İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/46 E. 2023/521 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/46
Karar No
2023/521
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/46 Esas KARAR NO : 2023/521

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 26/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15.06.2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından .... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ....'a ait 5.367 adet, 62 kap, 598,7 kg konfeksiyon, giyim eşyası cinsi emtianın Türkiye'den İngiltere'ye nakliye işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtealar 1 nolu davalı firmanın sorumluluğu altında, 2 nolu davalı tarafından, .... nolu konşimetno tahtında Türkiye'ten İngiltere'ye taşındığını, ancak taşıma konusu emtia alıcısına 8 kilo eksik olarak teslim edildiğini, dava konusu olayda hasar davalı taşıyanın ağır kusur ve ihmali sonucu meydana geldiğini, bu sebeple Varşova ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonları'nın ilgili hükümlerinde belirtilen sorumluluk sınırlamalarının uygulanmaması zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiğini, fatura ve yapılan tespitlere uyularak 17.819,12 TL sigortalı zararı, müvekkil şirket tarafından tazmin edilmiş olup, sigortacı TTK ve poliçe hükümleri ile ibraname içeriği gereğince, halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralmış ve TTK'nun ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu, ancak sınırlı sorumlululuk esasının uygulanması ihtimalinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak belirlenecek rakamın daha fazla ya da sorumluluk sınırlamalarının uygulanmaması halinde HMK madde 107 gereğince arttırılmak ve fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla 12.276,49 TL rücuen tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 24.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Taşımacılık A.ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu hava taşımasının yapan fiili firmanın ... olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca kendisi adına asaleten doğrudan dava açılmayacağının tespiti ile pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiği, tazminat hesabında sınırlı sorumluluk hükümlerinin işletilmesi gerektiği, hasar bildiriminin süresinde yapılmadığını,davanın öncelikle aktif ve pasit husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın delil listesinde Sayın Mahkeme’ye sunmuş olduğu .. numaralı hava taşıma senedi incelendiğinde görülecektir ki söz konusu hava taşımasını yapan fiili taşıyan firma 2 numaralı davalının .... olduğunu, müvekkili şirketin işbu davada acente olarak hareket ettiğinin kabulü gerektiğini ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca kendisi adına asaleten doğrudan dava açılamayacağının tespiti ile pasif husumet ehliyeti noksanlığından davanın reddini talep ettiğini, söz konusu poliçede yer alan teminatın devreye girebilmesi için tahakkuk eden sigorta priminin tümünün peşinen sigorta şirketine ödenmesi gerektiği hususunın şart koşulduğunu, davacı taraf dava dilekçesi ve eklerinde bu hususa dair herhangi bir bilgi ve belge sunmadığını, dolayısıyla anılı sigorta sözleşmesinin devreye girip girmediği ve davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanıp dayanmadığı hususunun belirlenmesini, davacının oluşan kayıpla ilgili olarak sigortalısının haklarına halef olabilmesi için gerekli kriterin gerçekleşmediğini ve bu sebeple eldeki davayı ikame etme kabiliyetine sahip olmadığını, davacı tarafın sigortalısının haklarına hukuka uygun bir şekilde ve kendisi tarafından tanzim olunan poliçe üzerinde poliçenin geçerli olabilmesi için yerine getirilmesi gereken şartları ifa edip etmediğini kanıtlanmadan hak sahibi sıfatıyla dava açamayacağını ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporundan da açıkça görüleceği üzere hasar ihbar tarihinin 04.10.2018 olarak belirtildiğini, uyuşmazlığı konu olan emtianın taşıma tarihi ise 16.08.2018 olduğunu, hasarın ihbar tarihi 04.10.2018’dir ve söz konusu taşımanın tamamlanmasından 50 gün sonra yapıldığını, Montreal 1999 Konvansiyonu bahsedilen süreler içerisinde bir şikâyette bulunulmadığı takdirde taşıyıcı aleyhinde yasal bir aksiyon alınamayacağına hükmettiğini, fiili taşıyan ....’dır ve söz konusu kaybolan emtia ile ilgili sorumlu tutulması gereken tarafın ... olduğunu, zira müvekkili şirketin hava taşıma işini gerçekleştirdiğine dair dosyada herhangi bir emare veya delilin bulunmadığını bu sebeplerden davanın kabulünü talep etmiştir. Bilirkişi heyetinin 14/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; uyuşmazlığa konu davada Varşova/Monreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, davalı ... A.Ş'nin taşımayı organize edip, dava dışı sigortalı adına uluslararası hava yolu, dahili taşıma ve sevk adresine teslim işini üstlenerek ücret belirlemek suretiyle fatura düzenlediği dolayısıyla taşıyıcı sıfatına haiz olduğunu, fiili taşımayı gerçekleştiren ...nın Varşova/Montreal Konvansiyonu kapsamında taşıyıcının hasara ilişkin sorumluluğunun ispata muhtaç olduğu, davacının sigortalısı ....'a ait 789 adet, brüt 86,9 kg ağırlınğında bayan örme tişört emtiasının davacının sigortalısı ....'in yurtdışı müşterisine teslim edilmediği, davacının sigortalısı ....'in zararının 2.288,10 GBP olduğu, davacı sigorta şirketinin 24.10.2018 tarihinde sigortalısı ....'a 17.819,12 TL hasar ödemesi yaptığı, dosyada mübrez Kargo Hasarı Raporu ile Ekspertiz Raporu tespitlerini dikkate alarak bayan örme tişört emtiasının 8 kolisinin eksik olduğunu kabul etmesi halinde davacının davalıdan talep kapsamında 12.276,49 TL hasar bedelini talep edebileceği kanaatine varmıştır. Mahkememizin ... esas, .... karar, 28/07/2020 tarihli kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın İstinaf Mahkemesine sevk edildiği, İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... karar, 06/12/2022 tarihli kesin kararı ile "Türkiye bakımından 26/03/2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 28/05/1999 tarihli Havayolu İle Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralları Birleştirilmesine Dair Montreal Sözleşmesi'nin 1. Maddesine göre, sözleşmeye taraf devletler arasındaki taşımalarda Montreal Sözleşmesi uygulanır. Davaya konu taşımanın yapıldığı ülkeler anılan sözleşmeye taraf olup uyuşmazlığa 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi uygulanacaktır. Montreal Sözleşmesi'nin 31/2. Maddesinde, hasar durumunda teslim almaya yetkili şahıs tarafından hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve kargo halinde alınan tarihten itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya şikayette bulunulması gerektiği, aksi halde Sözleşmenin 31/5. Maddesine göre taşıyıcının kötüniyetli olması dışında taşıyıcı aleyhine bir dava açılamayacağı düzenlenmiştir. Montreal Sözleşmesi'nin 31. Maddesinde hasar ve gecikme halinde ihbar külfeti düzenlenmiş olup, kayıp halinde bir ihbar külfeti düzenlenmemiştir. Dava konusu ise 8 adet kayıp koliye ilişkin olduğuna göre Montreal Sözleşmesi'nin 31. Maddesindeki ihbar sürelerinin somut olayda uygulanma yeri yoktur. Ayrıca, taşımaya konu mallar alıcısına 22/08/2018 tarihinde teslim edilmiş olup, ... antetli teslimat evrakı üzerine alıcı tarafından "only 54 ctns received: 8 short !!" şerhi 22/08/2018 tarihinde düşülmüştür. Bunun yanı sıra 03/09/2018 tarihli mailde kayıp koli olayıyla ilgili ....'ye bildirimde bulunulduğu görülmektedir. Sözleşmede kayıp kargo hakkında bildirim süresi düzenlenmemiş olup, buna ilişkin hak düşürücü süre mevcut olmadığı gibi, ihbar niteliğinde teslimat belgesine şerh düşülmesi ve ayrıca mail gönderilmesi karşısında koli kaybının ihbar edilmiş olması nedeniyle, mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır." gerekçesi ile kaldırıldığı, mahkememizin yukarıda yazılı esas numarasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, taşıma sırasında oluşan zarar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili davasıdır. Mevcut uyuşmazlıkta taşıyan davalı malların bir noktadan diğer bir noktaya taşınmasını sağlayan karayolu, demiryolu, havayoluyla bir veya bir kaçını kombine olarak kullanan, yükün depolanması, gümrüklemesi, paketlemesi, dağıtımı gibi işlemleri yapan ve bunların organizasyonu gerçekleştiren ” Freight Forwarder olup, yapılan işlem Forward yada “'Navlun göndericisi olarak tanımlanmaktadır. Forwarder'ın kargo koordinatörü olarak hareket ettiği ya da bir noktadan diğerine taşımalarda belirli tarifeleri uyguladığı durumlarda taşıyıcı olarak kabul edilmektedir. Diğer bir ifadeyle kendi taşıma aracı olmadan bu taşımayı organize etmekte olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle müşteriye kayıp ve hasarın gerçekleştiği taşımalarda sorumluluk prensibine uygun olarak bir nevi bu taşıma operatörüne başvurma hakkı da tanınmış olup forwarder ise müşteriye taşımanın her aşaması için taşıyıcıların her biriyle yapabileceği sözleşmelerin kendisine sağlayabileceği savunmadan yararlanması ve ( iç ilişkide şatları varsa rucu hakkı bulunduğu) kural olarak mümkün olduğu tespit edilmiştir. Taşımacılık hizmetinin ana tedarikçisi görevini üstlenen Üst taşyıycı çalışanlarının, acentelerinin ve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmek için hizmetinden yararlandığı üçüncü kişilerin (Vekalet Sorumluluğu). sorumluluğunu üstlenir. Bu noktadan sonra sadece aracı ya da acente olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kaçınamaz. Bazı durumlarda zarar gören kişi mahkemeye başvurarak gerçekte kayıp ve hasara yol açmış kişiden müşterisine ödemiş olduğu tazminatı geri alması mümkündür. Ama kayıp ve hasarın ne şekilde ortaya çıktığının belli olmadığı durumlarda üst taşıyıcı (Freight Forwarder) tüm nihai sorumluluğu üstlenecektir. Taşıyıcının kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların kusurları kendi kusuru hükmündedir. Taşıyıcı, taşınan eşyanın gönderilene teslimine kadar kendi yerine geçen bütün taşıyıcıların ve eşyanın taşınmasını kendilerine bıraktığı kimselerin fiil ve kusurlarından kendi kusuru gibi mesul olup , taşıyıcı emtia-kargoyu teslim aldığı hali ile gönderilene teslim etmek zorundadır. Bu anlamda taşıyıcı edimini yerine getirirken aynı zamanda eşyayı koruma borcunu da üstlenir. Taşıyıcının eşyayı koruma borcu, dolayısıyla eşya zararı ile zıyaından doğan sorumluluğu kargo-yükü alması ile başlar ve eşyanın tasarruf hakkı sahibine teslim ile son bulacağı anlaşılmıştır. Varşova/Montreal Konvansiyonu esas olarak havayolu ile yapılan uluslararası taşımalarda düzenlenecek taşıma belgeleri ile meydana gelecek zararlardan dolayı taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümleri ihtiva etmektedir. Konvansiyon sınırlı sayıda sebepler dışında sorumluluktan kurtulma imkanı tanımakta olup, genel bir kurtulma öngörmediği için özellikle hava kargo taşımaları bakımından kusursuz sorumluluk öngörmektedir. Konvansiyon Madde 18-Kargonun Hasara Uğraması; ” Taşıyıcı kargonun tahrip olması ya da kargoya zarar gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumludur. “Hükmünü havidir. Ancak, kargonun-yükün varma yerinde hizmet sağlayıcı handling-terminal-antrepo işletmeleri dahil taşımacı gibi kuruluşlara teslim edilmesi de taşıyıcının geçici zilyetliğinin gönderilene devri anlamına gelmez, çünkü bu gibi işletmelerin, taşıyanın yardımcı şahsı/şahısları olduğu kabul edilir. Konvansiyon 22/3 Maddesinde: Kargo taşımacılığında kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde, ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması halinde her kilogram için 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlıdır. Somut uyuşmazlıkta davalı taşıyan zararın önlenmesi için gerekli bütün tedbirlerin alınmış olduğu veya bu gibi tedbirleri alma olanağı bulunmadığı iddia ve ispat edilmemiş, olup, dava dışı sigortalı tarafından öngörülen ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı, “taşıyıcıya yazılı olarak başvurma” yükümlülüğünün de yerine getirilmediği, bu nedenle taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı savunmasında bulunulmuş ise de dosyada taraf delilleri arasında yer alan ve sigortalı emtianın ” eksik teslim ” maruz kaldığı hasara ilişkin belgeler muvacehesinde davalı taşıyanın sorumluluğunda gerçekleşen hasar/zarar dolayısı ile ayrıca yazılı bildirim yapılmasına gerekmediği kanaatine ulaşılmış, olup ziya ve eksikliğin hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olduğuna dair bir kesin bir tespit dosya kapsamına göre yapılamamıştır. Bilirkişilerin yaptığı tespite göre davacının sigortalısı ...., 16.08.2018 tarihli .... nolu fatura ile 5.367 adet bayan örme tişört emtiasını yurt dışı müşterisi ....'ne faturalandırmıştır. Paketleme listesine bakıldığında 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10 ve 13 nolu kolilerdeki emtiaların tamamının ... bayan örme tişört olduğu görülmüştür. .... bayan örme tişörtlerin satış fiyatı ..... nolu Faturada 2,90 GBP /adet birim fiyat olduğu, fatura birim fiyatı piyasa rayicine uygun olduğu, fatura ve paketleme listesi incelenerek zarar miktarı hesaplandığı, bilirkişilerce tespit edilen zararın olaya uygun olduğu, davacının sigorta ilişkisinden kaynaklı rücuya dair şartları taşıdığı, ödemenin dava dışı sigortalıya yapıldığı, davalıların taşımadan kaynaklı sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakla dava hakkında bilirkişilerce tespit edilen değer üzerinden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-DAVANIN KABULÜ İLE; A)12.276,49-TL tazminat alacağının 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 838,61-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 209,66- TL harçtan mahsubu ile 628,95-TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına tayin ve takdir olunan 9.200,00- TL maktu vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından sarfedilen 35,90-TL başvurma harcı, 209,66-TL peşin harç, 1.798,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.043,56-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/05/2023

Katip ... ¸e-imza

Hakim .... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/46, K. 2023/521, T. 26.05.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-46-e-2023-521-k-edb7afa05219