İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/505 E. 2024/1008 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/505
- Karar No
- 2024/1008
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... plaka sayılı aracı ile müvekkilinin ... plakalı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilini araında değer kaybı oluştuğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davalının aracının zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya dair hakları ve bedel artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL araç değer kaybının kaza tarihi olan 18/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak) karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacı tarafın öne sürdüğü hasar miktarını kabul etmediklerini, açıklanan nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının olduğunu, 18/03/2022 tarihli trafik kazasında ise kaza tespit tutanağında sigortalının söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, açıklanan nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... Merkezi Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce Adli Trafik Uzmanı refakate alınarak 10/11/2023 tarihinde Keşfe çıkıldığı anlaşılmaktadır. Adli Trafik Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: "1–) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü Davalı ...’nin: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu’nun (56/c), Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (107) ve (157/a-4) maddeleri ile, aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı (84/d) '' Arkadan Çarpma '' maddesini ihlal ettiğinden % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğuna, 2–) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü Davacı ...’in: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı," şeklindedir.Makine Mühendisi Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Hukuki değerlendirme mahkemenize ait olmak üzere, 2020 model, ... plaka sayılı, PEUGEOT 508 ALLURE DYNAMIC 1.5 BLUEHDI 130 EAT8 marka ve modelindeki aracın, 18.03.2022 tarihinde yaşanan kaza sonucunda; 3.1. Arka kısmından hasarlandığı, değişen ve onarım gören parçaların kaza ile uyumlu olduğu, kaza nedeniyle değer kaybı oluştuğu, kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 56.000 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklindedir.Tanık ...'in beyanı: "Kaza günü ben ... plakalı araçta ön sağ koltukta oturuyordum, aracı oğlum ... kullanıyordu, biz ... Mahallesinden ... istikametine doğru seyir halindeyken ... bağlantı yolundan sola doğru ... istikametine gitmek istedik ve oğlum sola sinyal verdi, köprünün altından 10 m geçtikten sonra arkamızdan bizi sollamak isteyen araç, bizim aracımızın sol arka dirsek ve tampon kısmına çarptı, kaza bu şekilde meydana geldi. Bizim hızımız zaten sola döneceğimiz için 30 km civarındaydı. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce ilk olarak kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranların tespiti cihetine gidilmiştir. Mahkememizce kazaya konu mahalde refakate trafik bilirkişisi alınarak keşfe çıkılmış ve keşifte davacının tanığı dinlenmiştir. Mahkememize sunulan kusur raporunda, davalı sürücü Murat'ın arkadan çarpma fiilini işlemesinden bahisle kazaya tam kusuru ile sebebiyet verdiği ve davacının kazada kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Kusur raporu, kazanın oluş şekline, kaza ile ilgili tutulan belgelere ve tanık anlatımlarına uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı ile ilgili Makine Mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. Davacının aracında oluşan hasar durumuna göre değer kaybı hesaplaması yapılmıştır. Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre değer kaybının belirlenmesi, aracın kaza tarihinde hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılması halinde meydana gelecek olan ikinci el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre yapılmalıdır. Davaya konu aracın kilometresi, kaza tarihinden önce tramer hasar kayıtları ve davaya konu kaza sonrasında araçta parça değişimlerinin olması araçta değer kaybı olacağını göstermektedir. Şöyle ki; davacının aracının kilometresinin 24.490 kilometrede olması ve daha önce bir kazasının olmaması değer kaybının belirlenmesinde önemli bir kriterdir. Ayrıca, davacının aracında parça değişimi olması ve özellikle çelik aksam olan bagaj kapağının, arka panelin ve arka etek sacının değişmiş olması araçta bir değer kaybı olacağının açıkça göstermektedir. Aracın modelinin de 2020 olması dikkate alındığında davacının aracında bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 56.000,00 TL değer kaybı oluşacağı kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporu; ... kararlarındaki kriterlere göre hasar durumu ve istikrar bulmuş ilkeler dikkate alınarak hazırlandığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Eldeki dava, belirsiz alacak davasıdır, zira dava dilekçesinin talep sonucunda davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıkça belirtilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda bedel artırım dilekçesi sunmuş ve bedel artırım dilekçesi hukuki dinlenilme hakkı kapsamında davalılara tebliğ edilmiştir. Sonuç olarak; eldeki davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün tam kusurlu olması ve davacının aracında 56.000,00 TL'lik değer kaybı oluştuğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 03/03/2023 tarihinde ulaştığı ve bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 16/03/2023 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü anlaşılmakla; sigorta şirketi aleyhine bu tarihten itibaren yasal faize hükmolunmuş, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Ayrıca, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin tükenmediği anlaşılmıştır. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada, davacı ve diğer davalıların da tacir olmaması sebebiyle zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın kabulü ile; 56.000,00 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 16/3/2023 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 3.825,36 TL karar ve ilam harcından; 179,90 TL peşin harç ve 768,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.877,46 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 768,00 TL tamamlama harcı, 1.912,35 TL keşif harcı, 1.000,00 TL keşif mahalline ulaşım gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 795,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.335,15 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2024
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır