ise kusuru oranında bedelin ne olduğu, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun, olayın davalıya ait su hattı ile ilgisi olup olmadığı, dolayısıyla davalı bu hattın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumlu olup olmadığı, ya da kusurunun zarar ile illiyet bağı olup olmadığı hususlarında davalı kurumun rücu sorumluluğunun tayini açısından belirleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, tanzim edilen 07.08.2025 tarihli rapora göre, olayın meydana geldiği taşınmazın dükkan/büro olarak kayda geçtiği, sığınağı bulunmadığı, taşınmazda daha önce restorasyon gerçekleştiği ve yağmur sularına karşı önlem alınmasının gerekliliği ve akabine imar durumunda onay verildiği, böylece yapım aşamasında onaysız bir durumun oluşmadığı, meteorolojik raporlara göre olay günü ve öncesinde şiddetli yağışlar oluştuğu ve bu yağışların söz konusu hasarı meydana getirebileceği, rücuya konu poliçe içeriğinden tespit edilen teminat konuları değerlendirilecek olduğunda yer alan özel ve genel teminat kapsamında kalmayan hasar nedeniyle ödenen 23.364,00-TL bedelin halefiyet ilkesi gereği uygun olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarına, ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası içeriğine, hava durumu kayıtlarına ve poliçe içeriğine göre, pis suların kanalizasyon ve fosseptik çukurlarından yağışlar nedeniyle geri tepmesinin işyeri sigorta poliçesi kapsamında bulunduğu ancak poliçede her bir sel ve su baskını hasarından bina ve muhteviyat (bina, emtea, makine, teçhizat, demirbaş ve diğer tesisat) için toplam sigorta bedelinin %27'si oranında muafiyete tabi olduğuna ve söz konusu muafiyet miktarının her bir hasarda toplam için olmak kaydıyle maksimum 125.000,00-TL ile sınırlı kaldığına dair muafiyet tanımlaması yapıldığı, oysa davacı şirketçe sigortalısına toplam 23.364,00-TL ödeme yapıldığı, muafiyet düzenlemesi gereği poliçedeki emtia sigorta bedeli x %27=500.000-TL x %27 =135.000,00-TL muafiyet hesaplanacağı ve fakat ilgili muafiyet notunda her bir hasarda maksimum 125.000,00-TL ile sınırlı tutulacağı, davaya konu hasarda bağımsız eksper marifetiyle hesaplanan hasar tazminat tutarının 23.364,00-TL olduğu, bu haliyle hesaplanan tazminat tutarının muafiyet altı kalacağı, bu sonuçla poliçe özel şartları gereği davacı şirket tarafından yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğu, nitekim sulh hukuk mahkemesinde görülen yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da aynı kanaatin bildirildiği, bu durumda yapılan ödemenin rücu istemine konu olamayacağı (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas...Karar, ...Esas 2019/6330 Karar) anlaşıldığından bilirkişi raporu içeriği de göz önünde bulundurularak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan peşin alınan 399,00-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik olan 333,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 774,00-TL posta ve tebligat gideri ile 30.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.774,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 23.364,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır