İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/506 E. 2024/985 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/506
Karar No
2024/985
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : Esas KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... [ VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2021 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Müvekkilinin, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile arasında 12.01.19 a imzalanan Görev Verme Sözleşmesi ve yine ... ile 1990 yılında imzalanan işletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereği görev bölgesinde elektrik dağıtım hizmeti veren bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, elektrik dağıtım faaliyetini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan aldığı dağıtım lisansı ile yürüttüğünü, Müvekkilli tarafından, 27.12.2016 tarihinde kaçak elektrik kullandığı tespit edilen ... A Blok Yönetim Kurulu'na Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, Kaçak elektrik kullanım borcunu ödemeyen bina yönetimi için Kayseri 4.icra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe itiraz etmesi sebebiyle Müvekkili tarafından, icra takibine itirazın iptali amacıyla açılan dava Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedildiğini, Mahkemenin ret gerekçesi; tüm belgelerde "muhatap borçlu olarak ... İnş. Mad. San. Ve Tic. A.Ş.' nin yer alması" şeklinde olup bu karar gereğince "... İnşaat’ın dava konusu borçtan sorumlu olduğu kesinleştiğini, Yerel Mahkemenin bu kararı Müvekkili tarafından istinaf edilmiş olup Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2020 Tarih ... sayılı ilamıyla "istinaf Başvurusunun Esastan Reddine" karar verildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın 20.05.2021 tarih 2021/922 Esas 2021/5154 Karar sayılı ilamıyla da temyiz başvurularının reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, dolayısıyla davalı ... İns. Mad. San. Ve Tic. A.Ş.’nin söz konusu kaçak elektrik kullanım bedelinden sorumlu olduğunu, Davalınınd ... Türk AŞ’ye olan kaçak elektrik borçlarını ödememesi sebebiyle Müvekkilinin yeniden borçluya yönelik bir icra takibi başlattığını, Kayseri Genel icra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 96.413,42-TL asil alacak, 1.079,83-TL gecikme bedeli, 194,37-TL KDV, 73.833,40-TL işlemiş faiz olmak üzere takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz, icra giderleri ve icra vekâlet ücreti ile birlikte alacağının tahsilini talep ettiğini, davalının 05.08.2021 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiğini, takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, borcunu ödemeyen davalı aleyhine dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşmaya varılamadığını, davalının ödeme emirlerinde gösterilen borçlarını ödemediğini, ödediğine dair belge sunulmadığını, Davalının icra takiplerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tüm sebeplerle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Usule ilişkin itirazlarının bulunduğunu, Esasa ilişkin itirazları olarak, müvekkilinin, 02.04.2014 tarihinde Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Gesi Mahallesi, 7735 ada 2 parsel üzerinde inşaat ruhsatı alarak inşaata başladığını, inşaat çalışması bittikten sonra 2014 yılında davacı şirkete borçlarını ödeyip hatta teminatı davacı şirkete aktararak aboneliğinin sonlandırılması talebinde bulunduğunu, aboneliğin sonlandırılarak, elektriğin kesildiğini, binada oturumun 2014 yılı civarında başlamış olduğunu, mesken ruhsatının alınmamış olması nedeniyle şantiye elektriğinin kullanıldığını, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/ 158 E. Sayılı dosyasından 24.09.2014 tarihinde yapılan keşifte binada iki dairede iskân olduğunun görüldüğünü, bu dönemde binada oturan kişilerin elektriği açtırarak kullanmaya başladığını, binada müvekkiline dair çalışma bittiğinden şirketin kullanımının söz konusu olmadığını, davacının sunduğu belgeye göre 08.02.2016-14.11.2016 tarihleri arasında endeksin 19.00 kWh olduğunu ve aktif tüketim bulunmadığını, 27.12.2016 tarihinde ise son endeks 158.545,00 olarak tespit edildiğini ve 30.01.2017 tarihinde 97.687,62-TL bedelli borç fatura tahakkuk ettirildiğini, kaçak elektrik bedelinden sorumlu olan kişinin tespit edilmesinin gerektiğini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesi kaçak elektrik tanımını yaptığını, buna göre; “ (1) c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” maddesinin olaya uygulanabileceğini, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 15.01.2014 tarih 2013/16514 E.,2014/278 Karar Sayılı Kararında “Somut olayda; davacı, davalının elektrik abonesidir. Davacı aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen normal veya kaçak enerji bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte davalıya karşı müteselsilen sorumludur. “denildiğini bu nedenle mahkemece öncelikle müvekkilinin elektrik aboneliğin sonlandırılıp sonlandırılmadığını, eğer sonlanmış ise hangi tarihte sonlandırıldığının belirlenmesini istediklerini, Yargıtay kararları gereğince müvekkilinin aboneliğini iptal ettirmiş ise kaçak elektrik borcundan dolayı sorumlu olmayacağını, Müvekkilinin aboneliğini sonlandırmadan elektrik kullanmasının kacak değil, usulsüz kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve borç miktarının o dönemin tarifesine göre hesaplanması gerektiğini, eğer usulsüz kullanım var ise müvekkili ile birlikte fiili kullanımı gerçekleştirenin de sorumlu olduğundan fiili kullanımı yapan kişilerin davaya dâhil edilmesi gerektiğini, fiili kullananların 2014 yılından 27.12.2016 yılına kadar olan dönemde oturan kişiler olduğunu, bu dönemde binada oturan kişiler ihtarname ve kabullerine göre ...., ...,.., ..., ..., ..., .,., ...., .ve ... olduğunu, belirterek davacının itirazının iptaline ilişkin talebinin usulden reddini, usulden red taleplerinin kabul edilmediği takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacının başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2021/ 34334 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 194,37-TL KDV, 1.079,83-TL gecikme bedeli, 96.413,42-TL asıl alacak, 73.833,40-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.521,02-TL üzerinden takip başlatıldığı, takibin 04/08/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ise 05/08/2021 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın, bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi ile takibe dayanak elektrik faturasındaki birim fiyatların EPDK tarafından yayınlanan " Elektrik faturalarına esas tarife tabloları" na uygun olup olmadığı, uygun değilse davacının talep edebileceği elektrik kullanım bedeline ilişkin ve bu dönemde elektrik abonesinin davalı şirket olup olmadığı, fatura bedelinden sorumlu bulunup bulunmadığına yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş, elektrik mühendisi bilirkişinin Mahkememize sunmuş olduğu 17/05/2022 tarihli raporda özetle; Yapılan incelemede birim fiyatların EPDK’nın yayınladığı “Elektrik faturalarına esas tarife tablolarına” uygun olmadığı, talep edilebilecek kaçak elektrik kullanım bedelin 101.446,88 TL olduğu, 01.09.2010 tarih ve ... referans nolu bağlantı anlaşmasının muhatabının ve 30.01.2017 tarih ve ... referans nolu abone borç bilgileri dökümüne göre abonenin ... İnşaat olduğu, 27.12.2016 tarih 4906 seri numaralı Kaçak/usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağındaki imzalardan anlaşıldığı üzere elektrik kullanımının daireler tarafından gerçekleştiği imzanın ... A Blok Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali ALDEMIR tarafından atıldığı, aboneliğin sonlandırılmaması nedeniyle ... İnşaatın sorumlu olduğu, elektrik enerjisinin kaçak olarak kullanılması yönünden ise daire sahiplerinin sorumlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Dosyanın, tarafların rapora karşı itiraz ve beyanlarının değerlendirilmesi ve talep edilen gecikme bedeli olarak belirtilen bedelin davalıdan talep edilip edilemeyeceği ve miktarı yönünden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu 18/07/2022 tarihli ek rapora özetle; Talep edilebilecek kaçak elektrik kullanım bedelin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42 – (1) a) bendine göre 101.446,88 TL olduğu, talep edilebilecek kaçak elektrik kullanım bedelin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42 – (1) ç) bendine göre 101.457,21 TL olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre, vadesinde ödenmeyen faturalar için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı uygulanmaktadır. Güncel faiz oranı aylık %1,6'dır. Yani gecikme bedelinin davalıdan talep edilebileceği ve bu bedelin: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42 – (1) a) bendine göre (541,05 TL), gecikme Bedeli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42 – (1) ç) bendine göre (541,10 TL) olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacının Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde ... A blok yönetim kurulu aleyhine açmış olduğu dava konusu, elektrik kullanım bedelinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin davada, öncelikle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucu görev yönünden davanın usulden reddine dair 14/05/2018 tarihli gerekçeli kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaması üzerine 11/09/2018 tarihinde kesinleştiği, dosyanın görevsizlik kararı verilmesi üzerine gönderildiği, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosya kapsamında yapılan yargılama sonucu 03/07/2020 tarihli gerekçeli kararla pasif husumet yokluğundan ötürü davanın usulden reddine karar verildiği, verilen hükmün istinaf ve temyiz kanun yollarından geçerek 20/05/2021 tarihinde kesinleştiği, mahkemenin gerekçesinde davacı elektrik dağıtım şirketi ile, davalı kat malikleri yönetim kurulu arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı ve fakat dosyamız davalısı .... A.Ş ile aralarında ... referans nolu 01/09/2010 tarihli bağlantı anlaşması bulunduğu ifade edilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında söz konusu elektrik tüketim bedelinin tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine duran icra takibinde itirazını iptali ve takibin devamına dair bu dava açılmıştır. Takip konusu alacak Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda bahse konu usulden red kararı ile sonuçlanan takip konusu ... referans numaralı elektrik borcu ve bu borca işletilen gecikme bedeli, KDV ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.521,02-TL alacak ise de davacı tarafça, dava konusu edilen tutar takipte belirtilen 96.413,42-TL' lik asıl alacak tutarıdır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen 19/01/2023 tarih... sayılı davanın kabulüne ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu Kayseri BAM 6. HD'nin 27/04/2023 tarih ... -... sayılı kararı ile; "Davacı, icra takip talebinde asıl alacak,gecikme bedeli,KDV ve işlemiş faiz kalemleri olmak üzere toplam 171.521,02TL alacağın TCMB'nin kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden temerrüt faiziyle tahsilini talep ederken dava dilekçesinin "DAVA KONUSU" başlıklı kısımda başlatılan takibe davalının itiraz ettiği belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiş, söz konusu dava dilekçesinin "SONUÇ VE İSTEM" kısmında ise fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tüm feriler hariç 96.413,42TL asıl alacak üzerinden takibin devamı ve takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması talep ettiği görüldüğünden her iki bölümdeki beyanları ve talebi arasında çelişki ve müphemlik bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece HMK 31. Md uyarınca öncelikle davacı yandan dava dilekçesindeki talebinin tam olarak ne olduğu yani takibin (takip talebi/ödeme emrindeki) tüm alacak yönünden mi yoksa zikredilen asıl alacakla sınırlı olarak mı kaldığı yerden devamının istendiği açıklattırılarak, eğer talebinin asıl alacakla sınırlı ise HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak, aksine tüm alacak kalemleri yönünden olduğu anlaşılır ise dava dilekçesindeki harca esas değerin 96.413,42 TL olarak gösterilmiş olması nedeniyle toplam takip ve dava değeri üzerinden eksik harcın ikmâl ettirilmesi ve ondan sonra müteakip işlemlere devam edilmesi,tüm takip miktarı üzerinden itirazın iptali isteniyorsa ve buna göre eksik harç da ikmal edilir ise bu sefer de takip talebi/ödeme emrindeki herbir alacak kaleminin türü ve talep miktarları gözetilerek ve yine işbu herbir alacak kalemi yönünden olmak üzere,icra takip tarihi itibariyle tarafların alacak-borç durumlarının ne olduğu ve miktarları yönünden olmak üzere ayrıntılı,gerekçeli ve denetime elverişli şekilde bilirkişi hesabı (Gerektiğinde bu yönlerden, daha önce rapor vermiş olan bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle) yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." şeklindeki gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya yeniden mahkememize gönderilmekle, yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.

BAM kaldırma kararı uyarınca davacı vekilinin beyanı alınmış olup, davacı vekili duruşmadaki beyanında; "BAM kararı gerekçesi neticesinde tüm alacak kalemlerini talep ederiz, gerekli eksik harcı tamamlayalım" şeklinde beyanda bulunmuş, bunun üzerine davacı tarafa takip çıkış tutarı olan 171.521,02-TL üzerinden belirlenen peşin harç tutarını hesaplayıp yatırdığı ,1.646,51-TL'yi mahsup etmek suretiyle bakiye peşin harcı tamamlamak üzere sure verilmiş, verilen süre içerisinde davacı vekilinin 2.869,37-TL tamamlama harcı yatırdığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 23/05/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın ve eklerinin önceki bilirkişiye tevdii ile; BAM kaldırma kararında belirtilen sebep ve gerekçeleri karşılayacak şekilde ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının takip konusu kaçak kullanım sebebiyle davalıdan takip tarihi itibariyle 96.413,42 anapara ve 74.373,31 işlemiş faiz olmak üzere 170.786,31 alacağının hesaplandığı bildirilmiştir. BAM kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporu, ve kaldırma kararı sonrası alınan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere kaçak/ usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağına göre kesilmiş olan elektriğin, sayaçtan bağlantısının yapılarak açıldığı, kullanılan enerji miktarının tespit edilebildiği, tutanak içeriğinin davacı kurum kayıtları ile uyumlu olduğu, kullanılan enerji bedelinin vergiler dahil 96.413,42-TL olduğu, işlemiş faiz tutarının 73.833,40-TL ve gecikme bedelinin 539,91-TL olduğu bu haliyle davacının başlatmış olduğu icra takibinin kısmen yerinde olduğu, davacının takip talebinde istemiş olduğu gecikme bedeli ve KDV şeklindeki alacak kalemleri yönünden taleplerinin kısmen yerinde olmadığı, dolayısıyla davacının başlatmış olduğu icra takibinin kısmen yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile benimsenen bilirkişi raporundaki asıl alacak ve işlemiş faiz tutarları yönünden itirazın iptali takibin devamına karar vermek gerekmiş ve aşağıda ki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Alacağın likit nitelikte alacak olmaması, diğer bir deyimle alacağın davalı borçlu tarafından belirlenebilir nitelikte olmayan kaçak/ usulsüz elektrik kullanım bedeli olması gözetilerek yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, asıl alacak 96.413,42-TL, işlemiş faiz 73.833,40-TL ve gecikme bedeli 539,91-TL olmak üzere toplam 170.786,31-TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin (734,71-TL) reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 11.616,22-TL karar ve ilam harcından, 1.646,51-TL peşin harç ve 2.869,37-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.100,34-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.646,51-TL peşin harç ve 2.869,37-TL ıslah harcı toplamı 4.515,88-TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 67,80-TL, posta ve tebligat masrafı 156,75-TL, bilirkişi ücreti 2.600,00-TL olmak üzere toplam 2.824,55-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 2.812,39-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 734,71- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 5,68-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 1.314,32-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

10-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı 07/11/2024

Katip ... ¸E-imzalıdır

Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/506, K. 2024/985, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-506-e-2024-985-k-af7eabe228bb