İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/694 E. 2024/821 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/694
Karar No
2024/821
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/694 Esas KARAR NO :2024/821

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:23/10/2023 KARAR TARİHİ:20/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...' ile davalı firma arasında servis taşımacılığı sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasında km cinsinden söz konusu faaliyetin güzergahı, günlük ve aylık ücretlendirilmesi, başta olmak üzere birçok hususun kararlaştırıldığını, müvekkilinin 2023 Mart ayında yapılan akide uygun bir şekilde servis taşımacılığı faaliyetini eksiksiz ve özenli bir şekilde yaparak davalıya Mart ayında gösterdiği faaliyetin ve emeğinin karşılığı 20.269,09.-TL'lik hak edişine karşılık 31.03.2023 tarihinde bir fatura kestiğini, bu faturaya davalı tarafından herhangi bir iade faturası veya sözlü ve yazılı itiraz yapılmadığını, müvekkilinin 2023 Nisan ayında yapılan akide uygun bir şekilde servis taşımacılığı faaliyetini eksiksiz ve özenli bir şekilde yaparak davalıya Nisan ayında gösterdiği faaliyetin ve emeğinin karşılığı 4.046,62.-TL'lik hak edişine karşılık 30.04.2023 tarihinde bir fatura daha kestiğini, bu faturaya davalı tarafından herhangi bir iade faturası veya sözlü ve yazılı itiraz yapılmadığını, müvekkilinin bu somut olaylar karşısında mağduriyet yaşadığını, buna bağlı olarak .... İcra Dairesinde ... E. sayılı dosya ile 24.315,71.-TL asıl alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine hukuka uygun olmayan birçok gerekçe sunarak 17.05.2023 tarihli borca itiraz dilekçesi ile itiraz ettiğini beyanla borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itirazı sonucu davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Hiz. Tic. A.Ş.'nin birçok bölgede taşımacılık alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bu hizmeti bazen kendi araçları ile bazen de somut olayda olduğu gibi tedarikçiler aracılığı ile verdiğini, davacının da müvekkili şirket ile aralarındaki sözleşmeye istinaden müvekkilinin tedarikçilerinden olduğunu, davacının, müvekkilinin belirlenen müşterilerine taşımacılık hizmeti verip karşılığında da müvekkili şirkete fatura düzenlediğini, davacının huzurdaki dosyadan verdiği taşımacılık hizmeti karşılığında bakiye alacağının 24.315,71-TL olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkili şirket uhdesinde davacının iddia ettiği gibi bir alacağı bulunmadığını, bu hususun müvekkili şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de ortaya çıkacağını, Şoför... hakkında ahlaka aykırı hareketlerinden dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... S. Sayılı dosyasından şikayette bulunulduğunu, davacının kendisinin ve çalışanın bu tarz ahlaka aykırı hareketlerinden sorumlu olduğunu, davacının her ne kadar dava dilekçesinde kötü niyetli olarak müvekkili şirkete karşı tanzim etmiş olduğu faturalara bir iade ve itiraz söz konusu olmadığını iddia etmiş ise de davacının tüm faturalarının noter kanalı ile iade edildiğini ve faturalara itiraz edildiğini, ayrıca yine alacağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının takip tarihi itibari ile muaccel herhangi bir alacağının olmadığını, taraflar arasında akdedilen Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi yükümlülükler ve ücretlendirme başlıklı madde 3 / 3 'e göre ödemeler hizmet verilen ayın bitiminden itibaren 30 gün içerisinde düzenli olarak fatura karşılığı banka yoluyla ödeneceğini, davacının takibe konu ettiği faturalarda hangi aylara ilişkin verilen hizmet karşılığı faturaların düzenlendiği anlaşılmadığı gibi kesilen faturalardan birinin 30.04.2023 tarihli olduğunu yani 30 günlük vade süresi nazara alındığında 30.05.2023 vade bitimi olacağını, ancak takip tarihi incelendiğinde ise 16.05.2023 olduğunu, bu nedenle davacının icra takibi tarihi ile müvekkilinden muaccel bir alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin 07/02/2024 tarihli celsesinde dosyanın defter ve belge ibraz edilmesi halinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Tüm dava dosyası, iddia, savunma, taraf ticari defterleri ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Taraflar arasında; davacı yanın ... plakalı aracı üzerinden, 10.11.2022 tarihinde bir servis taşımacılığı sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmenin Yükümlülükler ve Ücretlendirme başlıklı 3. Maddesinin 3 bendinde; Taşımacı sözleşme kapsamında çalıştırdığı sözleşmeli taşımacının, sözleşmede belirlenen aylık ödemelerini ve iş akdinin sona ermesi durumundaki hak edilmiş ödemelerini, aralarında yapılan sözleşme hükümlerine göre, hizmet verilen ayın bitiminden itibaren en geç 30 gün içerisinde düzenli olarak fatura karşılığı, banka yoluyla ödeyecektir. Hükmü olduğu, Davacı yan tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların 509 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca; e- arşiv Faturası olduğu, davacı tarafından düzenlenen e- arşiv faturaların; Gib e-fatura Portalı üzerinden davalıya tebliğ edildiği, Davalı şirket tarafından verilen cevap dilekçesinde; davacı yana ait araç şoförünün ahlaka uygun olmayan davranışlar sergilediği ve bu nedenle araca başka şoför ayarlandığı ve zarara uğradıkları yönünde beyanda bulunulmuş ise de; zarar ile ilgili somut gider veya zarar faturaları dilekçe ekinde sunulmadığı, ancak davacı yan tarafından düzenlenen ve ödeme emrine konu edilen faturalar ile ilgili; Davalı şirketin davacı yana ....Noterliği, 16.05.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek; davacı yan tarafından düzenlenen 31.03.2023 Tarih, ... numaralı 20.269,09.-TL bedelli, yine 30.04.2023 Tarih, ... numaralı 4.046,62 TL bedelli fatura ve içeriğine itiraz edildiği ve faturaların ihtarname eşliğinde davacıya geri gönderildiği, HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil eden davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinde ödeme emrine konu faturaların bulunmadığı, bu nedenle bu faturalara ait borç kaydının olmadığı, Davacı yanın TTK 64/3-4 maddesinde sayılan defterleri tutmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu, yine TTK 64/1 maddesine göre bu defterden borç alacak durumunun izlenemeyeceği, sadece ödeme emrine konu edilen ve ödenmeyen fatura toplamlarına göre; davacının, davalıdan (20.269,094.046,62) 24.315,71.TL alacağının olacağı, Davalı şirketin, TTK 18/3 hükümlerine göre davalı yana keşide ettiği ihtarın; TTK 21/2 maddesi hükmü olan 8 gün içerisinde olmadığı, ihtarın ilk fatura tarihinden 45 gün, ikinci fatura tarihinden 16 gün sonra gerçekleştiği,Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. Maddesinin 3. Bendine göre; davacı yan tarafından ödeme emrine konu edilen 30.04.2023 Tarih, ... numaralı 4.046,62 TL bedelli faturanın 30.05.2023 tarihinde muaccel hale geleceği bu nedenle 16.05.2023 tarihli ödeme emrine konu edilemeyeceği, Tüm bu nedenlerle;Davalı şirket tarafından; ... Müdürlüğünün ... Esas dosyasına edilen itirazın 20.269,09.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkememizin 12/06/2024 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi ile; davalının rapora itirazlarında belirtilen faturaların tebliğ edilmediği ve muacceliyetin oluşmadığına ilişkin itirazların değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 02/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: " Tüm dava dosyası, iddia, savunma, taraf ticari defterleri ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Taraflar arasında; davacı yanın ... plakalı aracı üzerinden, 10.11.2022 tarihinde bir servis taşımacılığı sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmenin Yükümlülükler ve Ücretlendirme başlıklı 3. Maddesinin 3 bendinde; Taşımacı sözleşme kapsamında çalıştırdığı sözleşmeli taşımacının, sözleşmede belirlenen aylık ödemelerini ve iş akdinin sona ermesi durumundaki hak edilmiş ödemelerini, aralarında yapılan sözleşme hükümlerine göre, hizmet verilen ayın bitiminden itibaren en geç 30 gün içerisinde düzenli olarak fatura karşılığı, banka yoluyla ödeyecektir. Hükmü olduğu, Yüce Mahkemeniz tarafından 20.11.2024 Tarihli Duruşmada Davacı vekiline davayı konu edilen faturaların davalıya tebliğine ilişkin tebliğ mazbatalarını dosyaya sunmak üzere 2 hafta süre verilmesi yönünde karar kurulduğu, davacı vekili tarafından Yüce Mahkemenize 27.06.2024 Tarihinde aşağıdaki beyanın verildiği, “Müvekkil, e-arşiv fatura olarak düzenlediği faturalarını, aynı gün davalı şirkete elden veya Whatsapp mesajlaşma kanalı ile teslim etmektedir. Dolayısıyla 31/03/2023 ve 30/04/2023 tarihli dava konusu iki fatura, davalı şirkete aynı gün fiziken teslim edilmiştir.”Faturaların tebliğ ve teslimi ile ilgili somut bir delil sunulmadığı, Davalı şirketin davacı yana ....Noterliği, 16.05.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek; davacı yan tarafından düzenlenen 31.03.2023 Tarih, ... numaralı 20.269,09.-TL bedelli, yine 30.04.2023 Tarih, ... numaralı 4.046,62 TL bedelli fatura ve içeriğine itiraz edildiği ve faturaların ihtarname eşliğinde davacıya geri gönderildiği, Ancak davalı şirketin, davacı yana ödeme emri konusu faturaları ihtar eşliğinde geri göndermesinin; davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve ödeme emrine konu edilen faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini gösterdiği, bu durumda davalı şirketin ihtar eşliğinde davacı yana gönderdiği faturaların davacı tarafından süresinde tebliğ edilmediğini, ayrıca ispatlaması gerektiği, çünkü fatura tarihleri baz alındığında, TTK 21/2 hükmüne göre; davacı şirketin davalı faturalarına süresinde itiraz etmediği ve bu nedenle ticari defterlerine işlemese de bu faturalardan sorumlu olması gerektiği,Ayrıca; E- arşiv faturalarının Gelir İdaresi başkanlığı sistemi e-fatura portalı üzerinden direkt tebliğ edilmese de; mükelleflerin kendilerine düzenlenen e- arşiv faturalarını “interaktif Vergi Dairesi adıma gelen faturalar” kısmında gördüğü, Tüm bu nedenlerle Kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı; Davalı şirket tarafından; ... Müdürlüğünün ... Esas dosyasına edilen itirazın 20.269,09.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi kapsamında fatura alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı dava dilekçesinde davalı ile aralarındaki servis taşımacılığı sözleşmesi nedeniyle davalıdan icra takibine konu ettiği fatura alacaklarına ilişkin olarak alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; görev itirazlarının bulunduğunu, davacının çalıştırdığı aracın şöförü tarafından personellerin servis ile iletişim için kurulan whatsapp grubuna uygunsuz fotoğraflar gönderildiğini, bu hususla ilgili olarak İstanbul CBS dosyasında soruşturma dosyasının da açıldığını, davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını beyan etmiş davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Öncelikle davalının görev itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; somut olayda, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi ilişkisi TTK'nun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup taşıma sözleşmesinden kaynaklanan dava mutlak ticari davadır. Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle dava mahkememizce görülüp sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmalarını için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 19/03/2024 tarihli kök bilirkişi raporu ile " davalı şirket tarafından; ... Müdürlüğünün ... Esas dosyasına edilen itirazın 20.269,09.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Taraf itirazlarının değerlendirilmesi için mahkememizce dosyanın ek rapora tevdine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 02/07/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile; " Tüm dava dosyası, iddia, savunma, taraf ticari defterleri ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Taraflar arasında; davacı yanın ... plakalı aracı üzerinden, 10.11.2022 tarihinde bir servis taşımacılığı sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmenin Yükümlülükler ve Ücretlendirme başlıklı 3. Maddesinin 3 bendinde; Taşımacı sözleşme kapsamında çalıştırdığı sözleşmeli taşımacının, sözleşmede belirlenen aylık ödemelerini ve iş akdinin sona ermesi durumundaki hak edilmiş ödemelerini, aralarında yapılan sözleşme hükümlerine göre, hizmet verilen ayın bitiminden itibaren en geç 30 gün içerisinde düzenli olarak fatura karşılığı, banka yoluyla ödeyecektir. Hükmü olduğu, Yüce Mahkemeniz tarafından 20.11.2024 Tarihli Duruşmada Davacı vekiline davayı konu edilen faturaların davalıya tebliğine ilişkin tebliğ mazbatalarını dosyaya sunmak üzere 2 hafta süre verilmesi yönünde karar kurulduğu, davacı vekili tarafından Yüce Mahkemenize 27.06.2024 Tarihinde aşağıdaki beyanın verildiği, “Müvekkil, e-arşiv fatura olarak düzenlediği faturalarını, aynı gün davalı şirkete elden veya Whatsapp mesajlaşma kanalı ile teslim etmektedir. Dolayısıyla 31/03/2023 ve 30/04/2023 tarihli dava konusu iki fatura, davalı şirkete aynı gün fiziken teslim edilmiştir.” Faturaların tebliğ ve teslimi ile ilgili somut bir delil sunulmadığı, Davalı şirketin davacı yana ....Noterliği, 16.05.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek; davacı yan tarafından düzenlenen 31.03.2023 Tarih, ... numaralı 20.269,09.-TL bedelli, yine 30.04.2023 Tarih, ... numaralı 4.046,62 TL bedelli fatura ve içeriğine itiraz edildiği ve faturaların ihtarname eşliğinde davacıya geri gönderildiği, Ancak davalı şirketin, davacı yana ödeme emri konusu faturaları ihtar eşliğinde geri göndermesinin; davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve ödeme emrine konu edilen faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini gösterdiği, bu durumda davalı şirketin ihtar eşliğinde davacı yana gönderdiği faturaların davacı tarafından süresinde tebliğ edilmediğini, ayrıca ispatlaması gerektiği, çünkü fatura tarihleri baz alındığında, TTK 21/2 hükmüne göre; davacı şirketin davalı faturalarına süresinde itiraz etmediği ve bu nedenle ticari defterlerine işlemese de bu faturalardan sorumlu olması gerektiği, Ayrıca; E- arşiv faturalarının Gelir İdaresi başkanlığı sistemi e-fatura portalı üzerinden direkt tebliğ edilmese de; mükelleflerin kendilerine düzenlenen e- arşiv faturalarını “interaktif Vergi Dairesi adıma gelen faturalar” kısmında gördüğü, Tüm bu nedenlerle Kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı; Davalı şirket tarafından; ... Müdürlüğünün ... Esas dosyasına edilen itirazın 20.269,09.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Somut olayda; davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde taşıma ilişkisini inkar etmemiş, ancak davacının aracını kullanan şöförün uygunsuz davranışlarda bulunduğunu, davacının da bu kişinin eylemlerinden sorumlu olduğu itirazında bulunmuştur. Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde bu şekilde beyanlarda bulunmakla birlikte , bu hususa ilişkin olarak davalı tarafından davacıya herhangi bir cezai şart uygulandığına dair bir beyanda bulunmamıştır. Davalının defterlerinin yapılan incelemesinde de davalı tarafından, davacının aleyhine düzenleşmiş bir cezai şart alacağına rastlanmamıştır. Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, terditli olarak beyan edilmesi de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmemektedir. Emsal yüksek mahkeme içtihatlarında da açıklandığı üzere, takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. HD'nin 2017/893 Esas, 2020/2280 Karar sayılı kararı). Takas definin cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir. Davacının (davayı değiştirmeye) muvafakatinin açık (sarih) olması gerekir (m.141,2) Kanundaki (m.141,2) kullanılan "açık" ifadesi nedeniyle zımni muvafakat yeterli değildir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22 Baskı, sh 331). Somut olayda davalı cevap süresi içinde davacının sorumluluğunda olan şöförün uygunsuz davranışlarda bulunduğundan bu eylemlerden davacının da sorumlu olduğundan bahsetmiş ancak açıkça bir takas definde (miktar belirterek) bulunmamıştır. Davalı her ne kadar yargılama aşamasında taraflar arasındaki sözleşmedeki cezai şart maddelerine atıf yaparak beyanlarda bulunmuş ise de davacının, savunmanın genişletilmesine açık bir muvafakati olmadığı gibi davalı tarafça takasa konu edilen miktar da açıkça belirtilmiş değildir. Bu nedenle davalı tarafça usulüne uygun bir takas definde bulunulmadığı değerlendirilmiş, cezai şart da davanın konusu olmayıp takas olarak da ileri sürülmediğinden, CBS dosyasının da yargılamaya katkı sağlamayacağı anlaşılmış ve bu dosya celbedilmeksizin yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin Yükümlülükler ve Ücretlendirme başlıklı 3. Maddesinin 3 bendinde; "Taşımacı sözleşme kapsamında çalıştırdığı sözleşmeli taşımacının, sözleşmede belirlenen aylık ödemelerini ve iş akdinin sona ermesi durumundaki hak edilmiş ödemelerini, aralarında yapılan sözleşme hükümlerine göre, hizmet verilen ayın bitiminden itibaren en geç 30 gün içerisinde düzenli olarak fatura karşılığı banka yoluyla ödeyecektir." hükmü olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. Maddesinin 3. Bendine göre; davacı yan tarafından ödeme emrine konu edilen 30.04.2023 Tarih, ... numaralı 4.046,62 TL bedelli faturanın 30.05.2023 tarihinde muaccel hale geleceği bu nedenle 16.05.2023 tarihli ödeme emrine konu edilemeyeceği açıklanan nedenlerle bu fatura yönünden henüz muacceliyet tarihi gelmeden takip başlatıldığı anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varıldığı, talebe konu diğer fatura yönünden ise ; davalının fatura karşılığı hizmetin kendisine verilmediği yönünde bir savunmasının bulunmadığı, davalının uygunsuz davranış iddiasına ilişkin olay tarihi olarak belirttiği tarihin 07/04/2023 olduğu, mahkememizce kabulüne karar verilen faturanın tarihine bakıldığında bu tarihten önceki döneme ilişkin olduğu, bu hali ile bu tarih öncesinde davacı tarafından davalıya faturaya konu edilen edimlerinin yerine getirildiği kanaatine varıldığı, davalının yukarıda açıklandığı şekli ile usulüne uygun takas defi bulunmadığından ayrıca davacının sorumluluğundaki kişinin eylemlerinden kaynaklı olarak davalı tarafça cezai şart alacağı talep edilmesi halinde bu hususun ayrı bir yargılamanın konusunu oluşturacağı da dikkate alınarak, davacının kabulüne karar verilen fatura alacağı yönünden fatura karşılığı edimini yerine getirdiği ancak davalı tarafça bu fatura alacağına ilişkin bedelin ödenmediği kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, talep fatura alacağından kaynaklanıp likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen kısım üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 -Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile; TAKİBİN 20.269,09-TL asıl alacak üzerinden devamına, davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 20.269,09-TL'nin %20'si oranında olan 4.053,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.384,58 TL harçtan peşin alınan 415,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 969,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 415,26 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 20.269,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 4.046,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 308,25 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 100,00 TL müzekkere ve tebligat gideri ile 2.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.158,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 2.632,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına 8-Davalı tarafça yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti olarak yatırılan yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 133,14 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 10-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 2.600,77 TL'sinin davalıdan, 519,23 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekil ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/694, K. 2024/821, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-694-e-2024-821-k-950d8cf6c620